
Ajans Reset: Yapay zeka dünyasında ajanslar nasıl dönüşecek?
Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte reklam ve pazarlama dünyasında da köklü bir dönüşüm yaşanıyor. Üretim süreçlerinin demokratikleşmesi, içerik üretim hızının dramatik biçimde artması ve veri odaklı karar mekanizmalarının güç kazanması; reklam ajanslarının rolünü, iş yapış biçimlerini ve değer önerilerini yeniden tanımlıyor. Peki, yapay zeka ajans modellerinde en büyük kırılmayı nerede yaratacak? “Ortalama yaratıcılık riski” nasıl aşılacak? Dahası ve en önemlisi yakın gelecekte reklam ajansı modeli nasıl dönüşecek? Yanıtlar sektörün önde gelen isimlerinden geliyor…
Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte reklam ve pazarlama dünyasının uzun süredir alışık olduğu dengeler sarsılıyor. Yıllar boyunca reklam ajanslarının en büyük rekabet avantajı; daha büyük ekipler kurabilmek, daha hızlı üretim yapabilmek ve markalar için daha fazla içerik üretebilmekti. Bugün ise üretim süreçleri tarihte belki de ilk kez bu kadar demokratikleşmiş durumda. Birkaç prompt ile görsel, metin, video ve kampanya varyasyonları üretmek neredeyse herkesin erişebildiği bir alan haline geliyor. Bu da sektörün odağını “Kim daha çok üretiyor?” sorusundan çıkarıp “Neyin gerçekten üretmeye değer olduğuna kim karar veriyor?” sorusuna taşıyor.
Ancak tam da bu noktada sektör yeni bir krizle karşı karşıya kalıyor: Ortalama yaratıcılık riski… Çünkü yapay zeka teknik olarak “iyi görünen” işleri hızla çoğaltabiliyor. Fakat aynı araçları, benzer veri setlerini ve benzer üretim modellerini kullanan markalar giderek birbirine benzeyen bir iletişim evreni yaratıyor. İçerik miktarı artarken; sürpriz yaratan, duygu üreten ve kültürel bağ kurabilen işlerin değeri daha da yükseliyor. Belki de bu yüzden sektörün önde gelen isimleri bugün aynı sorunun etrafında buluşuyor: Yapay zeka ortalamayı yükseltiyor olabilir ama asıl mesele hala çıtayı kimin yükseltebildiği…
Üstelik dönüşüm yalnızca yaratıcılık anlayışını değil, ajans ekonomisini de yeniden şekillendiriyor. Barclays analizlerinden küresel ajans birleşmelerine kadar birçok gelişme, sektörün geleneksel iş modelinin baskı altında olduğunu gösteriyor. Ki geçtiğimiz yaz küresel devlerin binlerce ajans çalışanını işten çıkardığına da şahitlik ettik. Yapay zekanın bazı süreçleri dakikalara indirdiği bir dünyada, yıllardır sektörün temel çalışma modeli olan “saat bazlı ücretlendirme” de tartışmaların odağında. Özellikle kreatif operasyon, medya planlama ve içerik üretimi tarafında yaşanan hız artışı ajansları “üretim satan yapılardan” stratejik değer ve karar mimarisi sunan yapılara doğru itiyor. Bir başka deyişle, üretim demokratikleşiyor, stratejik akıl değer kazanıyor.
İşin belki de en dikkat çekici tarafı ise şu: Yapay zeka yükseldikçe sektör daha “insani” özelliklerin değerini konuşmaya başlıyor. Sezgi, mizah, cesaret, kültürel okuma, samimiyet ve duygu yaratabilme becerisi… Zira bugün kusursuz görünen bir görsel ya da teknik olarak doğru yazılmış bir metin üretmek giderek kolaylaşıyor. Zor olansa insanların gerçekten bağ kurduğu, hissettiği ve hatırladığı “iletişim”ler yaratabilmek. Tam da bu nedenle yeni dönemin kazananları teknolojinin hızını insan yaratıcılığının sezgisiyle birleştirebilenler olacak gibi görünüyor…
Peki, yapay zeka reklam ajansı modelinde en büyük kırılmayı nerede yaratacak? “Ortalama yaratıcılık” riski nasıl aşılacak? Yakın gelecekte ajans yapıları nasıl dönüşecek?
Markalar “vasat”ın peşine düşmemeli

