Karantinada insanların yüzde 23 stok yaptı: Harcamalar yüzde 21 arttı

Publicis Groupe, Türkiye’deki sosyal izolasyon döneminde medya ve alışveriş alışkanlıklarının nasıl değiştiğini inceledi. Evde geçirilen sürenin artmasına paralel olarak, TV izleme sürelerinin de yüzde 25 oranında arttığını ortaya seren araştırmaya göre, online medyada sadece süre artmıyor, artış hızı da ivme kazanıyor. Bu dönemde stok amaçlı alışveriş yapanların oranı sadece yüzde 23. Ama sırf bu kesimin yaptığı alışveriş bile, toplam harcalamaları yüzde 21 yükseltti. Stok amaçlı alışverişlerde tüketiciler makarna, bakliyat, un ve mayaya yüklenirken, alışverişteki büyümenin yüzde 25’i tek başına makarnadan kaynaklandı.

Online kanallarda video ve sosyal medyadaki tüketim artışının, haber ve e-ticaretten daha baskın olduğunu gösteren araştırmaya göre özellikle Facebook ve Instagram’da geçirilen süreler önemli derecede artış gösteriyor. Koronavirüs öncesi kişi başı ortalama 48 dakika olan günlük Facebook kullanımı, izolasyonla beraber 1 saatin üzerine çıkarken, Instagram ise daha önceki 18 dakikalık ortalamasından 30 dakikaya gelmiş durumda.

İnsanların evde daha fazla vakit geçirmesi, internet üzerinden yapılan alışverişleri de tetikledi. Publicis İstanbul Strateji Başkanı Zeynep Bortaçina Yener’e göre sağlığa yönelik endişeler ve evde kalma zorunluluğu, bazı ilkleri de beraberinde getirdi. Bir kesim online alışverişle ilk defa tanışırken, bir başka kesim ise daha önce online alışveriş yapmadığı kategorilerde de alışverişe başladı. Bu anlamda koronvirüsün bazı ilkleri de beraberinde getirdiğini anlatan Yener, bu durumun kalıcı bir alışkanlığa dönüşeceğini ve salgın sonrasında da süreceğini ifade etti.

Yüzde 23 stok yaptı, harcama yüzde 21 arttı

Araştırma, koronavirüsle beraber tüketicilerin alışveriş sepetlerinin nasıl değiştiğini de gösteriyor. Sonuçlar virüsle savaşta gündem olanın kazandığına işaret ederken; kolonya, sirke ve maske bunun en somut örneği. Salgınla beraber alışverişte en çok artan kategoriler arasında kolonya ve sirke başı çekiyor. Bu dönemde stok amaçlı alışveriş yapanların oranı sadece yüzde 23. Ama sırf bu kesimin yaptığı alışveriş bile, toplam harcalamaları yüzde 21 yükseltti. Stok amaçlı alışverişlerde tüketiciler makarna, bakliyat, un ve mayaya yüklenirken, alışverişteki büyümenin yüzde 25’i tek başına makarnadan kaynaklandı.

Publicis İstanbul Strateji Başkanı Zeynep Bortaçina Yener

Bu dönemde tüketiciler için en önemli iki konunun gıda ve hijyen olduğunu hatırlatan Yener “Bu iki gerekliliği tamamlayınca, mesele evdeki zamanı nasıl geçireceğimiz oluyor. Bir kısım kendisini eğlenceye boğuyor. Öyle ki bu dönemde internette puzzle ve aksesuarlarına yönelik aramalar 3 kat, bilgisayar oyunları ve konsollarla ilgili aramaların iki katına çıkmış. Bir de kendisini mutfağa kapatıp, farklı lezzet denemeleri peşinde koşanlar var. Örneğin ekmek/kıyma makinelerinin aramaları bir ayda 15 kat artmış. Yemekten sonraki hamle ise beklendiği üzere spor. Hareket kısıtı ve artan iştaha bağlı olarak, yediği oranda kilo almaktan kaçınanlar için çare hareketi eve taşımak. Fitness ve kondisyon ürünleriyle ilgili aramaların sayısının 6 kat artması da bu durumu tescilliyor” diye konuştu.

Küçük esnaftan aracısızlaştırma hamlesi

Publicis Groupe Türkiye CEO’su İnanç Dedebaş

Publicis Groupe Türkiye CEO’su İnanç Dedebaş’a göre bu dönem küçük işletmelerin iş yapış biçimlerinde de önemli değişikliklere yol açıyor. Temel ihtiyaç kategorisinde, özellikle de gıda malzemelerinde, üreticiden direk tüketiciye gönderi hizmetlerinde önemli bir büyüme trendi gözleniyor. Evinden çıkmayan büyük bir kesimin varlığı, mahallede halihazırda faaliyet gösteren manav, market, şarküteri, kasap gibi pek çok küçük işletmenin evlere servise başlamasına ya da mevcut hizmeti büyütmesini sağladı. Buna ek olarak dijital dünyayı da öğrenen özellikle gıda kategorisindeki küçük işletmeler ve üreticiler çok büyük bir aracısızlaştırma hamlesine ve dijital göçe imza atıyor. Sosyal izolasyonun alışveriş alışkanlıkları üzerindeki etkilerini de yorumlayan Dedebaş “Korona salgını ile bildiklerimizi hatırlarken, yeni bazı gerçeklerle de tanışıyoruz. Bu dönemde örneğin tekstil/hazır giyim sektörü için sosyalleşme ve görme/görülme motivasyonunun ne kadar elzem olduğunu bir kez daha gördük. Sosyal izolasyon döneminde, insanlar zorunlu olmadıkça evden çıkmadığı için ve tüketimde başka kategoriler önceliklendirildiği için bu sektöre yönelik toplam talep de azalıyor. Öte yandan kendin yap (DIY), ev eğlence sistemleri, puzzle, fitness, ev ve bahçe, dizüstü bilgisayar gibi evdeki zamanı eğlenceye çevirecek kategorilere talebin arttığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER