5 adımda Covid-19 sürecinde kullanıcı deneyimi

Covid-19 salgını ve bu süreçte ortaya çıkan krizin kullanıcı deneyimine olan etkilerini adım adım inceleyebileceğiniz bir rapor hazırladık. Marketing Türkiye için Userspots tarafından hazırlanan “Covid-19 ve UX” raporunun içeriğiyle “Salgınla birlikte ülkemizde ve dünyada ne gibi etkiler görüldü?”, “Süreç şu anda nasıl ilerliyor? ve “Yakın gelecekte bizi neler bekliyor?” sorularına yanıt aranıyor.

“Mükemmel deneyim farkı da, farkındalığı da belirliyor” diyen Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen raporla ilgili şunları söylüyor: “Peki, içinde bulunduğumuz karantina günlerinde müşterilerimize deneyimi  nasıl yaşatacağız? Hepimizin ‘orantısız zeka’ kullanacağı karanlık bir dönemden geçerken yolu aydınlatmak üzere dünyadan pek çok örneği de aktaran raporlar hazırladık. Çalışma yeni bilgi ve örneklerle bitimsiz devam edecek…”

Mustafa Dalcı Userspots Kurucu Ortağı ise “5 gün boyunca sizlerle Covid-19 sürecinin etkilerini ve dünyadaki örneklerle birlikte yapılabilecekleri anlatan bir içeriği paylaşacağız” diyor.

Raporda yer verdiğimiz dünyanın dört bir yanında alınan aksiyonları 5 ana bölümde derledik:

1.İşler Nasıl Devam Ediyor?

2.Önlemler ve Çalışan Deneyimi

3.Alternatif Kanallar

4.Etkileşim ve Sosyal Fayda

5.Servis ve Ürün Farklılaşması

İlk bölüm olan “İşler Nasıl Devam Ediyor?”da salgın sürecinde işlerin nasıl yönetildiğini inceledik. Hizmet ve üretimlerine online & fiziksel olarak, sadece online’da veya tamamen kapalı şekilde devam eden marka örneklerini bu çatıda derledik.

İkinci bölüm olan “Önlemler ve Çalışan Deneyimi”nde ise salgın sürecinde iş dünyasında alınan önlemleri ve çalışan deneyimini ele aldık. “İşin devamlılığını sağlamak adına ne gibi adımlar atılabileceğini, çalışan sağlığını korumak için nasıl önlemler alınabileceğini ve hemen her yerde artırılan hijyen faktörüyle ilgili merak ettiklerinizi bu listede keşfedebilirsiniz.

Üçüncü bölüm olan “Alternatif Kanallar”da markaların salgın sürecinde tanıştıkları “Bekleme Deneyimi ve Yoğunluk” etkilerine ek olarak deneyimledikleri “Hızlı Aksiyon ve Çözüm Odaklılığı” adımlarını anlattık. Hangi markanın hangi zorlukta nasıl bir çözüm ürettiğini bu örneklerde bulabilirsiniz.

Dördüncü bölüm olan “Etkileşim ve Sosyal Fayda” başlığında da markaların salgın sürecinde hem çalışanlarıyla hem de kullanıcı kitlesiyle olan etkileşimini ve iletişim şeklini konu edindik. Bu noktada CEO etkisiyle, iletişim dili ve “ben değil biz”le elde edilen pozitif değerlerin önemini vurgulayan çalışmaları derledik.

Beşinci ve son bölümümüz olan “Servis ve Ürün Farklılaşması” bize, salgın sürecinde servis ve ürünlerde gidilecek değişikliklerle ne gibi kazançlar edinebileceğimizi anlatıyor. “Ürün ve Servis Nasıl Pivot Eder?” başlığı altında ve uygulanan kampanyalar ve yan projeler listesinde ihtiyacınız olan örnekler yer alıyor.

İlk bölümle başlayalım:

Rapor 1- İŞLER NASIL DEVAM EDİYOR?

Raporun ilk bölümünde Covid-19 salgını sürecinde iş yönetimini ele aldık. Bu dönemde çalışma hayatı üçe bölünmüş durumda ilerliyor: online & fiziksel, sadece online ve kapalı.

Firmalar, uzaktan çalışma modeline ne derece uyum sağladılar?, Üretimi devam ettirmek adına nasıl bir yol izlediler?, Ne gibi uygulamalara yöneliyorlar?

Birlikte bakalım:

ONLINE & FİZİKSEL

Özellikle fizikselde hizmet sunan firmalar beklenmeyen salgının gelişiyle iş yüklerinin bir kısmını online’a taşıma durumunda kaldılar. Covid-19’un olumsuz etkilerine kapıldıktan hemen sonra gerilemeyi önlemek adına hızla aksiyon almaları gerekti. 

Salgından en çok etkilenen sektörlerden biri gıda sektörü. Çin’in önde gelen gıda dağıtım platformu Meituan, restoranlara dağıttığı “bariyer” adını verdiği kağıt ürünlerle oraya gelen müşterilerin virüsten korunmasına yardımcı oluyor. İçinde bulunduğumuz süreç ekonomik açıdan oldukça riskli. Firmalar bu gibi durumlarda tüketici güvenini kazanmak için gerekli özeni göstermeli.

Online alışverişin arttığı karantina günlerinde online alışveriş platformu Amazon’un üzerindeki yük de artıyor. Amazon, çalışanları ve müşterileri için aldığı önlemleri ve yeni çalışma şartlarını kendi blog sayfası üzerinden tüm dünya ile paylaşıyor.

 

Bir başka hızlı ve etkili yöntem ise Publix’ten geldi. Florida merkezli perakende zinciri Publix, tüm mağazalarını temassız ödeme sistemine uygun hale getirdi. Bu dar süreçte halihazırda bulunan teknolojiden faydalanan firma verdiği fiziksel hizmetle karantina sürecine uyum sağladı.

Office Depot ise insanların evden çalışmaya başlamasıyla birlikte artan talebi karşılamak için “bir günde teslimat” özelliğini sunmaya başladı.

Tamamen değişime uğrayan eğitim sektöründe ise Japonya yine yenilikçi bir adım atarak çevrimiçi ve fiziksel deneyimi bir araya getirdi. Ülkedeki bir üniversite mezuniyet törenini öğrenciler yerine robotlar eşliğinde gerçekleştirdi.

Ne Yapmalısın?

  • Çalışanların için, müşterilerin için ve dünya için neler yaptın? Bunu şeffaf bir şekilde müşterilerinle paylaşmalısın.
  • İşin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için aldığın aksiyonları net bir şekilde sunmalısın.
  • Neden çalışmaya devam ettiğini açıklamalısın.
  • Çalışma koşullarının nasıl değiştiğini farklı kanallarda anlık olarak iletmelisin. (Çalışma saatlerin değiştiyse bunu mobil uygulamasındaki )
  • Fiziksel ve dijital deneyimleri nasıl birleştirebileceğini düşünebilirsin.

