
Tatilden vazgeçmeyen tüketici formülü değiştirdi
Ipsos’un “Gündeme Dair” araştırmasına göre Türkiye’de toplumun yüzde 24’ü ağustos ayına kadar yaz tatili yaparken, yüzde 20’si henüz plan aşamasında. Yüzde 56’lık kesim ise bu yaz tatile çıkmayı düşünmüyor. Tatil yapamayanların yüzde 91’i ekonomik nedenlere işaret ederken; kısalan tatil süreleri, artan kredi kullanımı ve otelden kiralık eve yöneliş, tüketicinin değişen tatil formülünü ortaya koyuyor.
Ipsos’un Temmuz 2026’da 800 kişiyle gerçekleştirdiği “Gündeme Dair” araştırması, ekonomik koşulların yaz tatili alışkanlıkları üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre toplumun yüzde 24’ü ağustos ayına kadar yaz tatili yaptı. Henüz tatile çıkmayanların yüzde 20’si yaz bitmeden tatil yapmayı planlarken, yüzde 56’lık kesim bu yıl tatil düşünmediğini belirtiyor.
Geçmiş yılların verileri ise tatil yapanların oranındaki dalgalanmaya işaret ediyor. Bu oran 2023’te yüzde 28, 2024’te yüzde 23 ve 2025’te yüzde 34 olarak ölçülmüştü. Bu yıl tatil yapanlarla planlayanlar birlikte değerlendirildiğinde oranın yüzde 44’e ulaşma ihtimali bulunuyor.
Tatil süresi iki gün kısaldı

Tüketici yalnızca konaklama tercihini değil, tatilde geçirdiği süreyi de bütçesine göre yeniden şekillendiriyor. Geçen yıl ortalama 12 gün olan yaz tatili süresi, bu yıl 10 güne geriledi. Henüz tatile çıkmamış ancak plan yapanların hedeflediği ortalama süre de 10 gün.
Araştırma, tatil yapabilenlerle yapamayanlar arasındaki ayrımın kalıcı hale geldiğini de gösteriyor. Geçen yıl tatile çıkabilenlerin yaklaşık dörtte üçü bu yıl da tatil yaptığını ya da yapmayı planladığını belirtiyor. Geçen yıl tatil yapamayan her 10 kişiden 7’si ise bu yıl da tatil yapamayacağını ifade ediyor.
Ekonomik nedenler ilk sırada

Tatile çıkamayanlara bunun nedeni sorulduğunda ekonomik koşullar açık ara öne çıkıyor. Tatil yapamayanların yüzde 91’i kararında ekonomik nedenlerin etkili olduğunu belirtiyor. Bu oran 2024’te yüzde 87 seviyesindeydi.

Yurt içi tatil ise tüketicinin ağırlıklı tercihi olmayı sürdürüyor. Bu yıl tatile çıkanların yüzde 92’si tatilini yalnızca yurt içinde geçirirken, yüzde 6’sı yurt dışını tercih etti. Hem yurt içinde hem yurt dışında tatil yapanların oranı yüzde 2’de kaldı.
Tatil bütçesinde kredi kullanımı ikiye katlandı
Tatilini kendi geliriyle finanse edenlerin oranı yüzde 67’ye yükselirken, banka kredisine başvuranların oranındaki artış dikkat çekti. Geçen yıl tatil bütçesini krediyle karşılayanların oranı yüzde 8 iken bu yıl yüzde 17’ye çıktı. Ailesinden borç alanların oranı yüzde 16’dan yüzde 17’ye yükselirken, arkadaşlarından borç alanların oranı yüzde 10’dan yüzde 4’e geriledi.
Otelin yerini kiralık ev alıyor
Ekonomik koşullar konaklama tercihlerinde de belirgin bir değişim yaratıyor. Geçen yıl yüzde 41 olan otelde konaklama oranı bu yıl yüzde 30’a düştü. Ev kiralayanların oranı yüzde 18’den yüzde 21’e, kendi yazlığında kalanların oranı yüzde 8’den yüzde 12’ye, çadır, karavan veya kamping alanlarını tercih edenlerin oranı ise yüzde 5’ten yüzde 7’ye yükseldi.
Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik, verilerin tüketicinin ekonomik baskıya rağmen yaz tatilinden bütünüyle vazgeçmek istemediğini gösterdiğini belirtiyor. Gedik’e göre tatil süresini kısaltmak, harcamaları azaltmak, borçlanmak ve alternatif konaklama modellerine yönelmek bu arayışın başlıca sonuçları. Bu tablo, turizm sektöründe kısa konaklama seçenekleri, farklı bütçelere göre hazırlanan paketler ve esnek ödeme modellerinin önemini artırıyor.
Araştırmanın Metodolojisi
Ipsos GÜNDEME DAİR Araştırması; 18 yaş üstü İBBS 1 düzeyinde Türkiye temsili haftalık 400 kişi ile online anket yöntemi (CAWI) üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın istatistiki hata payı, 95 güven aralığında ± 3.5’tir. Veriler, ADNKS 2019 verilerine (yaş, cinsiyet, eğitim ve İBBS1 12 bölge) göre ağırlıklandırılmıştır. Bu dosyadaki veriler Temmuz 2026’da yapılan 800 görüşmenin sonuçlarıdır.
