
Mobilya otomobili geride bıraktı: Tüketicinin yeni önceliği “yaşam alanı”
NielsenIQ tarafından MOSFED için gerçekleştirilen araştırma, mobilyanın harcama önceliklerinde yüzde 13’lük payla otomobili geride bıraktığını ortaya koydu. Tüketicilerin yüzde 90’ı satın alma öncesi fiyat karşılaştırması yaparken, yüzde 84’ü kaliteyi fiyattan daha önemli buluyor. Yüzde 79 ise uzun ömürlü ürün için daha fazla ödemeye hazır olduğunu belirtiyor.
Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED), Türkiye’de tüketicilerin mobilya satın alma davranışlarını, beklentilerini ve geleceğe yönelik eğilimlerini ortaya koyan “Türkiye Mobilya Sektörü Tüketici Eğilimleri ve Beklentileri Araştırması 2026”nın sonuçlarını açıkladı.
NielsenIQ tarafından gerçekleştirilen araştırma, 16 Haziran–13 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye genelindeki 12 istatistiki bölgeden 26 ili kapsayacak şekilde yapıldı. Araştırmaya, 25–55 yaş aralığında ve mobilya satın alma kararında söz sahibi olan 1.600 tüketici online olarak katıldı.
Araştırma, tüketicilerin mobilyayı yalnızca temel bir ihtiyaç olarak görmediğini; konfor ve yaşam kalitesi açısından da önemli bir harcama alanı olarak değerlendirdiğini ortaya koydu.
Tüketici fiyatı araştırıyor, kaliteyi önceliklendiriyor
Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri, tüketicilerin fiyat ve kalite arasındaki dengeye verdiği önem oldu. Mobilya satın almadan önce tüketicilerin yüzde 90’ı fiyat karşılaştırması yapıyor. Bununla birlikte yüzde 84’ü ürünün kalitesinin fiyatından daha belirleyici olduğunu ifade ediyor.
Tüketicilerin yüzde 79’u uzun yıllar kullanacağı bir ürün için daha yüksek fiyat ödeyebileceğini belirtirken, yüzde 81’i aynı ürünü daha uygun fiyata bulması halinde marka değiştirebileceğini söylüyor.
Satın alma kriterlerinde ise dayanıklılık yüzde 44 ile ilk sırada bulunuyor. Bütçeye uygun fiyat yüzde 42, konfor ve kullanışlılık yüzde 41, kolay temizlenebilirlik yüzde 38, malzeme ve işçilik kalitesi ise yüzde 34 oranında öne çıkıyor.

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, sonuçların tüketicinin yalnızca düşük fiyat aramadığını gösterdiğini belirterek, “Bugün tüketici ödediği bedelin karşılığında gerçek bir değer arıyor. Fiyat elbette önemli ancak araştırmamız; dayanıklılık, kalite ve konforun satın alma kararında fiyatın önüne geçebildiğini, tüketicinin fiyat-performans dengesini bir bütün olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Dolayısıyla yeni dönemde rekabet yalnızca fiyat üzerinden şekillenmiyor; kalite, tasarım, dayanıklılık ve hizmetle birlikte sunulan toplam değer belirleyici hale geliyor” dedi.
Mobilya, otomobilin önüne geçti
Araştırmaya göre tüketicilerin genel harcama önceliklerinde ev satın alma yüzde 44 ile ilk sırada yer alıyor. Eğitim harcamaları yüzde 15 ile ikinci sırada bulunurken, mobilya yüzde 13 ile üçüncü sıraya yerleşiyor. Otomobil satın alma ise yüzde 9’da kalıyor. Yazlık veya ikinci ev yüzde 6, beyaz eşya ise yüzde 5 oranında tercih ediliyor.

Güleç, mobilyanın otomobilin önüne geçmesini dikkat çekici bir değişim olarak değerlendirdi. Güleç, tüketicinin yaşam alanına ve evindeki konfora daha fazla önem verdiğini söyledi.
Mobilya değişiminde ilk neden eskime
Araştırma, tüketicilerin mobilyalarını değiştirme nedenlerinde de ürünün eskimesinin öne çıktığını gösteriyor. Son bir yılda mobilya satın alanların yüzde 37’si mevcut mobilyalarının eskimesini gerekçe gösterirken, yüzde 29’u daha modern, yüzde 27’si ise daha konforlu bir yaşam alanı oluşturmak amacıyla mobilyalarını değiştirdi. Önümüzdeki bir yıl için de mobilya satın alma niyetinde de eskime yüzde 34 ile ilk sıradaki neden olmayı sürdürüyor.