SADECE ONLINE

Kimi firmalar da sosyal mesafeyi korumak adına fiziksel hizmetleri durdurarak tamamıyla online’a yöneldi.

Covid-19 nedeniyle kapanan Gaythering adlı otel, bingo, happy hour, karaoke ve trivia gecelerini her hafta sosyal kanallarında canlı olarak yayınlamaya başladı. Otelin ilk sanal trivia etkinliğine 600 izleyici katıldı. Otel, karantina nedeniyle otele gelemeyen müşterilere online’dan ulaşım sağlamayı tercih ediyor.

Halihazırda tamamen online çalışma şekline sahip firmalarsa, herkesin evde kaldığı bu dönemde online’daki varlıklarını artırmaya devam ediyor. GetYourGuide ve Withlocals gibi online rezervasyon servisleri, webinarlar ve çevrimiçi sınıflarla hizmet vermeye devam edenlerden. Bu sayede tur kılavuzluğu yapan insanlar da online olarak çalışmaya devam edebiliyor. Sonuç olarak hem hedef kitlenin hem de çalışanların verimliliği dengede tutuluyor.

Amsterdam’da lale yetiştiriciliği yapan Bolt Amsterdam ortaklarının finansal zorluk yaşamasını önlemek adına bir çözüm üretti. Firma, tüketicilerin internet üzerinden 200’lü koliler halinde lale satın alıp istedikleri kadar ödeme yapabilmelerine olanak tanıyor.

Salgın hem kullanıcıları hem de ürün ve servisle yaratılan değer açısından markaları etkilemeye devam ediyor. Markaların aksiyonları kullanıcılarla farklı şekillerde bağ kurmaya evriliyor. Fitness takip uygulaması StepSetGo bu süreci, karantinadan dolayı evde kalan kullanıcıları evde yürümeye ve daha fazla hareket etmeye teşvik ederek değerlendiriyor. Uygulama içi challengelar sayesinde kullanıcılar uygulama içi puan da kazanabiliyorlar.

Evde kaldığımız süre uzadıkça yeni aktivitelere daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Kanada mağazalarını kapatan Toys “R” Us bu açığı kapatacak bir adım attı. Ebeveynlerin çocuklarıyla evde kaliteli zaman geçirmesine yardımcı olacak eğlence kitlerini satışa sundu. Çeşitli oyun ve oyuncakların yer aldığı kitlerde eğlenceli Youtube içerikleri ve TikTok challenge’ları da var.

Ne Yapmalısın?

  • Fizikselde başlayan süreçler için müşterilerine bunu dijitalde nasıl devam edeceğini anlatmalısın. (İade süreçlerin nasıl olacak? İmza alman gereken noktalar için ne yapacaksın?)
  • Yönlendireceğin alternatif kanallar için yoğunlukla alakalı önlemler almalısın. Şeffaf bir şekilde şu an Çağrı merkezinde daha az kişinin çalıştığını paylaşabilirsin.
  • Online kanallarınla müşterilerin #evdekalmalarını nasıl sağlayabilirsin?

Tamamen Kapalı

Bir diğer grup firma da salgın sürecinde hizmet ve satışlarını durdurma kararı aldı. Sağlık koşullarını iyileştirmek ve gerekli önlemleri almak adına faaliyetlere ara veren uluslararası ve yerli bazı markalar çözüm üretme aşamasında. Asos gibi güvenilirliği yüksek markalar da idare işlem süresini uzatmaya gittiler. Bu durum şu soruyu devamında getirdi: E-ticarette ne gibi çözümler üretilebilir ve hangi süreçler öngörülebilir?

İngiltere menşeili perakende zinciri River Island da güvenlik için online mağazalarını kapatanlardan. Ancak tekrar açıldıklarında teslim etmek üzere online sipariş almaya devam ediyor. Marka aldığı bu kararla çalışma şartlarını şeffaf bir şekilde tüketici kitlesiyle paylaştı.

Los Angeles’da yer alan The Getty adlı müze ise güvenlik önlemiyle kapandığı bu dönemi eğlenceli bir aktiviteye dönüştürdü. Müze takipçilerinden beğendikleri sanat eserlerini evdeki malzemelerle yeniden canlandırmalarını istiyor ve ortaya birbirinden yaratıcı çalışmalar çıkıyor. Müşterilerimizle iletişim ve etkileşimimizi devam ettirebilmek için mutlaka satış yapmamız gerekmiyor. The Getty gibi yaratıcı yollarla da müşteri sadakatini sağlayabilmek mümkün.

Gıda sektöründe hizmet veren Havan’dan İstanbul da salgın nedeniyle şubelerini geçici olarak kapadı. Ancak sosyal medyada çeşitli yemek tarifleri paylaşarak müşterileriyle olan bağını etkileşimli ve verimli bir biçimde korumaya devam ediyor.

Alman sosyal girişimi PayNowEatLater da küçük işletmelere olan desteğini online’dan yürütenlerden. Yerel restoranları, barları ve kafeleri desteklemek için bu yerler tekrar açıldığında kullanılmak üzere kullanıcılara şimdi ödeyebilecekleri online kuponlar sunmaya başladı.

Fiziksel alışveriş de yerini tamamen online’a bıraktı. Pandemi sonrasında yapılan araştırmalara göre erkeklerin kadınlara oranla daha fazla e-ticaret sitesi kullandığı gözlemlendi. Bir diğer bulgu ise kadınların %25’inin bu dönemde alışveriş alışkanlıklarının değiştiği yönünde. Bu durum bize şunu gösteriyor: salgın, kullanıcı davranışları üzerinde de büyük bir etkiye sahip ve kullanıcı davranışları farklı gruplar arasında da değişkenlik gösteriyor.

Büyük çapta etkinliklerin iptaliyle birlikte bu etkinliklerin gerçekleştirildiği alanlar da kapatıldı ancak bu durumu faydaya çevirenler var. Örneğin; Londra’daki stadyum, ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere gıda paketleri üretmek için onlarca gönüllünün katılımı ile bir üretim hattına dönüştürüldü.

Ne Yapmalısın?

  • Tamamen kapalı olduğun süreçte, hizmeti açtığında ne gibi değişiklikler olacağını paylaşabilirsin.
  • Tamamen kapatmış olman iletişime devam etmeyeceğin anlamına gelmiyor. Müşterilerine bir faydayı sosyal medya üzerinden sunabilir misin?

 

Rapor 2- ÖNLEMLER VE ÇALIŞAN DENEYİMİ

Raporun ikinci bölümünde Covid-19 salgını sürecinde iş dünyasında alınan önlemleri ve çalışan deneyimini anlattık. Bu dönemde işin devamlılığını sağlamak adına atılan adımlar, çalışan sağlığını korumak için alınan önlemler ve hemen her yerde artırılan hijyen faktörünü incelemek için dünya çapında firmaları takibe aldık. 

