12 Ağustos Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
"Serdesin 10 yaşında, aklı fikri başında"

“Serdesin 10 yaşında, aklı fikri başında”

Gülben Dikmen
22 Mart 2026
4 dk okuma

Mahallede doğan bir fikir dükkanı… Plaza anlayışına karşı sokağın enerjisini, gürültüye karşı hikayeyi, görünürlüğe karşı hatırlanırlığı koyan bir reklam ajansı… Serdesin, 10. yılında hala ilk günkü refleksiyle konuşuyor, konuşturuyor ve üretmeye devam ediyor. Kurucusu Serhat Bayram’ın ifadesiyle “Aynı kafadaki insanların buluştuğu bir yer” olma hedefiyle yola çıkan ajans, hikayesi olmayan markalara hikaye yaratma, olanlara ise daha çok insana anlatılır kılma iddiasını sürdürüyor. Serdesin’in Kurucusu Serhat Bayram ile ajansın 10 yıllık yolculuğunu, kırılma anlarını, sektörün geldiği eşiği ve önümüzdeki döneme dair vizyonunu konuştuk. Serhat Bayram özetle “Serdesin 10 yaşında, aklı fikri başında” diyor…

Serdesin 10 yaşında… Nasıl bir anlayışla kurdunuz ajansı?

Serdesin’i kafamda ilk kurduğumda “Aynı kafadaki kişilerin buluştuğu yerde olmak!” düsturu ile yola çıktım. Zaten Serdesin de “kafadasın” demek. Parmakla gösterilen bir yaratıcı fikir dükkanı olmak için parmakla sayılacak kadar kıymetli işler üretmek gerektiğine inandık. Bugün butik ajansların çoğaldığı bir dünyada değil, 10 yıl önce, henüz ortada bu kadar örnek yokken, biz bunu yaptık. Hem Serdesin insanlarının hem de müşterilerinin aynı kafada olduğu bir yer… Serdesin’i böyle özetleyebilirim.

Geriye dönüp baktığınızda bu yolculuğu birkaç kırılma anıyla nasıl özetlersiniz?

 Kırılma bir enerji boşaltımı aslında. Ya da baskıya karşı neye dönüşeceği bilinmeyen bir ilerleme. Bu yüzden kurulduktan sonra yaptığımız her işin, ürettiğimiz her iletişimin bir sonrakine referans olması da yeni kırılmalar yarattı. Çok başarılı bir kampanyamızın başka ajanslara brief gibi gönderildiğini öğrenmek, hissettiğim en büyük kırılmalardan biriydi. Yani dönüp “vay be” dediğim her an aslında bir kırılma anıydı. Bu 10 yıl içinde pandemi ya da benzeri büyük olaylar bir yana, benim için asıl kırılmalar hep o dönüp “vay be” dediğim anlar oldu. Bu yolculuk biraz da o anların birikimi. Vay be, güzel soruydu…

Serdesin’i diğer ajanslardan ayıran temel yaklaşımı nasıl tanımlıyorsunuz? Markalar Serdesin ile çalıştıklarında en çok hangi farkı hissediyor?

Serdesin insanlarla selamlaşmayı, konuşmayı ve konuşturmayı iyi bilir. Bizim özümüzde konuşmak ve konuşturmak var. Anlatacak hikayesi yoksa, onu yazmak ve yazdırmak var. Markalarımız da onlar için ürettiğimiz en küçük yapıdan en büyük stratejik kampanyalara kadar bu farkı hisseder. Bir tarzımız, bir refleksimiz, bir duruşumuz var ve bu tanınıyor. Aynı anda birçok ajansla çalışan müşterilerimizin bile her işte “Bu tam Serdesin kafası” diye gelmesi büyük gurur. Vitrinimiz “Tam Serdesin işi!” denecek işler ve ikonik laflarla dolu. İşte bu yüzden hep birlikte gururla söylüyoruz: Serdesin 10 yaşında, aklı fikri başında.

Markalarla kurduğunuz ilişkiyi klasik ajans-müşteri denkleminden ayıran unsurlar neler?

Biz aynı masada olmayı ilk andan hissettiriyoruz. Dirsek koyduğumuz yer hem Serdesin’in hem markamızın masası; o masadaki tansiyonu ve titreşimi hissederek iş üretiyoruz, çözüyoruz. Markanın harcadığı her kuruşun sorumluluğunu hissetmek bizi ayıran yanımız. Serdesin’in her müşterisiyle iletişimi o masada olduğunu hissettirmektir.

"Serdesin 10 yaşında, aklı fikri başında"
Serhat Bayram
Serdesin Kurucusu

Serdesin’in ekip yapısını nasıl kurguladınız, bu yapı yıllar içinde nasıl dönüştü? Ajans içinde yaratıcılığı ve motivasyonu canlı tutmak için nasıl bir kültür inşa ettiniz?

Ben kreatif olarak 10 sene çalıştım, reklam yazarıyım. Serdesin de saf bir kök fikir, kreatif ajans… İçerdeki herkes bir fikir üreticisi değil ama herkesin bir görüşü, duruşu ve fikri var. Her zaman yan yana, hızlı ama acele etmeyen, sindiren, ince işçiliğe önem veren bir yapılanmamız oldu. İçinde reklamcılık ateşi olanlar da hayatında reklamcılığın kıyısından bile geçmemiş ama sıfırdan başlamak isteyenler de… O isteği, o ateşi gördüğümde ne gerekiyorsa elimden gelenin fazlasını yaptım. Birçoğu bugün farklı ajanslarda iyi konumlarda; Serdesin bayrağı içlerinde dalgalanıyor. İyi insanları kazanmak ve kazandırmak ne mutlu.

