
Toplumun yüzde 63’ü Sevgililer Günü’nü “ticari bir gün” olarak görüyor!
Areda Survey’in 14 Şubat Sevgililer Günü Araştırması, romantizmin gölgesinde büyüyen ticari algıyı ve tüketici psikolojisini mercek altına alıyor. Araştırmaya göre toplumun yüzde 63,6’sı Sevgililer Günü’nü daha çok ticari bir gün olarak görüyor. Yüzde 15,4’lük kesim ise bu dönemde ciddi maddi baskı hissettiğini ifade ediyor. Sosyal medyanın sunduğu “mükemmel Sevgililer Günü” içeriklerinden etkilendiğini söyleyenlerin oranı yüzde 48,3 olurken erkeklerin yüzde 43,2’sinin günün tamamen kaldırılması gerektiğini düşünüyor.
Areda Survey’in 04–12 Şubat 2026 tarihleri arasında 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel olarak gerçekleştirdiği araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 31,6’sı Sevgililer Günü yaklaşırken maddi baskı hissetmediğini belirtirken, yüzde 29,1’i biraz baskı hissettiğini, yüzde 15,4’ü ise ciddi baskı yaşadığını söylüyor. Yüzde 23,9’luk bir kesim ise bu günü hiç kutlamadığını ifade ediyor.
Pahalı hediye sevgi göstergesi olarak görülmüyor
Sevgililer günü araştırmasındaki veriler, toplumun büyük çoğunluğunun pahalı hediyeleri sevginin göstergesi olarak görmediğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 78,3’ü pahalı hediye almanın sevginin göstergesi olmadığını belirtirken, yüzde 17,9’u bu görüşe kısmen katılıyor. “Pahalı hediye sevginin göstergesidir” diyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 3,8.
Sosyal medyada paylaşılan “mükemmel Sevgililer Günü” içeriklerinin etkisi de dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 51,7’si bu içeriklerden etkilenmediğini belirtirken, yüzde 48,3’ü etkilendiğini söylüyor. Etkilenenlerin yüzde 35,4’ü biraz, yüzde 12,9’u ise belirgin şekilde etkilendiğini ifade ediyor.

Beklentiler hayal kırıklığı oluşturabiliyor
Araştırmada Sevgililer Günü beklentilerinin ilişkilerde hayal kırıklığı oluşturup oluşturmadığı da soruldu. Katılımcıların yüzde 40,8’i Sevgililer Günü beklentilerinin hayal kırıklığı yarattığını söylerken, yüzde 39,8’i bunun bazen yaşandığını belirtiyor. Hayal kırıklığı yaşamadığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 19,4’te kalıyor.
Katılımcıların yüzde 32,2’si Sevgililer Günü’nü evde sade bir şekilde kutlamayı tercih ettiğini söylerken, yüzde 30,4’ü hiç kutlamadığını belirtiyor. Dışarıda yemek veya etkinlik tercih edenlerin oranı yüzde 21,7, hediye almayı tercih edenlerin oranı ise yüzde 15,7.
Araştırmada ayrıca “Sevgililer günü ilişkinin ciddiyetini ölçer mi?” sorusunun yanıtı da arandı. Katılımcıların yüzde 66,7’si Sevgililer Günü’nün bir ilişkinin ciddiyetini ölçen bir gün olmadığını düşünüyor.
Evlilik yıldönümü ve doğum günleri daha anlamlı
Sevgililer Günü araştırmasında katılımcılara Sevgililer Günü yerine daha anlamlı buldukları günler de soruldu. Katılımcıların yüzde 38,8’i evlilik yıldönümünü daha anlamlı bulduğu günler arasında ilk sıraya yerleştirdi. İkinci sırada ise yüzde 37,9 ile doğum günü yer aldı. “Hiçbiri” diyenlerin oranı yüzde 12,9, tanışma yıldönümünü tercih edenlerin oranı yüzde 10,3 olarak araştırmaya yansıdı.
Erkeklerin yüzde 43’ü sevgililer gününün kaldırılması gerektiğini düşünüyor
Sevgililer Günü’nün tamamen kaldırılması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 38,6. Bu görüşe katılmayanlar yüzde 31,6, kararsızlar yüzde 29,8. Cinsiyet kırılımında ise erkeklerin yüzde 43,2’si, kadınların yüzde 35,7’si günün kaldırılması gerektiğini düşünüyor.
Araştırmanın Metodolojisi: Bu araştırma, Türkiye genelinde 700 kişinin katılımıyla, 04–12 Şubat 2026 tarihleri arasında CAWI tekniği kullanılarak, Areda Survey’in Profil Bazlı Dijital Paneli üzerinden gerçekleştirildi.
