
Yapay zeka yükselirken insan sezgisi neden kritik?
Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te konuşan Denebunu & Sorbunu Kurucu Ortağı ve CEO’su Duygu Akbudak, yapay zekanın araştırma ve karar süreçlerini saniyelere indiren hızına dikkat çekerken, tüketiciyi anlamada insan sezgisi, empati ve etik yaklaşımın vazgeçilmezliğini vurguladı. Oturumda “Hız derinliği öldürmemeli” mesajı en güçlü uyarı olarak öne çıktı.

Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’in üçüncü gününde Denebunu & Sorbunu Kurucu Ortağı ve CEO’su Duygu Akbudak’ın “Hızlanırken Kaybolmamak: Gerçek Tüketici Merkezli Dijital Gelecek” başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer aldı.
Akbudak, konuşmasında yapay zekanın hayatımıza getirdiği büyük hızın aynı zamanda nasıl bir kör nokta yaratabileceğini ve insan sezgisinin neden hala vazgeçilmez olduğunu sorguladı. Sunum, Denebunu & SorBunu platformları üzerinden gerçek zamanlı bir pazar araştırmasının sahnede canlı yürütülmesiyle başladı. Akbudak, 10 dakikadan kısa sürede 100 kişiden veri toplanabilmesini “yeni hız ekonomisinin” sembolü olarak tanımladı. AI destekli araştırma, tüketiciyi anlamayı, günler–haftalar süren süreçlerden saniyelere indirdi.
Ancak konuşmanın merkezinde kritik bir uyarı var: Hız, derinliği öldürmemeli. Yapay zeka trendleri, içerikleri, araştırma sonuçlarını rekor hızla sunabiliyor; fakat tüketiciyi anlamak hala insan sezgisini, duygusal zekayı ve etik dikkati gerektiriyor.
Akbudak, ekibinden gelen e-maillerde bile yapay zeka tonu hissettiğini, bunun da yavaş yavaş insanların ifade becerilerini körelttiğini söyledi. Gerçek hayatta, özellikle İngilizce anlama, iletişim, kültürel nüanslar gibi alanlarda, AI’nın bir “gölge arkadaş” olarak kullanıldığını ama bunun sosyal becerileri de aşındırabildiğini aktardı. AI’nın meslekler üzerindeki etkisine değinen konuşmacı, çevirmenlik, müşteri ilişkileri, fotoğrafçılık, stil danışmanlığı ve fitness koçluğu gibi alanların ciddi bir dönüşüm baskısı altında olduğunu belirtti. Ancak burada altını çizdiği nokta şu oldu: AI hız sağlar, ama stratejik sezgiyi, duyguyu ve yaratıcılığı taklit edemez. Yaratıcı bir fikrin “tüyleri diken diken eden” kısmı hala insandan geliyor. Tüketicinin hissettiği şeyleri yalnızca veriyle değil, deneyimle, empatiyle ve kültürel bağlamla okumak gerekiyor.
Sunumun en güçlü bölümlerinden biri “etik sınırlar ve insan dokunuşu” vurgusu oldu. Akbudak, Denebunu’da cinsel sağlık kategorisi gibi hassas alanlarda kullanıcı içeriklerinin çok hızlı üretilebildiğini; ancak hangi içeriğin yayınlanıp yayınlanmayacağına karar verirken yapay zekanın yeterli olamayacağını, etik ve kültürel hassasiyetlerin mutlaka insan tarafından yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Akbudak konuşmasını şu mesajla kapattı: Yapay zeka karar süreçlerini hızlandırmak için mükemmel bir araç; fakat markanın kalbini, tüketicinin sesini ve gerçek duyguyu hiçbir zaman tek başına yönetemez. Hızlanırken kaybolmamak için insan sezgisi, etik pusula ve tüketici gerçeği merkeze alınmalı.
The TECH Summit raporunun tamamını buradan okuyabilirsiniz…
featured The Tech Summit 2025
