
20 ayda parlayan bir pop kültür markası: Manifest
Şubat 2025’te “Zamansızdık” ile müzik sahnesine çıkan Manifest, geçen 20 ayda şarkıları, koreografileri, görsel dünyası, festivali, konserleri, ürünleri ve marka iş birlikleriyle kendi evrenini yarattı. Türkiye’de kız grubu kültürünü yeniden ana akıma taşıyan altı kişilik grup, şimdi rotasını global sahnelere çeviriyor. Peki, bu başarının ardında nasıl bir strateji yatıyor? Daha da önemlisi Manifest’i bir pop kültür çılgınlığına dönüştüren toplumsal kodlar neler?

Kuruluşunun üzerinden henüz 20 ay geçen Manifest, bir kız grubunun sınırlarını aşarak Türkiye’nin çağdaş pop sahnesinin en dikkat çekici figürlerinden birine dönüştü. Esin Bahat, Hilal Yelekçi, Lidya Pınar, Mina Solak, Sueda Uluca ve Zeynep Sude Oktay’dan oluşan grup; müziğin yanı sıra dans, görsel hikaye anlatımı, moda, deneyim ve topluluk kültürünü bir araya getiren bütünsel bir yapı kurdu. Bugün Spotify’da 7 milyondan fazla aylık dinleyiciye ulaşan Manifest’in yükselişi, bir müzik grubunun kısa sürede nasıl bir pop kültür markasına dönüşebileceğinin de canlı kanıtı…
Manifest’in hikayesi, Hypers New Media tarafından Türkiye’de yeni bir kız grubu oluşturmak amacıyla hayata geçirilen Big5 Türkiye yarışmasıyla başladı. Yaşları 18 ile 24 arasında değişen 15 kadın yarışmacının yer aldığı programın finalinde Esin Bahat, Hilal Yelekçi, Lidya Pınar, Mina Solak, Sueda Uluca ve Zeynep Sude Oktay bir araya gelerek Manifest’i oluşturdu. Grup, 7 Şubat 2025’te “Zamansızdık” ile resmi çıkışını yaptı. Şarkı kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaşırken, şarkıya eşlik eden koreografi de sosyal medyada viral bir akıma dönüştü.
Ardından gelen “Arıyo”, grubun erişimini daha da genişletti. “KTS” ve “Snap” ile devam eden çıkış sürecinin ardından Manifest’in ilk stüdyo albümü “Manifestival”, 13 Haziran 2025’te yayımlandı. Albümde yer alan 11 parçanın tamamının aynı anda Spotify Türkiye’nin Top 50 listesine girmesi, grubun kısa sürede yakaladığı dinleme gücünü ortaya koydu. Albümün ilk 24 saatte Spotify’da 4 milyon dinlenmeye, YouTube’da ise 5 milyon görüntülenmeye ulaşması da bu ivmeyi destekledi.
Beş remiks içeren “Manifestival (Deluxe)” versiyonu ise grubun uluslararası görünürlüğünü artırdı. Albüm, 2025 yılında dünya genelinde en çok dinlenen üçüncü kız grubu albümü oldu. Spotify da Manifest’i, çıkış yaptığı yılın en çok dinlenen kız grubu albümlerinden birine imza atan ve Türkiye’nin en çok ön kaydedilen albümünü yayımlayan grup olarak tanımlıyor.
Manifest evreni nasıl kuruldu?
“Manifestival” albümüne, 150 kişilik bir yapım ekibi tarafından hazırlanan 20 dakikalık bir gençlik filmi “Bi’ Hayal İşte” eşlik etti. Film, kendi festivalini hayata geçirmenin hayalini kuran bir kız grubunun hikayesini anlatırken daha sonra yayımlanan klipler bu hikayeyi sürdürdü ve genişletti. Bu kurgusal dünya kısa süre sonra gerçeğe dönüştü. Manifest; müzik, dans, interaktif deneyimler ve resmi ürün koleksiyonunu bir araya getiren kendi festivali Manifestival’i hayata geçirdi. Grubun konserleri de hayranları tarafından oldukça ilgi görüyor. Konserlerdeki koreografili canlı şovlar iki saat sürüyor; dansı, görsel hikaye anlatımı ve pop performansıyla katılımcılara bir deneyim yaşatıyor. Grubun şapka, tişört, anahtarlık gibi ürünlerden oluşan resmi ürün koleksiyonları ise yalnızca konser alanlarında satışa çıkarılıyor.
Markaların Manifest ilgisi
Manifest’in etkisi müziğin sınırlarını aştıkça marka dünyasının da ilgisi büyüdü. Penti, Coca-Cola, Netflix, Swarovski, Nivea ve Samsung’un yanı sıra farklı kategorilerden pek çok marka, grubun genç kitlelerle kurduğu güçlü bağı iletişim stratejilerine taşıdı.
İlk global sahne deneyimi
Esin Bahat, Hilal Yelekçi, Lidya Pınar, Mina Solak, Sueda Uluca ve Zeynep Sude Oktay; başarılarını müzik, koreografi ve yayımladıkları çalışmalardan canlı şovlarına uzanan görsel bir dünya üzerine inşa etti. Manifest, bu yaz şarkıcı Dua Lipa tarafından organize edilen ve Kosova’nın Priştine kentinde her yıl düzenlenen Sunny Hill Festival ile ilk kez uluslararası bir festival sahnesine çıktı. Grup, uluslararası yolculuğuna 16 Ekim 2026’da Londra’daki OVO Arena Wembley’de vereceği konserle devam etti. Konsere yaklaşık 12 bin kişi katıldı.
Manifest’in bir günü nasıl geçiyor?
Hypers’ın verdiği bilgilere göre; her bir grup üyesinin fizyoterapi, vokal dersleri ve spor planlarından oluşan özel programları bulunuyor. Ayrıca haftalık ve aylık olarak hazırlanan grup provaları bulunuyor. Üyeler vokal, dans, kostüm provaları gerçekleştiriyor ve haftanın 5-6 günü aktif olarak çalışıyor. Grup üyeleri mümkün olduğunca kendi hobi ve dinlenmelerine de vakit ayırıyor.
Netflix’ten Manifest belgeseli
Netflix, Manifest’in Londra’daki OVO Arena Wembley konserine uzanan yolculuğunu belgeselle ekranlara taşıyacak. BKM, Hypers ve Workerbee imzası taşıyan Netflix belgeseli, grubun konser öncesindeki hazırlık sürecini ve global sahneye uzanan yolculuğunda yaşadıklarını izleyiciyle buluşturacak. Belgeselin yönetmen koltuğunda ise Benjamin Hirsch oturuyor.

