
Türkiye’de işgücü maliyeti Avrupa’nın 10 katı hızla arttı
Türkiye’de saatlik işgücü maliyeti 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 34 yükseldi. AB genelindeki artış yüzde 3,6’da kalırken, Türkiye’deki artış Avrupa ortalamasının yaklaşık 10 katına ulaştı. Uzmanlara göre yükselen maliyetler karşısında şirketlerin odağında artık verimlilik ve çalışan başına yaratılan değer de olmalı.
Türkiye’de işgücü maliyetleri ile Avrupa arasındaki makas dikkat çekici biçimde açılıyor.
TÜİK’in 2026’nın ikinci çeyreğine ilişkin verilerine göre Türkiye’de saatlik işgücü maliyeti, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 34 arttı. Eurostat verileri ise yılın ilk çeyreğinde saatlik işgücü maliyetindeki artışın AB genelinde yüzde 3,6, Euro Bölgesi’nde ise yüzde 3,2 olduğunu ortaya koyuyor. Böylece Türkiye’deki işgücü maliyeti artışı, AB ortalamasının yaklaşık 10 katına çıkıyor.
AB’de zirve Macaristan’ın
AB ülkeleri arasında saatlik işgücü maliyetindeki en yüksek artış yüzde 16,4 ile Macaristan’da görülürken, en düşük artış yüzde 1,3 ile Malta’da gerçekleşti. Türkiye’deki yüzde 34’lük artış ise AB’deki en yüksek artışın dahi iki katından fazla.
Türkiye’deki maliyet artışı, listenin zirvesindeki Macaristan’ın iki katından fazla olsa da, istihdam canlılığını koruyor. TÜİK verilerine göre aynı dönemde istihdam yüzde 1,7, çalışılan saat ise yüzde 2,7 yükseldi. Maliyetler yükselirken hem istihdamın hem de çalışılan saatlerin artması, şirketlerin ekip büyüklüklerini veya çalışma sürelerini azaltmak yerine büyüme ve faaliyetlerini sürdürdüğüne işaret ediyor.
İşgücü maliyetinde maaşların ötesine bakmak gerekiyor
Türkiye’deki maliyet artışının tamamını ücretler açıklamıyor. Toplam işgücü maliyetinin içinde brüt ücretlerin yanı sıra sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası payları ile kıdem ve ihbar tazminatı karşılıkları gibi kalemler de bulunuyor.
2026’nın ikinci çeyreğinde Türkiye’de brüt ücretler yıllık bazda yaklaşık yüzde 35,8 artarken, ücret dışı işgücü maliyetlerindeki artış yüzde 42,9’a ulaştı. Böylece ücret dışı maliyetler, ücret artışının yaklaşık 7 puan üzerinde gerçekleşti.
Avrupa’da ise tablo daha dengeli. Eurostat verilerine göre AB genelinde ücretler yüzde 3,7, ücret dışı işgücü maliyetleri ise yüzde 3,2 arttı. Türkiye’de ücret dışı maliyetlerin ücretlerden daha hızlı yükselmesi, şirketlerin toplam işgücü maliyetini değerlendirirken yalnızca maaş artışlarına odaklanmasının yeterli olmayacağını gösteriyor.
Maliyet artışının karşılığı verimlilikle kurulacak
İşgücü maliyetlerindeki yükseliş, şirketlerin bütçe ve insan kaynakları planlamasında verimlilik başlığını daha kritik hale getiriyor. Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal’a göre şirketlerin yeni dönemde maliyet artışının karşılığını çalışan başına yaratılan değer ve verimlilik üzerinden değerlendirmesi gerekiyor.
Bal, “İşgücü maliyeti hızla artarken, şirketlerin daha disiplinli bütçe planlaması yapması gerekiyor. Ancak rekabet gücünü asıl belirleyecek olan, bu artışın karşılığında ne üretildiği olacaktır. Maliyet artışı aynı sektördeki bütün şirketler için benzer şekilde işliyor, fark ise her çalışanın yarattığı değerden doğuyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
Bu nedenle yeni dönemde şirketlerde verimlilik odağının belirgin şekilde artması gerektiğini belirten Bal değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “İş süreçlerinin sadeleştirilmesi, teknolojinin doğru kullanımı, yetkinlik gelişimi ve çalışan başına yaratılan değerin düzenli ölçülmesi bu odağın somut adımlarıdır. Verimliliği bir tasarruf programının ötesinde, çalışan deneyimini de iyileştiren bir iş stratejisi olarak ele almak gerekiyor. İstihdamın artmaya devam etmesi, şirketlerin büyüme hedeflerini koruduğunu gösteriyor. Bu büyümeyi sürdürülebilir kılmanın yolu, maliyet artışını verimlilik artışıyla dengelemekten geçiyor.”
