
Finans sektöründe iletişimi yeniden tanımlamak…
Finans sektörü, dijital dönüşümle birlikte iletişim alanında da yeni bir evreye girmiş durumda. RePie Yatırım Holding Marka ve İletişim Grup Başkanı Aslı Öztürk ise bu dönüşümün içinde yalnızca bir uygulayıcı olarak değil, aynı zamanda bir standart belirleyici olarak öne çıkıyor. Son iki yılda holdingin iştirakleri RePie Portföy ve Fonmap özelinde kurgulanan iletişim stratejileri, alternatif yatırım fonları alanında bireysel yatırımcıyla doğrudan temas kuran öncü yapılara işaret ediyor. Öztürk ile bir araya geldiğimiz bu söyleşide, sektörel regülasyonların sunduğu tüm imkânlar gözetilirken etik ve şeffaflıktan ödün vermeyen bir iletişim modelinin nasıl inşa edildiğini ele aldık.
RePie Yatırım Holding’in kuruluşu, iletişim mimarinizi hangi somut adımlarla dönüştürdü?
Bu yıl başında RePie Yatırım Holding’in kurulmasıyla birlikte, iletişim tarafında yapısal bir dönüşüm başlattık. Tüm grup, birbiriyle tutarlı konuşan, tasarımda ve metinlerde aynı dili kullanan bir yapıya kavuştu. Bu birlik, hem marka algısında tutarlılığı hem de medya ile ilişkilerde sürekliliği besledi. Ayrı ayrı konuşan markalar yerine, birbirini tamamlayan bir grup sesi ortaya çıktı. Bu vizyon, kurumsal kimliğin yenilenmesinde somutlaştı. Logolarımızı revize ettik. Bunda da motivasyonumuz, hedef kitlemizin markamızı doğru okuyabilmesi ve anlayabilmesini kolaylaştırmaktı. Marka adımızdaki “Pie”, yani pasta dilimi, RePie’ın bireylere büyük finansal yapılardan bir pay sunarak geleceklerine yatırım yapabilmelerini temsil ediyor. RePie Portföy ve RePie Holding’in farklı renklerde konumlanması ise şirketin çizgisel kimlik kısıtlarından çıkarak, çağdaş ve dinamik bir yaklaşımla farklı markalara alan tanımasını sağladı.
Finans çok regüle bir alan ve konu iletişim olduğunda kısıtlar çok fazla. Bu sınırlı alanda nasıl bir yol izlediniz?
Finans sektöründe iletişim yapmak, doğrudan pazarlama dili kurmaktan çok daha fazlasını gerektiriyor. RePie Portföy özelinde, SPK ve benzeri otoritelerin sınırlandırdığı alanlarda hareket ederken, stratejik esneklik ve öngörü hayati hale geldi. Bu kapsamda RePie’da, içeriği veri temelli, uzman görüşleriyle zenginleştirilmiş ve finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik bir formatta sunmaya odaklandık. Youtube’u, bu stratejinin merkezinde konumlandırdık. Alanında akademik altyapısı olan uzmanlarla iş birliği yaparak çekilen videolarla, bilginin sade ve erişilebilir hale getirilmesini sağladık.
X gibi daha hızlı tüketilen ve kaotik ortamlarda ise “net bilgi vererek kakafoniyi azaltma” stratejisi benimsedik. Yanıltıcı içeriklere yanıt vermektense, referanslı ve kontrollü bilgi yayınını önceliklendirdik. Bu medya stratejisinde LinkedIn de ayrı bir yere sahipti. Hedef kitlemizin finansal okuryazarlık düzeyini dikkate alarak, bu mecradaki içerikleri daha analitik, akademik bir dilde kurguladık. Geleneksel medya ile yürütülen düzenli ilişkiler ve bilgi aktarımı ise grubun güven algısını besleyen en önemli unsur olarak konumlandı.
Grubunuzun bir diğer iştiraki olan Fonmap, yatırımcıları buluşturduğu alternatif yatırım fonları ile fintekler arasında kendine yeni bir yol açtı. Daha önce örneği bulunmayan bir alanda iletişimi nasıl kurguladınız?
Türkiye’nin en kapsamılı fon platformu olan Fonmap, alternatif yatırım fonlarını sade bir dille anlatan ve bireysel yatırımcıya erişim sağlayan ilk yerli platform. Bu yapıyı kurgularken Moonfare gibi uluslararası örnekleri inceledik, ancak daha kapsayıcı bir model benimsedik.
TEFAS entegrasyonunun sağlanması, Fonmap’in teknik olarak sektördeki diğer platformlardan ayrışmasını sağladı. Tüm fonları bir arada sunan bu yapı, yatırımcılar için kapsam ve erişim kolaylığı getirdi.
Yatırımcı segmentlerine göre özelleşmiş içerikler, fon karşılaştırma tabloları, mikro-içerik videoları ve interaktif veri analizleri bu yapının temel taşları oldu. Kullanıcıya sadelik sunarken, arka planda kompleks verilerin yorumlandığı bir editöryal çerçeve işletildi.
Fonmap’te dikkat çeken bir diğer strateji de “yatırımcıyı yetkilendirme” anlayışı oldu. Bilgiyi sadeleştirirken indirgememeye, basitleştirirken sığlaştırmamaya odaklandık. İletişim dilimizi ise uzmanlık iddiası taşımadan, güven inşa eden bir tonda tuttuk. Fonmap iletişiminde vizyonumuz da ete kemiğe büründü. Biz yeni bir yatırımcı nesli inşa ediyoruz. Bu süreçte iletişim bizim sektörümüzde aslında stratejik bir sorumluluk.
Bu sene yaptığınız iletişimde, finansın çok uzağında gibi duran Aman iş birliği de öne çıktı. Burada neyi farklı yaptınız?
Grubumuzun yürüttüğü çarpıcı projelerden biri de, dünyanın önde gelen sessiz lüks markası Aman ile Bodrum’da hayata geçirilen Aman Residences ortaklığıydı. Bu projede klasik pazarlama anlayışından uzak, “iletişimde görünmezlik” stratejisi benimsedik. Sessiz lüksün iletişimini, mesajla değil, deneyimle inşa ettik.
Bu deneyim, grubun genel iletişim tonunu da etkiledi. Finans gibi daha rasyonel bir sektörde bile, hissiyatın önemli olduğu mesajları bu yaklaşımla yeniden yorumlama fırsatı doğdu. Aman Global’den edinilen deneyim, RePie ekosisteminde büyük yatırımcılara konuşulan alanlarda da uygulandı. Ana akım kitleye iletisim yapmak ile belirli bir gelir grubundaki kısıtlı topluluğa konuşmak, farklı uzmanlıklar gerektiriyor. Bu projede edindiğimiz tecrübe, bu iki iletişim modelini birleştirme fırsatı sundu.