İŞİN DEVAMLILIĞI

Salgınla birlikte iş dünyasında bir sarsıntı yaşanıyor olsa da bazı dev isimler işin devamlılığını sağlamak adına tedbirleri elden bırakmıyor. Örneğin Microsoft çalışanlarının markaya olan bağlılığını korumak adına düzenini koruyor. Çalışma saatleri azalmış olsa bile çalışanlarına tam maaş ödemeye devam ediyor.

Diğer yandaysa salgın nedeniyle işlerini kaybedenler var. Sosyal sigorta sistemi, içinde bulunduğumuz kriz döneminde maalesef Amerika’da yaşayan çok fazla insanın işsiz kalmasına sebep oldu. Bir başka dev marka Amazon, artan talebe yetişmek için çok sayıda işe alım yaptı ve maaşları artırdı. Banabi ve Getir ise bu akımın ülkemizdeki örnekleri arasında.

Bu dönemde ürün tedariği sağlayan ve hala hizmet veren kuryeler en çok yorulan ve çalışan kesim oldu. Getir, Amazon ve benzer markalar uyguladıkları bir başka adımla çalışanlarına olan desteği artırırken servislerini de iyileştirmeye çabalıyorlar. Online bahşiş uygulaması ve mesai dahilindeki dinlenme saati uygulaması değişimin parçalarından.

 

İçeride atılan adımlar bu şekildeyken diğer yanda markalar arası bir etkileşim de söz konusu. Markalar birlikte çalıştığı ve ortak oldukları şirket ve kurumlara bu zor dönemde çeşitli indirimler, bedava servis ve finansal destek sunarak yanlarında olduklarını gösteriyorlar. Bunun bir örneği olarak Yemeksepeti restoranlardan listeleme ücreti almamaya başladı.

İşin bir de müşteri tarafı var, elbette olumsuz etkilenenler tarafında karşılaşılabilecek bir konu bu. Müşteri motivasyonunu yüksek tutmamız gereken bir dönemdeyiz. Bir Swimsuit start-up’ı olan Summersalt, duygusal destek sunmak adına müşteri hizmetlerinde dönüşüme geçti. Yeni hizmete açtıkları mesaj hattı “Joycast” ile “müşteri mutluluğu” ekibi, kullanıcılara meditasyon içerikleri, sevimli hayvan videoları gibi rahatlatıcı içerikler gönderiyor.

Ne Yapmalısın?

  • Çalışanlarının maddi gücünü korumak ve desteklemek için çözümler üretmelisin. İhtiyacı olan başka çalışanlara da nasıl yardım edebileceğini düşünebilirsin.
  • Krizin getirdiği işsizlik problemini azaltmak için yapılabilecekleri gözden geçirip aksiyona dönüştürme yollarını arayabilirsin.
  • İş birliği içerisinde olduğun markalarla karşılıklı olarak yardımlaşma yolları üretebilirsin. Hem servis hem de finans kanalında destek sağlayabileceğin çözümler sunmalısın. 
  • Kriz sürecinden etkilenen servis gücünü ve de müşterilerinin motivasyonunu iyileştirmek için değişimlere gitmen gerekebilir. Bunu sağlamak için ne gibi adımlar atman gerektiğini sorgulamalısın.

ÇALIŞAN DENEYİMİ

İşverenler yönetim telaşının yanı sıra  çalışanlarını sağlıklı ve zinde tutmak için de çeşitli yollara başvuruyor. Salgın nedeniyle evden çalışmaya devam eden çalışanların hem sağlığını önemsemek hem de çalışan bağını güçlendirmek bu dönemde dikkat edilmesi gereken noktalardan biri. Iyzico, ofisteyken yaptığı meyve yeme etkinliğini ev ortamına da taşıdı. Çalışanlarının evlerine meyvelerle hazırladığı paketleri yollayarak çalışanlarına olan ilgisini gülümseten bir yolla göstermiş oldu. 

Dışarı çıkamadığımız için fiziksel aktivitelerimiz oldukça sınırlandı ve bu durum ister istemez ruh halimize de yansıyor. Bu etkiyi pozitife çevirmek için ev ortamında yapılabilecek en güzel aktivitelerden birinin yoga olduğunu düşünüyoruz. Userspots ve IoX ekibi olarak biz de bunu deneyimliyor, haftanın iki günü sevgili Meltem’in eğitmenliğinde online ortamda bir araya gelerek yoga yapıyoruz. Hem beden hem de zihin sağlığına olan etkisi oldukça faydalı sonuç veriyor :).

Çalışanlarıyla birlikte online yoldan sosyal aktiviteler gerçekleştiren şirketlerin sayısı gitgide artıyor. Reklam ajansı Pubmatic çalışanları online görüşmedeyken hem öğle yemeklerini beraber yiyor hem de çocukları ve evcil hayvanları da görüşmelere dahil ederek sosyal duygularını zinde tutuyorlar. 

Önceki örneklerde de değindiğimiz gibi bir grup firma ve çalışanları fiziki olarak hizmet vermeye devam ediyor. Hal böyleyken fiziki önlemlere duyulan ihtiyaç arttı. Perakende satışta uluslararası ve güçlü bir marka haline gelen Walmart, fiziki koşullarda çalışmak durumunda kalan çalışanlarının sağlık koşullarını koruma amaçlı bir adım attı. Her vardiyadan önce çalışanlarının ateşlerini ölçerek semptom gösteren çalışanları için gerekli önlemleri önceden alıyor.

Ne Yapmalısın?

  •  Evden çalışmaya devam eden çalışanlarının sağlığını ve bağlılığını korumak adına harekete geçmelisin. Bu dönemde onlara verdiğin değeri hissetmeye daha çok ihtiyaçları olacaktır. 
  • Karantinanın yarattığı hareketsizliği ve bunaltan ruh halini kırmaya yönelik aktivitelere başvurabilirsin. Çalışanlarının ev ortamında da aktif kalmalarını sağlayacak etkinlikleri etkileşimli hale getirebilirsin. 
  • İletişimi güçlendirecek ve sosyal hayatı canlı tutacak kanallara ihtiyaç var. Bu konuda yapabileceklerini planlayıp uygulamaya başlamalısın.
  • Fiziki koşullarda çalışmaya devam eden çalışanların için sağlıklı bir iş ortamı hazırlamalısın. Salgını engellemek adına alabileceğin üst seviye önlemleri hızlı, düzenli ve kontrollü bir şekilde uygulamalısın.

