
Modada E-ticaretin Geleceği Raporu: “Rakiplerin bakmadığı yerlere odaklanın”
Deloitte’un Google iş birliğiyle hazırladığı “Modada E-ticaretin Geleceği” raporu, perakende sektörü için kritik içgörüler sunuyor. Deloitte Digital Partner’ı Antonio Ibáñez’in Think With Google’da yorumladığı rapor, 2030 yılına kadar moda dünyasında taşların yerinden oynayacağını ve online satışların pastadaki payını yüzde 30’a çıkaracağını öngörüyor.
Moda perakendesi, pandemi döneminde yaşadığı zorunlu dijital dönüşümün ardından şimdi de yapay zeka ve değişen tüketici beklentileriyle şekillenen ikinci bir büyük dalgaya hazırlanıyor. Deloitte ve Google tarafından ortaklaşa yürütülen “Modada E-ticaretin Geleceği” araştırması, sektörün önümüzdeki 5 yıllık projeksiyonuna ışık tutuyor. Türkiye dahil 10 ülkeyi kapsayan rapor, pazarlamacılar için sadece bir büyüme tahmini değil, aynı zamanda hayatta kalma rehberi niteliğinde.
Pazarın büyüklüğü 233 milyar dolara koşuyor
Raporda paylaşılan en çarpıcı verilerden biri, incelenen pazarlarda e-ticaret moda sektörünün 2030 yılına kadar yüzde 70 oranında büyüyeceği tahmini. Bu, yaklaşık 233 milyar dolarlık devasa bir pazar hacmi anlamına geliyor. Deloitte Digital Partner’ı Antonio Ibáñez, bu büyümenin itici gücünü analiz ederken, online satış oranının 2030’da toplam moda gelirlerinin üçte birini oluşturacağını vurguluyor.

“Rakiplerinizin bakmadığı yerlere bakmalısınız”
Antonio Ibáñez, pazarlamacıların artık geleneksel stratejilerle bu yeni dönemde yer edinemeyeceğine dikkat çekiyor. Ibáñez’e göre, 2030 yarışını kazanmak için “rakiplerin bakmadığı yerlere bakmak” ve büyüme alanlarını doğru keşfetmek gerekiyor. Bu süreçte sadece hıza değil, aynı zamanda kişiselleştirilmiş deneyime ve veriye dayalı öngörüye yatırım yapan markalar öne çıkacak.
Kadın giyim, baskın alt sektör olmaya devam edecek. Ancak radarın altında kalan iki kategori, büyüme için en umut verici alanlar haline geliyor: “Erkek giyim” ve “ayakkabı”.
“Phygital” devrimi: Mağazalar artık sadece satış noktası değil, birer deneyim üssü
Raporda dikkat çeken en kritik dönüşümlerden birisi de fiziksel ve dijital dünyalar arasındaki sınırların tamamen erimesi. 2030 perspektifinde başarının anahtarı, bu iki dünyayı “derinlemesine entegre” bir stratejiyle birleştirmekten geçiyor.
E-ticaretin yükselişiyle birlikte fiziksel mağazalar, raflardan ürün seçilen mekanlar olmanın ötesine geçtiğini vurgulayan Ibáñez, “Mağazalar, kişiselleştirilmiş üst düzey hizmet, özel deneyimler, etkinlikler ve tıkla-mağazadan al gibi sorunsuz teslimat hizmetlerinin sunulduğu bir yer haline gelmeli” diyor.
2030’a giden yolda pazarlamacılar için yol haritası
Raporu değerlendiren Ibáñez açıklamalarının sonunda modanın yeni döneminde başarılı olacak markaların, gerçek değerin ortaya çıktığı noktalara odaklananlar olacağının altını çiziyor ve 3 kritik öneride bulunuyor:
- Odak noktasının ötesine bakın: Hızlı moda rekabetini kabul edin ve tüm stratejik çabanızı yüksek büyüme potansiyeli olan pazarlara yönlendirin.
- “Fiziksel-dijital” köprünüzü oluşturun: Fiziksel mağazalarınızı dijital vitrininizi tamamlayan deneyim merkezlerine dönüştürmek için teknolojiye ve eğitime yatırım yapın.
- Verilerinizi tek çatı altında toplayın: Müşteri davranışlarına ilişkin tek, güvenilir bir veri kaynağı oluşturarak, kişiselleştirmeyi tüm temas noktalarında güçlendirin.
“Modada E-ticaretin Geleceği” raporunun tamamını incelemek için TIKLAYIN!
