“Tek SOCAR, tek alev”

Kaynaktan hayata kesintisiz enerjiyi sembolize eden SOCAR alevi yayılıyor. Tüm şirket faaliyetlerini tek çatı altında toplamaya ve kurum içi iletişimi arttırma çalışmalarına başlayan SOCAR Türkiye’nin ilk adımı iştirakleri Bursagaz ve Kayserigaz’ın logosunu alevlendirmek oldu.

SOCAR Türkiye ve grup şirketleri bünyesinde, rafineri, petrokimya ve doğalgaz alanında faaliyet gösteren şirket, 2019 yılında SOCAR Türkiye çatısı altına giren yeni iştirakleri Bursagaz, Kayserigaz, EWE Enerji, Enervis ve Millenicom’un entegrasyon çalışmalarını yürütüyor. Bu süreci “Tek SOCAR, tek alev” mottosuyla lanse eden şirket, hem kurum içi iletişim faaliyetlerini artıracağı hem de itibar yönetimine katkı sağlayacak çalışmalara öncelik verdiği bir dönemde. Son satın alma ile birlikte doğalgaz dağıtımı ve telekomünikasyonda tüketici ile direkt buluşmuş olan SOCAR Türkiye’nin tüketiciyle iletişimi ve reklam temalarını İletişim ve Kamu İlişkileri Başkanı Mikayil Yusifov ile konuştuk.

Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz?

2006 yılında Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2007’de Macaristan’ın Corvinus Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Ekonomi bölümünde yüksek lisansımı tamamladım. Ardından 2008 yılında Avusturya’da bulunan Viyana Diplomasi Akademisi’nde Avrupa ve Uluslararası İlişkiler alanında ikinci yüksek lisansımı yaptım.

2008-2011 yılları arasında Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Azerbaycan-NATO okulunda direktör olarak görev yaparak profesyonel iş hayatına ilk adımı attım. 2013’e kadar Azerbaycan Merkez Bankası’nda Protokol Şube Müdürü olarak çalıştım. Bu sırada aynı zamanda 2009-2013 yılları arasında Hazar Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler, Güvenlik ve Siyaset Bilimi alanlarında öğretim üyesi olarak görev aldım.

2013 yılından itibaren ise SOCAR Türkiye’de sırasıyla Protokol Müdürü, Özel Kalem Müdürü ve Yönetim Ofisi Direktörlüğü görevlerini üstlendim. Eylül 2018’de SOCAR Türkiye Kurumsal Hizmetler Başkanlığı’na, ardından son olarak Ekim 2020’de İletişim ve Kamu İlişkileri Başkanlığı’na atandım.

Yeni görevinizden sonra öncelikli planlarınız neler?

2020 yılında SOCAR Türkiye olarak öncelikli gündem maddelerimizin başında, stratejik yatırımlarımızın odağını oluşturan; rafineri, petrokimya, enerji, lojistik, dağıtım ve depolama alanlarında entegrasyon sürecinin tamamlanması vardı. Şimdi önümüzde 2019 yılında SOCAR Türkiye çatısı altına giren; Bursagaz, Kayserigaz ve Millenicom’un entegrasyon süreci var. Şubat ayında Doğal Gaz İş Birimi’nin entegrasyonu da tamamlandığında tüm SOCAR iştirakleri, artık tek bir şirket anlayışı ile çalışmaya başlayacak. Doğal Gaz İş Birimimizin iç ve dış iletişimlerini de tüm diğer grup şirketlerimizde olduğu gibi bünyemizde devam ettireceğiz.

Geçtiğimiz haftalarda Kayserigaz ve Bursagaz şirketlerimizin logolarında SOCAR alevinin kullanılmaya başlanmasıyla ilgili iletişimimizi yapmıştık. SOCAR’ın marka hikayesi tüm iştiraklerimizi tek çatı altında toplayan ortak bir hikayeye dönüşürken SOCAR Türkiye’nin kurumsal kimliği, bunu yansıtacak şekilde yeniden ele alınıyor. Yeni yaklaşımımızla SOCAR’ın logosundaki alev, hem temelde SOCAR’ın farklılaşma noktasını hem de insanlara sunduğu nihai faydayı, ‘kaynaktan, hayata kesintisiz enerji’yi sembolize ediyor. “Tek SOCAR, Tek Alev” logo projesinde ilk adımı biraz önce dile getirdiğim gibi Bursagaz ve Kayserigaz’da hayata geçirildi. Logo dönüşüm projesi, önümüzdeki dönemde henüz logo dönüşümünü gerçekleştirmeyen diğer iştiraklerimizi de kapsayacak.