HİJYEN FAKTÖRÜ

Covid-19’un ortaya çıkışı ve yayılmaya başlamasından hemen sonra tüm dünyada ilk olarak hijyen önlemleri alındı. Hem bireyselde hem de iş dünyasında hijyen faktörü önceliğini birinci sıraya taşıdı. Markalar fiziki koşullarda çalışmaya devam eden çalışanları için aldıkları önlemleri daha da artırdı. Örneğin Çin’deki bazı teslimat servisleri kuryelerin vücut sıcaklığını güncel olarak ölçüyor ve mobil uygulama üzerinden tüketicileriyle de paylaşarak çift taraflı hijyen ortamı oluşturuyor. Zomato da teslimat yaptığı ülkelerde benzer bir uygulamayı sunmaya başladı. 

Amerikan sürüş şirketi olan Lyft de vücut bakım ürünleri üretim markası olan EO Products ile anlaşıp tüm sürücülerine ücretsiz el dezenfektanı dağıtarak hijyen kontrolünü güçlendirdi. 

Hijyenin üst seviyede tutulması gereken sektörlerden birisi gıda. Dev fast-food zinciri Arby’s de hazırlanan her siparişle birlikte çalışanların ateş seviyesini düzenli olarak ölçüyor. Aynı zamanda bu bilgileri tüketicileriyle de paylaşarak güvenlik önlemlerini yükseltiyor. 

Ne Yapmalısın?

  • Aktif olarak hareket ve temas halindeki çalışanlarının anlık sağlık durumunu kontrol etmelisin. Ayrıca verileri şeffaf bir şekilde hizmet kitlen ile paylaşarak onları bilgilendirmelisin. Bu noktada teknolojiyi kullanabilirsin.
  • Covid-19’a karşı tüketilen hijyen ürünlerinin insanlara daha çok ulaşmasını sağlamalı ve daha hızlı sonuç almak için diğer markalarla güç birliği sağlamalısın.

Rapor-3 ALTERNATİF KANALLAR 

Raporun üçüncü bölümünde Covid-19 süreciyle  şirketlerin artan online rekabet ortamında öne çıkmak için başvurduğu alternatif kanalları anlattık. Çalışma modelinin değişmesiyle odaklanılan hizmet iyileştirme çalışmalarını, çözüm odaklı girişimleri ve hızla alınan aksiyonları araştırdık.

BEKLEME DENEYİMİ 

Salgına karşı alınan önlemler doğrultusunda mağaza vb. mekanların çoğu kullanım dışı kaldı ve çevrimiçi kanallar ön plana çıktı. Devamında online alışverişin de artmasıyla özellikle perakende hizmeti veren e-ticaret firmaları yoğun bir döneme girdi. Örneğin çağrı merkezlerinde çalışanlar tarafında yoğunluk kurallara uygun azaltılırken buralara ulaşmak isteyen kullanıcı tarafında artış yaşandı. Bu yoğunluk nedeniyle firmalar bekleme durumunda kalan insanların bekleme deneyimini  iyileştirme yolları aradı. Bunun paralelinde ise fizikselde hizmet verilmeye devam edilen ortamlarda insanları kalabalıktan uzak tutarak salgını önleme çalışmaları uygulanmaya başlandı.

Moskova ve St.Petersburg’da perakende kanalında hizmet verenler bu durum için bir çözüm üretti. Karantina sürecinde marketlerdeki yoğunluğu azaltmak ve tüketicilere ürün sağlamak amacıyla apartmanlara yiyecek otomatları yerleştirmeye başladılar. İnsanlar bu sayede gıda ihtiyaçlarını evlerinden uzaklaşmadan kolayca giderebilme şansına erişti.

Market alışverişlerinin pandemiye uygun koşullarda gerçekleştirilebilmesi için bir başka çözüm yolu ise OpenTable’dan geldi. Popüler bir restoran rezervasyon uygulaması olan OpenTable, yakın zamanda geliştirdiği özelliğiyle kullanıcılarının üye marketlerde alışveriş yapabilecekleri saat aralığını seçmelerine olanak tanıyor. Tıpkı bir restoranda yer ayırtmak gibi. Akıllı telefonunuzdan gideceğiniz market için bir saat belirliyor ve çevrimiçi bekleme listesine katılıyorsunuz. Uygulama sayesinde hem işletmelere destek sağlanıyor hem de toplum sağlığı için güvenli bir ortam hazırlanmış oluyor.

Ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da önüne geçilmesi gereken bir market alışverişi yoğunluğu yaşanıyor. Özellikle sokağa çıkma yasağı getirilen şehirlerde yasak öncesi ve sonrasındaki süreçte insanlar kontrolsüz bir şekilde marketlere gidiyor. Tehlike oluşturan bu durumu kontrol altına almak için çeşitli uygulamalar başlatıldı. Singapur’da hizmete sunulan, kullanıcıların market ve alışveriş noktalarındaki yoğunluğu takip edebilecekleri uygulama bunlardan biri. Space Out adlı bu uygulama sayesinde kullanıcılar gitmeyi düşündükleri yerlerdeki kalabalık durumunu anlık takip edebiliyor ve daha sağlıklı kararlar alabiliyorlar. 

Var olan kanalları daha sağlıklı ve güvenli hale getirecek çalışmalar da gün geçtikçe artıyor. Konum ve mesafe sorunsalında bir başka çözüm Rotterdam’da uygulandı. Bir market satışlarını otopark alanında sürdürmeye devam ediyor. Her karede 1 kişi, alanda ise aynı anda en fazla 6 kişi olabilecek şekilde satış alanları 16 kareye bölünerek sosyal mesafeyi koruma koşulları oluşturuldu.

Şimdi de odağımızı Kolombiya’ya çeviriyoruz. Başkent Bogota’da, sosyal mesafeyi korumak ve kalabalık otobüs hatlarındaki yoğunluğu azaltabilmek için şehre 100 km’den fazla yeni bisiklet rotası eklendi. 

Ne Yapmalısın?

  • Salgın dönemi de olsa tüketiciler market vb. ihtiyaçlarını karşılamak için zorunlu olarak ürünlere ulaşabilecekleri yerlere gidecekler veya çevrimiçi alışveriş yöntemini tercih edecekler. Özellikle perakende kanalında tüketicilere ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde ulaştırmanın yollarını aramalısın.
  • Elindeki hizmet kanallarını tüketiciler ve toplum sağlığı adına nasıl daha sağlıklı ve güvenilir hale getirebileceğini araştırmalısın.
  • İnsanları fizikselde oluşabilecek yoğunluk konusunda uyarabilir, olası kalabalık ortamlardan uzak tutabilirsin.
  • Çevrimiçi hizmet kanallarında oluşan yoğunluğu iyileştirmelisin. Buna kullanıcının buradaki bekleme deneyimini yeniden tasarlayarak başlayabilirsin.

