
Ayın öne çıkan global kampanyaları (Haziran 2026)
Snickers dondurma zihni resetliyor

SNICKERS dondurma, “Can’t Chill” platformunu yeni filmi “Seagull” ile genişleterek en sakin anlarda bile zihnin susmaması içgörüsünü odağına alıyor. BBDO imzası taşıyan filmde, sahilde dinlenen iki arkadaşın huzurlu anı, karakterlerden birinin geçmişteki bir randevuyu takıntı haline getirmesiyle bölünüyor. Bu iç ses, sürekli “Bana kardeşimi hatırlatıyorsun” diye bağıran absürt bir “martı” metaforuyla görselleştiriliyor. Arkadaşının uyarısıyla gerçekliğe dönen karakter için çözüm ise basit: Bir SNICKERS dondurma almak… Tek ısırıkla düşünce döngüsünden çıkıp ana dönen karakter üzerinden marka, “Can’t Chill? Maybe You Just Need a SNICKERS Ice Cream” söylemini pekiştiriyor. Sürekli uyarana maruz kalan ve “stresslaxing” döngüsünde sıkışan genç kitleyi hedefleyen kampanya, markayı zihni kısa sürede “resetleyen” eğlenceli bir kaçış noktası olarak konumluyor.
Meyve devi yollarda…

Tesco, okullarda sağlıklı beslenmeye erişimi artırmayı hedefleyen “Free Fruit & Veg for Schools” programını büyütmek için yeni kampanyasını devreye aldı. Eylül ayından itibaren 1.000 okulu kapsayacak olan program, Birleşik Krallık genelinde 1 milyon çocuğun daha fazla meyve ve sebzeye ulaşmasını amaçlıyor. BBH London imzası taşıyan çalışma, markanın “Need Anything From Tesco?” platformu altında “Every Little Helps” yaklaşımını topluluklara sağlanan katkı üzerinden yeniden yorumlarken, kampanyanın merkezinde ülkeyi dolaşan neşeli bir “meyve devi” ve ona eşlik eden Theo karakteri yer alıyor; Roger Hodgson’ın “Give a Little Bit” şarkısı eşliğinde ilerleyen kampanya filminde dev, kendinden parçalar vererek küçülüyor ve paylaşmanın etkisini görsel bir metaforla anlatıyor.
175 dolara “muz” alır mıydınız?

The Ordinary, güzellik sektöründeki yüksek fiyatları tiye alan sıra dışı bir kampanyaya imza attı. “The Markup Marché” adlı aktivasyon kapsamında marka, farklı şehirlerde kurgusal marketler açarak gündelik ürünleri lüks kategorisine taşıdı. Kampanya kapsamında muz, Hindistan cevizi, avokado ve tuvalet kağıdı gibi sıradan ürünler; iddialı ürün isimleri, şık ambalajlar ve “premium” söylemlerle yeniden konumlandırıldı. Örneğin bir muz, “All-Natural Magical Energy-Boosting Bar” adıyla 175,90 dolardan satışa sunulurken; bir Hindistan cevizi “Exotic Thirst Defying Hydration Vessel” ismiyle 195,50 dolarlık etikete sahip oldu. Toronto, Londra, São Paulo ve Melbourne’ün de aralarında bulunduğu altı farklı şehirde hayata geçirilen bu deneyim, markanın yıllardır savunduğu “şeffaf içerik ve erişilebilir fiyat” yaklaşımını fiziksel bir perakende kurgusuna taşıyor. Kampanya, basit ürünlerin; parlak söylemler, estetik ambalajlar ve yaşam tarzı vaatleriyle nasıl yüksek fiyatlara satılabildiğine dikkat çekiyor. The Ordinary ise bu yaklaşımı doğrudan eleştirmek yerine mizahı kullanarak sorgulatmayı tercih ediyor.
Bir uzun saçlı cheeseburger lütfen!



