Marketing Türkiye Şubat Sayısı Çıktı!

 

Acun Ilıcalı:”Hayallerimin yüzde 25 ötesindeyim”

Başarılı muhabirlik ve programcılık geçmişinin ardından televizyonculuk hayatına TV8’i satın alarak devam eden ve izlenme rekorları kıran programlarını kendi kanalında izleyiciyle buluşturan Acun Ilıcalı, hem televizyon sektörüne yaklaşımını hem de önümüzdeki döneme ilişkin planlarını Marketing Türkiye’ye anlattı. Ilıcalı, “Şu anda TV8 operasyonunda bütün plan ve hayallerimin yüzde 25 önünde gidiyorum. Bunun üzerine ‘memnun değilim’ desem nankörlük olur” diyor.

Renkler Markaların Aynasıdır!

Kuşkusuz markalaşma sürecinde tüketici zihninde güçlü bir yer elde etmede renk kullanımının çok önemli bir rolü var. Zira tüketicinin satın alma süreci öncelikle algıda başlıyor ve renkler de tüketici algısında olumlu yer edinebilmek için markaların en önemli silahlarından birini oluşturuyor. Amerikalı renk uzmanı Leatrice Eiseman markalaşma ve renkler hakkında şunları söylüyor: “Satış süreci önce bilinçaltında başlar. Yani ilk olarak algıda başlar. Ürünü nasıl algıladığınız sizin satın alma sürecinizi etkiler. Bu nedenle, tüketicinin dikkatini çekmek, aklında kalmak ve belirli ürün ve markalara karşı istenilen tutum ve davranışları yaratmak; pazarlama ve reklam stratejilerinin temel hede eridir. Ambalajda, tanıtım standında ve reklamlarda kullanılan renkler, bu hede er doğrultusunda en önemli ve en etkili araçlardandır.”
Tüketici zihnindeki renk algısının öneminden yola çıkan Roamler Türkiye kullanıcılarına çeşitli renkler vererek akıllarına gelen ilk markayı söylemelerini istedi ve ortaya oldukça ilginç sonuçlar çıktı. Bin 98 Roamler kullanıcısıyla gerçekleştirilen araştırma hangi markaların hangi renklerle tüketicinin zihninde yer ettiğini gözler önüne seriyor.

2016 Pazarlama Trendleri

2015 yılı, sonraki yıllarda pazarlama stratejilerine dijitalin yön vereceğini kanıtladı. Ancak pazarlama uzmanları, markaları aksiyon aldıran pazarlama stratejilerine odaklanmaları konusunda sürekli uyarıyor. Bu, dijitali kullanırken sadece “like” sayısıyla yetinmemek anlamına geliyor. Her yıl Fransa’nın Cannes şehrinde düzenlenen reklamcılık festivali Cannes Lions 2015’in bu sene reklamcılığın dijital merkezli olduğunu tescillemesi, tüm bunları doğrular nitelikte. Ancak, elbette dijital rüzgarı tüm hızıyla esse de pazarlamanın tek dinamiği değil. Peki 2016’nın pazarlama trendleri neler olacak? Marketing Türkiye okurları için 2016’ya yön verecek pazarlama trendlerini derledik.

Bayrampaşa’dan Barcelona’ya Uzanan Bir Markalaşma Öyküsü: Arda Turan

İlk meşin yuvarlağa dokunduğunda bir yıldız olacağının ve hayallerinin peşinden gideceğinin sinyallerini vermişti Arda Turan. Öyle de oldu… Şimdilerde iş disiplini, çalışma azmi ve hiç bozmadığı karakteriyle hayallerinin çok ötesinde, yani Barcelona’da futbol kariyerine devam ediyor. Tabii sadece bununla sınırlı değil Arda’nın kariyeri. Futbol dünyasındaki başarısını oynadığı reklam filmleriyle de gösteriyor ve dünyaca ünlü bir marka olma yolunda ilerliyor…

Star Wars’tan pazarlama dersleri

Star Wars serisinin son filimi bugüne kadar görülmemiş bir pazarlama sürecine imza attı. Geride bıraktığımız iki ayda tabiri caiz ise hangi taşı kaldırsak altından Star Wars evreninden bir parça çıktı. Lüks çanta markası Samsonite’tan indirim marketleri BİM’e kadar Star Wars çılgınlığına dahil olmayan marka kalmadı desek yerdir.  Peki üç kuşağı bir araya getiren Star Wars’un bu başarısının altında nasıl bir pazarlama stratejisi var? Star Wars’u bu denli cazip kılan ne? İşte Star Wars’tan markalara pazarlama dersleri…

Bu Kıtle Çok (Mu) Duygusal!

