
Publicis ve WPP arasında açık mektup krizi
Reklam ve pazarlama dünyasının iki büyük iletişim grubu Publicis Groupe ve WPP arasındaki rekabet, sosyal medyaya taşındı. WPP CEO’su Cindy Rose’un büyük müşteri hesaplarının geleneksel konkur süreçleri dışında masa başında ikili ilişkiler sayesinde el değiştirmesine yönelik eleştirilerine Publicis CEO’su Arthur Sadoun’dan Instagram üzerinden yanıt geldi. Publicis, WPP’ye hitaben yayımladığı açık mektupta rakibinin eleştirilerini hedef alırken Coca-Cola üzerinden de dikkat çekici göndermelerde bulundu.
Tartışmanın fitilini, WPP CEO’su Cindy Rose’un 29 Ekim’de şirketin üçüncü çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin toplantıda yaptığı açıklamalar ateşledi. Rose, bazı büyük müşteri hesaplarının geleneksel ajans konkur süreçlerinden geçmeden el değiştirmesine eleştirerek bu yaklaşımı “CEO handshake” (CEO’lar arasında el sıkışma) olarak tanımladı. Rose’un açıklamaları, Publicis Groupe’un PepsiCo’nun küresel medya operasyonlarını devralmasının ardından geldi. Yaklaşık 1,9 milyar dolarlık medya bütçesini kapsayan bu gelişmeyle Publicis, PepsiCo’nun uzun yıllardır medya operasyonlarını yürüten Omnicom bünyesindeki OMD’nin yerini aldı.
Publicis’in PepsiCo hesabını kazanması, aynı dönemde Coca-Cola’nın küresel medya operasyonlarına ilişkin değerlendirme sürecinin de gündemde olması nedeniyle dikkat çekti. Coca-Cola’nın Kuzey Amerika operasyonları Omnicom’a geçerken WPP, Kuzey Amerika dışındaki birçok pazarda müşteriyle çalışmayı sürdürdü. WPP ise Kuzey Amerika’daki değerlendirme sürecine katılmama kararını, mevcut müşteri operasyonlarına odaklanma gerekçesiyle açıkladı.
Rose’un açıklamalarına Publicis’ten yanıt gecikmedi. 6 Kasım’da Instagram hesabından “Dear Cindy” başlıklı açık bir mektup yayımlayan Publicis, paylaşımında WPP’nin resmî hesabını da etiketledi. Gönderinin açıklamasında kullanılan “We’re not angry, we’re just disappointed” (Kızgın değiliz, sadece hayal kırıklığına uğradık) ifadesi, iki holding arasındaki gerilimi sosyal medyaya taşıdı.
Mektupta Publicis, büyük şirketlerin medya, veri ve teknoloji operasyonlarını yalnızca iki CEO arasındaki gayriresmî bir anlaşmayla başka bir ajansa devretmeyeceğini savundu. Geleneksel konkur süreçlerinin dışında ikili ilişkilerle gerçekleşen iş kazanımlarının gerekli değerlendirmelerin yapılmadığı anlamına gelmediğini belirten grup, PepsiCo gibi müşterilerin karar öncesinde aylar süren teknik testler ve kapsamlı incelemeler gerçekleştirdiğini vurguladı.
Publicis’in yanıtındaki en dikkat çekici bölüm ise Coca-Cola üzerinden WPP’ye yöneltilen eleştiri oldu. WPP’nin Coca-Cola’nın Kuzey Amerika medya operasyonları için düzenlenen değerlendirmeye katılmama kararını hedef alan Publicis, mektubunda “You can’t be a passionate defender of pitch culture and plead exhaustion in the same breath” ifadelerini kullandı. Türkçeye “Pitch kültürünün ateşli bir savunucusu olup aynı zamanda yorgunluktan yakınamazsınız” şeklinde çevrilebilecek bu sözlerle WPP’nin tutumunu eleştirdi. Publicis, mektubunda ayrıca “Bu bir dayanıklılık sorunu değil, yetkinlik sorunu” ifadesine yer verdi.