HIZLI AKSİYON & ÇÖZÜM ODAKLILIK

Salgının ortaya çıkışıyla birlikte firmalar iş yönetimiyle ilgili acil kararlar alma durumunda kaldı. Ofisler, mağazalar, okullar, avm’ler ve daha birçoğu hızla kapatıldı. Bu değişimlerin sonucunda doğabilecek hem ekonomik hem de sağlık merkezli problemleri engellemek ve azaltmak içinse sıfırdan çözümler üretmeleri gerekti. Beklenmedik bir süreç olmasına rağmen bazıları bu yönde hızlıca aksiyon almayı başarabildi.

Gıda sektörü en çok değişimin yaşandığı ve en hızlı çözüm yolları arayışının girildiği sektörlerden oldu. Tab Gıda’ya ait markalar, Getir ve Banabi gibi servis şirketleri sosyal mesafeye saygı duyarak temassız ödeme imkanları sundu. Bu hizmeti kısa sürede hayata geçiren firmalar aynı zamanda “Güvenli Paket” uygulamasını da hizmetlerine entegre ettiler. Bu uygulamayla çalışan ve müşteri arasındaki sosyal mesafe tamamen güvenli hale getirildi.

Binlerce restoranı, 3 milyonun üzerinde kullanıcıyla buluşturan çevrimiçi yemek sipariş sitesi Yemeksepeti.com, hizmet alanında hızla aksiyon alan isimlerden. Şirket, en büyük risk grubu olan ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle evlerinden çıkamayan 65 yaş üstü kullanıcılara kullanım kolaylığı sağlayarak telefonla Banabi sipariş hattını kullanıma açtı. Kampanya kapsamında 65 yaş ve üzeri vatandaşlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin 153 hattını kullanarak ekstra gönderim ücreti ödemeden Banabi‘den market ihtiyaçlarını sipariş edebilecekler. Yemeksepeti sunduğu bu özel hizmetle krizi iyi bir şekilde yönetmeye devam ediyor.

Çinli bir girişim olan UDI (Unity Drive Innovation) koronavirüsün yayılmasını önlemek amacıyla otonom araçlarını kullanmaya başladı. Endüstri 4.0 döneminde lojistik otomasyonun gelişimine öncülük eden UDI  teslimatları bu insansız araçlarla ulaştırarak sosyal mesafenin korunmasına destek sağlıyor. 

Firmalar iş yönetimleri konusunda değişime uğrarken paralelde de tüketicilerin alışveriş alışkanlıkları değişmeye başladı. Bu ani değişimlerin beraberinde de tedarik zincirleri zor bir sürece girdiler. ABD ve Kanada’da market alışverişi teslimatı yapan Instacart adlı firma, tedarik zincirindeki belirsizlikten kaynaklanan sorunların azalmasına yardımcı olmak amacıyla elindeki satış verilerini üreticilerle paylaşarak stok takibi uygulamasına geçti.

Salgının ortaya çıktığı ilk dönemde dünya çapında konuşulan örnek bir sağlık önlemi Güney Kore’den gelmişti. Hızlı ve toplu test uygulamasıyla toplum sağlığını hızla kontrol altına alan Güney Kore’nin ardından Hindistan’da harekete geçti. Kerala eyâletinde halka hızlı ve toplu test yapılması için hastane çevrelerine Covid-19 kioskları kuruldu.

Pandemi’den ilk olarak etkilenenlerin başında eğitim sistemi yer aldı. Tüm dünyada kısa bir panik yaşandı ve hızlıca uzaktan eğitim modeli uygulanmaya başlandı. Ülkemizde telekomünikasyon şirketleri uzaktan eğitimi destekledi ve Turkcell, Türk Telekom, Vodafone gibi şirketler tüm öğrencilere bedava GB ve çeşitli olanaklar sağladı. Türk Telekom, MEB ile yaptıkları protokol gereği EBA(Eğitim Bilişim Ağı)’nın kullanımına sunacağı 3 GB ücretsiz interneti 8 GB‘a yükselterek desteğini artırdı.

Ne Yapmalısın?

  • Değişen müşteri alışkanlıkları karşısında sunacağın hizmet de değişmeli. Kullanıcı gruplarını belirleyebilir ve kullanıcılarla olan bağını korumak adına bu gruplara uygun ekonomik kolaylıklar sağlayabilirsin.
  • Kriz döneminde en hızlı sonuç verecek çözümlerin neler olacağını araştırmalısın. Bu çözümleri kendi kanalında nasıl kolayca hayata geçirebileceğini sorgularken tüketicinin güvende hissetmesi gerektiğini de unutmamalısın.

Rapor 4-ETKİLEŞİM ve SOSYAL FAYDA

İnsanların sıkıldığı ve stres altında hissettiği bu dönemde firmaların kullanıcılarla temas etmeden etkileşim kurmaları çok önemli. Raporun dördüncü bölümünde pandemi süresi boyunca firmaların kullanıcılarla olan etkileşimini ve hem sosyalde hem iş gücünde başvurdukları iyileştirme çalışmalarını anlattık. “CEO Etkisi”, “İletişim Dili” ve “Ben Değil Biz” başlıkları altında dünya çapında örnekleri derledik. “CEO’lar sosyal medyada ne kadar aktif?”, “Firmaların iletişim dili dönemin beklentilerini karşılıyor mu?”, “Bu süreçte dünya için neler yapılıyor ve bu nasıl bir dille anlatılıyor?” sorularının yanıtı burada.

CEO ETKİSİ

Kullanıcılarla kurulan etkileşimde CEO’ların payı büyük. Kurumsalda pandemiye hazırlık durumunda yönetici farkındalığı ve katılımı, izlenecek iş yönetimini şekillendiriyor. Günlük hayatta insanlar ise, onların salgını ve krizi nasıl karşıladıklarına, çalışanlarını ve kullanıcılarını nasıl koruduklarına büyük ölçüde önem veriyor. Günün sonunda markalara olan bağı belirleyen bu kriteri marka kanalında verimli kılmak adına temkinli adımlar atmak gerekiyor.

Raporumuzun önceki bölümlerinde de Yemeksepeti ve Banabi platformlarının pandemi kapsamında yaptığı çalışmalara yer vermiştik. Şirket, bu süreçte hem çalışanlarının hem de kullanıcılarının sağlığını korumak adına birçok önlem aldı ve almaya da devam ediyor. Yemeksepeti CEO’su Nevzat Aydın, şirket olarak uygulamaya sundukları bu çözümleri Twitter üzerinden tüketicilerle doğrudan paylaşarak ülkemizde örnek bir iş yönetimi sergiliyor.