Buradan hareketle, grubumuzda ve grup şirketlerimize tesis ettiğimiz güçlü ve kapsayıcı şirket kültürümüz üzerine hem kurum içi iletişim faaliyetlerini artıracağımız hem de itibar yönetimine katkı sağlayacak çalışmalar öncelikli olacak.

Sizden sonra SOCAR Türkiye’nin iletişiminde ne gibi değişiklikler göreceğiz?

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı olarak, ülkenin en büyük endüstriyel holdingi olma hedefiyle faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Stratejik alanlarda üretim yapıyor, Türkiye’nin cari açığını azaltmaya katkıda bulunuyoruz. Dış yatırımcıyız ama biz kendimizi “yerli ve milli” olarak görüyoruz. Bu kapsamda da Türkiye ve Azerbaycan’ın ortak değerlerine sahip çıkan, hem paydaşlarımızla doğru iletişim tesis eden hem de duygulara dokunan bir iletişim yaklaşımını önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu yönde projeler üretmek önceliklerimiz arasında yer alacak. SOCAR Türkiye ve grup şirketleri bünyesinde, rafineri, petrokimya ve doğalgaz alanında uzmanlaşmış çok değerli çalışma arkadaşlarımız yer alıyor. Önümüzdeki dönemde iç ve dış iletişimlerimizde onlara da yer vererek, deneyimlerini ve bilgi birikimlerini ilgili paydaşlarımızla paylaşabilecekleri platformlar oluşturmak istiyoruz.

İletişimde entegre ve bütünleşik bir iletişimin yanı sıra yaratıcılığın öne çıktığı, itibar yönetimine odaklı bir anlayış ile hareket ettiğimizi ifade etmek isterim. Doğru pazarlama iletişimi, kriz yönetimi, kamu da dahil tüm paydaşlarımızla güven ve şeffaflığa dayalı iletişim süreci, önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu çerçevede ekonomik ve sosyal sorumluluklarımızın bilinciyle tüm paydaşlarımıza değer katan entegre bir şirket olma vizyonu ile ilerliyoruz. İletişim dilinde hedefimiz, düzenli, sık, samimi ve sürdürülebilir ilişkiler yaratmak. Bilginin gücüne duyduğumuz inançla üniversiteler ve akademisyenlerle daha yakın temas halinde olmak ve ortak projeler geliştirmek bir diğer önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Kurumsal Sosyal Sorumluluk alanında sizle beraber yeni projeler olacak mı?

Grup olarak temel felsefemiz; var olduğumuz her bölgede kurumsal sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirerek, geçtiğimiz her noktada topluma bir iz bırakmak. Bu çerçevede halen devam eden pek çok kurumsal sosyal sorumluluk projemiz var.

Yatırımlarımızın yoğunlukta olduğu Aliağa’da başta olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinde inşa ettiğimiz birçok okulumuz var. Bunun yanı sıra Aliağa ve İzmir’deki lise öğrencilerinin katıldığı bir girişimcilik projemiz bulunuyor. Lise öğrencilerine girişimcilik hakkında bilgi kazandırmayı ve öğrencileri girişimciliğe özendirmeyi hedefleyen bu proje kapsamında İzmir’de 10 okulda lise öğrencilerine yönelik girişimcilik eğitimleri verildi. Özellikle bu bölgede eğitim, sağlık, çevre konularında ve sosyal konularda desteklerimizi sürdürüyoruz. Bu yönde iş birliği yaptığımız birçok sivil toplum kuruluşu var. Yine iştiraklerimiz Bursagaz ve Kayserigaz’la da toplumsal değer yarattığımız birçok proje ve sosyal sorumluluk çalışmasına imza atıyoruz. Türkiye’nin doğal gazda arz güvenliğini sağlayan TANAP da bu noktada çok anlamlı projelere imza attı.  Projenin güzergâhında bulunan 20 il, 67 ilçe, 600 köyde; bugüne kadar 20 bin 115 çocuk, 6 bin 909 kadın ve 4 bin 310 engelli bireyin doğrudan yararlandığı yaklaşık 1.000 projeyi hayata geçirdik.

