
Türkiye “süper bilgisayarlar” yarışında vites yükseltti
The TECH Summit’te düzenlenen “Geleceği Şekillendiren Süper Güç” oturumunda, Lenovo Türkiye CMO’su Banu Soyak ve TÜBİTAK ULAKBİM Enstitü Müdürü Mehmet Mirat Satoğlu süper bilgisayarların yapay zeka ekosisteminin temelini oluşturduğu vurgulandı. Oturumunda; Lenovo ve TÜBİTAK iş birliğiyle hayata geçirilen ARF altyapısının, Türkiye’yi yüksek performanslı hesaplama liginde üst sıralara taşıdığı belirtilirken; sanayiden bilime, siber güvenlikten enerji verimliliğine kadar geniş bir alanda dönüşümü hızlandırdığına dikkat çekildi.

Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te teknoloji, pazarlama ve iş dünyasının dönüşüm gündemi sahneye taşındı.
The TECH Summit’in üçüncü gününde “Geleceği Şekillendiren Süper Güç” oturumunda Lenovo Türkiye CMO’su Banu Soyak ve TÜBİTAK ULAKBİM Enstitü Müdürü Mehmet Mirat Satoğlu, süper bilgisayarların yapay zeka çağındaki kritik rolünü anlattı. Konuşmada ortak vurgu şuydu: Bugün tüm AI modelleri, bilimsel simülasyonlar, iklim hesaplamaları, hava tahmini, otomotiv tasarımı ve endüstriyel inovasyonlar aslında görünmeyen bir altyapı olan süper bilgisayarlar üzerinde çalışıyor. Yapay zeka modellerinin saniyeler içinde yaptığı işlemler, devasa bir işlem gücünün arkasında gerçekleşiyor.
Lenovo’nun TÜBİTAK ile Ankara ODTÜ kampüsünde kurduğu ARF Süper Bilgisayarı, Türkiye’nin bugüne kadarki en güçlü hesaplama altyapısı olarak gösteriliyor. ARF, dünya genelindeki en güçlü 500 süper bilgisayar sıralamasına ilk aşamada 313. sıradan girdi; ardından yapay zeka kümesinde 145. sıraya yükseldi. Türkiye, bu kapasiteyle süper bilgisayar gücünde küresel ölçekte ilk 20 ülke arasında yer alıyor. Sistem yaklaşık 40 bin bilgisayarı tek bir makine gibi çalıştıran bir yapı; yüksek hız, düşük gecikme ve devasa veri işleme kapasitesiyle bilim ve sanayi tarafında doğrudan etki yaratıyor.
Endüstriyel kullanım örnekleri oldukça somut: Bir şirket motor pervanesi tasarımını simülasyonla iyileştirerek yüzde 10 verimlilik artışı elde etmiş; kimya firmaları laboratuvar süreçlerini sanal simülasyona taşıyarak aylarca sürecek denemeleri günlere indirmiş. Bu tür sonuçlar, süper bilgisayarların inovasyon süresini dramatik biçimde kısalttığını, maliyetleri azalttığını ve ürün geliştirmeyi hızlandırdığını gösteriyor. Süper bilgisayar aynı zamanda iklim modellemesi gibi yalnızca büyük devletlerin yapabildiği projeleri de Türkiye’de mümkün kılıyor.
ARF’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, yüzde 98 oranında sıvı soğutma sistemi ile çalışması. Bu teknoloji sayesinde soğutma için kullanılan enerji yüzde 70 seviyesinde azalıyor ve yıllık yaklaşık 1 milyon dolar enerji tasarrufu sağlanıyor. Bu, süper bilgisayarların yalnızca işlem gücü değil, enerji verimliliği açısından da stratejik değer taşıdığını ortaya koyuyor. Mirat Satoğlu ayrıca süper bilgisayarların kriptoloji alanında kritik önemine değindi: Bugün 50 yıl süreceği varsayılan bir şifre çözme işlemi, modern süper bilgisayarlarla 5 dakikada yapılabiliyor.
Stratejik çıkarımlar:
- Süper bilgisayarlar, yapay zekanın gerçek motorudur: Büyük modellerin eğitimi, optimizasyonu ve bilimsel simülasyonlar ancak bu altyapılarla mümkün.
- Türkiye artık küresel süper bilgisayar liginde: ARF’ın 145. sıra seviyesi, ülkenin bilimsel ve teknolojik rekabet gücünü artırıyor.
- Simülasyon ekonomisi = zaman + maliyet tasarrufu: Ürün geliştirme, kimya, malzeme bilimi, otomotiv ve enerji sektörlerinde aylar sürecek süreçler günlere iniyor.
- Enerji verimli soğutma kritik bir avantaj: Veri merkezleri dünya enerji tüketiminin büyük kısmını oluştururken, sıvı soğutma yüzde 70 daha verimli.
- Kriptoloji ve siber güvenlik için stratejik unsur: Şifre çözme kapasitesi ülkelerin güvenlik seviyesini doğrudan etkiliyor.
- Kamu–üniversite–sanayi iş birliği zorunlu: Bu kapasitenin yaygın kullanımı hem özel sektör inovasyonunu hem kamusal projeleri hızlandırıyor.
- Süper bilgisayar kapasitesi, ülkelerin savunma gücünün göstergesi haline geliyor.
Sektörel çıkarımlar:
1. Yapay zeka projelerinde “altyapı yetersizliği” dönemi kapanıyor: Türkiye’deki güçlü süper bilgisayar kapasitesi, yerli modellerin eğitimi, büyük veri işlemleri ve kurumsal AI projelerinin uygulanabilirliğini artıracak.
2. Endüstri 4.0 ve simülasyon çağı hızlanacak: Otomotiv, kimya, havacılık, enerji, beyaz eşya gibi sektörler tasarım, optimizasyon ve prototipleme süreçlerini hızla dijitalleştirecek.
3. Enerji verimliliği yeni rekabet alanı: Düşük enerji tüketimi olan yüksek performanslı altyapılar, sürdürülebilir dijital dönüşümün temel unsuru olacak.
4. KOBİ’ler için erişilebilir yüksek hesaplama gücü: Simülasyon, veri analizi, R&D ve yapay zeka uygulamaları KOBİ düzeyinde de mümkün hale geliyor. Qmindlab’ın danışmanlık projelerinde bu kapasiteye erişim büyük avantaj sağlayacak.
5. Milli güvenlik ve siber savunmada stratejik etki: Kriptoloji, veri güvenliği, iletişim şifreleme, büyük ölçekli tehdit simülasyonları gibi alanlarda ulusal kapasite ciddi şekilde güçlenecek.
6. Büyük modellerin Türkiye’de eğitilmesi mümkün hale geliyor: Lokal dil modelleri, sektör modelleri, agent mimarileri ve dijital ikizler artık Türkiye içinde eğitilebilecek; bu hem veri güvenliği hem maliyet açısından avantaj sağlayacak.
The TECH Summit raporunun tamamını buradan okuyabilirsiniz…
featured The Tech Summit 2025
