31 Temmuz Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
Eşitliğin yasını tutmak, tüketici davranışını nasıl etkiliyor?
Haberler

Eşitliğin yasını tutmak, tüketici davranışını nasıl etkiliyor?

Akan Abdula - Özge Sargın
2 Ağustos 2023
3 dk okuma
Eşitliğin yasını tutmak, tüketici davranışını nasıl etkiliyor?

Daha önce çok kriz gördük, fakat şu anki size biraz farklı hissettiriyorsa, haklısınız. 2007-2008 yıllarında gerçekleşen global ekonomik krizle kıyaslandığında, şimdi yaşadığımız bambaşka.

2007-2008 krizinde tüm kesimleri eşit şekilde etkileyen durumun aksine, pandemi zenginlerle fakirler arasındaki uçurumu derinleştirdi. Oxfam’ın raporuna göre, dünyadaki en varlıklı bin milyarderin pandemiden önceki ekonomik durumlarına dönmesi sadece dokuz aylarını aldı. En varlıksız kesimin ise pandeminin yol açtığı ekonomik durgunluğu aşması için onlarca yıl gerekiyor.

Eşitsizlik uçurumunun derinleşmeye başladığı global ekosistemde, Türkiye çok daha sert ekonomik koşullar altında. Öyle ki gündelik hayatımız bu gerçekliği unutmamıza imkan vermiyor. Şu an açlık sınırı 10 bin 373 TL iken, net asgari ücret 11 bin 402 TL. Yoksulluk sınırı ise Mayıs ayında 30.700 TL iken şimdi 33.788TL’ye çıkmış durumda. Sadece birkaç ayda oldu bu.

Elbette eşitsizliğin hayatımızı etkilediğini anlamak için verileri okumaya gerek yok; günlük yaşantımızda zaten hissediyoruz.

Queensland Üniversitesi Sosyal ve Organizasyonel Psikoloji bölümü tarafından yapılan araştırmalar, eşitsizlik hissinin artmasıyla birlikte finansal durumun sosyal kimlikte daha da önem kazandığını ortaya koyuyor. Tabii ki maddiyatı daha fazla düşünmeye başlıyoruz. Ama buna ek olarak, elimizdeki maddi değerlerin eridiğini hissettiğimizde, hiçbir zaman finansal güce sahip olmamış kişilerden daha fazla etkileniyoruz. Kendimizi “artık sahip olamadığımız şeyler” üzerinden tanımlamaya başlıyoruz.

Hayatın eşitsizlikle yönetildiğini hissetmeye başladığımızda, “dünyanın çivisi çıktı” algısı da güçleniyor. Söz konusu araştırma, eşitlik konusundaki güvenin azaldığı durumlarda tüketicilerin radikal ve sorgulanabilir aksiyonlardan çekinmemeye başladığını gösteriyor.

Birbirimize ve değerlerimize olan sorumluluklarımızı boş vermeye başlıyoruz. Öfke eğilimi artıyor. Biz nerede bitiyoruz, toplum nerede başlıyor, unutuyoruz. Belki eskisinden daha fazla korna çalıyoruz, belki geri dönüşüm yapasımız kaçıyor.

Herkesin kendi çıkarını düşündüğü, her şeyin mübah olduğu bir hayatın en büyük tehdidi, tüketicilerin bu durumda sinirlerini kime yönelttikleri.

Peki, markaları burada en çok ilgilendiren konu ne?

Araştırmalarımız gösteriyor ki eşitsizlikle yüzleşen tüketiciler, sınıf atlamak istemekten ziyade sınıf düşmekten korkuyor.

Bu önemli bir tansiyon. Standart atlamak yerine, var olan standardı korumak. Bu da markanın, dilini, kampanyasını, önermesini derdinden etkileyecek bir içgörü. Standart atlamayı değil, korumaya yönelik kampanyaların daha çok çalışacağı bir okula dönüş dönemi pazarlaması demek bu.

İkinci önemli tansiyon ise tüketicilerin dünyada 2007-2008 yılları arasında gerçekleşen ve her kesimi eşit etkileyen ekonomik krizde dev şirketleri suçlamasında gizleniyor. Bu kriz, finansal sektörün aşırı riskli uygulamaları ve düzensizlikleri sonucu ortaya çıkan bir ekonomik çöküş dönemiydi. Bu dönem pazarlamaya “amacı olan markalamayı“ (purposeful branding) kazandırmıştı. Markalar bu çöküş döneminden çıkabilmek için topluma fayda sağlayan girişimlere yatırım yapmaya başlamışlardı. Türkiye’de bunu çok konuştuk, pek yapmadık. Bunun da zamanı geliyor. 