Amerikan giyim markası Levi’s da diğer tüm firmalar gibi salgın döneminde mağazalarını kapadı. CEO Chip Bergh bu duruma karşı temkinli ve optimist yaklaştıklarını belirtti. Süreci “Bu koşullarda beni motive eden şey öğrenebileceğimiz, değişen koşullara adapte olabileceğimiz ve sonrasında daha güçlü bir şekilde var olabileceğimiz.” şeklinde yorumlayan Bergh, bu krizden sonra daha iyi bir insan, yönetici ve baba olacağına inandığını belirterek krizi fırsata çevirebileceğini vurguladı. Bu örnek duruşu, krizi olabildiğince olumlu açıda değerlendirme konusunda hem iş dünyasına hem de tüketicilere farkındalık kazandırıyor.

Bu zorlu dönemde yalnızca müşterilere ve kullanıcılara değil çalışanlara destek olmak ve yönlendirmek de yöneticilerin sorumluluğunda. Bulut tabanlı bir ekip iş birliği uygulaması olan Slack’te de çalışan desteği ön plana çıktı. CEO Stewart Butterfield kendi kanallarını kullanarak çalışanlarına bir açıklama yaptı. Strese girmemelerini, yardıma ihtiyaç duydukları her an istemelerini tavsiye ederken “Bu işte hep beraberiz, başarıyla atlatacağız.” mesajı verdi.

İçinde bulunduğumuz küresel çaba karşısında Apple da payına düşenleri websitesinde yayınladığı bir duyuruyla dile getirmişti. Geçtiğimiz ayın başında şirketin CEO’su Tim Cook, Twitter’dan yaptığı açıklamada Apple’ın maske ve koruyucu siperlik üretimine başladığını ve tasarım, mühendislik, operasyon ekiplerinin konuyla ilgili çalışmalara devam ettiğini duyurdu.

Ne Yapmalısın?

  • Normale göre farklı koşullarda ve stres altında çalışan insan sayısı çok fazla. Onlara sunacağın desteğin yanında işlerini kolaylaştırmak için de elinden geleni yapmalısın. Bu noktada en büyük görev yöneticilere düştüğünden çözümleri aktarma kanalını da yine yöneticiler kullanmalı. Çalışanların yöneticilerin daima yanında olduklarını bilmelerine ihtiyacı var.
  • Bir firmanın güncel yönetimi tüketicilerine aktarmasındaki en önemli etkenlerden biri CEO dilidir. Yönetici olarak tüketicilere ulaşmanın farklı yollarını bulmalı ve onları şirket adına atılan tüm gelişmelerden haberdar etmelisin.
  • Üretim kanalında iş gücünü tüketici ve çalışanlarının sağlığına fayda sağlaması için şekillendirebilirsin.

İLETİŞİM DİLİ

Uzun süredir evlerimizdeyiz ve bu durumun hem kontrolünü hem de devamlılığını sağlamak adına üst seviyede çaba gösteren birçok sektör çalışanı var. Elbette bu sürecin fiziki sağlığı yanı sıra mental sağlık boyutu da mevcut. Bu tarafta markalar farkındalık ve moral oluşturmak için hem bireyselde hem de birlik içinde birçok çalışma ortaya koydu. Bu çalışmaların en çok dikkat çeken ve etki eden parçası ise hedef kitlelere karşı kullandıkları iletişim diliydi. Mesajı kuvvetlendiren bu iletişim örneklerine bir bakalım:

Coca-Cola, herkesin hassaslaştığı ve stres altında hissettiği bu dönemde empatiye dayalı bir çalışma sergiledi. Logosundaki boşlukları artırarak “Ayrı kalmak birlik olmanın en iyi yoludur.” mesajını paylaşan marka sosyal izolasyona göstermemiz gereken önemi vurguladı.

Logosunu dönüştürerek sosyal mesafeye dikkat çeken bir diğer marka da McDonald’s oldu. Bu akıma katılan birçok marka da yaratıcı bir yol seçerek meşhur logolarını insanları izolasyona teşvik etmek amacıyla kullandılar.

Dönüşen logoları dönüşen markalar takip etti. Markalar isimlerinde ve sloganlarında değişime giderek yaratıcılıkla birlikte yazının gücünü kullandı. Evde kalmanın önemini vurgulayan küresel medya şirketi Time Out bu süreçte adını Time In olarak güncelledi. Vodafone ise operatör adı yerine #EvdeKal mesajını yerleştirdi. Diğer operatörlerin de katılımıyla şebeke adı yerini #HayatEveSığar mesajına bıraktı.

Dünyanın dört bir yanında hizmet veren Ikea ise “Evde Kal” mesajını vermek için farklı bir yöntem uyguladı. Şirketin imzası haline gelen kullanım ve kurulum klavuzlarını insanları evde kalmaya teşvik etmek amacıyla dönüştürdü.

Sadece şirketler değil belediyeler de sosyal izolasyonu teşvik edecek çalışmalar yapıyor. Ülkemizde birçok belediye kendi şehrine ait şiveleri kullanarak sokaklarda çeşitli mesajlar yayınladı. Her biri, büyük ölçüde stresli geçen şu zamanlarda eğlendirici bir dille farkındalık yaratmayı başardı.

Ne Yapmalısın?

  • Sosyal izolasyon bu günlerde dünyanın neresinde olursa olsun her insanın dikkat etmesi gereken ilk konu. Bunun bilincini yaymak, farkındalığı artırmak amacıyla sosyal mesajlar hazırlayabilirsin. Bu noktada logonu, marka isim ve sloganlarını ya da markanla özdeşleşen herhangi bir aracı kullanabilirsin.
  • Mesajı doğru ilettiğin takdirde kullandığın her kanal, yapacağın her dönüşüm farkındalığı artıracaktır.
  • Mesajlarını insanların hem yüzünü güldürecek hem de empati kurmalarını sağlayacak yöntemlerle hazırlayabilir bu sayede sosyal bütünlüğe olan desteğini vurgulayabilirsin.

BEN DEĞİL BİZ

Raporun bu bölümünde yukarıdaki örneklerde de olduğu gibi işin finansal değil toplumsal değer kısmını ele alıyoruz. Küresel çapta var olan her şeyi ve her insanı etkileyen bu Covid-19 krizi döneminde şirketlerin finansal yapıları kadar toplum değerini güçlendirmek için ürettikleri de öne çıkıyor. Bu gücü besleyen bir iletişim dili ve bu dili yönetmenin bir yolu var; “BEN” yerine “BİZ” demek. Tüm dünyanın vurguladığı gibi “Birlik Olmak”a en çok ihtiyaç duyduğumuz zamandayız. Ve bunu iş dünyasında da başarılı bir şekilde aktarmak gerekiyor. Kullanıcılar, müşteriler ve çalışanlar onlara ilettiğiniz her mesajda ve her hareketinizde bu süreçte yalnız olmadığını bilmeli.