Manifest kendi hikayesini adım adım oluşturdu

Hypers New Media Kurucusu ve Kreatif Direktörü
✓ Manifest kısa sürede ciddi bir yol kat etti gibi görünse de aslında hikayesini adım adım oluşturdu. 2024 Ocak ayında Big5 Türkiye başvurularının açılmasıyla birlikte süreç başladı. Bu andan itibaren çekim hazırlıkları, şarkıların üretilmesi, seçmeler derken yarışmanın yayını başladı. YouTube’daki 6 aylık yarışma serüveninin arkasından grup oluştu. Çıkardıkları her yeni şarkı kitleye bir tuğla daha koydu.
✓ Yarışma sonrasından itibaren Manifest hep iyi prodüksiyonların içinde bulundu. Bu da var olan kitleyi hem büyüttü hem de hayranlık mekanizmasını çalıştırdı.
✓ Aslında perde arkasında özel bir stratejimiz yok. Ama bizim işimizde bir şarkı çıkacağı zaman bunun ele alınma şekli solo sanatçılara göre çok farklı. Öncelikle nerdeyse 3-4 haftalık teasing döneminde şarkı yayınlanmadan onlarca küçük tadımlık içerik veriyoruz. Arkasından şarkının çıkışıyla birlikte şarkının kendisi, klibi, dans akımı ve birçok küçük içeriği servis ediyoruz. Sonra da tutundurma dönemi başlıyor.
✓ Manifest sadece içindeki üyelerin değil arkasında çalışan tüm ekibin, sektördeki yetenekli tüm sanatçıların ve zanaatkarların kendini gösterme alanı aslında. Burada yaptığınız her şey çok görünür oluyor. Aynı zamanda Manifest prodüksiyon ve erişim gücü anlamında içinde çalışan herkese birçok ilk yaşatıyor. Mesleklerinin en uç noktalarını Manifest serüveni ile görmesi mümkün. Bu başlı başına çok motive edici bana göre.
Markalar geleceğe yatırım yapıyor

