
Starbucks’ın Bearista’sına Türkiye’den tatlı bir rakip: Çiko
Sarelle’nin yeni ayıcık kavanozu, son dönemde büyük ilgi gören Starbucks Bearista Cup’ı akıllara getirdi. Sagra Grup Pazarlama Direktörü Aslı Eren Şengezer’in paylaşımıyla ortaya çıkan tasarım; ayı biçimli gövdesi, renkli kapağı ve kucağındaki minik Sarelle kavanozuyla viral bardağın görsel formülünü farklı bir kategoriye taşıyor. Ancak “Çiko” adı verilen yeni ambalajın hikayesi yalnızca küresel bir trende değil, Sarelle’nin geçmişte fark yarattığı ambalaj stratejisine de göz kırpıyor…
Sarelle ailesinin yeni üyesinin adı “Çiko”… Sagra Grup Pazarlama Direktörü Aslı Eren Şengezer, ayıcık biçimindeki kavanozu LinkedIn hesabından “Ayıcık kavanozumuzun tatlılığına bakar mısınız? Ben ismini Çiko koydum, siz ne koyardınız?” sözleriyle paylaştı.
Kısa sürede dikkatleri üzerine çeken Çiko’nun tanıdık görünmesinin ise bir nedeni var. Şeffaf ayı biçimindeki gövde, şapka izlenimi yaratan kırmızı kapak ve figürün kucağına yerleştirilen minik Sarelle kavanozu, Starbucks’ın viral ürünü Bearista Cup’la güçlü bir görsel benzerlik taşıyor.
Bearista mağazalarda kuyruklar oluşturmuştu…

Starbucks’ın 2025 yıl sonu koleksiyonu kapsamında 29,95 dolardan satışa sunduğu Bearista, ayı biçimindeki cam gövdesi ve yeşil bereyi andıran kapağıyla kısa sürede bir koleksiyon nesnesine dönüştü. Ürünü satın almak isteyen tüketiciler mağazaların önünde sabahın erken saatlerinden itibaren uzun kuyruklar oluştururken sınırlı stok bazı noktalarda tartışmalara ve kavgalara neden oldu. Starbucks da talebin beklentilerini aştığını açıklayarak ürüne ulaşamayan müşterilerinden özür diledi.
Markanın kendi verilerine göre Bearista bir günden kısa sürede tükenirken sosyal medya paylaşımları ürünü basit bir bardaktan kültürel bir fenomene dönüştürdü.
Şimdi benzer bir görsel dil, bu kez kahve yerine kakaolu fındık kreması kategorisinde karşımıza çıkıyor. Starbucks ayıyı bardağa, Sarelle ise kavanoza taşıyor. Bearista’nın elindeki minik Starbucks bardağının yerini Çiko’da küçük bir Sarelle kavanozu alıyor. Ortaya çıkan benzerlik, sosyal medyanın dikkatinden kaçmayacak kadar güçlü.
Yeni bir fikirden çok öze dönüş…

Ancak Çiko’yu yalnızca küresel bir tasarım trendinin yerel yorumu olarak okumak eksik kalabilir. Çünkü yeniden kullanılabilen ambalaj fikri, Sarelle için yeni bir pazarlama stratejisinden çok markanın köklerine dönüşü temsil ediyor.
Ordu’da Sağra ailesinin girişimiyle doğan marka, Türkiye’nin kakaolu fındık kreması pazarındaki ilk oyuncularından biri oldu ve dünya devleriyle rekabet ederken dönemi için oldukça akıllı bir farklılaşma yolu seçti: Fındık kremasını kesme cam bardakta satmak.
O yılların tüketim kültüründe eşyanın ikinci bir hayatı vardı. Kavanozlar saklama kabına, teneke kutular dikiş kutusuna, cam şişeler ise sürahiye dönüşürdü. Tüketici alışveriş yaparken sadece ürünün kendisine değil, tükendikten sonra geriye ne kalacağına da odaklanırdı.
Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri Sarelle’nin kesme cam kavanozuydu. Fındık kreması bittiğinde o ambalaj doğrudan mutfakta su bardağı olarak kullanılmaya başlanırdı. Tüketiciler bu bardakları altılı veya on ikili takımlar halinde biriktirir, böylece ürünün ömrü raf raf aşılıp evlerin günlük yaşamına kalıcı olarak entegre olurdu. Sarelle, bu akıllı tasarımı sayesinde sadece mutfak raflarında değil, sofraların tam ortasında yer edinirdi.
Çiko da aynı fikri bugünün tüketim dünyasına tercüme ediyor: İçindeki ürün bittikten sonra atılmak yerine saklanmak, kullanılmak ve sergilenmek istenen kavanoza dönüşüyor…
