
İlan çok, işe alım yok: Nedeni “hayalet ilanlar” olabilir!
İŞKUR’un Haziran 2026 verilerine göre açık iş sayısı yıllık bazda yüzde 16,7 artarken işe yerleştirme sayısı yüzde 7,9 geriledi. İşgücü piyasasındaki bu makas, gerçek bir işe alım niyeti taşımayan “hayalet ilanları” yeniden gündeme getirirken, bazı ülkelerde bu ilanlara karşı şeffaflık kuralları ve yaptırımlar devreye giriyor.
İş ilanlarının sayısı artarken işe alımların gerilemesi, işgücü piyasasının yalnızca yayımlanan ilanlar üzerinden okunamayacağını gösteriyor. İŞKUR verilerine göre Haziran 2026’da açık iş sayısı 242 bin 819’a ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,7 arttı. Buna karşın aynı ayda işe yerleştirme sayısı 134 bin 374’te kaldı ve yıllık bazda yüzde 7,9 geriledi. İlanlarla gerçekleşen işe alımlar arasındaki bu farkın nedenlerinden biri olarak ise son dönemde küresel ölçekte tartışılan “hayalet ilan” uygulaması öne çıkıyor.
Baruch College araştırmacılarının Glassdoor verileri üzerinden yaptığı analiz, iş ilanlarının yüzde 21’e kadarının gerçek bir işe alım sürecini temsil etmeyen “hayalet ilan” kategorisine girebildiğini ortaya koyuyor. Bu ilanların özellikle büyük şirketlerde daha yoğun görüldüğü belirtiliyor. Columbia Law Review’un analizine göre ise 2019’da yayımlanan her 10 iş ilanından yaklaşık 8’i işe alımla sonuçlanırken, bugün bu oran yaklaşık 4’e gerilemiş durumda. Böylece ilan sayısındaki artışın, şirketlerin gerçekten daha fazla çalışan istihdam ettiği anlamına gelmeyebileceği görülüyor.
Şirketler neden “hayalet ilan” yayınlıyor?
Hayalet ilanlar, şirketlerin açık pozisyon bulunmamasına rağmen aday havuzu oluşturmak, gelecekteki ihtiyaçlar için CV toplamak ya da piyasadaki yetenekleri takip etmek amacıyla ilan yayımlamasıyla ortaya çıkabiliyor. İş arayanlar açısından ise bu ilanlar zaman kaybına ve işgücü piyasasına ilişkin yanlış bir algıya neden olabiliyor.
Bu nedenle bazı ülkelerde hayalet ilanlara yönelik şeffaflık adımları atılmaya başlandı. Kanada’nın Ontario eyaletinde Ocak 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle işverenlerin ilanın gerçekten mevcut bir pozisyon için mi yoksa aday havuzu oluşturmak amacıyla mı yayımlandığını belirtmesi, ücret bilgisini paylaşması ve işe alım sürecinde yapay zekâ kullanılıyorsa bunu açıklaması gerekiyor. Mülakata katılan adaylara da en geç 45 gün içinde sürecin sonucu hakkında bilgi verilmesi zorunlu.
New York’ta senatodan geçen bir yasa tasarısı ise işverenlerin ilanlarda gerçek işe alım takvimini veya yalnızca gelecekteki pozisyonlar için aday topladığını açıklamasını öngörüyor. Tasarı kapsamında kurallara uymayan işverenlere ihlal başına 2 bin 500 dolardan başlayan cezalar gündeme geliyor.
Avrupa Birliği’nde hayalet ilanları doğrudan hedefleyen ortak bir düzenleme henüz bulunmuyor. Ancak Fransa’da mevcut iş kanunu, bir pozisyonun gerçekten var olup olmadığı veya hâlen açık bulunup bulunmadığı konusunda yanlış ya da yanıltıcı bilgi içeren iş ilanlarını yasaklıyor. Bu kurala aykırı ilan yayımlayan işverenler bir yıla kadar hapis ve 37 bin 500 avroya kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor.
“Hayalet ilan, işveren markası için güven riski”

Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı
İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, ilan sayısındaki artışın ekonomik iyileşme açısından tek başına bir iyimserlik nedeni olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.
“Türkiye’de işgücü piyasasına ilişkin tartışmalar uzun süredir yetkinlik uyumsuzluğu ekseninde şekilleniyor. Ancak veriler, sorunun yetkinlik uyumsuzluğunun ötesine uzandığına işaret ediyor. Yayımlanan her ilanın arkasında gerçek bir işe alım niyeti olmayabiliyor. Başvurusuna yanıt alamayan aday bu deneyimi kurumun kendisiyle ilişkilendiriyor. Güven bir kez sarsıldığında şirketin gerçek ilanları da inandırıcılığını kaybediyor.
Türkiye’de hayalet ilanlara yönelik özel bir yasal düzenleme henüz bulunmuyor. Böyle bir düzenlemenin hayata geçirilmesi, işverenlerin ilanlarında pozisyonun gerçekten açık olup olmadığını belirtmesini, dolan pozisyonları zamanında yayından kaldırmasını ve adayları bilgilendirmesini sağlayabilir. Bu adımlar ilan verilerinin işgücü piyasasını daha doğru yansıtmasına katkıda bulunurken işe alım süreçlerinde şeffaflığı güçlendirecektir. Ancak işverenlerin gerekli adımları mevzuatı beklemeden atması önem taşıyor. İşe alımı gerçekleşen pozisyonların ilanlarını kapatmak, gerçek olmayan ilanları yayından kaldırmak ve sürece giren her adaya makul sürede dönüş yapmak güçlü birer işveren markası yatırımıdır” diyor.
