
Sosyal medya büyütüyor: Dijital ekonomi 1,7 trilyon TL’ye ulaştı
Public First tarafından hazırlanan “Meta’nın Türkiye’deki Etkisi” raporuna göre dijital ekonomi GSYİH’nin yüzde 4,1’ini oluşturuyor. Sosyal medya platformlarının KOBİ’ler için ana satış kanalı haline geldiği Türkiye’de, uygun koşullarda sektörün 2035’e kadar 4,3 trilyon TL’ye ulaşabileceği öngörülüyor.
Bağımsız araştırma şirketi Public First tarafından hazırlanan “Meta’nın Türkiye’deki Etkisi” raporu, Türkiye’de dijital ekonominin büyüklüğüne ve sosyal medya platformlarının ticari faaliyetlerdeki rolüne ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu.
Rapora göre Türkiye’de dijital ekonomi 1,7 trilyon TL seviyesine ulaşarak gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 4,1’ini oluşturuyor. Araştırma, uygun koşulların sağlanması halinde dijital ekonominin 2035 yılına kadar 4,3 trilyon TL’ye (130 milyar dolar) ulaşabileceğini ve GSYİH içindeki payının yüzde 6,9’a çıkabileceğini öngörüyor.
Yüzde 73 Meta platformlarından alışveriş yapıyor
Rapor, internet kullanan yetişkinlerin yüzde 72’sinin Meta platformları (Facebook ve Instagram) üzerinden en az bir işletme keşfettiğini, yüzde 73’ünün ise bu platformlarda gördükleri yerel satıcılardan ürün veya hizmet satın aldığını ortaya koyuyor. Bulgular, sosyal medya ağlarının yalnızca iletişim değil, aynı zamanda önemli bir ticari keşif ve satış kanalı haline geldiğine işaret ediyor.
Çalışmada, Türkiye’deki işletmelerin özellikle uluslararası pazarlara erişiminde dijital platformların kritik rol üstlendiği vurgulanıyor. Her iki işletmeden biri, Meta platformları olmadan yurt dışı müşterilere ulaşmanın zor veya imkansız olacağını belirtiyor.
KOBİ’ler için sosyal medya merkezli büyüme modeli
Rapora göre küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) için Meta platformları giderek ana satış ve pazarlama kanalı haline geliyor. Küçük işletme sahiplerinin yüzde 53’ü Facebook ve Instagram’ı yeni müşteri bulma ve satış için birincil araç olarak kullandığını ifade ediyor. Bu durumun, müşteri edinme maliyetlerini düşürdüğü ve yerel işletmelere küresel pazarlara erişim imkanı sunduğu belirtiliyor.
Meta Kuzey Avrupa Bölge Direktörü İlke Toptaş, Türkiye’nin bölgedeki en dinamik dijital ekosistemlerden birine sahip olduğunu belirterek, sosyal medya araçlarının KOBİ’lerin büyümesinde önemli bir kaldıraç etkisi yarattığını ifade etti. Toptaş, “Türkiye, bölgedeki en dinamik ve girişimci ruhlu dijital ekosistemlerden birine sahip. Balıkesir’de zeytinyağı üreten bir aile işletmesinin Instagram aracılığıyla Türkiye genelinde yeni müşterilere ulaşmasından, WhatsApp ve Facebook’ta topluluklar kuran yerel zanaatkarlara kadar, bu platformlar KOBİ’lerin büyümenin önündeki geleneksel engelleri aşmasına yardımcı oluyor” dedi.
WhatsApp ekonomik değer yaratıyor
Raporda WhatsApp’ın Türkiye ekonomisi açısından giderek daha kritik bir altyapı haline geldiği vurgulanıyor. 2025 yılında uygulamanın Türkiye’de kullanıcılar ve işletmeler için yaklaşık 220 milyar TL ekonomik değer ürettiği tahmin ediliyor.
WhatsApp kullanan işletmelerin yüzde 73’ü uygulamayı ticari açıdan kritik bir araç olarak tanımlarken, küçük işletmelerin yüzde 60’ı platform olmadan müşteri ve tedarikçi iletişiminin zorlaşacağını belirtiyor. Ayrıca yetişkinlerin yüzde 76’sının ek işlerini WhatsApp üzerinden yürüttüğü ifade ediliyor.
Instagram kültürel üretimi destekliyor
Araştırma, Instagram’ın yalnızca ticari değil kültürel bir işlev de üstlendiğine dikkat çekiyor. Türkiye’de internet kullanıcılarının yüzde 67’sinin, geleneksel el sanatları ve yöresel ürünler gibi kültürel içerikleri Instagram üzerinden keşfederek doğrudan satın aldığı belirtiliyor.
Bulgular, dijital platformların hem ekonomik büyüme hem de yerel üretimin sürdürülebilirliği açısından önemli bir ekosistem oluşturduğunu ortaya koyuyor.
