
Araştırma: Türkiye’de evden çalışma talebi, uygulamanın üç katı
40 ülkede 16 binden fazla çalışanla yürütülen Küresel Çalışma Düzenleri Araştırması, uzaktan çalışmanın pandemi sonrası yeni bir dengeye oturduğunu gösteriyor. Türkiye’de üniversite mezunu tam zamanlı çalışanlar haftada ortalama 0,9 gün evden çalışıyor. Küresel Çalışma Düzenleri Araştırması, Türkiye’de çalışanların evden çalışma talebinin mevcut uygulamanın yaklaşık üç katına ulaştığını ortaya koyuyor.
Pandemi döneminde hızla yaygınlaşan uzaktan çalışma, bugün geçici bir uygulama olmaktan çıkarak çalışma hayatının kalıcı unsurlarından biri haline geliyor. Özyeğin Üniversitesi’nde misafir araştırmacı olarak çalışmalarını sürdüren OECD Ekonomisti Dr. Cem Özgüzel ve King’s College London öğretim üyesi Dr. Cevat Giray Aksoy’un katkı sunduğu Küresel Çalışma Düzenleri Araştırması (Global Survey of Working Arrangements), hem Türkiye’de hem de dünyada evden çalışmanın yeni dengesini ortaya koyuyor.
2021 yılından bu yana Stanford Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve Dünya Bankası tarafından desteklenen modülleri de içeren araştırma, Türkiye’nin de dahil olduğu 40 ülkede düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Üniversite mezunu tam zamanlı çalışanlardan oluşan 16 binden fazla katılımcıyla yürütülen çalışma; uzaktan çalışmanın iş gücü piyasaları, çalışan tercihleri ve verimlilik üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı olarak inceliyor.
Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de üniversite mezunu tam zamanlı çalışanlar haftada ortalama 0,9 gün evden çalışıyor. Bu süre toplam çalışma haftasının yaklaşık yüzde 18’ine karşılık geliyor. Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında ise Türkiye’de uzaktan çalışma oranının daha düşük seviyede kaldığı görülüyor. Almanya’da çalışanlar haftada ortalama 1,6 gün, İsveç’te 1,3 gün ve İspanya’da 1,2 gün evden çalışıyor.
Ortalama 1 gün evde geçiyor
Küresel ölçekte bakıldığında ise çalışanlar ortalama haftada yaklaşık 1 gününü evden çalışarak geçiriyor. Pandemi sırasında zirve yapan uzaktan çalışma oranları sonraki yıllarda düşüş gösterse de pandemi öncesi seviyelerin oldukça üzerinde kalmayı sürdürüyor. Küresel ortalama evden çalışma gün sayısı 2022’de haftada 1,6 gün, 2023’te 1,33 gün ve 2025 başı itibarıyla yaklaşık 1,27 gün seviyesinde ölçülüyor. Bölgesel karşılaştırmada Kuzey Amerika, Birleşik Krallık ve Avustralya haftada ortalama 1,5–2 gün ile en yüksek uzaktan çalışma oranına sahip bölgeler arasında yer alırken, Avrupa’da bu süre ortalama 1–1,5 gün, Asya ülkelerinde ise haftada yarım gün ile 1 gün arasında değişiyor.
69 dakika tasarruf sağlıyor
Uzaktan çalışmanın günlük yaşam üzerindeki etkisi özellikle büyük şehirlerde daha belirgin şekilde hissediliyor. Araştırmaya göre Türkiye genelinde evden çalışılan bir gün ortalama 69 dakikalık yol süresi tasarrufu sağlıyor. İstanbul’da ise bu süre 90 dakikanın üzerine çıkabiliyor. Kazanılan zamanın önemli bir bölümünün yeniden işe ayrıldığı, kalan kısmının ise dinlenme ve kişisel yaşama yönlendirildiği görülüyor.
Çalışan tercihleri fiili uygulamaya yansımıyor
Çalışma ayrıca çalışanların tercihleri ile mevcut uygulamalar arasında belirgin bir fark bulunduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’de çalışanlar haftada ortalama 2,6 gün evden çalışmayı tercih ettiklerini belirtirken, fiili uygulamanın bu seviyenin oldukça altında kaldığı dikkat çekiyor. Bu durum, iş gücü beklentileri ile şirket uygulamaları arasındaki dönüşüm sürecinin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.
En yüksek talep kadınlarda
Araştırma bulguları yaş grupları, sektörler ve hane yapısının da uzaktan çalışma davranışlarını etkilediğini ortaya koyuyor. Özellikle çocuk sahibi çalışanların evden çalışma oranlarının daha yüksek olduğu görülürken, hibrit modellerin ebeveynler arasında daha yaygın tercih edildiği belirtiliyor. Buna karşılık çocuğu olmayan çalışanların ya tamamen ofiste ya da tamamen uzaktan çalışma modeline yönelme ihtimali daha yüksek.
Cinsiyet açısından bakıldığında ise evden çalışma oranlarının kadınlar ve erkekler arasında büyük ölçüde benzer olduğu görülüyor. Ancak evden çalışma talebinde farklılık ortaya çıkıyor. Özellikle çocuk sahibi kadınlar haftada ortalama 2,66 gün evden çalışmak istediklerini belirterek bu konuda en yüksek talebi gösteren grup olarak öne çıkıyor.
İş gücüne katılımı artırıyor
Araştırma uzaktan çalışmanın yalnızca çalışma biçimini değil, iş gücünün yapısını da dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Türkiye’de faaliyet gösteren büyük bir çağrı merkezi operasyonu üzerinde yapılan ayrı bir analiz, tamamen uzaktan çalışma modeline geçişin şirketlerin daha önce ulaşamadıkları yetenek havuzlarına erişmesini sağladığını gösteriyor. Bu dönüşümle birlikte özellikle kadınların, evli çalışanların, küçük şehirlerde yaşayanların ve daha ileri yaş gruplarının iş gücüne katılımının arttığı görülüyor.
Verimlilik tarafında da dikkat çekici sonuçlar bulunuyor. Çağrı merkezi verilerine göre uzaktan çalışma sonrasında çalışanların saat başına gerçekleştirdiği çağrı sayısında yüzde 9–10 civarında artış görülüyor. Araştırma, bu artışın hizmet kalitesinde bir düşüşe yol açmadığını, verimlilik artışının ise büyük ölçüde daha kısa çağrı süreleri ve daha iyi odaklanma ile ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar çalışan bağlılığına dikkat çekiyor
Uzmanlara göre tüm bu veriler, pandemiyle hızlanan dönüşümün artık yeni bir dengeye ulaştığını gösteriyor. Çalışma hayatı tamamen uzaktan bir modele kaymasa da hibrit çalışma birçok sektör için kalıcı bir standart haline geliyor. Araştırma özellikle işe başlangıç süreçlerinde yüz yüze eğitim ile uzaktan çalışmayı birleştiren hibrit onboarding modellerinin uzun vadede daha yüksek performans ve çalışan bağlılığı sağlayabileceğine işaret ediyor.
