
“Şiddet Varsa Reklam Yok” çıkışı sosyal medyada ne kadar konuşuldu?
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okulları hedef alan silahlı saldırıların ardından sosyal medyada büyüyen tartışma, kısa sürede yalnızca güvenlik meselesi olmaktan çıkarak televizyon içerikleri, dijital platformlar ve reklamverenlerin medya tercihleri üzerinden yeni bir boyut kazandı. Özellikle mafya, suç ve şiddet temalı diziler üzerinden yürüyen tartışmalar, markaların bu içeriklerle kurduğu reklam ilişkisini de kamuoyunun gündemine taşıdı. Peki tüm bu gündem sosyal medyada nasıl bir karşılık buldu? Sorunun yanıtı Marketing Türkiye için BoomSonar’ın gerçekleştirdiği analizden geliyor…
BoomSonar verilerine göre, 15-21 Nisan 2026 tarihleri arasında “dizi”, “film”, “şiddet”, “mafya” ve “çete” gibi kelimeleri içeren paylaşımların sayısı 100 bini aştı. İçeriklerin yüzde 98’i X platformunda paylaşılırken, tartışmanın özellikle ilk günlerde çok hızlı yükseldiği, ilerleyen günlerde ise etkisinin kademeli olarak azaldığı görülüyor.
15 Nisan’da 55 bin paylaşım ile zirve yapan gündem, 16 Nisan’da 33 bin paylaşım seviyesinde seyrederken, sonraki günlerde hızlı biçimde gerileyerek 21 Nisan’da 744 paylaşım seviyesine kadar düştü. Veriler, sosyal medya tepkisinin çok kısa sürede büyük bir hacme ulaşabildiğini ancak aynı hızla gündemden düşebildiğini ortaya koyuyor.

Kamuoyunda en çok eleştirilen başlıkların başında, mafya ve suç temalı yapımların şiddeti normalleştirdiği ve özellikle gençler üzerinde özendirici etkiler yaratabileceği yönündeki görüşler geliyor. Tartışmaların etkisiyle bazı ulusal kanalların ilgili dizilerin yeni bölümlerini yayın akışından çekmesi ise meselenin yalnızca sosyal medya tepkisiyle sınırlı kalmadığını, sektörel aksiyonlara da dönüştüğünü gösteriyor.
Süreç içerisinde yalnızca televizyon dizileri değil, dijital oyunlar ve sosyal medya platformları da “şiddetin kaynağı” tartışmasındaki yerini aldı.
İlk adım Yapı Kredi’den geldi
Özellikle Yapı Kredi, Vestel, Aktif Bank ve Maher Holding’in şiddet içeren dizilere reklam vermeyeceklerini açıklamaları, sosyal medyada yeni bir dalga yarattı. BoomSonar verilerine göre bu açıklamalar hakkında toplam 6 binin üzerinde paylaşım yapıldı. Paylaşımların yüzde 75’i ise ilk açıklamayı yapan Yapı Kredi etrafında şekillendi.
Bu tablo, markaların aldığı pozisyonların yalnızca kendi müşteri tabanlarında değil, tüm sektör genelinde de karşılık bulduğunu gösteriyor. Bir markanın attığı adım, diğer reklamverenler için de benzer bir beklenti yaratıyor ve kısa sürede bir “domino etkisi” oluşturuyor.
“Brand safety” yeniden tanımlanıyor
BoomSonar analizine göre bu süreç, reklamverenler açısından yeni bir kırılma noktasına işaret ediyor. Markaların medya yatırımlarında yalnızca erişim ve reyting gibi metrikleri değil, içerik bağlamını ve marka güvenliği (brand safety) kriterlerini daha görünür şekilde değerlendirmesi bekleniyor. Gündemin seyrine bakıldığında, “şiddet varsa reklam yok” yaklaşımının kısa vadeli bir refleks olmanın ötesine geçerek, uzun vadede medya planlama stratejilerini yeniden şekillendirebilecek bir tartışma alanı açtığı görülüyor.
Araştırmanın Metodolojisi
Türkiye’nin ilk ve en gelişmiş Web & Sosyal Medya Takip, Raporlama, Analiz ve Akıllı İş Platformu BoomSonar Suite aracılığıyla gerçekleştirilen araştırmada, son 30 gün içerisinde dizilerde ve film içeriklerinde şiddet teması incelendi.
Araştırma kapsamında, web ve sosyal medya platformlarında “dizi” ve “film” anahtar kelimeleri ile birlikte “şiddet”, “mafya”, “çete” gibi ilişkili kavramların geçtiği içerikler taranmış; toplamda 105 bin 550 adet sonuç analiz edildi.
Elde edilen veriler, içerik kırılımları ve günlük hacim dağılımları doğrultusunda değerlendirilerek, gündemin zaman içindeki değişimi ve öne çıkan tartışma başlıkları ortaya kondu.
Bu tartışma alanın diğer tarafında ise Televizyon Yayıncıları Derneği’nin (TVYD) yanıtı yer alıyor. TVYD açıklamasında “Bu tür acı olayların ardından toplumda farklı değerlendirmelerin yapılması anlaşılır bir durumdur. Ancak böylesine ciddi ve çok boyutlu hadiselerin nedenlerini tek bir mecra ya da içerik türü üzerinden açıklamaya çalışmanın, meseleyi tüm yönleriyle değerlendirmeyi zorlaştırabileceği kanaatindeyiz” ifadelerine yer vermişti… TVYD’nin açıklamalarının tamamını okumak için TIKLAYIN!
