
Küresel iş gücünde güven erozyonu: Çalışanların yüzde 60’ı iş arayışında
ManpowerGroup’un 2026 Global Yetenek Barometresi, çalışanların iş dünyasına bakışında belirgin bir kırılmaya işaret ediyor. Küresel ölçekte memnuniyet gerilerken, stres ve tükenmişlik yükseliyor. Çalışanların yüzde 60’ının aktif olarak iş arayışında olması dikkat çekerken, yüzde 43 önümüzdeki iki yıl içinde yapay zekanın kendi işlerini ellerinden alacağından korkuyor.
ManpowerGroup’un 19 ülkede yaklaşık 14 bin çalışanın katılımıyla gerçekleştirdiği “2026 Global Yetenek Barometresi” raporunun sonuçları iş dünyasındaki çarpıcı tabloyu gözler önüne serdi. Rapor hızla değişen iş dünyasında çalışanların duygu ve beklentilerini, toplam 12 göstergeden oluşan üç ana endeks üzerinden inceliyor. Bunlar; Well-Being Endeksi, İş Tatmini Endeksi ve Güven Endeksi.
Rapora göre, hızla değişen iş dinamikleri ve zayıflayan güven duygusu nedeniyle çalışanların genel memnuniyet skoru yüzde 67’ye geriledi. Bu genel düşüşteki ana etken, bir önceki yıl yüzde 76 olan Güven Endeksi’nin yüzde 73’e gerilemesi oldu; Well-Being (yüzde 67) ve İş Tatmini (yüzde 62) endeksleri ise mevcut seviyelerini korudu.
Tükenmişlik ve stres alarm veriyor
Well-Being Endeksi altında incelenen iş yerinde stres seviyesi ise yüksekliğini koruyor. Araştırma, küresel ölçekte stres seviyelerinin endişe verici boyutlarda olduğunu gösteriyor. Çalışanların yüzde 49’u her gün yüksek stres yaşarken, yaklaşık yüzde 66’sı tükenmişlik hissettiğini belirtiyor. Bu tükenmişliğin ardındaki en büyük sebepler ise sırasıyla stres (yüzde 28) ve yoğun iş yükü (yüzde 24) olarak öne çıkıyor. Günlük stresi en yoğun hisseden kesim yüzde 57 ile Z kuşağı kadınlar olurken, en düşük stres seviyesi yüzde 31 ile Baby Boomer kuşağı erkeklerde ölçüldü.
İş yerinde yapay zeka kullanımı bir önceki yıla göre yüzde 13 artarak yüzde 45’e ulaştı. Ancak inovasyonun bu hızlanması, iş güvencesi kaygılarını da beraberinde getirdi. Yapay zeka kaynaklı iş kaybına yönelik endişeler ise yüzde 5 artmış durumda; çalışanların yüzde 43’ü, otomasyonun önümüzdeki iki yıl içinde kendi rollerinin yerini alabileceğinden endişe ediyor.
Çalışanların yüzde 60’ı yeni bir iş arıyor
Çalışanların büyük bir bölümü (yüzde 64) mevcut işlerinde kalmayı planlasa da yüzde 60’ının aktif olarak iş arayışında olması dikkat çekiyor. Özellikle bilgi teknolojileri sektöründe çalışanları elde tutma zorluğu derinleşirken, mevcut işlerinde kalmayı planladığını söyleyen çalışanların oranı, 2025’e kıyasla 6 puan, 2024’e kıyasla ise 12 puan geriledi. Ayrıca çalışanların yüzde 31’i yakın gelecekte işini kaybedeceğine inanıyor.
İnsan dokunuşu ise hala vazgeçilmez bir talep; iş arayan adayların yüzde 85’i özgeçmişlerinin bir insan tarafından incelenmesini, yüzde 82’si ise sürecin bir noktasında doğrudan insanla iletişime geçmeyi talep ediyor.
Ayrıca çalışanların yarısı ana gelirlerine ek olarak yatırım, serbest çalışma veya yarı zamanlı işlerle ek gelir sağladığını belirtiyor; bu oran Z kuşağında yüzde 68’e kadar tırmanıyor.
Yüzde 43 yapay zekanın işini elinden alacağını düşünüyor
Araştırma sonuçlarına göre geçen yıl yüzde 76 olan Güven Endeksi ise diğer iki endeksin aksine gerileyerek yüzde 73’e düştü. Yapay zeka yetkinliğine dair oluşan soru işaretleri, genel çalışan güveninde yüzde 18’lik bir kayba yol açtı. Teknolojiye duyulan bu güven kaybı en sert şekilde Baby Boomer (yüzde 35) ve X Kuşağı (yüzde 25) çalışanları arasında hissedildi.
Eğitim ve gelişim alanındaki boşluklar ise devam ediyor. Çalışanların yarısından fazlası, son dönemde herhangi bir eğitim (yüzde 56) ya da mentorluk (yüzde 57) fırsatı sunulmadığını belirtti.
Rapor sonuçlarını değerlendiren ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, yapay zekanın verimliliği artırdığı bu dönemde insan yetkinliğinin her zamankinden daha fazla merkeze yerleştiğine işaret etti. Narlı açıklamasında, “İnsanlar bugün yaptıkları işe inanıyor; ancak yarının dünyasında kendilerine nasıl bir yer bulacakları konusunda kararsızlar. Bu tablo bize açık bir liderlik çağrısı yapıyor. Kurumlar, bugünün iş sonuçlarını yönetirken diğer yandan çalışanların geleceğe dair beceri, güven ve iyi olma hallerini desteklemek zorundadır” ifadelerini kullandı.