Hypers New Media Kurucusu ve CEO’su
✓ Z kuşağı ve genç Y kuşağına ulaşmak markalar için her geçen gün daha zor hale geliyor. Manifest ise eğlence, arkadaşlık, başarı, hayal kurma ve kendini ifade etme gibi markaların sahiplenmek istediği değerleri samimi ve doğal bir şekilde temsil ediyor. Böylece markalar yalnızca hedef kitlelerine ulaşmıyor; bunu pozitif duygularla, güven veren bir hikaye üzerinden yapabiliyor.
✓ Manifest’in yalnızca dinleyicileri değil, kendisini bu topluluğun bir parçası olarak hisseden güçlü bir takipçi kitlesi var. Bu aidiyet duygusu, iş birliklerinin reklama dönüşmesini engelliyor.
✓ Bir diğer önemli unsur ise içerik üretim gücü. Müzik, sosyal medya, konserler, backstage içerikleri gibi farklı formatlar sayesinde markalar tek seferlik kampanyalar yerine uzun soluklu ve çok katmanlı iş birlikleri kurabiliyor. Son olarak, markalar yalnızca sanatçılarla değil, onların arkasındaki ekiple de çalışıyor. Profesyonel planlama, yaratıcı üretim, zamanında teslim ve kriz yönetimi güven inşa ediyor. Bu güven, markaların büyüyen ve geleceğe yatırım yapan bir hikayeye ortak olmasını sağlıyor.
✓ İş birliği yapacağımız markaları seçerken öncelikle Manifest’in hikayesine doğal ve organik bir şekilde eşlik edebilecek olmalarına dikkat ediyoruz. Bizim için en önemli kriter, markanın Manifest’in enerjisi, kapsayıcı duruşu ve temsil ettiği değerlerle gerçek bir uyum yakalayabilmesi. Bunun yanında Manifest’in uzun vadeli hedeflerini anlaması ve bu yolculuğa duyduğu saygı da iş birliğinin temelini oluşturuyor.
Manifest hikayesinin bir parçası olduk

Penti CMO’su
✓ Manifest ile iş birliğindeki ilk motivasyonumuz, kadınların bir arada olduğu, birbirini desteklediği ve birlikte güçlendiği bir dayanışmanın yanında durmaktı. Manifest’in daha Big5 döneminden itibaren taşıdığı birliktelik duygusu, kızların birbirlerine verdikleri destek ve birlikte büyüme hikayeleri Penti’nin kadınları destekleyen marka yaklaşımıyla çok güçlü biçimde örtüşüyordu. Bu yolculuğa Manifest henüz kurulmadan Big5 döneminde başladık ve grubun kurulmasıyla birlikte ortaklığımızı büyüterek sürdürdük. Manifest’i diğer isimlerden ayıran en önemli gençlerin kendilerini yakın hissettiği gerçek bir birliktelik ve dayanışma kültürü yaratmalarıydı. Biz de onları yalnızca bir kampanya yüzü olarak konumlandırmak yerine bu hikayenin uzun soluklu bir parçası olduk.
✓ Manifest iş birliği genç kitleyle olan ilişkimize doğrudan yansıdı. 15-22 yaş aralığındaki kitlenin Penti’den alışveriş yapma sıklığı beklentilerimizin üzerine çıktı. Bu sayede mağazalarımızdaki müşteri profili gençleşti ve bu etki, Manifest’in yalnızca iletişimde ses getiren bir iş birliği olmadığını, gençlerin Penti ile gerçek bir bağ kurduğunu ve markayla alışveriş üzerinden de buluşma sağladığını gösterdi. Beklentilerimizi aşan en önemli sonuç bu güçlü sahiplenmeydi. Gençler Penti’yi kendilerine dışarıdan seslenen bir marka olarak değil, kendi dünyalarına yakın ve doğal biçimde eşlik eden bir marka olarak görmeye başladı.
Manifest, değerlerimizle örtüşüyor

Swarovski CEEAN Bölgesi Pazarlama Direktörü
✓ Manifest, Swarovski için son derecedoğal bir iş birliği ortağı çünkü Swarovski her zaman kültürün şekillendiği alanlarda yer alan bir marka oldu. Bugün bu yaklaşımı, üstün işçilik ve uzmanlığı güncel kültürel etkiyle bir araya getiren “Pop Luxury” kavramıyla tanımlıyoruz. Manifest’i bu kadar güçlü bir iş ortağı yapan da tam olarak bu.
✓ Onları genç tüketiciler açısından özellikle önemli kılan şey, yalnızca içerik üretmeleri değil, aynı zamanda kültürel anlar yaratmaları. Toplulukları, Manifest’in ortaya koyduğu işlerde kendilerinden bir şey buldukları için onlarla güçlü bir etkileşim kuruyor. Biz de bu potansiyeli oldukça erken bir aşamada fark ettik. Birlikte çalışmaya başladığımızda Manifest henüz yolculuğunun başındaydı; ancak grubun giderek artan kültürel etkisini ve kitlesiyle kurduğu güçlü bağı görebiliyorduk. İş birliğimizi bu erken aşamada başlatmamız, onlarla büyümemize ve en başından itibaren samimi hissettiren bir ortaklık kurmamıza olanak sağladı.
✓ Swarovski açısından bu iş birliği, “Pop Luxury” konumlandırmamızın doğal bir yansıması. Manifest; müzik, yaratıcılık ve kültürün kesişim noktasında yer alıyor ve bu yönüyle değerleri bizimkilerle büyük ölçüde örtüşen bir iş ortağı. Bu ortak bakış açısı ve kendini ifade etme konusundaki güçlü yaklaşım, iş birliğini samimi ve anlamlı kılıyor.
Manifest Samsung’a organik bir erişim sağladı

