“Sürdürülebilir moda” hiç eskimeyecek!

Moda endüstrisinin uzunca zamandır güçlü bir gündemi var : “sürdürülebilirlik”! Daha önce yayınladığımız Yeni moda: daha yeşil, daha mavi, daha sürdürülebilir! haberinde ortaya koyduğumuz McKinsey & Company’nin araştırmasının bulgularını ve içgörüsünü, Google’ın Basis ile birlikte gerçekleştirdiği araştırma da destekliyor. Araştırmalar sürdürülebilirliğe yatırım yapmanın, moda markaları için marka algısını yükseltmek, ürün çekiciliğini ve satışlarını artırmak için güçlü bir fırsat sunduğunu açıkça gösteriyor. Kıyafetlerimizin anlattığı etik öyküler, geçici bir trendin ötesinde, sektörün geleceğini şekillendirecek!

Google “sürdürülebilir moda”nın satın alma kararı verme üzerindeki gerçek etkisini daha iyi anlamak için, Birleşik Krallık’ta 4.000 kişiden oluşan temsili bir örneklemin tutumlarını, davranışlarını ve marka algılarını test etmek için Basis ile birlikte bir araştırma gerçekleştirdi. Markalara bambaşka bir perspektif de sunan bu araştırmada bakın hangi başlıklar öne çıkıyor.

Alışveriş yapanların yüzde 55’i sürdürülebilirliğin fiyat ve kaliteden daha önemli olduğunu iddia ediyor

Daha sürdürülebilir bir endüstri için geliştirilen etik argümanlara çok az kişi itiraz edebilir. Ancak, özellikle tüketicinin satın alması üzerindeki etkisi şimdiye kadar o kadar dile getirilmemişti. Sürdürülebilirliğin tüketiciler için nesnel olarak ne kadar önemli olduğu ile gerçek satın alma davranışları arasında bir “eylem boşluğu” olduğu doğru.

Rakamlara bir göz atın: Alışveriş yapanların yüzde 55’i sürdürülebilirliğin fiyattan (yüzde 40) ve kaliteden (yüzde 38) daha önemli olduğunu iddia ediyor. Ancak bir anket dahilinde belirtilen yanıtlardan ziyade, insanların gerçek davranışlarını incelediğimizde; sürdürülebilirliğin tek başına (yüzde 59) fiyattan(yüzde 84), kaliteden (yüzde 84) ve tarzdan (yüzde 83) büyük oranda daha az etkili olduğu gözlemleniyor.

Bunun gibi basit analizler, sürdürülebilir moda girişimlerini “olması güzel” veya daha kötüsü, sadece bir maliyet olarak görmezden gelmeyi kolaylaştırır. Peki alışveriş yapanlar için sürdürülebilirlik önemli değilse, Google’da “modada sürdürülebilirlik” aramaları Temmuz 2019’a kıyasla Temmuz 2020’de neden 2 katına çıktı? İşte fırsat bu “data”da!

Google’ın araştırması, “eylem boşluğunun” yenilik yapmaya istekli moda markaları için ticari bir fırsat olduğunu ve sürdürülebilirlik konusunda ilgili tüketicilere şeffaflık sağladığını gösteriyor.

Sürdürülebilirlik iletişimine dikkat!

Günümüzde sürdürülebilirliğin gerçek ticari değeri, alışveriş yapanların daha kapsamlı karar alma süreçleri üzerindeki etkisinde yatıyor. Bu noktada sürdürülebilirlik niteliklerinin tüketiciye “iletilmesi” özellikle satın alma kararında oldukça etkili, kilit bir rol oynuyor.

Ancak bu iletişimin etkili olabilmesinin anahtarı da “basitlik”. Araştırmalar tüketicilerin yalnızca yüzde 8’inin konuyu içselleştirdiğini gösteriyor. Bu oran 18-34 yaşındakilerde (sürdürülebilirlik alanında daha çok araştırma yapan yaş grubu) yüzde 12’ye çıksa bile büyük resme bakıldığında hala düşük kalıyor.

Bugün tüketici nezdinde bir ürünün ne kadar sürdürülebilir olarak algılandığını en çok etkileyen özellikler üç ana başlığa ayrılıyor:

  • Üçüncü taraf onayı veren sertifikalar (Fairtrade gibi);
  • Kullanılan malzeme türleri ve nasıl elde edildikleri;
  • Yerel işletmeler ve topluluklar için destek.

Bu nedenle iletişim dilini de bu kısa yollar üzerinden kurmak, markalar için daha sağlıklı bir iletişim oluşmasını sağlayacaktır.

Bir başka nokta da iletişimin sürekliliği! Markalar sürdürülebilirlik hakkında tutarlı bir şekilde ne kadar çok konuşursa, o kadar güvenilir, kaliteli veya yenilikçi olarak algılanıyorlar. Eğer bir marka bu alanda hiçbir iletişim çalışması yürütmezse tüketici perspektifinde diğer markalara kıyasla sürdürülebilirlik niteliklerine ilişkin olumsuz bir imaj ortaya koymuş oluyor.

Güzel haberler var!

Bugün birçok markanın sürdürülebilirlik konusunda hali hazırda önemli çabaları var. Bu alanda tüketicinin ilgisi hızla artmaya devam ettikçe, markalar da kayıtsız kalmıyor. Sürdürülebilirliğin uzun vadeli marka sağlığı ve çevre üzerindeki olumlu etkisini giderek daha fazla fark ettikçe, sürdürülebilirlik “moda”sı hiç eskimeyecek gibi gözüküyor.

Her ne kadar araştırma Birleşik Krallık üzerinden geçekleştirilmiş olsa da; moda da sürdürülebilirliğin yükselişinin yansımasını ülkemizde de görüyoruz.

Coca-Cola X Mavi koleksiyonu ve Lee Cooper X Boyner koleksiyonu bu anlamda öne çıkan doğa dostu iş birlikleri…

Henüz geçtiğimiz haftalarda yer verdiğimiz Coca-Cola ve Mavi’nin doğa dostu iş birliğinin detaylarını ve koleksiyonun ürün yelpazesini Coca-Cola ve Mavi’den doğa dostu koleksiyon! haberimizden inceleyebilirsiniz.

Kaynak: Think With Google

İLGİLİ HABERLER