Şimdi hissettiğimiz, zenginle fakirin arasındaki eşitsizlik uçurumunu derinleştiren krizde ise “purpose” stratejisini benimsemek haber değeri taşımıyor. Tüketiciler, markaların iyimser olmasını tabii her zaman bekleyecek. Fakat iyimser olmak, hayatın gerçeklerini reddetmek demek değil. Kriz yokmuş gibi davranan, tansiyonsuz içgörülerle strateji inşa eden markalar için bu gerilimli dönem anlam kaybına yol açacak gibi görünüyor. Onun yerine, gerçekçi bir iyimserlik benimsemenin yollarını aramalıyız. Gerçekçi amaçlar üzerinde çalışmak lazım.

Tüketicilerin hem dünyanın hem de ülkenin içinden geçtiği ekonomik krizin kaybettirdiklerini geri almasını sağlamak birincil olarak markalara düşmüyor. Yine de bunları savunma konusunda tüketicileri yalnız bırakmayan bir ses tonu korunmalı. Ses tonunun ötesinde, tüketicileri eşitliğe tekrar inandırmak için örnek olmak gerekiyor. Çünkü tüketicilerin, sosyal sorumluluktan kurumsal kültüre kadar markaların eşitlik timsali olmasına her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Akan Abdula ve Özge Sargın yazdı: Markalar kültür tüketimini ekranların ötesine nasıl taşıyabilir?

featured Insıghts
1 Tahsildaroğlu peynirlerinde listeria tespit edildi: Bakanlık ilgili partiyi piyasadan toplattı
Tahsildaroğlu peynirlerinde listeria tespit edildi: Bakanlık ilgili partiyi piyasadan toplattı
2 Ürgüp İşi, Kapadokya'nın kültürel mirasını çağdaş tasarımla buluşturuyor
Ürgüp İşi, Kapadokya’nın kültürel mirasını çağdaş tasarımla buluşturuyor
3 iPhone'un açıkhava kampanyasında kusursuzluğun yerini gerçek hayat aldı
iPhone’un açıkhava kampanyasında kusursuzluğun yerini gerçek hayat aldı
4 Yapay zeka Türkiye'de hangi spor giyim markalarını öne çıkarıyor?
Yapay zeka Türkiye’de hangi spor giyim markalarını öne çıkarıyor?
5 Spor sponsorluğunda oyun değişti: Görünürlük değil, katkı kazandırıyor...
Spor sponsorluğunda oyun değişti: Görünürlük değil, katkı kazandırıyor…
Güncel Haberler
Haftanın marka-ajans iş birlikleri (24-30 Temmuz)
Haftanın marka-ajans iş birlikleri (24-30 Temmuz)
İsviçre'de maden suları toplatılmıştı, Kızılay'dan açıklama geldi
İsviçre’de maden suları toplatılmıştı, Kızılay’dan açıklama geldi
Winamp, Deezer ortaklığıyla yeniden müzik sahnesine dönüyor
Winamp, Deezer ortaklığıyla yeniden müzik sahnesine dönüyor
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

TGC 2026 Basın Özgürlüğü Ödülleri sahiplerini buldu
Haberler
TGC 2026 Basın Özgürlüğü Ödülleri sahiplerini buldu
Nafizcan Önder
3 hafta önce
Trendyol’da Odysseia satışları ‎yüzde 559 arttı 
Haberler
Trendyol’da Odysseia satışları ‎yüzde 559 arttı 
Sena Tufan
1 hafta önce
Şirketlerde yaz alarmı: Kariyer sorgusu hızlanıyor, istifalar artıyor
Haberler
Şirketlerde yaz alarmı: Kariyer sorgusu hızlanıyor, istifalar artıyor
Gülben Dikmen
21 Haziran 2026
Sosyal medyanın zirvesindeki markalar belli oldu…
Haberler
Sosyal medyanın zirvesindeki markalar belli oldu…
Nafizcan Önder
9 Haziran 2026
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.