
“En’lerin Bankası Enpara” reklamı tartışma yarattı: Hukuki risk uyarısı
Enpara, son reklam filmiyle dikkatleri üzerine çekerken yeni bir tartışmayı da başlattı. Reklam Kurulu eski Daire Başkanı Erdem Biçer, LinkedIn hesabından yaptığı paylaşımla reklamda kullanılan “en” ifadelerinin hukuki risklerine dikkat çekti. Biçer, reklamın yaratıcı yönünü başarılı bulduğunu ancak kullanılan söylemin klasik bir “üstünlük iddiası” riski taşıdığını söyledi.
Enpara, FutureBright tarafından yapılan araştırmada müşterileri tarafından en çok tavsiye edilen banka olmasından yola çıkarak tamamen yapay zeka ile üretilen yeni reklam filmi “En’lerin Bankası Enpara” ile dikkatleri üzerine çekerken hukuki bir tartışmayı da başlattı.
Reklam filminin başında “Reklam mevzuatı gereği, televizyon reklamlarımızda, ‘Türkiye’nin en masrafsız, en şeffaf, en kolay ve en sevilen bankasıyız’ diyemiyoruz” ifadeleri yer alsa da Reklam Kurulu eski Daire Başkanı Erdem Biçer reklam filminin hukuki olarak sorunlu olabileceğini söyledi.
“Üstünlük iddiası olarak yorumlanabilir”
Biçer, LinkedIn hesabından yaptığı paylaşımda ilk bakışta slogan niteliği taşıyan “En’lerin bankası” ifadesinin “en iyi”, “en çok tercih edilen” ya da “en avantajlı” gibi ölçülebilir üstünlük iddiaları olarak yorumlanabileceğini, bu durumun doğrudan mevzuat kapsamında değerlendirme riskini beraberinde getirdiğini söyledi. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Ticari Reklam Yönetmeliği’ni hatırlatan Biçer, reklamlarda yer alan üstünlük iddialarının doğrulanabilir olması gerektiğini vurguladı. Eğer bu iddialar bir araştırmaya dayanıyorsa; kaynağın, tarihin ve kapsamın açık biçimde belirtilmesi gerekiyor.
Riskin özellikle iddiaların dayanağının reklamda yer almaması durumunda başladığına işaret eden Biçer, Eğer reklamda “en” iddiasının dayanağı gösterilmiyorsa, araştırma/metodoloji açıklanmıyorsa Reklam Kurulu’nun bunu “ispat edilemeyen genelleme” olarak değerlendirebileceğini söyledi.
Reklam dili savunması yeterli mi?
Geçmişte “en iyi” ya da “en hızlı” gibi ifadelerin reklam dili içinde abartı (puffery) olarak daha esnek değerlendirilebildiğini belirten Biçer, son yıllarda Reklam Kurulu’nun yaklaşımın “En diyorsan, kanıtla” biçiminde daha net olduğunu söyledi.
Biçer ayrıca, bir araştırmaya dayanan ifadelerde dahi dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Örneğin “en çok tavsiye edilen banka” gibi bir sonucun, reklamda “en masrafsız”, “en şeffaf” veya “en kolay” gibi farklı iddialarla genişletilmesinin veriyle uyumsuzluk yaratabileceğine işaret etti.
Tüketici görüşlerine dayandırılan ifadelerin de tek başına yeterli bir savunma oluşturmayabileceğini belirten Biçer, reklamın yaratıcı yönünü başarılı bulduğunu ancak kullanılan söylemin klasik bir “üstünlük iddiası” riski taşıdığını dile getirdi. Özellikle “En’lerin bankası” gibi ifadelerin veriyle desteklenmemesi halinde hukuki sorunlara yol açabileceğini kaydetti.