Yemeksepeti ve Domino’s güçlerini birleştirerek sağlık çalışanları için bir moral desteği başlattı. 24 Hastane ve çalışanlarına 150.000 adet pizza göndererek destek sağlayan ikili kampanya duyurusunda güzel bir dil kullanarak zor koşullarda hizmet vermeye devam eden sağlık çalışanlarına minnetini dile getirdi.

Salgın yayılma hızını yavaşlatacak materyallerin üretimi en önemli önceliklerden biri haline geldi ve ülkemizde de tüm dünyada bu alanda çalışmalar başladı. Tekstil firmaları bir süredir atölyelerini maske üretimi için kullanıyor. LC Waikiki de maske üretimine geçen Türk markalar arasında yer alıyor.

Üretim kapasitesini ihtiyaç doğrultusunda dönüşümlü bir şekilde kullanan markalar kendi çıkarlarını bir kenara bırakarak toplum adına çözümler üretmeye devam ediyor. Salgına karşı alınan önlemler kapsamında Tesla da harekete geçti. Şirket Model 3 üretiminde kullandığı parçaları yeniden tasarlayarak solunum cihazları üretmeye başladı.

Delta Airlines da uçuş hizmetleri için üretim yaptığı tesislerini koruyucu siperlik üretimi için dönüştürdü.

 

 

Özellikle küçük işletmelerin daha fazla etkilendiği bu kriz günlerinde markalar arası destek ve işbirliği her zamankinden daha çok önem kazandı. Bu noktada empati ön plana çıktı ve büyük küçük her marka sosyal medya üzerinden birbirlerine destek olduklarını duyurdular. Hem aynı hem de farklı sektörlerde çalışan markalar bu dönemde “Omuz Omuzayız” ve “Hepimiz Aynı Gemideyiz” mesajlarını verdi.

Ne Yapmalısın?

  • Herhangi bir ürün, servis ya da altyapını kullanarak nasıl bir sosyal fayda üretebileceğini araştır. Salgını önlemeye destek olmak adına toplum ihtiyaçlarına uygun üretime geçebilirsin.
  • Her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulan bu günlerde diğer markalarla güç birliğine giderek çoğunluk yararına çözüm yöntemleri geliştirebilirsin.
  • En çok desteğe ihtiyacı olanların başında sağlık çalışanları geliyor. Genelde sunduğun hizmeti onlara faydalı olacak şekilde dönüştürebilir veya bu konuda yeni çalışmalar kurgulayabilirsin.

SERVİS ve ÜRÜN FARKLILAŞMASI

 

Raporun beşinci ve son bölümünde pandemi boyunca hizmet sektöründe başvurulan alternatif çalışmaları araştırdık. Ürün ve servislerin, zamana ve güncel şartlara daha uygun hale getirilebilmesi adına keşfettiğimiz ve yakın zamanda hayata geçirilen örnekleri derledik.

Rapor 5- ÜRÜN ve SERVİSTE PİVOT

Pandemi gibi beklenmedik ve sarsıcı olaylarla karşılaşma halinde ürün ve servislerin pivot edebilir mi? Bu gibi dönemlerde mevcut iş gücünü hem olası en az zararı alarak koruman hem de kullanıcıların ihtiyaçları çerçevesinde faydaya dönüştürmen gerekiyor. Mart ayından bu yana dünyada bütün sektörler bu değişimi yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Hangi firmalar hangi yöntemlerle pivot seçeneğini iş hayatı dahilinde kurgulamış birlikte bakalım:

İş yapış şekillerini değiştirip şu anki duruma hemen adapte olan şirketlerden bir tanesi Mutlubiev. Çeşitli temizlik hizmetleri sunan şirket pandemi döneminde nano dezenfeksiyon servisi vermeye başladı. Mevcut ürün ve deneyimlerinden faydalanarak servislerini hızla farklılaştıran markalar bu dönüşümle ciddi başarı elde edebiliyorlar.

Snapchat de en popüler özelliği olan filtrelerine bir ekleme yaparak sosyal yardım ve dayanışma çalışması başlattı. Çıkardığı AR filtre seti ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’ne bağış yapabiliyorsunuz. 23 uluslararası para birimini tanıyan filtreye bağış yapmak istediğiniz miktardaki parayı tanıttığınızda uygulama size doğrudan bağış yapma seçeneği sunuyor.

Salgınla mücadele kapsamında günlük hayatı kolaylaştıracak ürünler de geliştiriliyor. Brooklyn’li outdoor ekipman şirketi StatGear, kullanıcıların günlük hayatta objelerle temasını minimuma indirecek bir anahtarlık tasarladı. Pirinçten üretilen “Hijyen El” adlı bu ürünle yüzeyle temas etmeden kapıları açabiliyor, bankamatik ekranları vb. kullanabiliyorsunuz.

Toplumsal fayda odaklı işlerse öncelik haline gelmiş durumda. Teknolojik üretim yapan firmalar solunum cihazları ve test kitleri üretmeye başladılar. Türkiye’de de biyomedikal mühendislik hizmetleri veren Biosys’nin tasarladığı yerli solunum cihazını Arçelik üretti, Aselsan ve Baykar Savunma da teknik destek sağladı. Bosch, Phillip Morris gibi devler de dünya çapında araştırma ve çalışmalarını sürdürüyor.

Ne yapmalısın?

  • Mevcut ürün ve deneyimlerini güncel duruma uygun şekilde servis etmenin yollarını araştırmalı ve kısa sürede farklılaşmaya gitmelisin.
  • Dijital ortamda AR gibi teknolojilerden faydalanarak sosyal yardım ve dayanışma alanında destek sağlayacak çalışmalar üretebilirsin. Bu teknolojileri servisinde hangi farklı yollarla kullanabileceğini araştır.
  • Şu an tüm dünyada öncelik salgınla mücadele etmek. Pandemide olduğu gibi kısıtlı yaşam şartları altında günlük hayatı kolaylaştırabilecek ürünler geliştirebilirsin. Böylece iş gücünde inovasyona giderken kullanıcıların ihtiyaçlarına katkı sağlamış olursun.

KAMPANYALAR

“Kampanyalar ile insanların evde kalmalarını nasıl destekleyebiliriz?” sorusunun yanıtı dünya çapında bir dizi başarılı örnekle verildi. Markalar hem kendi bünyelerinde hem de diğer isimlerle bir araya gelerek toplumsal bilinci ve dayanışmayı güçlendirecek kampanyalar başlattı.

Risk grubundaki yaşlılara yönelik yeni servis yöntemleri geliştiren markalar sosyal medya platformlarından da bunu duyurdu. Getir, Banabi, Migros Sanal Market ve Yemeksepeti gibi yerel markalar bu gruba özel indirim ve avantajlar sunuyor.

