
İhracatta yeni nesil dönüşüm: Kolaydan küresele
Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te konuşan Ticaret Bakanlığı E-İhracat ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal, e-ihracatta yaşanan köklü dönüşümü anlattı. Geleneksel ihracatın yerini veri odaklı bir ekosisteme bıraktığını belirten Önal, E-İhracat Platformu (EKİP) ve “Akıllı E-İhracat Robotu” sayesinde firmaların 17 ülke ve 11 pazar yerinde yapay zeka destekli yerel rekabet analizleri yaparak küresel oyuncularla nasıl baş edebileceklerini paylaştı.

Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’in ikinci gününde AI Powered Commerce sahnesinde T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü E-İhracat ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi Başkanı Hasan Önal ile Deloitte Digital Türkiye Lideri Özlem Yanmaz, “İhracatta Yeni Nesil Dönüşüm: Kolaydan Küresele” panelinde yer aldı.
Panelde Bakanlık bünyesindeki “E-İhracat Dijital Pazarlama, Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Dairesi”nin kuruluş sürecini ve bu yapıdan doğan Kolay İhracat Platformu (KİP) ile E-İhracat Platformu (EKİP)’nun gelişim hikayesi anlatıldı.
Hasan Önal, Malezya ve Dubai ticaret müşavirliği dönemlerinden edindiği saha deneyimleri doğrultusunda ihracatçıların e-ihracatı anlamlandırmakta zorlandığını, dünya örneklerinin detaylı biçimde analiz edildiğini ve davranışsal kamu politikaları yaklaşımıyla “ihtiyacın sahadan dinlenerek” bu platformların tasarlandığını vurguladı. Önal, e-ihracatın yalnızca teknik bir süreç değil, aynı zamanda iş kültürüne dayanan bir dönüşüm olduğunu çarpıcı örneklerle aktardı: Japonların kartı iki elle takdim etmesinin karşısında Türk iş insanlarının kartı “iskambil kağıdı gibi” uzatmasının, şirketine ve ismine gösterilen özen açısından nasıl algılandığını anlattı. Türkiye’de e-ihracat yaptığını düşünen birçok firmanın ise gerçekte Alibaba’dan alıp Amazon’da satan bir dropshipping zincirinin halkası olduğuna; üretime dayalı gerçek ihracat yapanların sayısının sınırlı oluşuna ve YouTube’daki “bir gecede zengin eden e-ticaret” içeriklerinin yarattığı algı kirliliğine dikkat çekti.
Önal, Kolay İhracat Platformu’nun ilk aşamada klasik ihracatçı ihtiyaçlarını karşılamak üzere İngiltere’nin export.gov.uk yapısından ilhamla tasarlandığını; ancak bugün gelinen noktada Türkiye’nin platformunun “ankesörlü telefona karşılık akıllı telefonun bir üst versiyonu” gibi daha kapsamlı ve derinlikli bir mimariye evrildiğini belirtti. EKİP ile e-ihracatın uçtan uca ele alındığını belirten Önal, e-devlet üzerinden ücretsiz erişilen platformda firmalara “ilk 10 adımda e-ihracat yol haritası” sunulduğunu, B2B çalışan firmalar için dahi dijital pazarlamanın artık zorunlu bir unsur olduğunu ifade etti.
Önal, Akıllı E-İhracat Robotu’nun ve etrafında konumlanan akıllı araçların panelin merkezinde yer aldığını söyledi. Platformun bugün 11 pazar yeri, 17 ülke ve 23 kombinasyon üzerinden çalıştığını; ülkeler ve pazar yerlerinin seçiminde teknik uygulanabilirlik, küresel e-ticaret hacmi ve Türkiye’nin stratejik vizyonunun belirleyici olduğunu aktardı. Küresel e-ticaretin yüzde 95’inin 24 ülkede gerçekleştiğini; bu ülkeler için demografi, etnik yapı, ödeme alışkanlıkları (PayPal, Venmo, Alipay vb.), iade politikaları, öne çıkan pazar yerleri (Amazon, MercadoLibre, Rakuten, Ozon, Otto, Kaufland vb.), kategori dinamikleri, kullanılan sosyal platformlar (örneğin Kore’de Kakao), reklam için en verimli saatler ile 11.11 ve Black Friday gibi festival günlerinin detaylı biçimde işlendiğini anlattı.
