
Tüketici frene basmıyor ama alışverişte vites düşürüyor
Hopi, tüketicilerin Kasım ayı indirimleri, yılbaşı alışverişi ve 2026’ya dair beklentilerini mercek altına alan yeni anket çalışmasını yayımladı. Bin 200 Hopili’nin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, alışverişin hız kesmeden sürdüğünü ancak motivasyonların belirgin biçimde değiştiğini ortaya koyuyor. En dikkat çekici bulgulardan biri ise kadınların ilk kez “ihtiyacım yok” deme eğilimi göstermesi…

20 milyon kullanıcısıyla Türkiye’nin en geniş perakende ekosistemlerinden birine sahip olan Hopi’nin verileri, kampanya dönemlerine yönelik tüketici yaklaşımında bir farklılaşmaya işaret ediyor. Bulgular, tüketicilerin satın alma kararlarında ürünün kendisinden ziyade satın alma gerekçesine daha fazla odaklandığını gösteriyor. Yaş gruplarına göre bakıldığında, genç tüketicilerin indirim dönemlerinde daha temkinli hareket ettiği ve uygun zamanı beklediği, orta yaş grubunun kampanyaları daha yakından takip ettiği, 56 yaş ve üzeri tüketicilerin ise ihtiyaç dışı harcamalara daha sınırlı yaklaştığı görülüyor.
Yılbaşı alışverişi erken başlıyor, anlam arayışı öne çıkıyor
Kasım indirimleriyle başlayan ve yılbaşı vitrinleriyle devam eden alışveriş takvimi, artık farklı bir dengeye işaret ediyor. Ankete katılanların yüzde 53’ü “Aralık ayında iyi bir indirim yakalarsam kaçırmam” derken, yılbaşı hediyelerinin önemli bir bölümünün Kasım ayında satın alındığı görülüyor. Bu durum, tüketicinin fırsat odaklı kararlarını daha erken verdiğini gösteriyor.
Yaş kırılımlarına bakıldığında, yılbaşı atmosferinden en çok etkilenen grubun 18–25 yaş aralığı olduğu dikkat çekiyor. 36–45 yaş grubu daha temkinli ve fırsat kollayan bir yaklaşım sergilerken, 56 yaş üzeri tüketiciler yılbaşı döneminde de ihtiyaç odaklı tutumlarını sürdürüyor. Kasım ayı daha çok karar verme ve satın alma dönemi olarak konumlanırken, aralık ayı paylaşma, anlam yaratma ve bağ kurma zamanı olarak öne çıkıyor.
İndirim yorgunluğu sanıldığı kadar yaygın değil
Araştırmanın öne çıkan başlıklarından biri de “indirim yorgunluğu.” Özellikle 36–45 yaş grubunda indirim kampanyalarına karşı bir duyarsızlaşma dikkat çekiyor. Bunun temel nedeni ise 2025 boyunca kesintisiz devam eden indirim döngüsü. Yıl geneline yayılan kampanyalar, Kasım ayının “büyük fırsat” algısını zayıflatmış durumda. İndirim artık bir istisna değil, neredeyse bir standart olarak algılanıyor.
Buna rağmen Black Friday’de alışveriş yapmayacağını söyleyen tüketiciler bile, “iyi bir indirim olursa ne alırdınız?” sorusuna verdikleri yanıtlarla alışverişten tamamen kopmadıklarını gösteriyor. Giyim, bu noktada hâlâ ilk sırada yer alırken onu ayakkabı-çanta ve elektronik takip ediyor. Bu tablo, tüketicinin indirimden yorulduğunu ancak seçici hale geldiğini ortaya koyuyor.
Roller değişiyor: Kadınlar “ihtiyacım yok” diyor
Black Friday özelinde “alışveriş yaparım” diyenlerin oranı yüzde 78 ile oldukça yüksek. Ancak motivasyonlar yaş gruplarına göre farklılaşıyor. Gençler Black Friday’i özellikle beklerken, 56 yaş üzeri bu döneme en mesafeli yaklaşan grup olarak öne çıkıyor.
Dikkat çekici bir başka değişim ise cinsiyet rollerinde yaşanıyor. Black Friday’de alışveriş yapmayan kadınlar bunu “ihtiyacım yok” gerekçesiyle açıklarken, erkekler indirimleri yeterince cazip bulmadıklarını dile getiriyor.
Kasım indirimleri hala güçlü ama etkisi değişiyor
Kasım fırsatları, yılbaşı öncesinde hala önemli bir alışveriş tetikleyicisi. Ankete katılanların yüzde 68’i bu dönemde alışveriş yaptığını belirtiyor. En yüksek satın alma motivasyonu orta yaş grubunda görülürken, 18–25 yaş ve 56+ grupları Kasım’ın ilk dönemine daha temkinli yaklaşıyor. Gençler beklemeyi, büyükler ise seçiciliği tercih ediyor.
Kategori bazında bakıldığında Kasım alışverişlerinin yüzde 32’si giyimden oluşuyor. Ayakkabı-çanta ve kozmetik onu izliyor. Ancak kuşaklar arasında net farklar var. 56 yaş üzeri giyime daha mesafeli dururken, kozmetik hem gençlerde hem de 56+ grupta dikkat çekiyor. Elektronik ise özellikle 36–45 yaş aralığında öne çıkıyor. Bu tablo, “herkes için tek kampanya” anlayışının giderek geçerliliğini yitirdiğini gösteriyor.
2026’nın tüketici profili: Seçici, bilinçli ve kişisel
Araştırmanın en çarpıcı bölümü ise 2026 beklentileri. “2026’da kendinizi nerede görüyorsunuz?” sorusuna verilen yanıtlar, tüketici psikolojisindeki dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor. Genel tabloda “para biriktireceğim” diyenlerin oranı yüzde 3’te kalırken, bu oran gençlerde yüzde 10’a çıkıyor. Ancak bu eğilim alışverişten vazgeçmek anlamına gelmiyor. Ankete katılanların yarısından fazlası “iyi bir indirim yakalarsam kaçırmam” diyor.
26–35 yaş grubu alışverişten kopmuyor ama avantaj kolluyor. Kadınlar 2026’da da sosyal hayattan ve keyiften ödün vermek istemiyor. 56 yaş üzeri ise kontrollü ve ihtiyaç odaklı yaklaşımını sürdürüyor. Tüketici ne tamamen frene basıyor ne de eski hızına dönüyor. Alışveriş kararları artık daha bilinçli, daha seçici ve daha kişisel bir zeminde şekilleniyor.
