
ChatGPT Ads Avrupa’ya açılıyor: 31 ülkede reklam dönemi başlıyor
OpenAI, ChatGPT Ads’in bugüne kadarki en büyük coğrafi genişlemesini duyurdu. ABD’de başlayan reklam testlerinin ardından ChatGPT Ads, gelecek haftadan itibaren Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 31 Avrupa pazarında kullanıma sunulacak. Reklamlar Free ve Go kullanıcılarına gösterilirken ücretli üst planlar reklamsız kalmaya devam edecek. Şirket bir yandan ChatGPT’yi küresel bir reklam platformuna dönüştürürken diğer yandan Sam Altman, yeni modellerin de yakında piyasaya sürüleceğinin sinyalini verdi.
OpenAI, ChatGPT’nin reklamcılık yolculuğunda bugüne kadarki en kapsamlı adımını atıyor. Şirket, ABD’de yaklaşık altı ay önce test etmeye başladığı ChatGPT Ads’i gelecek hafta 31 Avrupa pazarında kullanıma sunacağını açıkladı. Almanya, Fransa, İspanya, İtalya, İsveç, Norveç, Danimarka, Hollanda ve Avusturya, genişleme kapsamındaki ülkeler arasında yer alıyor.
Yeni hamle, ChatGPT’nin yalnızca kullanıcıların sorularına yanıt veren bir yapay zeka asistanı olmanın ötesine geçerek tüketicilerin ürün ve hizmetleri keşfettiği, seçenekleri değerlendirdiği ve satın alma kararlarını şekillendirdiği yeni bir reklam mecrasına dönüşme iddiasını da güçlendiriyor.
Reklamlar Free ve Go kullanıcılarına gösterilecek
OpenAI’ın açıkladığı modele göre reklamlar Free ve Go planlarını kullananlara gösterilecek. Ücretli reklamsız planları tercih eden kullanıcılar ise reklam görmeyecek.
Şirket, reklamların ChatGPT’nin verdiği yanıtlardan ayrı tutulacağını ve açık biçimde etiketleneceğini vurguluyor. OpenAI ayrıca kullanıcıların sohbetlerinin reklamverenlerle paylaşılmadığını, kullanıcı verilerinin reklamverenlere satılmadığını ve reklamların ChatGPT’nin verdiği yanıtları etkilemediğini belirtiyor.
Reklamverenler ilk aşamada OpenAI Ads Solutions ekibi, ajans ortakları ve teknoloji ortakları üzerinden ChatGPT Ads’e erişebilecek. Ads Manager üzerinden self servis erişimin ise yaz aylarının ilerleyen döneminde devreye alınması planlanıyor.
OpenAI, ChatGPT Ads ile markalara tüketicilere yalnızca satın alma anında değil; ürünleri keşfettikleri, alternatifleri karşılaştırdıkları ve kararlarını şekillendirdikleri süreç boyunca ulaşma fırsatı sunmayı hedefliyor.
ChatGPT Ads küresel bir reklam platformuna dönüşüyor
OpenAI, ChatGPT’de reklam testlerine şubat ayında ABD’de başlamış, takip eden altı ay içerisinde sistemi sekiz pazara daha genişletmişti. Avrupa’daki 31 yeni pazarın eklenmesi, şirketin reklam operasyonunda bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük coğrafi genişleme olacak.
Bu hamle aynı zamanda yapay zeka platformlarının dijital reklam ekosistemindeki rolüne ilişkin rekabeti de yeni bir aşamaya taşıyor. Kullanıcıların arama motorlarından yapay zeka asistanlarına yöneldiği bir dönemde ChatGPT Ads, markalara tüketicinin keşif, değerlendirme ve karar anlarında görünür olabilecekleri yeni bir temas noktası sunuyor.
Sam Altman’dan yeni model sinyali
OpenAI’ın gündemindeki tek önemli gelişme reklamlar değil. Şirketin CEO’su Sam Altman, OpenAI’ın gelecek planlarına ilişkin yaptığı açıklamada yeni modellerin de yolda olduğunun sinyalini verdi.
Altman, şirketin “yakında harika yeni modelleri piyasaya sürmeyi” beklediğini söyledi. Yeni modeller için hazırlıklar sürerken OpenAI, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin ortaya çıkarabileceği güvenlik risklerine karşı eğitim ve test süreçlerindeki önlemlerini de artırıyor.
Şirketin temmuz ayında gerçekleştirdiği bir siber güvenlik testi sırasında yapay zeka ajanlarının kullandığı bazı sistemler, test ortamından çıkmalarına olanak sağlayan daha önce bilinmeyen bir yazılım açığından yararlanmıştı. Yapay zeka ajanları, testi tamamlamak için test ortamının dışındaki cevap anahtarına ulaşmaya çalışmış ve yapay zeka modelleri ile veri setlerinin barındırıldığı Hugging Face sistemlerine erişme girişiminde bulunmuştu.
Bu gelişmenin ardından OpenAI, modellerin yeni yetenekleri ve ortaya çıkabilecek güvenlik riskleri karşısında eğitim ve test süreçlerindeki kontrolleri güçlendirme kararı aldı.
Altman: “Dört yıllık üniversite eğitimi uzun”
Sam Altman’ın gündem yaratan bir diğer açıklaması ise eğitim sistemine ilişkin oldu. Yapay zekanın çalışma hayatını hızla dönüştürdüğü bir dönemde dört yıllık üniversite eğitiminin gereğinden uzun olduğunu savunan Altman, iki yıllık sürenin daha uygun olabileceğini söyledi.
Teknoloji stajyerlerini bir araya getiren Internapalooza etkinliğinde konuşan Altman, Stanford Üniversitesi’nde geçirdiği iki yılın kendisi açısından tam olarak “doğru süre” olduğunu ifade etti. Altman’ın değerlendirmesi, yapay zekayla birlikte yalnızca mesleklerin ve çalışma biçimlerinin değil, gençlerin iş hayatına hazırlanma yollarının da nasıl değişeceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