Tüketicilerin evlerinde yaratmak istediği ortamın başında ise yüzde 58 ile konfor geliyor. Bunu yüzde 53 ile huzur ve yüzde 50 ile düzen takip ediyor.
Mobilyayı temel ihtiyaç olarak tanımlayanların oranı yüzde 29 olurken, yüzde 27’si mobilyayı konfor sağlayan bir unsur, yüzde 21’i ise yaşam tarzının bir parçası olarak görüyor.
En sık değiştirilen ürün grubu yüzde 48 ile oturma grupları olurken, bunu yatak, yatak odası, genç-çocuk odası, salon takımı ve yemek odası izliyor. Önümüzdeki bir yıl içinde değiştirilmesi planlanan ürünlerde de oturma grupları yüzde 43 ile ilk sırada bulunuyor.
Tüketicinin beklentisi 12 ay taksit
Ödeme koşulları da mobilya satın alma kararında önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin yüzde 53’ü mobilya alışverişini kredi kartına taksitli gerçekleştiriyor.
Araştırmada tüketicilerin makul bulduğu ortalama taksit süresi 12 ay olarak belirlenirken, aylık ödenebilir taksit tutarı yaklaşık 16 bin 600 TL seviyesinde bulunuyor.

Başkan Güleç, mobilya sektöründeki mevcut 9 aylık kredi kartı taksit sınırı ile tüketici beklentisi arasındaki farka dikkat çekti. Güleç, taksit sürelerinin tüketici beklentileri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesinin hem kaliteli mobilyaya erişimi kolaylaştıracağını hem de iç pazardaki talebi destekleyeceğini ifade etti.
Kampanya tercihlerinde de ödeme kolaylığının öne çıktığı görülüyor. Tüketicilerin yüzde 53’ü indirim kampanyalarını cazip bulurken, yüzde 50’si ödeme seçenekleri ve taksit avantajlarını tercih ediyor. Eski mobilyayı yenisiyle değiştirme ile ücretsiz teslimat ve montaj seçenekleri ise yüzde 40 oranında cazip bulunuyor.
Mobilya alışverişi dijitalde araştırılıyor, mağazada tamamlanıyor
Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 94’ü mobilya araştırırken en az bir dijital kaynaktan yararlanıyor. Fiziksel kaynaklardan yararlananların oranı ise yüzde 70.
Dijital kanallar arasında markaların kendi internet siteleri yüzde 45 ile ilk sırada yer alıyor. Online alışveriş uygulamaları yüzde 37, online alışveriş siteleri yüzde 35 oranında kullanılıyor.
Fiziksel kaynaklarda ise markaların kendi mağazaları yüzde 54 ile öne çıkıyor.
Influencer değil, gerçek kullanıcı ikna ediyor
Markaların iletişim stratejileri açısından araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri de satın alma kararında kimin sözünün daha fazla etkili olduğuna ilişkin sonuçlar oldu.
Kullanıcı yorumları ve videoları yüzde 59 ile satın alma kararındaki en etkili kaynak olarak öne çıkarken, birlikte yaşanan kişilerin görüşleri yüzde 57, arkadaş ve sosyal çevre yüzde 44 seviyesinde bulunuyor. Influencer içeriklerinin etkisi ise yüzde 14’te kalıyor.

Satın alma isteğini artıran içeriklerde de kullanıcı yorumları ve videoları yüzde 68 ile ilk sırada. Mağaza vitrinleri yüzde 65, televizyon reklamları yüzde 64 oranında etkili olurken influencer içerikleri yüzde 24’te kalıyor.
Her 5 tüketiciden biri yapay zeka kullanıyor
Yapay zeka da mobilya satın alma sürecinde yeni bir temas noktası olarak öne çıkıyor. Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 21’i mobilya alışverişinde yapay zekadan yararlanıyor.
Yapay zeka kullanan tüketicilerin yüzde 59’u dekorasyon önerisi, yüzde 57’si fikir alma, yüzde 57’si oda görselleştirme, yüzde 53’ü ürün önerisi ve yüzde 49’u fiyat karşılaştırması amacıyla bu teknolojilerden faydalanıyor.

Güleç, yapay zekanın henüz ana akım bir alışveriş kanalı olmasa da tüketicinin karar yolculuğunda yeni bir temas noktası haline geldiğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Mobilya, tüketicinin görerek, dokunarak ve deneyimleyerek karar verdiği bir ürün grubu. Bu nedenle fiziksel mağazanın önemi devam ediyor. Ancak araştırmamız, tüketicinin mağazaya gelmeden önce dijital kanallarda araştırma yaptığını, artık yapay zekadan da fikir, ilham ve ürün önerisi aldığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde başarılı markalar, fiziksel deneyim ile dijital kanalları ve yapay zekânın sunduğu yeni imkânları birlikte yönetebilen markalar olacak.”
Satış sonrası deneyim yeni rekabet alanı
Araştırmada tüketicilerin satış sonrası deneyimleri de incelendi. Son mobilya alışverişini herhangi bir sorun yaşamadan tamamladığını belirtenlerin oranı yüzde 55 oldu.
En sık karşılaşılan sorunların başında yüzde 14 ile teslimat gecikmesi geliyor. Bunu yüzde 13 ile satış sonrası desteğin yetersiz olması ve yüzde 12 ile kurulum-montaj sorunları takip ediyor.
Güleç, araştırmanın sektöre yalnızca tüketicinin ne satın almak istediğini değil, nerelerde gelişim beklediğini de gösterdiğini belirterek, “Yeni dönemde güçlü marka; iyi ürün üreten markanın ötesinde, tüketiciye araştırmadan satın almaya, teslimattan satış sonrasına kadar kesintisiz ve güvenilir bir deneyim sunabilen marka olacak” değerlendirmesinde bulundu.