Son dönemde özellikle genç tüketicilere hitap eden markaların pazarlama stratejilerinde tabiri caizse bir “duygu patlaması” yaşanıyor. Reklam kuşakları duygusal tonu ağır basan reklamlarla dolup taşarken sektördeki bu eğilim: “Y ve Z kuşağı, X kuşağına göre daha duygusal olduğu için mi markalar bu yaklaşımı benimsiyor?” sorusunu akıllara geliyor. Marketing Türkiye olarak bu sorunun yanıtını uzman görüşleri ve araştırmalar ışığında okuyucularımız için yanıtlamaya çalıştık…

Pazarlamanın Paylaşılamayan Konsepti̇: Mutluluk

İş stresi, geçim gailesi, ailesel ve toplumsal sorunlar her geçen gün mutsuz insan kitlelerini büyütürken, “mutluluk” kavramı pazarlama iletişiminde önemini artırıyor. Pazarlama stratejisinin merkezine “mutluluk” kavramını koyan marka sayısı arttıkça bu alanda farklılaşmak da zorlaşıyor. Peki tüketici mutluluk konseptini kullanan markalar hakkında ne düşünüyor ve bu kavramı daha çok hangi markayla özeleştiriyor? Daha da önemlisi bir kutu gazlı içecekle, bir paket krakerle “mutluluk” vadetmek ne denli gerçekçi?

2015’i̇n En Çalışkan Markaları Ödüllerine Kavuştu

Marketing Türkiye adına AKADEMETRE tarafından saha çalışması yapılan ve bu yıl ikinci kez düzenlenen The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri 8 Ocak’ta Raf es Otel Zorlu Center’da düzenlenen muhteşem bir törenle sahiplerini buldu. 2015 zorlu geçen bir yıl olmasına rağmen çalışmalarından ödün vermeyen markalar ve bu markaların en büyük destekçileri ajanslar, gerek yaptıkları reklam kampanyaları ve çalışmalarla, gerekse uyguladıkları iletişim stratejileriyle toplum nezdinde ön plana çıkmayı başardı. Peki, bu markalar ve ajanslar kimlerdi ve yaptıkları hangi çalışmalarla halkın gönlünü fethettiler? İşte, 8 Ocak gecesi yaşananlar ve 2015 yılının en çok çalışan markaları…

Türkiyenin en sosyal markaları

Roamler Türkiye’nin Marketing Türkiye için gerçekleştirdiği “En Sosyal Markalar Araştırması” sosyal medyayı en iyi kullanan markaları gözler önüne seriyor. Araştırma, Türk tüketicilerine göre “En Sosyal Kahve Markası”nın Nescafe, “En Sosyal Araba Markası”nın ise Volkswagen olduğunu gösteriyor. Banka kategorisinde Garanti, ayakkabı kategorisinde Nike, fast food kategorisinde de Burger King rakiplerini geride bırakan markalar oluyor.

Dijitalleşme hayatımızın birçok alanını olduğu gibi markaların tüketicilerle olan ilişkisini de kökünden değiştirdi. Özellikle sosyal medyanın ortaya çıkışı ve kullanımının bu denli yaygınlaşması markaların dijital ortamda direkt olarak tüketicilerle temasa geçmesini sağladı. Birçok marka da bu değişimin sosyal yapıda meydana getirdiği yenilikleri ve yeni rolleri kavrayarak sosyal medya ekiplerini kurdu ve yeni stratejiler geliştirmeye başladı. Zira önceki yıllarda rakamlarla ölçülen şirket değerleri yerini sosyal medyayla birlikte ortaya çıkan “sosyal etki”ye bıraktı. Şirketler için sosyal markalarının etkisini ölçmek de günbegün önem kazanmaya başladı.

Hal böyle olunca markalar da sosyal medyada etkileşim, içerik üretimi ve paylaşımı sağlayan, tüketicisiyle sürekli iletişim halinde olan markalar için kullanılan “sosyal marka” sıfatını kazanmak için birbiriyle yarışma başladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İLGİLİ HABERLER