“Akıllı İhracat Robotu”nun en güçlü yönlerinden biri olarak firmaların hedef pazardaki rakip ürünleri analiz ederek kullanıcı yorumlarından içerik geliştirebilmesini; anahtar kelime analizlerini yerel dilde yapay zeka destekli çeviriyle optimize edebilmesini; ürün sayfası ve kampanya metinlerini bu analizlere göre şekillendirebilmesini gösterdi. Ayrıca 13 sektörde, 24 ülke için e-commerceDB, Statista ve eMarketer gibi kaynaklardan toplanan verilerin “hap bilgi” formatında sunulduğunu; bu yoğun bilgi mimarisinin dünyada örneği olmadığını belirtti.
Panelin ikinci bölümünde yapay zeka, dijital pazarlama ve “düşüncelerin interneti” gibi geleceğe dönük temalar öne çıktı. Önal, klasik SEO’nun yerini IEO’ya (AI tabanlı arama optimizasyonu) bıraktığını; artık arama motorlarının ve platformların kullanıcı adına karar vererek ürün seçtiğini, paketlediğini ve sunarak “anahtar kelime öğreten” bir dönemden “karar alan yapay zeka” dönemine geçildiğini ifade etti. Buna karşın Türkiye’de CRM ve ERP kullanım oranlarının OECD ortalamasının oldukça altında olduğuna dikkat çekerek, “Hangi veriyi optimize edecek bu yapay zeka?” sorusunu gündeme taşıdı.
Gelecek yol haritasında EKİP’in daha fazla chatbot/agent mantığıyla çalışması, firmaların soru-cevap üzerinden değil, yapay zeka ajanlarının “senin için bunu yapayım” diyebileceği bir karar destek seviyesine geçmesi hedefleniyor.
Stratejik çıkarımlar:
- Türkiye’nin e-ihracat altyapısı, klasik “bilgi portalı” aşamasını geçti: Kolay İhracat Platformu ve EKİP, sadece doküman sunan bir web sayfası değil, sahadan toplanmış ihtiyaçlara göre tasarlanmış, yapay zeka destekli, uçtan uca yol haritası sunan bir karar destek sistemi.
- Davranışsal kamu politikaları, klasik teşvik dili yerine “müşteri odaklı kamu” anlayışını getiriyor: İhracatçıyla doğru dilde konuşmak, iş kültürü eğitiminden kart verme pratiğine kadar uzanan bir davranış seti olarak görülüyor; bu da politikaları daha uygulanabilir kılıyor.
- Gerçek e-ihracat ile dropshipping ayrışmalı: Alibaba’dan alıp Amazon’da satan, üretim ve markalaşma içermeyen modeller Türkiye için sürdürülebilir değil; politika tasarımı, gerçek üretici ve marka sahiplerini destekleyecek şekilde farklılaştırılmalı.
- Ülke ve pazar yeri seçimi veriyle yapılmalı, “her yerde olalım” mantığı terk edilmeli: 24 ülkenin küresel e-ticaretin yüzde 95’ini oluşturduğu ve 11 pazar yeri–17 ülke–23 kombinasyonluk seçkinin, stratejik odaklanma için sağlam bir çerçeve sunduğu vurgulanıyor.
- Dijital pazarlama artık e-ihracatın kalbi SEO’dan IEO’ya geçiş dönemi yaşanıyor: Yapay zeka destekli arama ve öneri sistemleri, markaların anahtar kelime optimizasyonundan çok, veri kalitesi ve içerik stratejisi üzerine odaklanmasını zorunlu kılıyor.
- Akıllı E-İhracat Robotu gibi araçlar, KOBİ’leri global rakip analizi ve içerik üretiminde “lig atlatabilir”: Rakip ürün yorumlarını, yerel dilleri ve anahtar kelimeleri AI ile analiz edip buna göre içerik kurgulama yeteneği, küçük oyunculara kurumsal seviye rekabet gücü kazandırıyor.
- Festival günleri, etnik yapı ve yerel ödeme alışkanlıkları stratejik olarak içselleştirilmeli: 11.11, Black Friday, Singles’ Day gibi günler; Kakao gibi yerel platformlar, PayPal/Alipay farkı gibi unsurlar, başarılı e-ihracat stratejisinin ayrılmaz parçaları.
- EKİP’in geleceği agentik yapay zekaya doğru evriliyor: Sabit modüller yerine, veriye dayalı öneriler sunan, hatta ihracatçının yerine belirli aksiyonları tetikleyebilen ajanlar; Türkiye’nin KOBİ’lerine küresel rekabette hız ve esneklik kazandırabilir.
The TECH Summit raporunun tamamını buradan okuyabilirsiniz…
featured The Tech Summit 2025
