
Türkiye’de kadınların tasarruf sahipliği erkekleri geride bıraktı
ING Türkiye’nin NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarına göre kadınların tasarruf sahipliği yüzde 59,5’e yükselerek şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştı. Erkeklerde bu oran yüzde 48 oldu. Türkiye genelinde ise tasarruf sahipliği yüzde 54 olarak gerçekleşti. Katılımcıların yüzde 69’unun borcu bulunuyor. Tasarruf aracı olarak da yastık altı altın ve değerli madenler yüzde 40 ile ilk sıradaki yerini koruyor.
ING Türkiye, NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nın 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı. Araştırma, Türkiye’de tasarruf alışkanlıklarının yanı sıra borçluluk, finansal karar alma, bütçe takibi ve yatırım ürünlerine yönelik güncel veriler de sunuyor.
Araştırmaya göre Türkiye’de tasarruf sahipliği oranı yüzde 54 seviyesinde gerçekleşti. Kadınların tasarruf sahipliği ise önceki döneme göre 5 puan artarak yüzde 59,5’e ulaştı. Böylece kadınlarda tasarruf sahipliği son bir yılın en yüksek seviyesini gördü. Erkeklerde ise tasarruf sahipliği yüzde 48 seviyesinde kaldı.
Tasarrufun temel nedeni geleceğe yatırım
Tasarruf yapanların öncelikleri incelendiğinde en önemli nedenleri yüzde 34 ile geleceğe yatırım olurken, beklenmedik risklere karşı güvence oluşturmak da yüzde 26 ile ikinci sırada yer alıyor.

Düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 82’ye ulaşırken, düzenli tasarruf yapanların üçte birinden fazlası gelirinin yüzde 10 ila yüzde 20’sini birikime ayırdığını ifade etti.
Tasarruf edememenin önündeki en büyük engel gelir yetersizliği
Tasarrufu bulunmayanların oranı yüzde 46 seviyesinde. Bu grubun yüzde 23’ü yakın gelecekte tasarruf yapmayı planlıyor. Gelecekte tasarruf yapmayı planlayan kadınların oranı ise erkeklerden 11 puan daha yüksek.
Tasarruf yapamamanın en önemli nedeni gelir yetersizliği olmaya devam ediyor. Gelirinin düşük olduğunu belirtenlerin oranı bu çeyrekte yüzde 42’den yüzde 38’e gerilese de ilk sıradaki neden olmayı sürdürüyor. Borçlar ve zorunlu ödemeler nedeniyle tasarruf yapamayanların oranında ise önceki çeyreğe göre artış görüldü.

Tasarrufu olmayan kişiler arasında gelecekte tasarruf yapmayı planlayan kadınların oranı yüzde 30 ile erkeklerden 11 puan daha yüksek ölçülürken, tasarruf yapma planının en güçlü olduğu yaş grubu yüzde 29 ile 25-44 yaş aralığı olarak öne çıktı.
Yastık altı altın ilk sırada
Araştırma, tasarruf sahiplerinin ortalama iki farklı tasarruf aracı kullandıkları sonucunu veriyor. Yastık altı altın ve diğer değerli madenler tasarruf aracı olarak yüzde 40 ile ilk sırada yer aldı. Bu oran önceki çeyreğe göre 4 puan geriledi.

Yastık altı döviz ve TL nakit yüzde 38 ile ikinci sırada bulunurken, altın ve diğer değerli maden hesapları yüzde 24, TL vadeli hesaplar yüzde 23, hisse senedi ve borsa yatırımları ise yüzde 17 oranında tercih edildi.
Yaş gruplarında da farklı tercihler dikkat çekti. 45-54 yaş grubunda yastık altı döviz veya TL ile tasarruf etme oranı önceki döneme göre 13 puan azalırken, aynı grupta TL vadeli hesap tercihi 4 puan arttı.
18-24 yaş grubunda ise altın ve diğer değerli maden hesaplarına yönelim 7 puan arttı. Aynı yaş grubunda altın ve değerli madenleri yastık altında tutma eğilimi 6 puan geriledi.
Her 10 kişiden 7’sinin borcu var
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri borçluluk tablosu oldu. Katılımcıların yüzde 69’u herhangi bir kişi veya kuruma borcu olduğunu belirtti.