KSS projelerimizi belirlerken proaktif yaklaşımlara önem veriyoruz. Örneğin pandemi döneminde Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda projelerimizi yeniden şekillendirdik. Bu kapsamda bir yandan ihtiyaçlar doğrultusunda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerle iş birliği yaparak toplumsal projelerde görev üstlenirken bir yandan da çalışanlarımızın sağlığını ve güvenliğini sağlamak üzere bu döneme özel planlanmış farkındalık artırıcı aksiyonlar ve iç iletişim çalışmalarını devreye aldık. İş birliklerimiz kapsamında farklı birçok kurumla işbirliğine giderek faaliyet gösterdiğimiz bölgeler başta olmak üzere ülke genelinde sosyal ve ekonomik hayatın sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı amaçladık. Faaliyet gösterdiğimiz alanlarda bizden beklenen sorumlulukları adil ve şeffaf şekilde gerçekleştirmeye gayret gösterdik. 2021 yılında da toplumsal gelişime fayda sağlamayı hedefleyen, ulusal ölçekte, kapsamlı ve güçlü bir KSS projesinin temellerini atma planımız var. KSS çalışmalarına sadece itibarı artırıcı bir iletişim faaliyeti olarak bakmıyoruz. Projelerimizin etkilerini ölçerek, bu faaliyetleri sürdürülebilir kılmak bizim için büyük önem taşıyor.

Geçen yıllarda SOCAR Türkiye’nin,  özellikle de reklamlar ile son tüketiciye daha fazla dokunduğunu ve daha fazla kendini anlattığını gördük. Bu stratejiye devam edecek misiniz?

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı olarak stratejik alanlarda faaliyet gösteren bir grubuz. Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya tesisi Petkim, Ege Bölgesi’nin en büyük entegre limanı SOCAR Terminal, Türkiye’de tek bir noktaya yapılan en büyük reel sektör yatırımı STAR Rafineri ve Güney Gaz Koridoru’nun en uzun parçasını oluşturan, Hazar Denizi’ndeki kaynakları Türkiye’ye ve Avrupa’ya ulaştıran Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) ile sadece Türkiye’de değil, global çapta biliniyoruz. Bunların her biri kendi başına dev projeler… Haziran 2019’da ise Bursagaz, Kayserigaz, EWE Enerji, Enervis ve Millenicom’u bünyemize kattık.

Bu satın alma ile birlikte doğalgaz dağıtımı ve telekomünikasyonda tüketici ile direkt buluşmuş olduk. Türkiye’de yaklaşık 16,5 milyar dolarlık projeyi hayata geçiren SOCAR Türkiye olarak 2019 yılından itibaren yaptığımız reklam çalışmalarında bir yandan Türkiye ile birlikte ve güçlü olduğumuzun altını çizerken SOCAR uzmanlığı ile milyonlarca eve doğalgaz hizmeti sunmaktan duyduğumuz gururu paylaştık.

Bundan sonra da Türkiye ve Azerbaycan için özel anlam taşıyan dönemlerde, birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz anlarda, son reklam filmimizde olduğu gibi “sanayide kesintisiz üretime, sağlıkta kendine yetebilmeye, üretmeye, gelişmeye, büyümeye var gücümüz” demeye devam edeceğiz. Son dönemde bildiğiniz gibi Ermenistan’ın haksız işgali yüzünden Azerbaycan’ın 30 yıldır kanayan yarası olan Karabağ’da, yine Ermenistan saldırıları nedeniyle bir savaş yaşandı ve çok şükür ki bu savaştan Karabağ’ı ait olduğu yere kavuşturarak çıktık. Türkiye’nin de yanımızda olduğu bu süreçte yine yaptığımız iletişim çalışmalarıyla hem Azerbaycan’a hem de Azerbaycan halkına destek olduğumuzu düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde de Türkiye ve Azerbaycan halkının ekonomik ve sosyal refahı için yaptığımız çalışmaları iletişimimize farklı kanallarla taşımaya devam edeceğiz.

2021 yılında en önemli hedefleriniz neler olacak?

Tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de etkisi altına alan Covid-19 salgını pek çok konudaki bakış açımızı değiştirdi. Her şeyin başının sağlık olduğunu bir kez daha gördük. Şirketler, hatta ülkeler için dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik daha da büyük anlam kazandı. SOCAR Türkiye olarak sürdürülebilirlik yolunda önemli adımlar atmış ve çalışmalara başlamıştık. Grup olarak, sürdürülebilirliği faaliyetlerimizden ayrı bir konu değil, bir iş yapış şekli olarak ele alıyoruz. Bu dönemde, sürdürülebilirlik önceliklerimizi hem iç, hem de dış paydaşlarımızdan aldığımız görüşlerle yeniden şekillendiriyoruz.  Bu çalışmalarla, öncelikli konularımız kapsamında sürdürülebilirlik alanındaki kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerimizi belirliyoruz. 2021 yılında, sürdürülebilirliğin temelini oluşturan ekonomik, çevresel ve sosyal alanlarda tanımladığımız anahtar performans göstergeleri kapsamındaki çalışmalarımız ve aksiyonlarımız hız kazanarak devam edecek.

İLGİLİ HABERLER