Türkiye’de reklamcılık sektörünün geldiği noktayı nasıl tanımlıyorsunuz? Sizce sektör hangi eşikte duruyor?

Sektör çok hızlı ve kalabalık bir devasa topun içinde. Şu an gürültüyle değer arasında bir eşikte. Üretim çok, içerik çok, herkes bir şey söylüyor. Eskiden hem satın alan için hem de satın aldıran için bu işler daha kolaydı diye düşünüyorum. Çünkü anlatan da üreten de bu kadar çok değildi. Şimdi satın alacak sayısız seçenek var ama neyin gerçekten değerli olduğunu anlamak, gürültü ve hız içinde zorlaştı. Bu da şunu getiriyor; herkesin söylediği şey, insanların hayatında bir yere değmiyor. Bu yüzden eşik, görünürlükten hatırlanırlığa geçiş… Bu da daha fazla bağırmakla değil, doğru içgörü ve iyi hikayeyle mümkün. Mesele sadece yetenek ya da hız değil; seçicilik ve gerçekten anlam kazandıran işler üretmek. Her yer ve herkes için geçerli.

Son yıllarda reklamveren beklentilerinde nasıl bir dönüşüm gözlemliyorsunuz?

Bütçeler kesiliyor, şartlar zorlaşıyor. Tek seferlik işler değil, sürekli ve yayılımlı çözümler isteniyor. Reklamveren de doğal olarak ekonomik, ölçülebilir ve aklı başında yaklaşımlar bekliyor. Bu yüzden sıradan bir ajansla, Serdesin gibi aklı fikri başında bir ajans yeni dönemde net biçimde ayrışıyor. Kurulduğumuz günden bu yana müşterilerimizin bu ekonomik dönemdeki beklentilerine güçlü ve etkili çözümlerle yanıt veriyoruz.

Yapay zeka, otomasyon ve veri odaklılık ajansların çalışma biçimini nasıl yeniden şekillendiriyor?

Yapay zeka hız kattı; üstelik bu hızı herkese sağladı. Ama hızlanmış üretimde doğruyu ve etkilisini kim seçiyor? Asıl mesele bu. Yapay zeka sayesinde ortalama bir şeyi artık herkes üretebiliyor; ama iyi olanı herkes seçemiyor, seçse bile her zaman doğru yönlendiremiyor. Her zaman el yapımı ve insan üretimi kıymetlidir, daha da kıymetlenecek. İster yapay zeka yardımıyla ister başka bir malzemeyle yapsın, insan eli değerli. El de elden üstündür.

Önümüzdeki 10 yıl için Serdesin adına nasıl bir vizyon çiziyorsunuz?

10 yıl sonra da Serdesin’i aynı yerde görmek istiyoruz: Bir fikir dükkanı… Parmakla gösterilen işler, hatırlanan sözler ve ince işçilik… Ama daha güçlü bir üretim kasıyla; daha çok teknoloji ve uluslararası iş, daha büyük ortaklıklar ve daha hızlı sistemlerle. Ölçek büyür ama öz aynı kalır. Konum olarak nerede oluruz vizyonunu soruyorsanız; sadece Moda değil, var bi’ hayallerimiz, yakında gerçekleştireceğiz.

featured
1 Araştırma: Mikro influencer'lar megalardan iki kat daha etkili!
Araştırma: Mikro influencer’lar megalardan iki kat daha etkili!
2 Alkollü içki mevzuatında yeni dönem: 7584 sayılı kanun bize ne söylüyor?
Alkollü içki mevzuatında yeni dönem: 7584 sayılı kanun bize ne söylüyor?
3 Temmuz ayının en çok izlenen gazetecileri: Cüneyt Özdemir zirvede, Özlem Gürses takipte
Temmuz ayının en çok izlenen gazetecileri: Cüneyt Özdemir zirvede, Özlem Gürses takipte
4 TDK sözlüğünde "Sürdürülebilirlik" tanımı genişletildi
TDK sözlüğünde “Sürdürülebilirlik” tanımı genişletildi
5 Almanya'da bira satışları 32 yılın en düşük seviyesinde, 53 fabrika kapandı
Almanya’da bira satışları 32 yılın en düşük seviyesinde, 53 fabrika kapandı
Güncel Haberler
Booking ve Airbnb için yeni dönem: Vergi ve temsilci zorunluluğu geliyor
Booking ve Airbnb için yeni dönem: Vergi ve temsilci zorunluluğu geliyor
YouTube’da para kazanmak zorlaşıyor: Gelir sınırı iki katına çıkıyor
YouTube’da para kazanmak zorlaşıyor: Gelir sınırı iki katına çıkıyor
X, ödeme modelini yeniliyor: Ne kadar özgün o kadar fazla...
X, ödeme modelini yeniliyor: Ne kadar özgün o kadar fazla…
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

Gençlik raporu: Hayallerde özgürlük, korkularda güvenlik var
Haberler
Gençlik raporu: Hayallerde özgürlük, korkularda güvenlik var
Gülben Dikmen
6 Haziran 2026
Dünyanın en güçlü pasaportları açıklandı: Türkiye kaçıncı sırada?
Haberler
Dünyanın en güçlü pasaportları açıklandı: Türkiye kaçıncı sırada?
Marketing Türkiye
3 hafta önce
Gelenekten fonksiyona: Çeyiz pazarının yeni dinamikleri
Haberler
Gelenekten fonksiyona: Çeyiz pazarının yeni dinamikleri
Gülben Dikmen
3 Haziran 2026
McDonald’s Türkiye, Örümcek Adam’ı menülerine taşıdı
Haberler
McDonald’s Türkiye, Örümcek Adam’ı menülerine taşıdı
Sena Tufan
2 hafta önce
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.