
Kişisel bakımda parfümeri payı tırmanıyor: 10 yılda 5 katına çıktı!
Ipsos’un Türkiye’yi temsil eden 14 bin hanenin tüketim verilerine dayanan “Hanelerin Parfümeri Günlüğü” araştırması, kişisel bakım harcamalarında parfümeri kanalının hızla güç kazandığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, parfümerilerin kişisel bakım bütçesinden aldığı pay son 10 yılda tam 5 katına çıktı.
Sosyal medyanın etkisiyle cazibesi artan parfümeri kanalı, 2025 itibarıyla hanelerin kişisel bakım harcamalarının yüzde 20’sini oluşturuyor. Bu oran 2024’te ise yüze 16 seviyesinde bulunuyordu. Ayrıca parfümeri kanalının geçen seneye göre ciro artışı yüzde 84 olarak kaydedildi.

Vücut bakım ürünleri büyümeyi sürüklüyor
Kanal büyümesinde en güçlü katkı, kişisel bakım içindeki payına paralel olarak yüzde 65 ile vücut bakım kategorisinden geliyor. Bu segment, hem hacim hem de ciro açısından parfümeri kanalının genişlemesinde belirleyici rol oynuyor.

Bağımsız markalar yükselişte
Parfümeri kanalında bağımsız markaların yükselişi de dikkat çekiyor. Ulusal zincirlerde yer almayan bu markalar, hanelerin parfümeri harcamalarındaki payını yüzde 89’luk artışla yüzde 8’e taşıdı. Buna karşın yerel ve global yaygın markalar hala kanalın ana oyuncuları olmayı sürdürüyor.

Sepet tutarı yüksek!
Verilere göre parfümeri alışverişi, genel kişisel bakım alışverişine kıyasla daha yüksek harcama ve farklı bir tüketim davranışı sergiliyor:
- Hanelerin yüzde 57’si parfümeri kanalından alışveriş yapıyor
- Kişisel bakımda ortalama sepet tutarı 167 TL iken, parfümeride bu rakam 398 TL’ye çıkıyor
- Yoğun alışverişçilerde büyüme, sepet tutarından çok alışveriş sıklığından kaynaklanıyor. Ortalama haneler kişisel bakım alışverişini iki ayda bir yaparken, parfümeri kanalının yoğun kullanıcıları 3–4 haftada bir alışveriş gerçekleştiriyor.
- En yüksek harcama yapan yüzde 20’lik dilimde yer alan hanelerde, kişisel bakım harcamaları içinde parfümeri kanalının payı yüzde 53’e ulaşıyor.
Tüketici küçük lükslere yöneldi
Ipsos Türkiye Tüketici Panelleri Bölüm Lideri Pelin Halaçoğlu Arnau Kuri, pandemi sonrası değişen tüketim alışkanlıkları ve ekonomik baskılar nedeniyle tüketicilerin “bugünü yaşama” ve “küçük lükslerle kendini ödüllendirme” eğiliminin kişisel bakım sektörünü stratejik bir sığınağa dönüştürdüğünü söyledi.
Kuri, araştırmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: “Sosyal medyanın etkisiyle kişisel bakımın giderek çeşitlenen dünyası hem farklı ürünleri hem de bu ürünlerin daha çok yer aldığı parfümeri kanalını tüketici için bir cazibe haline getirdi. Hanelerin yüzde 57’sinin parfümeri kanalından kişisel bakım ürünü alması ve parfümerideki 398 TL’lik sepet tutarının genel kişisel bakım harcamasının (167 TL) çok üzerinde seyretmesi, tüketicinin bütçesini bu kanala nasıl kaydırdığını ve alışveriş dağılımını yeniden şekillendirdiğini anlatıyor. Parfümeri kanalı marka çeşitliliğine kucak açarak bağımsız markalara yönelme eğiliminde olan tüketiciler için iyi bir adres olarak karşımızda: Yaygın perakende ticarette satılmayan, sadece tekil ve zincir parfümeri mağazalarında bulunabilen markalar geçen yıla göre ortalamanın çok üzerinde, yüzde 89 büyüme ile bu eğilimin nasıl yanıt bulduğunun en açık göstergesi oldu.”
