
Yapay zeka çağında rekabetin anahtarı: İnsan, kültür ve güven
Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te bir araya gelen sektör liderleri, yapay zeka entegrasyonunun teknolojik bir yatırımdan ziyade bir “insan ve kültür devrimi” olduğunu vurguladı. Çalışanların teknoloji karşısındaki kaygılarını ve artan iş yükü hissini yenmenin yolunun yüksek güven kültürü, hiper kişiselleştirilmiş çalışan deneyimi ve teknolojiyi “tehdit değil, büyümeyi sağlayan bir arkadaş” olarak konumlandırmaktan geçtiği belirtildi.

Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te teknoloji, pazarlama ve iş dünyasının dönüşüm gündemi sahneye taşındı. The TECH Summit’in 3. gününde “The Human Advantage in an AI-Driven World” oturumu Great Place to Work CEO’su Eyüp Toprak, Penti CEO’su Mert Karaibrahimoğlu, Etiya Kurucu Ortağı & CEO’su Aslan Doğan ve Pluxee Türkiye CMO’su Sinem Hekimoğlu’nun katılımıyla gerçekleşti.
AI ile birlikte dönüşmek
Panel, yapay zeka çağında insanın ve kültürün rolünün ele alınmasıyla başladı. Eyüp Toprak, teknolojik dönüşümün artık yalnızca bir inovasyon konusu değil, aynı zamanda bir insan–kültür meselesi olduğunu vurguladı. Geleceğin gelişi eşit dağılmadığı için şirketlerin çalışanlarını psikolojik olarak güvende tutması, dönüşüme dahil etmesi ve doğru bilgiyle güçlendirmesinin kritik hâle geldiğini söyledi. Araştırmaların 100 milyon insanı temsil eden geniş bir örneklem üzerinden toplandığını belirterek, AI entegrasyonunun insanı merkeze almadan başarılamayacağını ifade etti.
Etiya CEO’su Aslan Doğan, yüksek güven kültürünün yapay zeka dönüşümünün hızlanmasında belirleyici olduğunu anlattı. Etiya’nın 10 yıldır AI yatırımı yaptığını, ürünlerinin zaten AI destekli olduğunu fakat son dönemdeki büyük dönüşümle birlikte şirketin “AI ile birlikte dönüşmek” yaklaşımını benimsediğini söyledi. Bu dönüşümü üç katmanda ele aldıklarını aktardı: ürünlerin dönüşümü, insan kaynağının dönüşümü ve şirketin operasyonel mimarisinin dönüşümü. AI’ın şirketler için iki temel değer ürettiğini belirtti: verimlilik (yüzde 20’ye kadar) ve büyüme (yüzde 80). Dolayısıyla çalışanlara AI’ın bir tehdit değil, “büyümenin temel kaynağı” olduğu anlatıldı. Şirket bu kültürü yaymak için hackathonlar düzenledi, geliştiricilere kod asistanları sağladı ve ekipler arası gamification ile veri odaklı şeffaf bir üretkenlik modeli kurdu.
En kritik yetkinlik “halden anlamak”
Penti CEO’su Mert Karaibrahimoğlu, yapay zeka dönüşümünün güçlü bir kültürel zemin olmadan sürdürülemeyeceğini söyledi. 40 ülkede operasyon yürüten şirketinde AI’ın tehdit değil, “yanına koyulanbir arkadaş” olarak konumlandırıldığını belirtti. Kendisinin AI bilmediği hâlde bir pijama koleksiyonu tasarlayarak örnek olması, çalışanların direncini kırdı ve dönüşümü demokratikleştirdi. Penti’de bugün 15–20 robot farklı süreçlerde çalışıyor, ancak çalışan sayısı azalmadı; aksine analiz, online satış ve planlama gibi alanlarda istihdam arttı. Şirket, doğru ürünü doğru zamanda doğru yerde satmak gibi kritik operasyonları yıllardır AI tabanlı talep tahminleme ile yönetiyor ve bunun finansal karşılığı olarak 140 milyon dolarlık bir etki yarattığını ifade etti.
Pluxee CMO’su Sinem Hekimoğlu ise çalışanların AI karşısındaki duygularını aktardı. Çalışanların yüzde 88’inin AI’ı çok sınırlı kullanması, yüzde 37’sinin “beni köreltiyor” demesi, yüzde 64’ünün “iş yüküm azalmadı, arttı” demesi en büyük alarm noktası oldu. Bunun nedeni, şirketlerin hızlı sonuç baskısıyla çok fazla araç sunması fakat entegrasyonu iyi yönetememesi. Çalışanlar yalnızca yüzde 5 oranında AI’ı direkt KPI üreten işlerde kullanıyor. Hekimoğlu, bu dönüşümün İK süreçlerinde basit bir teknoloji uygulanması değil, hiper kişiselleştirilmiş çalışan deneyimi gerektirdiğini vurguladı. Çalışanların beklentilerinin, ihtiyaçlarının ve motivasyon kaynaklarının bireysel düzeyde farklılaştığını söyledi.
Panelin sonunda geleceğin kültürü tartışıldı. Mert Karaibrahimoğlu, liderlerin en kritik yetkinliğinin “halden anlamak” olacağını söyledi. Aslan Doğan ise yapay zeka çağının en insani niteliğinin güven olduğunu belirtti: İnsan, bir sistemin ne yapmayacağından emin olursa ona güvenir. AI’ın distopik taraflarına değil, üretkenlik ve büyüme tarafına güvenmenin gerekli olduğunu vurguladı. Tüm panelistler, AI devriminin aslında bir insan ve kültür devrimi olduğunu belirterek konuşmayı tamamladı.
The TECH Summit raporunun tamamını buradan okuyabilirsiniz…
featured The Tech Summit 2025
