
Yapay zeka çağında e-ticaret
Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te konuşan Trendyol Veri Bilimi Lideri Nezir Alp, Trendyol’un 9 yıllık yapay zeka ekosistemini anlattı. Müşteri, satıcı ve operasyon üçgeninde her tıklamanın ve ekran kaydırmanın devasa bir davranışsal veri setine dönüştüğünü belirten Alp; yapay zekayı sadece bir teknoloji trendi olarak kullanmadıklarının altını çizdi.

Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’in ikinci gününde AI Powered Commerce sahnesinde Trendyol Veri Bilimi Lideri Nezir Alp “Yapay Zeka Çağında E-ticaret” oturumunda açıklamalarda bulundu.
Nezir Alp, Trendyol’un yapay zekayı yalnızca “moda olduğu için kullanan” bir şirket olmadığını, aksine tüm AI uygulamalarının gerçek müşteri, satıcı ve operasyon ihtiyaçlarına göre inşa edildiğini vurgulayarak konuşmasına başladı. Trendyol’un 9 yıldır tahminleme, sınıflandırma ve karar mekanizmaları üzerine kurulu bir yapay zeka ekosistemi yönettiğini; her kullanıcı tıkı, her satıcı aksiyonu, her scroll hareketinin sistem tarafından loglandığını anlatarak bu büyük veri altyapısının Trendyol’un rekabet avantajının çekirdeğini oluşturduğunu söyledi.
AI odaklı deneyim mimarisi
Müşteri deneyimi tarafında amaç, kullanıcının platformu açtığı andan siparişini teslim alıncaya kadar geçen tüm süreci yapay zeka ile optimize etmekti. Trendyol’un ana sayfasındaki her pikseli algoritmalar belirledi; hangi banner’ın daha yüksek tıklanma olasılığı olduğu, hangi ürün kategorisinin o kullanıcı için daha ilgi çekici olacağı, hangi ürün kombinasyonlarının önerileceği tamamen tahminleme modelleriyle yönetildi. Semantik arama, görsel arama, beden tahmini ve yorum özetleme gibi gelişmiş özelliklerle kullanıcıya hızlı, güven veren ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunuldu. Yorumların otomatik özetlenmesi, kategorilere bölünmesi ve ürün bedeniyle ilgili içgörülerin çıkarılması hem iade oranlarını düşürdü hem de satın alma kararını kolaylaştırdı.
Satıcı tarafında ise Trendyol, seller center üzerinden satıcılara gelişmiş bir karar destek sistemi sundu. Fiyat optimizasyonu, kampanya senaryoları, reklam bütçesi yönetimi, influencer seçimi, ürün içeriklerinin otomatik düzenlenmesi, farklı ülkelere göre içerik ve görsel üretimi gibi birçok süreç yapay zeka ile desteklendi. Satıcılar yalnızca tavsiye alan değil, kendi adına aksiyon alabilen bir agent ile çalışmaya doğru ilerledi. Özellikle e-ihracatta Trendyol LLM altyapısı sayesinde fiyatlama, çeviri, görsel adaptasyonu ve içerik üretimi tek tıkla yapılabilir hale geldi.
Lojistiğin yeni beyni
Operasyon tarafında yapay zeka, uluslararası lojistikte en kritik role sahipti. Hangi ürünlerin hangi kargolarla birleştirileceği, depoda hangi raftan toplanacağı, bekletilip bekletilmeyeceği, hangi rotanın en hızlı ve en düşük maliyetli olacağı gibi kararlar tamamen tahminleme modelleriyle belirlendi. Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve Avrupa için farklılaşan müşteri davranışları, gümrük süreçleri ve lojistik yapılar modelin bölgesel olarak özelleştirilmesini gerektirdi. Trendyol bu özelleştirmeleri ülke seviyesinde LLM modelleriyle destekledi.
Konuşmanın finalinde Alp, yapay zekanın ancak bilimsel yöntemlerle yaklaşıldığında gerçek değer üretebildiğini söyledi. Algoritmaların kararlarını her zaman tam açıklamadığını, bu nedenle hipotez geliştirme, offline evaluations, A/B testleri ve etki ölçümünün zorunlu olduğunu vurguladı. “AI bir kere yapıp bırakacağınız bir teknoloji değil, sürekli yenilenen ve işin tüm ekipleri tarafından birlikte yönetilmesi gereken bir sistemdir” diyerek konuşmasını bitirdi.
Stratejik çıkarımlar:
- AI’nin gerçek değeri, doğru bağlam seçimiyle ortaya çıktı: Trendyol yapay zekâyı yalnızca trend olduğu için değil, müşteri–satıcı–operasyon üçgenindeki net iş problemlerini çözmek için kullandı.
- Her tık bir veri, her veri bir tahmindi: Platformdaki tüm mikro hareketler loglanarak dev bir davranış veri seti oluşturuldu; tüm AI modellerinin gücü bu veriden geldi.
- Kişiselleştirme e-ticaretin kaderini belirledi: Banner’dan ürün sıralamasına kadar her karar kullanıcı düzeyinde optimize edildi.
- Semantik ve görsel arama, alışveriş davranışını yeniden şekillendirdi: Kullanıcı yalnızca ne yazdığıyla değil, ne hissettiğiyle eşleşen ürünlere yönlendirildi.
- Yorum özetleme ve beden tahmini, iade azaltma ve güven artırmanın ana araçları haline geldi.
- Satıcı tarafı da AI dönüşümünün merkezinde yer aldı: Fiyatlama, reklam, stok yönetimi ve içerik optimizasyonu tamamen akıllı sistemlere kaydı.
- E-ihracatta AI belirleyici üstünlük sağladı: Fiyat, çeviri ve görsel adaptasyonu manuel olmaktan çıkıp tam otomatik hale geldi.
- AI kararları mutlaka ölçüldü: Bir modelin “güzel sonuç üretmesi” yeterli değildi; iş hedefini gerçekleştirip gerçekleştirmediği bilimsel testlerle doğrulandı.
