26 Mayıs Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
Haberler

Ezgi Başaran: “Bu Türkiye’nin nesi yeni?”

Marketing Türkiye
3 Temmuz 2014
3 dk okuma

Radikal.com.tr’nin Web Koordinatörü Ezgi Başaran, her gün birilerine yaranmak yerine iyi gazetecilik yapmaya çalıştıklarını ancak gün içinde “darbe üstüne darbe” yediklerini söylüyor. Gazeteleri Başbakan’ın okumayı sevdiği ve sevmediği gazeteler olarak ayıran Başaran’a göre; Başbakan’ın sevmediği gazeteler arasında yalnızca Hürriyet, Radikal ve Cumhuriyet’te gerçek anlamda gazetecilik yapılıyor. “Yeni Türkiye” söylemine de karşı çıkan Başaran, “Bu Türkiye’nin nesi yeni?” diye soruyor.

Haber: Ferruh Altun

[email protected]

Okurlar sizi sanırım daha çok Radikal gazete­siyle tanımaya başladı. Ve uzun bir süredir de “Radikal’in yükselen değeri” olarak adlandı­rılıyorsunuz. Nasıl gelişti bu süreç?

O noktada Radikal’in Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can’ın çok katkısı oldu. Benim için çok iyi bir iklim yarattı ki zaten iyi yönetici o iklimi yaratan kişidir. Be­nim kendimi ifade edebileceğim ve istediğim haberleri yapabileceğim bir alan oluşturdu. Hem Eyüp’ün hem de benim gazetecilik anlamında iyi bir burnumuz var­dır. Biraz da risk almayı seviyorum. Bu da iyi haber­leri beraberinde getirdi. Eyüp Can’ın köşe yazmamı sağlaması da beni başka bir yöne çekti. Tabi Radikal ekibinin de bunda katkısı büyük. Biz hâlâ sabahla­rı Radikal’de “çok iyi bir dijital gazete” yapmak için çalışıyoruz. “Birilerini kızdırmayalım, ya da birilerine yaranalım” demiyoruz. “Nasıl iyi gazetecilik yaparız?” diye soruyoruz. Bunu yaparken gün içinde darbe üstü­ne darbe yiyoruz ama sonunda günü gazetecilik onu­rumuzla bitiyoruz.

Gün içinde yediğiniz “darbelerden” kastınız nedir?

Bu gizli saklı bir şey değil. Türkiye’nin en güçlü insanı bir grup toplantısında, bir mitingde gazetecileri bire­bir hedef alıyor. Gazetemizi, bir yazarımızı ya da tüm Doğan Grubu’nu diline dolayabiliyor. Bu Demokles’in kılıcıdır! Kimse beni arayıp Radikal.com.tr’den bunu çıkar, bunu sok ya da bunu yazma demedi ama zaten neyi yazıp neyi yazamayacağınızı hayat acıklı bir şekil­de öğretiyor size. Ama gazetecilik namına ben şimdiye kadar ödün vermediğimi düşünüyorum. Uluslararası gazetecilik ilkelerinden oluşan Doğan Yayın İlkele­ri’nin dışına çıkmıyoruz zaten. Bu ilkelerin dışına çıkmadan da birilerini rahatsız edebiliyorsak demek ki işimizi yapıyoruz. Ama dışarıdan gelen darbeler in­sanın ruhunu ve sinirlerini yıpratıyor.

Bir yazınızda “Bir ülkenin hali pür melalini kısa yoldan çözmek için medyasının nefesini dinleyin yeter… Medyamızın okuyucusuyla kurduğu ilişki Şamil Tayyar ile Emin Çölaşan arasında sıkışmış bir dil ve metotla ilerle­mektedir” diyorsunuz. Ne demek bu?