Tasarrufu bulunan kişilerde borçluluk oranı yüzde 65 olurken, tasarrufu olmayanlarda bu oran yüzde 72’ye yükseldi. Borç türleri arasında kredi kartı borcu ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yaklaşık üçte biri ise herhangi bir borcu olmadığını ifade etti.
Borcu bulunanların yüzde 35’i aylık gelirinin yüzde 10 ila yüzde 20’sini borç ödemelerine ayırıyor. Gelirinin yüzde 40’ından fazlasını borç ödemelerine ayıranların oranı ise önceki çeyreğe göre 4 puan arttı.
Finansal durumunu iyileştirmek için en sık yapılan hamle harcamaları kısmak
Katılımcıların finansal durumlarını korumak veya iyileştirmek için başvurduğu yöntemlerin başında harcamaları gelire göre düzenlemek geliyor. Bu yöntemi kullananların oranı yüzde 62 oldu.
Parasını daha yüksek getiri sağlayan yatırım ürünlerinde değerlendirenlerin oranı yüzde 21, birikimlerini farklı yatırım ürünlerine dağıtanların oranı ise yüzde 16 olarak ölçüldü.
Buna karşılık finansal durumunu iyileştirmek için herhangi bir şey yapmadığını belirtenlerin oranı yüzde 23’e yükseldi. Bu oran önceki çeyreğe göre 6 puanlık artış gösterdi.
Finansal konularda en çok yakın çevreye danışılıyor
Yatırım ve finansal kararlar söz konusu olduğunda katılımcıların en sık başvurduğu bilgi kaynağı yüzde 27 ile tanıdıklar ve yakınlar oldu. Bunu yüzde 19 ile banka şube çalışanları, yüzde 17 ile internet ve sosyal medya takip etti.

Dijital bankacılık üzerinden banka danışmanından destek alanların oranı yüzde 10 olurken, akıllı asistan veya robo danışmanlardan yararlananların oranı yüzde 8’e ulaştı. Bu oran önceki döneme göre anlamlı bir artış gösterdi.
Her 10 kişiden 9’u dijital bankacılık kullanıyor
Araştırmaya katılanların yüzde 92’si bankacılık hizmetlerinden yararlandığını belirtirken, son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık kullananların oranı da yüzde 92 oldu.
Buna karşın yatırım ve birikim ürünleri konusunda kendisini bilgili veya çok bilgili görenlerin oranı yüzde 37’de kaldı. Bu oran erkeklerde yüzde 42, kadınlarda yüzde 33 olarak ölçüldü.
Orta vadeli getiri beklentisi güçlendi
Tasarruf sahiplerinin getiri beklentilerinde de dikkat çekici bir değişim yaşandı. Orta vadeli getiri beklentisi önceki çeyreğe göre 9 puan artarak yüzde 51’e yükseldi. Böylece tasarruf sahiplerinin yaklaşık yarısı, 3 ay ile 1 yıl arasındaki dönemi hedefleyen bir getiri beklentisine sahip oldu.
Uzun vadeli getiri beklentisi ise 7 puan gerileyerek yüzde 38’e indi. Kısa vadeli beklenti yüzde 11 seviyesinde gerçekleşti.
Finansal durumdan memnuniyet sınırlı
Araştırmaya göre yaklaşık her üç kişiden biri finansal durumundan memnun olduğunu belirtiyor. Finansal durumunu yönetmenin kolay veya çok kolay olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 25 seviyesinde kaldı.
Araştırma, tasarruf sahipliğindeki artışa rağmen finansal dayanıklılık konusunda farklı bir tablo ortaya koyuyor. Kadınların tasarruf sahipliğinde tarihi seviyeye ulaşması ve orta vadeli getiri beklentisinin güçlenmesi dikkat çekerken, yüksek borçluluk oranı ve finansal karar alma süreçlerindeki farklılıklar Türkiye’de bireylerin finansal davranışlarının çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
Raporun tamamını görüntülemek için tıklayın:
