COVID neden herkesi farklı etkiliyor?

İnsan vücudu ilginç, DNA kodlarımız bile aynıyken (Yuval Noah Harari, Homo Sapiens’te satır aralarına sakladığı ve “Aramızda farklı DNA’lılar da var!” dediği söylemi görmezden gelerek.) neden tek hücrelilere farklı tepkiler veriyoruz? 

Nature Cell Death&Disease adlı tıp bilimine adanmış dergideki bir araştırma bakınız aynı virüsün farklı etkileme adaletsizliğine neler söylüyor?

COVID-19, yedi aydır ortalığı kasıp kavururken virüsün insan vücuduna etkisi üzerine sayısız tıbbi araştırma yapıldı. Hakkında muhtelif yaklaşımlarla sayısız şey söylendiyse de en çok merak edilen, neden her bedende farklı tahribatlar yaptığıydı. Bu merak çok insani! Samimi itirafımdır, sağlıklı yaşayan, beslenen ve sporu günlük aktiviteleri arasında gören birisi olarak vücut bağışıklık karnemi merak ediyordum. Bir nevi sınavda olma halindeyim.

Anlaşılan bağışıklık konusunda da öğreneceklerimiz varmış. Antikorlara yardım eden, daha önce geçirdiğimiz bir hastalık nedeniyle oluşan T hücreleri de işbaşındaymış. İnsanın keşke daha çok hasta olup da çok sayıda T’m olsa diyesi geliyor!…

Hekimlerin, aman dikkat edin dedikleri profillere bakalım; obezite, 60 yaş üstünde olma, kanser, akciğer ve böbrek rahatsızlıkları gibi çeşitli kronik rahatsızlıklar risk faktörü olarak daha baştan kabul ediliyordu. Kabul ama bu profilleme bile durumu açıklamak için yeterli olmadı.

Açıklama için makaleden yararlanalım, “Bakteriyel, viral, fungal, parazitik ve diğer istilacılar karşısında vücudu sağlıklı tutmakla görevlendirilen bağışıklık sisteminin iki ana bileşeni bulunuyor”. Biri doğuştan gelen diğeri sonradan kazanılan bağışıklık sistemi, yani öldürmeyen güçlendiriyor tezi burada da işliyor. Cephede doğuştan gelen bağışıklık sistemi ilk saldırıyı savuşturuyor. Doğuştan gelen bağışıklık sisteminin hızlı ve spesifik çalışmadığı durumlarda diğeri “adaptasyon kabiliyeti kazanmış T’li” bağışıklık sistemi devreye giriyor.

Avcı T hücresi üç çeşitmiş. Bir enfeksiyondan sonra vücut tarafından oluşturuluyor ve enfeksiyon kapmış konakçı hücreleri avlayıp yok ediyormuş. Ancak yine de kesin bir durum yokmuş! Araştırmacılar, “ T hücresinin işlevini ve faydalı olup olmadığını tam olarak bilmiyoruz ama öyle düşünmeyi istiyoruz.” diyorlar. Plasebo etkisi mi yaratmak istiyorlar acaba? Yine aynı makaleden bir alıntı daha, “Bazı vücutlar virüsle daha hızlı savaşabilir ve COVID-19 olsanız bile kötü bir soğuk algınlığına yakalanmışçasına görece hafif atlatabilirsiniz.” diyorlar.

T reaktif hücrenin pek çoğumuzda olduğu kabul ediliyor. Makalenin geniş kadrolu yazarlar grubu, bunun çok önemli bir bulgu olduğunu ve aşı çalışmalarına ışık tutabileceğine vurgu yaparak, belki aşının düşünülenden önce büyük bütçeler harcamadan bulunabileceğine de dikkat çekiyorlar.

Kaynak: Nature Cell Death&Disease

İLGİLİ HABERLER