Samsung Electronics Türkiye Pazarlama Direktörü
✓ Manifest ile iş birliğimizin çıkış noktası erişimden öte, güçlü bir hedef kitle ve kültür uyumuydu. Galaxy Z Flip7; teknolojiyi, kişisel stilinin/yaratıcılığının ve kendini ifade etme biçiminin bir parçası olarak gören Z ve Alfa kuşaklarına hitap ediyor. Manifest üyelerinin her birinin kendine özgü bir karaktere ve tarza sahip olması, buna karşın birlikte güçlü bir kolektif kimlik oluşturmaları ürün konumlandırmamız ile birebir örtüştü. Onları diğer isimlerden ayıran en önemli unsur yalnızca takipçi sayıları değil, gençlerin dilini içeriden konuşmaları ve etraflarında yüksek etkileşimli, gerçek bir topluluk yaratmalarıydı. Bu nedenle Manifest seçimi bizim için bir influencer iş birliğinden öte, marka ile gençlik kültürü arasında kurulan doğru ve organik bir eşleşmeydi.
✓ Bu iş birliği Galaxy Z Flip7’yi gençlerin gündelik sohbetlerinin ve sosyal medya kültürünün doğal bir parçası haline getirdi. Ürünün Manifest üyelerinin elinde ilk kez görülmesiyle sosyal medyada oluşan yoğun organik ilgi, bunun en güçlü göstergelerinden biriydi. Konserde Galaxy Z Flip7 ile çekilen selfie ise planlı iletişimin çok ötesinde ciddi bir organik görünürlük yarattı. Beklentimizi aşan yalnızca erişimin büyüklüğü değil, etkinin ne kadar hızlı ve kendiliğinden yayıldığıydı. Bu sonuç bize genç kuşaklarla güçlü bir bağ kurmanın, markanın ne söylediği kadar, kiminle ve hangi doğal anın içinde söylediğine bağlı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Gençlik kültüründeki değişimin göstergesi

Sosyolog
✓ İçinde bulunduğumuz döneme, özellikle Türkiye’ye baktığımızda, siyasi kimliklerin bir risk faktörüne dönüştüğünü görüyoruz. Gençlerin daha küçük adalara çekilerek popüler kültür etrafında toplanmaları bu açıdan şaşırtıcı değil. Herkesin bir adalet arayışı var. Gençler bu arayışın temsilini bir müzik grubunun etrafında bulabiliyor.
✓ Fandom kültürü de bir anlamda sivil toplum kuruluşlarının yapılanmasına benzeyen özellikler taşıyor. Hayranlar kendi aralarında dayanışma grupları oluşturabiliyor, birbirlerini koruyabiliyor ve gerektiğinde örgütlenebiliyor. Manifest’i dinleyen gençlerin önemli bir bölümü de pandemi döneminde büyüyen bir kuşaktan geliyor. Evde kalmak ve sosyal medyayla yoğun biçimde yaşamak zorunda kalan bu gençler için konsere gitmek ve sosyalleşmek ayrı bir önem taşıyor.
✓ Manifest örneği, gençlik kültüründe birçok şeyin değiştiğini gösteriyor. Geçmiş kuşakların müzik gruplarıyla kurduğu bağ ile bugünkü gençlerin Manifest gibi oluşumlarla kurduğu ilişki arasındaki en temel fark internet. Dijital çağ, hayranlık kavramını çok daha uçucu hale getirdi. Manifest gerçekten iki sene sonra varlığını sürdürecek mi, sahip olduğu kitle ne kadar kalıcı olacak, bunu zaman gösterecek.
✓ Biraz komik görünebilir ama Türkiye’de popüler kültür figürlerinin siyasi kimliklerin yerine geçtiğini de görebiliyoruz.
