
Penti, Zerogram ile kadınların iç giyimde konfor ve şıklık arayışını birleştiriyor
Kadın iç giyiminde şıklığın ötesine geçerek konforu ve işlevselliği önceliklendiren Penti, inovatif yaklaşımını Zerogram koleksiyonuyla bir kez daha ortaya koyuyor. Penti CMO’su Cristina Polini’den, içgörü odaklı ürün geliştirme stratejilerinden ilham alarak hayata geçirilen Zerogram’ın, “iz bırakmayan en hafif sütyen” iddiasıyla pazarda nasıl konumlandığını ve kadınların değişen beklentilerine nasıl yanıt verdiğini dinliyoruz…

Penti CMO’su
Zerogram koleksiyonunun oluşturulmasının ardından hangi strateji ve içgörülerden faydalandınız?
Penti olarak, kadınların kendilerini bedenlerinde rahat, doğal olarak güzel ve uyumlu hissetmeleri için çalışıyoruz ve kadının değişen ihtiyaçlarına doğru cevap verebilmek adına düzenli araştırmalar yapıyoruz.
Kadınların iç giyim ürünlerinde şıklıktan daha fazlasını, özgür ve konforlu hissetmeyi istediklerini de bilerek önce “Hiç Çamaşırı” serisini oluşturduk.
Ardından 2024 yılında ‘No Mark Technology’ adını verdiğimiz İz Bırakmayan ürünlerimizin lansmanını yaptık.
Koleksiyonlarımızda teknolojiyi kadınlara fayda sağlayacak ve onların yaşam kalitesini arttıracak şekilde geliştirmeyi önemseyen bir marka olarak daha da ileri giderek “unutulacak kadar hafif” diyebileceğimiz Zerogram Koleksiyonunu kadınlarla buluşturduk.



Kadınların iç giyimde konfor ve özgürlük arayışı artıyor. Zerogram’ı rakiplerinden farklılaştıran en güçlü özellikleri neler?
Zerogram’ı farklılaştıran en güçlü özelliği “iz bırakmayan en hafif sütyen” olması. Ultra hafif kumaşı ve ikinci bir ten gibi vücuda uyumlanan özel teknolojisi sayesinde vücuttaki varlığı neredeyse hissedilmiyor. Esnek, dikişsiz ve hareket özgürlüğü sağlayan dokusu, kıyafet altından belli olmayan zarif görünümü sayesinde konforlu bir deneyim sağlıyor. Tüm bu fonksiyonel avantajların yanında Zerogram, konforu merkezine alan ama estetikten ödün vermeyen bir koleksiyon. Farklı renk modelleri ve alt giyimdeki kesim alternatifleri sayesinde kadınların şıklık ve konfor arasında seçim yapma zorunluluğunu ortadan kaldırıyoruz.
Penti olarak, bu koleksiyonla nasıl bir etki yaratmayı hedefliyorsunuz?
Penti olarak, kadınlar için yarattığımız her üründe amacımız, kadının kendini rahat ve konforlu hissetmesini sağlayarak içlerindeki ışığı çıkarmalarına destek olmak. Değişen moda anlayışı ve günlük hayatta ön plana çıkan rahatlık ve konfor trendini karşılayarak kadınların hayatın her anında özgür hissetmelerini hedefliyoruz. Sektör öncüsü bir marka olarak bu koleksiyonla kadınların hem konfor alanını genişletiyor hem de iç giyimdeki beklentilerini yeniden tanımlıyoruz.
Hiç Çamaşırı ürünlerinin gördüğü yoğun ilginin ardından, Zerogram koleksiyonunun çıkış süreci nasıl şekillendi? Bu iki koleksiyonun arasında nasıl bir bağ kurdunuz?
2021 senesinin başlarında, yaptığımız tüm araştırmalarda gördük ki kadınların beklentisi konfor ve rahatlık olarak önceliklendi ve bu trend hala, üstelik hayatın her alanında devam ediyor. Trendleri her zaman izleyen ve kadınların gerçek zamanlı ihtiyaçlarına çözüm bulan bir marka olarak, Hiç Çamaşırı adını verdiğimiz “balensiz sütyen” pazarını bu dönemde oluşturduk.
Zerogram Koleksiyonu da devam eden bu ihtiyacın sonucunda doğdu diyebiliriz.
Bu iki koleksiyon arasındaki en büyük bağ, kadının iç çamaşırından beklediği “rahat ve konforlu olsun”, “giydiğimde içimden gözükmesin”, “gün boyu ikinci bir ten gibi hissettirsin” beklentisini farklı kumaş çözümleriyle karşılaması. Kısaca diyebiliriz ki ‘No Mark Technology’ serisi kadının ihtiyacını karşıladığımız yeni bir yol açarken; Zerogram ise bu yolu daha da derinleştiren bir devam niteliğinde. Zerogram’da hedefimiz, sadece iç giyimde değil, kadının günlük yaşam konforunda da fark yaratmak oldu.