McDonald’s, yerelleştirilmiş ürün stratejisine bir yenisini daha ekleyerek bu kez Yeni Zelanda’da sosyal medyada viral olan “mullet” saç stilinden ilham alan “McMullet” kampanyasını hayata geçirdi. Kanada’da McLobster, Meksika’da McMolletes gibi yerel adaptasyonlarla dikkat çeken marka, bu kez kullanıcıların klasik cheeseburger’a ekstra bir peynir dilimini, sandviçin arkasından taşacak şekilde yerleştirerek oluşturduğu ve mullet saç modelini çağrıştıran eğlenceli fikri sahiplenerek bir ürüne dönüştürdü. Özellikle Z kuşağının bu saç stilini bir ifade biçimi olarak yeniden sahiplenmesi, kampanyanın çıkış noktasını güçlendirirken, influencer’ların da katkısıyla kısa sürede yaygınlaştı. Auckland’daki Penrose restoranında kurulan pop-up etkinlikte kampanya gerçek dünyaya taşınırken, mullet saç stiline sahip müşterilere ücretsiz “McMullet” ikram edildi.
Lady Godiva 100 yaşında
GODIVA, 1926’da Brüksel’de Pierre Draps tarafından temelleri atılan yolculuğunun 100’üncü yılını, klasik kutlamaların ötesine geçen yaratıcı bir kampanyayla taçlandırıyor. Markanın 100. yıl iletişiminin merkezinde, Gossip Girl dizisinin yıldızı Leighton Meester’ın seslendirmesiyle hayat bulan stilize bir 2D animasyon film yer alıyor. The Line Studio imzası taşıyan film, Belçika çizgi roman estetiğinden ilham alarak zaman çizelgesi anlatısı yerine modern bir “Lady Godiva” karakteri üzerinden çikolatanın hayatın farklı anlarına nasıl eşlik ettiğini sade ve şiirsel bir dille aktarıyor. Kampanya yalnızca filmle sınırlı kalmıyor; markanın yıllar içinde ikonikleşen tatlarını “Centennial Collection” serisiyle, tüketicilere ulaştırırken bu deneyimi iş birlikleriyle de genişletiliyor. Bu kapsamda United Airlines ile gerçekleştirilen iş birliğiyle, Polaris lounge’lar ve United First uçuşlarında GODIVA ürünleri yolculara sunularak markanın 100. yılı seyahat deneyimine de taşınıyor.
Ayaklar göze geldi…

Yeni Amarok 4×4’ün 360 derece kamera sistemi ve “Terrain Camera” teknolojisini tanıtmak isteyen Volkswagen, Güney Afrika’da dikkat çekici bir açık hava kampanyasına imza attı. Ogilvy South Africa imzası taşıyan “Eyes Where You Need Them” kampanyası, aracın sürücünün göremediği alanları görebilen alt gövde kamera teknolojisini yaratıcı bir içgörüyle görünür kılıyor. “Gözlerin ihtiyaç duyduğun yerde” fikrinden yola çıkan kampanyada, billboard ve basılı mecra uygulamalarında ayakların altına yerleştirilen gözlerle dikkat çekiliyor. Nisan 2026’da Güney Afrika’da yayına giren kampanya, Amarok’un zorlu arazi koşullarındaki görüş kabiliyetini mizahi ve sıra dışı bir anlatımla öne çıkarırken, outdoor mecranın dikkat çekme gücünü de yaratıcı bir şekilde kullanıyor.
UNO, tatil evlerine taşındı

UNO, yaz sezonuna sıra dışı bir iş birliğiyle giriyor. Markanın ev kiralama platformu Vrbo ile hayata geçirdiği yeni proje kapsamında ABD’de UNO temalı altı tatil evi tasarlanacak ve sınırlı süreli rezervasyona açılacak. Los Angeles ve Austin’deki iki “Wild Card” ev, UNO esintili dekorasyon, oyun geceleri ve ev içi yemek deneyimiyle markanın dünyasını yaşam alanına taşıyacak. Winter Park, Palm Desert, Panama City Beach ve Atlanta’daki dört “Play It Your Way” ev ise oyun odaları, havuz ve jakuzi gibi olanaklarla daha esnek bir deneyim sunacak. Projede ayrıca illüstratör Pietari Posti tarafından seyahat temasıyla tasarlanan özel UNO kart desteleri de ziyaretçilere sunulacak.
Taylor Swift, 2 milyar dolarlık servetiyle müzik tarihinin en zengin kadın sanatçısı oldu
