
Bilet platformundan “duyguların pazar yeri”ne
Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te konuşan Passo Genel Müdürü Atıl Aykar, markanın 12 yıllık dönüşüm yolculuğunu paylaştı. Sadece stadyumlara giriş sağlayan elektronik bir biletleme sisteminden, 20 milyonu aşkın indirmeyle devasa bir “deneyim platformuna” evrildiklerini belirten Aykar; spor, eğlence, finans ve e-ticaret dikeylerini tek bir süper app altında buluşturarak Passo’yu “duyguların pazar yeri” olarak yeniden konumlandırdıklarını anlattı.

Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’in ikinci gününde AI Powered Commerce sahnesinde “Müşterisini rutinden çıkarmak için rutininden çıkan marka: Passo” oturumunda Passo Genel Müdürü Atıl Aykar konuşmacı olarak yer aldı.
Atıl Aykar, 12 yıllık Passo yolculuğunu anlatarak sunuma “Passo ile hayat rutinden çıktı” söylemiyle başladı.
Başlangıçta stadyumlardan çıkan, kağıt bileti bitirip elektronik bileti hayatımıza sokan bir biletleme markasıyken; zaman içinde kendi yazılımını geliştirip futbolun ötesine geçerek etkinlik ve kültür-sanat dünyasına girdi. Bu dönüşümle birlikte demografi de değişti; ağırlıklı futbol seyircisinden, daha çok kadın kullanıcıların yer aldığı kültür-sanat kitlesine doğru genişleyen bir kullanıcı tabanı oluştu. Mobil uygulamanın devreye girmesiyle birlikte bugün İstanbul’da taraftarların yüzde 70’ten fazlası stadyuma Passo mobil uygulamasıyla giriyor; uygulama 20 milyondan fazla indirilmiş, 12 milyonun üzerinde tekil kullanıcıya ulaşmış durumda.
Yeni dönemde Passo, kendini sadece “bilet satan platform” olmaktan çıkarıp, “rutinden çıkıp hayata karışmayı” kolaylaştıran bir deneyim platformu olarak konumlandırıyor. Bu dönüşümün çıkış noktası, çok basit ama güçlü “neden?” sorusu oldu: Neden maça, konsere, tiyatroya gideriz, neden dışarı çıkarız? Veriden görülen cevap; kullanıcıların iyi hissetmek, mutlu olmak, “oradaydım” demek, sosyalleşmek ve o anı yaşamak için dışarı çıktıkları. Böylece Passo, bir tarafta milyonlarca kullanıcı, diğer tarafta spor ve eğlence etkinlikleri; bu ikisi arasında bir “köprü” olma rolüne yeniden odaklandı.
Davranış verilerini analiz ederek 5 ana persona tanımlayan Passo ekibi, tüm personaların ortak özelliğinin “etkinliği sadece etkinlik günüyle sınırlamaması” olduğunu gördü. Bu yüzden kullanıcı deneyimini üç fazda tasarladılar: Etkinlik öncesi, etkinlik günü ve etkinlik sonrası. Etkinlik öncesinde; hangi etkinliğe gideceğine karar verme, arkadaşlarla paylaşma, bilet alma, ödeme yapma ve büyük şehirlerde ulaşım–park– yeme-içme gibi ek kararlar devreye girdi. Etkinlik günü; mekana ulaşım, içeri giriş deneyimi, salondaki konfor ve yaşanan atmosfer öne çıkıyor. Etkinlik sonrası ise, “keşke bu anıyı bana hatırlatacak bir şey olsaydı” duygusu ve bu anıyı geleceğe taşıma isteği belirleyici hale geliyor.
“Duyguların pazar yeri”
Passo, bu içgörülerden yola çıkarak “veriye dayalı 360° dijital dönüşüm” kararı aldı. Biletin aslında bir “duyguya erişim anahtarı” olduğunu vurgulayarak, platformu “duyguların pazar yeri” olarak tanımladı. Maçta tezahüratlara katılıp atmosferde kaybolmak, konserde sevilen sanatçıyla aynı anı paylaşmak, bu duyguları satın alma motivasyonu. Bu çerçevede, spor, eğlence, finans ve e-ticaret dikeylerini bir araya getiren yeni Passo uygulaması tasarlandı. Spor tarafında “second screen” odaklı, canlı istatistiklerle maçı takip etmeyi sağlayan, etkileşimi artıran bir deneyim hedeflendi. Eğlence tarafında etkinlikleri derinlemesine anlatan içerik ve blog yapılarıyla kullanıcının keşif deneyimi zenginleştirildi.
Finans dikeyinde; bilet alma sürecini kolaylaştıran ödeme çözümleri, “şimdi al sonra öde” ve kredi ürünleri gibi, süper app mantığıyla entegre edilen finansal araçlar sunuldu. E-ticaret tarafında ise “Passo Dükkan” ile genel bir marketplace yerine, etkinlik deneyimini tamamlayan, kürasyonlu bir ürün dünyası inşa edildi. Maça giderken takım formasını, konsere giderken sanatçı ürünlerini, gittiğin konseri iyi kaydetmek için telefonu, önceden dinlemek için kulaklığı yine Passo üzerinden almak mümkün olacak. Passo, burada da yapay zeka ve hiper kişiselleştirme kullanarak kullanıcıya özel teklif ve ürün setleri sunmayı hedefliyor.
Kullanıcı bariyerlerini azaltmak için “bilet iade güvencesi” gibi yenilikçi ürünler devreye alınmış durumda: Bugün 6 ay sonrası için alınan bir bilet, etkinlikten 24 saat öncesine kadar koşulsuz iptal edilebiliyor ve bedelin yüzde 90’ı iade ediliyor. Böylece “ya o gün uygun olamazsam?” kaygısı azaltılarak, anlık karar verip dışarı çıkmayı teşvik eden bir yapı kuruldu. Gelecek vizyonunda ise yapay zeka temelli doğal dil arayüzleri, “İstanbul’da bu akşam şu saatlerde gidebileceğim bir etkinlik öner” gibi cümlelerle kişiye uygun etkinlik listesini, mekanı ve bilet fiyatını anında sunacak.
Passo ayrıca blockchain ve Web3 tarafına yatırım yaparak hibrit biletleme modeline geçiyor. Geleneksel elektronik biletin yanına NFT bilet ekleniyor; böylece yıllar önce kağıt biletlerin yok olmasıyla kaybolan “hatıra bileti” kültürü dijitalde yeniden canlandırılıyor. Kullanıcılar, gittikleri etkinliğin biletini NFT olarak alıp, etkinlik sonrasında o güne özel bir şarkı, sahne görüntüsü, sanatçıya dair özel bir içerik gibi dijital hatıraya dönüştürebilecek. Bu hatıra biletler tıpkı koleksiyon kartları gibi gelecekte trade edilebilecek.
