
Türkiye yapay zekada bölge lideri: Pazarlama yöneticilerinin yüzde 72’si ileri seviyede
Marketing + Media Alliance Türkiye (MMA Türkiye), Kantar Insights iş birliğiyle hayata geçirilen “MMA Yapay Zeka Benimseme Araştırması 25”in sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye, MENA ve Güney Afrika’yı kapsayan ve 115 pazarlama ve müşteri deneyimi liderinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’nin yapay zeka farkındalığında ve uygulama ivmesinde bölge lideri konumuna yükseldiğini ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre Türkiye’de pazarlama liderlerinin yüzde 72’si yapay zeka konusunda “ileri düzeyde bilgi sahibi” olduğunu belirtiyor. Bu oran MENA’da yüzde 64, Güney Afrika’da ise yüzde 62 seviyesinde. Bölge genelinde yapay zekanın kullanımına dair ortalama farkındalık oranı ise yüzde 66.
Veriler, Türkiye’de yapay zekanın artık yalnızca teorik bir gündem başlığı olmadığını; stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmeye başlandığını gösteriyor.
Pilot aşamasından ölçeklendirme aşamasına geçildi
Araştırmanın çarpıcı bulgularından biri de Türkiye’de yapay zekanın test ve pilot aşamasını büyük ölçüde geride bırakmış olması. Kuruluşların yüzde 46’sı yapay zeka uygulamalarını pilot projelerin ötesine taşıyarak kurum geneline yaydığı “ölçeklendirme” aşamasına geçmiş durumda.
Dikkat çeken bir diğer veri ise, araştırmaya katılan Türkiye’deki kuruluşların tamamının yapay zekayı en az test aşamasında kullanıyor olması. “Henüz başlamadık” diyen kurum oranı yüzde 0.
Bu tablo, yapay zekanın pazarlama dünyasında artık verimlilik artıran bir araçtan çıkıp, doğrudan iş sonuçlarını etkileyen stratejik bir kaldıraç haline geldiğine işaret ediyor.
Hız kazandırmanın ötesinde somut iş çıktısı üretimi
Pazarlama liderlerinin yapay zekadan beklentileri, teknolojinin hız kazandırmasının ötesinde somut iş çıktıları üretmesi yönünde şekilleniyor.
Araştırmaya göre pazarlama liderlerinin yapay zekaya yönelik temel hedeflerinin başında, yüzde 64 oranıyla veri analitiği ve içgörü üretimini güçlendirmek geliyor. Bunu yüzde 62 ile operasyonel verimliliği ve karlılığı artırma hedefi izlerken, yüzde 56’lık kesim ise yapay zekayı müşteri deneyimini iyileştirmek amacıyla konumlandırıyor.
Uygulama tarafında ise en hızlı dönüşümün yüzde 79 ile reklam ve medya planlama alanında yaşandığı görülüyor. Strateji ve planlama süreçleri yüzde 46 ile ikinci sırada yer alırken, müşteri deneyimi, operasyon ve üretim alanlarının her biri yüzde 41 oranında dönüşüm ivmesi yakalamış durumda.
Öte yandan kuruluşların yüzde 64’ü, yapay zekanın pazarlama ve müşteri deneyiminde kullanımına yönelik üst yönetim destekli bir vizyon ya da yol haritasına sahip olduğunu belirtiyor
Farkındalık ve sürdürülebilirlik arasında dikkat çeken fark
Türkiye’de şirket kültürlerinin yapay zekaya karşı bilgili ve kabul edici yaklaşım oranı yüzde 82 gibi dikkat çekici bir seviyede. Ancak araştırma, farkındalık ile sürdürülebilir yetkinlik arasında hala önemli bir mesafe olduğuna işaret ediyor.
Kuruluşların yüzde 44’ünde yapay zekaya yönelik eğitim bulunuyor; ancak bu programların büyük bölümü rol ve yetkinlik bazında özelleştirilmiş değil. Yalnızca yüzde 13’lük kesim, kurumsal stratejiyle tam uyumlu ve olgun bir eğitim altyapısına sahip.
Yapay zeka yetkinliği geliştirme konusunda şirketlerin yüzde 82’si mevcut çalışanların gelişimine (upskilling) öncelik verirken, yeni yetenek istihdamı yüzde 23 seviyesinde kalıyor.
“Yapay zeka artık tercih değil, stratejik bir zorunluluk”
MMA Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Didem Namver, raporun stratejik çıktısını şu sözlerle özetliyor: “MMA olarak en temel misyonumuz, hızı kesmeden sürdürdüğümüz araştırmalarımızla sektöre kanıta dayalı bir rehberlik sunmaktır. Bu araştırma gösteriyor ki; yapay zeka artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Kurumların bu yeni dönemde ayakta kalabilmesi için AI okuryazarlığını bir kurum kültürü haline getirmesi, veri güvenliği protokollerini ivedilikle oluşturması ve küçük ölçekli denemelerden büyük ölçekli entegrasyonlara geçmesi gerektiğine inanıyoruz. MMA olarak, insan yaratıcılığının yapay zeka ile yer değiştirmeyeceğini, aksine bu teknolojinin insan zekası için bir çarpan etkisi yaratacağını savunuyoruz. Kanıta dayalı araştırmalarımızla sektöre ışık tutmaya ve üyelerimizi bu büyük teknolojik sıçramada doğru adımlarla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
