
Türkiye’de her dört haneden biri aşırı kalabalık koşullarda yaşıyor
Research İstanbul’un Susam Bülten’de yayımlanan analizi, Türkiye’de hanelerin yaşam alanı bakımından OECD ve Avrupa Birliği ortalamalarının gerisinde kaldığını gösteriyor. Türkiye’de ev sahibi hanelerde kişi başına 1,5 oda düşerken bu sayı OECD’de 2,5, Avrupa Birliği’nde ise 2,4. Üstelik Türkiye’de her dört haneden biri aşırı kalabalık koşullarda yaşarken, düşük gelirli hanelerde yaşayan çocuklarda bu oran yüzde 74’e kadar yükseliyor.
“Yaşam Alanı” analizi, Türkiye’de kişi başına düşen oda sayısından hanelerdeki aşırı kalabalıklaşmaya kadar çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Veriler, Türkiye ile OECD ve Avrupa Birliği ortalamaları arasındaki farkın gelir seviyesi düştükçe büyüdüğünü; yaşam alanı sorunununsa en ağır biçimde çocukları etkilediğini gösteriyor.
Türkiye’de kişi başına 1,5 oda düşüyor

Ev sahibi hanelerde kişi başına düşen ortalama oda sayısı OECD genelinde 2,5, Avrupa Birliği’nde 2,4 iken Türkiye’de 1,5’te kalıyor. Düşük gelirli hanelerde ise OECD ortalaması 2,8’e, AB ortalaması 2,7’ye yükselirken Türkiye’de bu sayı 1,2’ye geriliyor.
Ülkeler arasındaki karşılaştırmada Birleşik Krallık kişi başına 4,2 oda ile öne çıkıyor. Onu 4 oda ile ABD ve 3,6 oda ile Norveç takip ediyor.
OECD ülkelerinde düşük gelirli ve kendi evine sahip hanelerde kişi başına düşen oda sayısının genel ortalamadan daha yüksek olması, bu toplumsal kesimin ağırlıklı olarak kırsal bölgelerdeki daha geniş evlerde yaşamasıyla ilişkili olabilir.
Gelir düştükçe kalabalıklaşma artıyor

Yaşam alanındaki eşitsizlik, hanelerin aşırı kalabalıklaşma oranlarında daha belirgin hale geliyor. Türkiye’de hanelerin yüzde 24’ü aşırı kalabalık koşullarda yaşarken bu oran Avrupa Birliği’nde yüzde 13, OECD genelinde ise yüzde 11 seviyesinde bulunuyor. Yunanistan’da hanelerin yüzde 17’si, İtalya’da yüzde 16’sı, ABD’de ise yalnızca yüzde 5’i aşırı kalabalık olarak değerlendirilen koşullarda yaşıyor.
Gelir dağılımının en altındaki yüzde 20’lik kesime bakıldığında Türkiye’de aşırı kalabalıklaşma oranı yüzde 40’a ulaşıyor. Aynı oran AB’de yüzde 17, OECD’de ise yüzde 16 seviyesinde kalıyor.
Türkiye’de en yüksek gelirli yüzde 20’lik kesimde oran yüzde 11’e kadar gerilese de AB ve OECD ortalamalarının belirgin biçimde üzerinde seyretmeye devam ediyor.
En ağır tablo çocukların yaşadığı hanelerde
Düşük gelirli nüfus yaş gruplarına göre incelendiğinde en çarpıcı tablo 18 yaş altındaki çocuklarda ortaya çıkıyor. Türkiye’de düşük gelirli çocukların yüzde 74’ü aşırı kalabalık hanelerde yaşıyor. Bu oran Avrupa Birliği’nde yüzde 35, OECD genelinde ise yüzde 31 seviyesinde. İtalya ve Yunanistan’da yaklaşık yüzde 45’e ulaşan oran, AB ortalamasının yaklaşık 10 puan üzerinde bulunuyor.
Türkiye, 18-64 yaş grubunda da yüzde 54’lük oranla OECD ve AB ortalamalarının yaklaşık iki katına ulaşıyor. Aşırı kalabalıklaşma 65 yaş ve üzerindeki düşük gelirli nüfusta gerilese de Türkiye’de yüzde 26,8 seviyesinde gerçekleşiyor. Bu oran OECD’de yüzde 9,3, Avrupa Birliği’nde ise yüzde 9,1’de kalıyor.
Veriler, Türkiye’de düşük gelirli hanelerin yaşadığı alan sorununun tüm yaş gruplarına yayıldığını; ancak en ağır koşullarla çocukların yaşadığı hanelerde karşılaşıldığını ortaya koyuyor.
Kaynak: Susam Bülten