Benim asla tasvip etmediğim bir gazetecilik tarzı var. Bu gazetecilik tarzını hem Başbakan’ın okumayı sev­diği gazeteler hem de okumayı sevmediği gazeteler yapıyor. Bence Başbakan’ın okumayı sevmediği gaze­teler içinde sadece Cumhuriyet, Hürriyet ve Radikal gerçekten gazetecilik yapıyor. Emin Çölaşan dilin­den kastım Sözcü gibi gazeteler. Elbette Emin Çöla­şan Hürriyet’te yazarken de çok kötü bir dile sahipti. Hatta bence gereğinden fazla bile kaldı Hürriyet’te. Ama bu tabii patronun bileceği bir şey. Onun temsil ettiği, gazeteciliğe yakışmayan, hoyrat, doğru verilere dayanmayan, teyit edilmeyen bilgilerle haber yapma anlayışı hem Sözcü’de hem Star’da hem Takvim’de hem Yeni Şafak’ta hem de Türkiye gazetesinde var… Ben hiçbirinin kullandığı dili, attıkları başlıkları kendi gazeteme yakıştırmam. Bu gazetelerin okurları farklı düşünüyor olabilir. Hatta birbirilerinin gırtlağını da sıkmak istiyor olabilirler. Ancak medyalarının yaptığı bu uygunsuz yancılık Türk medyasının da yörüngesi­ni belirliyor. Hiç mütevazı olmayacağım, bu binada Hürriyet ve Radikal’de çalışan gazeteciler azınlıkta­yız. Son derece pespaye ve bizim uygulamayacağımız bir yöntemle günü kurtarıyor diğer gazeteler. Ama bu sürdürülebilir bir şey değil çünkü meslek bu değil. Bu yayınlar dünyanın hiçbir yerinde gazete olarak kabul edilmez.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşıyor… Ye­rel seçimdeki gibi tansiyonu yüksek bir seçim olacağını düşünüyor musunuz?

Tansiyon yükselmiyor, yükseltiliyor! Ben bu seçim­lerde de Başbakan’ın gerginliği artırma stratejisini sürdüreceğini düşünüyorum. Çünkü yüksek tansiyon ve düşman yaratmak tabanıyla olan bağını güçlendi­riyor. Şimdiye kadar hep işledi bu strateji. Evet, ger­gin bir ortamda seçime gideceğiz ve AKP oylarını yine yükseltecek. O sebeple de “Yeni Türkiye ve yeni Türki­ye’nin liderini seçeceğiz” gibi bir ruh halinde değilim ne yazık ki.

Bu “Yeni Türkiye” söylemi daha çok iktidar partisinin kullandığı bir söylem. Siz bu söyle­me itibar ediyor musunuz?

Karşıma geçip sabaha kadar anlatsalar beni yeni bir Türkiye olduğuna ikna edemezler. Çünkü ne 12 Eylül ne de 28 Şubat döneminde baskılar, aydınların hap­se atılması, medyaya getirilen yasaklar değişmedi. Bu Türkiye’nin nesi yeni?

Devamı 1 Temmuz tarihli Marketing Türkiye’de…

1 Instagram “an’a” dönüyor: Instants dönemi başlıyor
Instagram “an’a” dönüyor: Instants dönemi başlıyor
2 Tek kişilik yaşamlar...
Tek kişilik yaşamlar…
3 Hangi platform kullanıcısını ne kadar tanıyor?
Hangi platform kullanıcısını ne kadar tanıyor?
4 Hibrit mi yoksa elektrikli mi? Tüketici kararını verdi...
Hibrit mi yoksa elektrikli mi? Tüketici kararını verdi…
5 Demokratikleşen lüks "Royal Pop" Swatch mağazalarını kilitledi
Demokratikleşen lüks “Royal Pop” Swatch mağazalarını kilitledi
Güncel Haberler
Ayın öne çıkan global kampanyaları (Mayıs 2026)
Ayın öne çıkan global kampanyaları (Mayıs 2026)
Temizliğin yükselen formülü: Kapsül ekonomisi
Temizliğin yükselen formülü: Kapsül ekonomisi
Kırılgan gerçeklik çağında "güven" yaratmak...
Kırılgan gerçeklik çağında “güven” yaratmak…
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

NESCAFÉ 3ü1 Arada’nın altın çağı başladı
Haberler
NESCAFÉ 3ü1 Arada’nın altın çağı başladı
Advertorial
3 hafta önce
Sabancı Holding CEO’su CarrefourSA'yı neden sattıklarını açıkladı
Haberler
Sabancı Holding CEO’su CarrefourSA’yı neden sattıklarını açıkladı
Marketing Türkiye
22 Nisan 2026
Dijital pazarlamanın görünmeyen dinamikleri: Kimlik, sürdürülebilirlik ve yapay zeka
Haberler
Dijital pazarlamanın görünmeyen dinamikleri: Kimlik, sürdürülebilirlik ve yapay zeka
Marketing Türkiye
4 hafta önce
On ve Zendaya iş birliği “Dream Lab” evreninde hayat buldu
Haberler
On ve Zendaya iş birliği “Dream Lab” evreninde hayat buldu
Sena Tufan
10 Nisan 2026
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.