Pandemiyle gelen karantina nedeniyle günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz tüm işleri evden yürütmemiz gerekti. Dijital dünya ile bunu çözmek mümkün ancak dijital uygulamaları ve servisleri kullanmayı bilmeyen özellikle 65 yaş artı bir kesim var. İngiltere’de hizmet veren Lloyds Banking Group bu soruna bir çözüm üretti. 70 yaş üzerindeki 2000 müşterisine online bankacılığa kolay erişebilmeleri için ücretsiz tablet yollayacağını duyurdu. Ayrıca bu sistem ile ilgili eğitim ve desteği, kuracağı özel telefon hattı üzerinden müşterilerine sunacak.

Salgının getirdiği zorlu koşullar en çok sağlık çalışanlarını etkiledi. Risk altındaki sağlık çalışanlarının hayatını kolaylaştırmak için bir dizi kampanya başlatıldı. Bunlardan biri Hyundai’a ait. Hyundai, Brezilya’daki araç kiralama servisiyle sağlık çalışanlarına ve risk grubundaki insanlara ücretsiz ulaşım imkanı sunuyor.

Zorlu çalışma hayatının yanı sıra sağlık çalışanlarının bu süreçte hijyen nedeniyle görev sonrasında aileleriyle görüşmeleri büyük risk oluşturabiliyor. Bu noktada salgını önlemek adına ailelerinden ayrı konaklamaları gerekiyor. Hilton ve American Express güç birliğine giderek sağlık çalışanları için bir kampanya başlattı ve evlerine dönemeyen sağlık çalışanlarına ücretsiz konaklama hizmeti vermeye başladı.

Facebook ise dünyanın dört bir yanındaki kullanıcılarına güncel ve doğru bilgileri iletmek için geniş çaplı bir bilgi kaynağı oluşturdu. “Koronavirüs Bilgi Merkezi” adlı bu sayfada Covid-19 ile ilgili haberleri sabitleyerek doğrudan kullanıcılara aktarıyor. Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere tanınmış sağlık örgütlerinin ve ilgili bakanlıkların sağladığı güvenilir bilgiler bu merkezde erişe açık.

Ne yapmalısın?

  • Koronavirüs en çok sağlık çalışanları ve 65 yaş üzeri için tehlike oluşturuyor. Bu grupların karantina sürecine destek olmalı ve günlük hayatlarını kolaylaştırmak için çeşitli servisler geliştirmelisin. Güncelde oluşan sorunları giderecek hizmetler üretirken bu hizmetleri öncelikli kullanıcı gruplara uyarlamayı unutmamalısın.
  • Sosyal medya ve internette güvenilir kaynaklar kadar gerçek olmayan bilgiler de paylaşılıyor. Bu veri kirliliğini azaltmak için güvenilir kaynaklara dayanan veri kütüphaneleri oluşturabilir, toplum bilincini güçlendirebilirsin.
  • Sağlık çalışanları adına yardım çalışmaları kurgulayabilir bunları bir kampanyaya dönüştürerek daha çok işbirliği ve kısa sürede yayılma elde edebilirsin.

YAN PROJELER

Hizmet ve servis sektöründe üretim yapıyorsan içinde bulunduğumuz dönemde kendine şu soruyu sormalısın: “Fayda odaklı yan projeler üretiyor musun?” Tüketicilerin ve kullanıcılarının her zamankinden daha çok desteğe ihtiyacı var. Fiziki kısıtlamalarla birlikte günlük hayat aktiviteleri giderek azaldı ve ihtiyaçlara ulaşma alışkanlıklarımız değişime uğradı. Bu noktada verdiğin hizmeti ek projelerle çeşitlendirebilir daha fazla kitleye daha fazla fayda sağlayabilirsin.

Apartman ve site yönetim uygulaması Apsiyon bu dönemde bir yardımlaşma platformuna da dönüşmüş durumda. Uygulama, risk grubundaki ve yardıma ihtiyacı olan komşularınıza yardım etmenizi sağlayan bir özellik geliştirdi. Uygulamayı kullanarak ihtiyaçlarınızı belirtebiliyor, iletişim kurabiliyor ve kaç kez yardımda bulunduğunuzu görebiliyorsunuz.

Tech to the Rescue, IT şirketlerini dünyanın dört bir yanındaki (hükümete dahil olmayan) kuruluşlarla birleştiren gönüllü bir hareket. Verdikleri bu hizmete ek olarak salgın sırasında desteğe ihtiyacı olan kurumlarla yardım etmek isteyen teknoloji firmalarını bir araya getirebilecek bir platform kurdu.

Grafik ve medya yazılımı üretimi yapan Adobe, salgın döneminde evde kalanlara daha renkli bir hayat sağlamak için yeni bir akım başlattı. Ünlü illüstratörlerin çizimlerinin yer aldığı boyama kitabı projesi ile kullanıcıları boyama yaparak eğlenceli zaman geçirmeye davet etti. Sanat Profesörü Ann Chen, proje ile ilgili görüşlerini Instagram üzerinden yaptığı paylaşımda: “Sanat dünyayı kurtaramaz ama kesinlikle bir fark yaratabilir. Bu yüzden bu zor zamanlarda sanat yapmaya devam etmemiz gerektiğine inanıyorum.” sözleriyle dile getirdi.

Snapchat geliştirdiği bir başka AR teknoloji destekli filtresi ile sosyal mesafe projesi başlattı. Filtre ile etrafınızdaki kişilerle aranızdaki mesafeyi ölçebiliyor ve bu veriye göre ne kadar mesafe bırakmanız gerektiğini öğrenebiliyorsunuz.

Bu zor süreçte insanları motive edebilmek ve toplumsal dayanışmaya destek olmak adına eğlence sektörü de çalışmaya devam ediyor. Sektör, ünlü Dj’leri ve sanatçıları dijital platformlar üzerinde canlı yayınla buluşturmaya başladı. Devamında birçok farklı etkinlik de salgın sebebiyle online ortama taşındı. Coldplay grubu solisti Chris Martin, John Legend ve daha birçok ünlü isim Instagram live üzerinden ev konserleri verdi.

Ne yapmalısın?

  • Mevcut altyapı ve imkanlarını salgının etkilerini azaltmak için dönüştürebilir, ihtiyaç sahipleri ile yardım etmek isteyenleri buluşturacak projeler geliştirebilirsin.
  • İnsanların evde kalma sürecini verimli kılacak aktiviteler kurgulayabilir bunu online alternatif kanallarla kullanıcılara ulaştırabilirsin.

Türkiye’nin İlk Phygital Deneyim Zirvesi: XCO’20 Online

Türkiye’nin ilk Phygital Deneyim Zirvesi’ne davetlisiniz! 8 Mayıs Cuma günü gerçekleştirilecek zirvede günün ilk yarısında CX, ikinci yarısında ise UX tüm yönleriyle ele alınacak. Ücretsiz etkinliğimizi sakın kaçırmayın!
Hemen kayıt olun:
xcophygital.com

 

İLGİLİ HABERLER