
Hibrit mi yoksa elektrikli mi? Tüketici kararını verdi…
Ipsos verilerine göre Türkiye’de elektrikli araç kullanımını cazip bulanların oranı küresel ortalamanın üzerine çıkarken, satışlar ile dijital konuşma hacminin aynı dönemde yükseldiği görülüyor. Hibrit araçlar, elektrikli araçlara kıyasla daha düşük konuşulsa da tüketicide daha olumlu bir algı ile “güvenli liman” olarak konumlanıyor.
Elektrikli araç pazarı Türkiye’de büyümesini sürdürürken, tüketici ilgisi de dijital alanda belirgin şekilde artıyor. 1 Ocak–31 Aralık 2025 döneminde sosyal medya ve açık kaynaklardan derlenen 735 bin dijital içeriğin analiz edildiği “Ipsos NEV2025 Elektrikli Araçlar Tüketicinin Nabzı Sosyal Dinleme Projesi” sonuçlarına göre, elektrikli binek araçlara yönelik çevrimiçi konuşma hacmi, bir önceki yıla göre yüzde 27 artış gösterdi. İçeriklerin yüzde 82’sini ise doğrudan kullanıcı paylaşımları oluşturdu.
Elektrikli binek araçların çevrimiçi konuşma hacmi

Küresel ölçekte “arabasız yaşamın mümkün olmadığı” görüşüne katılım oranı yüzde 43 seviyesinde ölçülürken, bu oran Türkiye’de yüzde 35 olarak belirlendi. Buna karşılık elektrikli araç kullanımını cazip bulanların oranı küreselde yüzde 47 iken, Türkiye’de yüzde 58’e yükseldi.

Araştırma sonuçları elektrikli araçların erken benimseyenlerin niş bir kesim olmaktan çıkıp, kitlesel bir pazara dönüştüğüne işaret etti.
Satış verileri ve konuşma hacmi paralel ilerliyor
Ipsos Türkiye Synthesio ve Sağlık Araştırmaları Hizmet Birimi Lideri Özlem Bulut Sönmezyalçın, satış verileri ile sosyal dinleme sonuçları arasında güçlü bir paralellik bulunduğunu belirterek “Son dört yıllık eğilim incelendiğinde, elektrikli otomobil satışları ile çevrimiçi konuşma hacminin birlikte büyüdüğü net biçimde görülüyor. Yeni model lansmanları ve dönemsel satış artışları dijital platformlardaki etkileşim seviyesini artırıyor” dedi.
Sönmezyalçın, bu ilişkinin özellikle satışların zirve yaptığı dönemlerde daha belirgin hale geldiğini ve rekor satış dönemlerinin dijital konuşma hacmini de eş zamanlı olarak zirveye taşıdığını söyledi. Bu durum, pazarın fiziksel satış performansı ile dijital algı dinamiklerinin giderek daha senkron ilerlediğine işaret ediyor.

Fiyat ve menzil öne çıkıyor
Geçen yıla kıyasla elektrikli araç tartışmalarında “kullanıcı deneyimi” ve “fiyat” başlıklarının ağırlığı artarken, “sektör” ve “enerji” odaklı genel tartışmaların gerilediği görülüyor.
Fiyat ve maliyetler yüzde 31’lik payla en çok konuşulan konu başlığı olurken, şarj ve menzil yüzde 26, kullanıcı deneyimi ise yüzde 23 seviyesinde gerçekleşti.
Sektör ve enerji odaklı makro tartışmaların azalması, pazarın genel dinamiklerinin artık belirli bir olgunluk seviyesine ulaştığını gösterirken, kullanıcı deneyimi ve fiyat odaklı konuşmaların yükselişi, tüketicilerin artık genel geçer konulardan ziyade daha spesifik, somut ve markaya özgü faydalara odaklandığına işaret ediyor.
Elektrikli araçlarla ilgili en çok konuşulan konular

Hibrit pazarı durgun seyrediyor
Raporda dikkat çeken bir diğer başlık ise hibrit araçlara yönelik yaklaşım oldu. Elektrikli araçlara yönelik ilginin hızlı yükselişine karşın hibrit segmentin daha olgun ve durağan bir görünüm sergilediği görüldü.
2024 yılı ve sonrasındaki hacim trendlerine bakıldığında, elektrikli araçların Tesla, BYD ve Togg gibi öncü markaların yatırımlarıyla desteklenen, tüketici ilgisinin sürekli yükseldiği son derece dinamik bir kategori olduğu görülüyor. Hibrit pazarı ise buna kıyasla daha olgun ve stabil bir grafik çiziyor.

Elektrikli araç cephesindeki bu hareketlilik ağırlıklı olarak teknolojik yenilikler ve yeni model lansmanlarıyla beslenirken; hibrit pazarının gündeminde yaşanan ani dalgalanmaların daha çok vergi düzenlemeleri gibi fiyat odaklı dış faktörlerden kaynaklandığı dikkat çekiyor
Hibrit araçlara ilişkin tartışmalar daha çok fiyat ve kullanıcı deneyimi ekseninde yoğunlaşırken; elektrikli araç konuşmalarının odağında hibritlere kıyasla daha çok menzil ve enerji tüketimi yer alıyor. Bununla birlikte, fiyatlandırma, vergi düzenlemeleri ve satış sonrası hizmetler, her iki araç kategorisi için de tüketicide ortak bir memnuniyetsizlik kaynağı olarak öne çıkıyor.

“Ekosistemin aynı hızda olgunlaşması kritik önem taşıyor”
Sönmezyalçın, sektörün sürdürülebilir şekilde olgunlaşması için tüm paydaşların birlikte hareket etmesinin kritik önem taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Araç sahipliği ve model çeşitliliği artarken, şarj istasyonlarının coğrafi dağılımı, kullanım deneyimi, yazılım sorunları, yetkin satış sonrası hizmetler ve ikinci el belirsizlikleri tüketici açısından önemli bariyerler olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin önemli bir bölümü hibrit araçları daha güvenli bir geçiş alternatifi olarak değerlendiriyor. Hibrit araçlar, elektrikli araçlara kıyasla daha düşük konuşulsa da daha olumlu bir algı ile “güvenli liman” olarak konumlanıyor. Sonuç olarak geleceğin mobilitesinin sağlıklı şekilde inşa edilebilmesi için ekosistemin aynı hızda olgunlaşması kritik önem taşıyor. Tüketici ilgisi yüksek seviyesini korurken, distribütörler de bu araçları pazara sunmaya devam ediyor. Ancak satış kadar satış sonrası deneyim süreçlerinin de olgunlaşması gerekiyor. Şarj altyapısının yaygınlaşması, yazılım ve kullanım standartlarının gelişmesi ve ikinci el piyasasında güven tesis edecek mekanizmaların oluşturulması, dönüşümün kalıcı hale gelmesi açısından temel gereklilikler olarak öne çıkıyor.”
