
Telekom sektöründe yeni dönem: Taahhüt bitti, güven geldi
Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te konuşan TürkNet CEO’su Cem Çelebiler, telekom sektörünün kullanıcıyı kısıtlayan geleneksel yapısının geçerliliğini yitirdiğini vurguladı. Eski nesil “taahhütlü” ve karmaşık tarifeli modellerin yerini “güven ekonomisine” bıraktığını belirten Çelebiler; tek fiyat, simetrik hız ve taahhütsüzlük ilkeleriyle kullanıcıyı özgürleştirerek markayı bir “deneyim markasına” dönüştürdüklerini aktardı.

Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te teknoloji, pazarlama ve iş dünyasının dönüşüm gündemi sahneye taşındı. The TECH Summit’in üçüncü gününde AI Powered Future sahnesinde “WOM ile Büyümek: Taahhüt Değil Güven Çalışır” oturumunda TürkNet CEO’su Cem Çelebiler konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen gerçekleştirdi.
TürkNet CEO’su Cem Çelebiler’in konuşması, Türkiye’de internet servis sağlayıcılığı sektörünün 1990’lardan bugüne geçirdiği dönüşümü kendi girişimcilik hikayesi üzerinden anlatarak başladı. Çelebiler, internetin değerlerinin, geleneksel telekom mantığından tamamen farklı bir ekosistem yarattığını; hız, özgürlük, rekabet, inovasyon ve kullanıcı odaklılığın internet kültürünün temelini oluşturduğunu vurguladı.
Konuşmanın ikinci bölümünde, Türkiye’de ISP sektörünün uzun yıllar boyunca taahhütlü, karmaşık tarifeli, bayi ağına dayalı ve kullanıcıyı sınırlayan bir yapıda kaldığı vurgulandı. Çelebiler, bu yapıyı sorgulayıp “kral çıplak” diyebilen bir zihniyetin sektörde yenilik yaratacağını savundu. TürkNet’in taahhütsüz modele geçişi, sektördeki en radikal değişimlerden biri olarak ele alındı. Bu model, müşteri kaybetme riskini teoride artırsa da pratikte müşteri güvenini yükselttiği için iptal oranlarını düşürdüğü belirtildi. Güvenin yeni ekonomide en kritik değer olduğu, tüketicinin kendisini kısıtlayan sistemlerden uzaklaşmak istediği vurgulandı.
Üçüncü bölümde Word of Mouth (WOM), modelinin TürkNet için nasıl stratejik bir kaldıraç haline geldiği anlatıldı. Çelebiler, TürkNet’in yüksek reklam bütçeleriyle değil, kullanıcıların deneyimini güçlendirerek ve topluluğun enerjisini harekete geçirerek büyüdüğünü dile getirdi. “Arkadaşını getir” ve “Gigafiber istiyorum” gibi kullanıcıyı aktif aktöre dönüştüren uygulamalar, markayı kendi müşterilerinin tanıttığı bir modele dönüştürmüş. Bu yapı, sektörde klasik olarak kabul edilen “abonelik ancak büyük pazarlama harcamalarıyla büyür” anlayışını tersine çeviriyor.
Dördüncü bölümde, TürkNet’in gigafiber stratejisine odaklanıldı. Fiber altyapının gerçek kapasitesine rağmen rakiplerin hâlâ düşük hızlar sunması üzerine TürkNet’in “herkese 1 gigabit” yaklaşımı geliştirdiği anlatıldı. Bu yaklaşım hem maliyet hem ticari açıdan rasyonel, hem de markayı kullanıcı nezdinde yüksek güven kazanan bir konuma taşımış. Simetrik hız, tek fiyat, karmaşık tarifelerin olmaması gibi prensipler kullanıcıların gözünde TürkNet’i “deneyim markası” haline getirmiş. Çelebiler, bu stratejinin belediyelerden ve topluluklardan altyapı talebini bile tersine çevirdiğini, yani talep eden tarafın artık tüketici olduğunu vurguladı.
Stratejik çıkarımlar:
- Geleneksel telekom modeli internet çağında geçerliliğini yitiriyor: Taahhüt, karmaşık tarifeler, bayi ağı gibi eski davranışlar müşteride güven kaybına yol açıyor.
- Yeni ekonominin en kritik değeri “güven”: Fiyat optimizasyonu kısa vadeli kazanç getirse de uzun vadede güveni zedeliyor.
- WOM, modern abonelik modellerinde en güçlü büyüme motoru: Gerçek deneyim akışı, reklamdan çok daha etkili ve ölçeklenebilir.
- Tek fiyat – tek hız – taahhütsüzlük, deneyim ekonomisinin temel formülü: Kullanıcıyı özgürleştiren modeller marka sadakatini artırıyor.
- Topluluk gücü altyapı yatırımlarını bile etkiliyor: Talep topluluklardan gelince belediyeler iş birliğine daha istekli hale geliyor.
- Fiberin gerçek kapasitesini sunmak rekabet avantajı yaratıyor: Sektörün yavaş adaptasyonuna karşı radikal bir fayda yaratma stratejisi.
Sektörel çıkarımlar:
- Telekom sektörü, deneyim odaklı markalara kayacak: Müşteriyi zorlayan modeller uzun vadede sürdürülemez hale geliyor.
- Word of Mouth, telekomda yeniden temel büyüme stratejisi olacak: Kullanıcı tarafından yönlendirilen büyüme maliyeti düşürür ve güveni artırır.
- Sektörde fiyat savaşları yerine güven ekonomisi öne çıkacak: Basit, şeffaf ve özgürleştiren modeller müşteriyi daha uzun süre elde tutar.
- Fiber altyapıyı “premium” gibi değil “standart” gibi sunmak yeni rekabet normu olacak: Gerçek hız sunan firmalar pazar algısını yeniden şekillendirir.
- Kullanıcı toplulukları altyapı planlamasında kritik rol oynayacak: Talebin organize biçimde gelmesi belediyeleri ve sağlayıcıları daha hızlı hareket ettirir.
- ISP’ler için ürün değil, deneyim markası olmak gerekecek: İnternet bağlantısı teknik bir hizmetten çok bir yaşam standardına dönüşüyor.
The TECH Summit raporunun tamamını buradan okuyabilirsiniz…
featured The Tech Summit 2025