MullenLowe Istanbul CEO’su ve Ajans Başkanı
✓ Yapay zeka rutin işlerde, tekrar eden işlerde oldukça başarılı. Yeni algoritmalara göre kişiselleştirme ve veri analizi gibi analitik işlerde çoktan hayatımızı değiştirmeye başladı. Bu yeni dünyada yapay zekanın yaptığını cebimize koyarak, stratejik düşünce ve verilerin ışığında sezgisel kararlarla ve insanlarda duygu yaratarak başarının peşinde koşacağız. Yani ajans modeli çok yakın zamanda tamamen değişecek. Kırılmanın tek bir yerde olacağını düşünmek naiflik olur.
✓ “Ortalama yaratıcılık” riski kesinlikle hepimizin düşmekten çekindiği bir tuzak ancak önümüzdeki bir dönem tüm pazarlama dünyasının bu tuzağa biraz olsun düşeceğini düşünüyorum. AI herkesi heyecanlandırırken birbirine benzer işler üretmeye yakın bir yerde de duruyor, bu konuda yaratıcı ajansların bekçilik yapması gerektiğine inanıyorum. Bugün tüm algoritmalar bize konuşuyor ancak bizde mesajla, o markayla ilgili tam bir duygu uyandıramadan bir sonraki mesaja geçmemize engel olamıyor. Markalar salt algoritmalara cevap veren vasat bir yaratıcılığın peşine düşmemeye dikkat etmeli.
✓ Yakın gelecekte reklam ajansı modelinin nasıl dönüşeceğini konusunda birçok farklı varsayım var ve bunların hangisinin gerçekleşeceğini zaman gösterecek. En kısa zamanda hibrid yapıların, teknoloji ile yaratıcılığı harmanlayan yapıların öne çıkacağını düşünüyorum. Bir yandan da artisan hikaye anlatıcılığının ne kadar önemli olduğunun yeniden fark edileceğine inanıyorum çünkü algoritmalar gelişmiş olsa da beynimiz 2007’den sonra aniden süper fragmente olacak bir evrim geçirmedi. Bir sürü marka ile karşı karşıya gelmek, o markaların varlığından haberdar olmak bir şey, o markalara yakın hissetmek, o markalara hayatında yer açmak istemek ise başka bir şey. Reklam ajansları markaların her zaman en büyük değer ortağıydı, bunun bu dönemde de pekişerek devam etmesi gerektiğine inanıyorum.
AI iyiyi daha hızlı, vasatı daha görünür kılıyor

Rafineri Stratejiden Sorumlu Başkan
Yardımcısı
✓ AI’ın getireceği büyük kırılma karar süreçlerinde. Üretim tarafı zaten hızlandı, bunu herkes görüyor. Asıl mesele dağınık ajans aklını ortak bir akla çevirebilmek. Müşteri ilişkilerinin, stratejistin, kreatifin elindeki AI bireysel bir asistan olarak kalırsa, kurumsal zeka gelişmez.
✓ Ortak bağlam ve ortak öğrenme döngüsü kurulduğunda iş değişir. Globalden hazır tak-kullan çözüm beklemektense kendi yolunu çizebilmek bu dönemde çok daha kıymetli olacak.
✓ “Ortalama yaratıcılık” riski bir gerçek. Riskin kaynağı kötü brief ve kötü bağlam yönetimi. AI iyi yaratıcıyı daha hızlı, vasat yaratıcıyı daha görünür yapıyor. Hızlanan üretim “yeterli görünen” işlerin hacmini büyütüyor. Ortalama daha çok üretiliyor. Niteliğin yükseldiği anlamına gelmiyor. İşin kalitesi hala doğru soruyu sorabilen insanın elinde.
✓ Klasik ajans yapısı kapanıyor. Hiyerarşik departman duvarları yıkılıyor, yerine yatay bir yapılaşma kuruluyor. Stratejist, kreatif, veri analisti, geliştirici aynı masada toplanıyor. Ajans bir hizmet listesi olmaktan çıkıp platforma dönüşüyor.
✓ Soru artık şu: Bu problemi kiminle, nasıl çözeriz? Briefler beklenen girdiler olmaktan çıkıyor, akışın içinde oluşuyor. Ajansın değeri akışta üretiliyor: fikirden içeriğe, içerikten veriye. Teknoloji ürünleri satmak, kampanya satmak kadar doğal hale gelecek. Geleceği kazanacak ajanslar, yaratıcı insanların teknolojiyi içselleştirdiği platformlar olacak.
Sektör çok net bir yol ayrımında

Ogilvy 4129 CEO’su
✓ Ajansların birer “içerik fabrikası” olma dönemi kapanıyor diyebilirim. Uzun yıllar boyunca ajansların mesaisinin önemli bir bölümü markalar için yüksek hacimli üretime ayrılıyordu. Bugün yapay zeka sayesinde metin, görsel, uyarlama ve farklı formatlardaki ihtiyaçlar çok daha hızlı, erişilebilir ve düşük maliyetli şekilde karşılanabiliyor. Bu da ajansların değerini kökten değiştiriyor.
✓ Bu dönüşümün en ilginç tarafı şu: Bu teknoloji bizi daha az değil, daha çok insan olmaya zorluyor. Çünkü artık herkes teknik olarak iyi görünen işler üretebilir. Farkı yaratacak olan; daha kendine has, daha içgörülü ve insanla gerçekten temas eden işler olacak.
✓ Sektörün çok net bir yol ayrımında olduğunu düşünüyorum. Bir tarafta yapay zekayı sadece hız ve maliyet avantajı olarak görüp üretim merkezine dönüşen yapılar olacak. Daha çok içerik, daha hızlı adaptasyon, daha fazla varyasyon… Bunlar elbette önemli, ama tek başına ajansın gelecekteki değerini tanımlamak için yeterli değil. Diğer tarafta ise teknolojiyi çok iyi kullanan ama insan doğasını, kültürü ve marka inşasını merkeze koyan ajanslar. Bence geleceğin güçlü ajansları bu ikinci gruptan çıkacak.
✓ Ajanslar bugün sadece kampanya üreten yapılar değil; markalar için kültürel değer yaratan, toplulukları anlayan, veriyi yorumlayan, teknolojiyi yöneten ve markanın insanlarla kurduğu ilişkinin kalitesini tasarlayan yapılara dönüşmek zorunda. İnsanlar markaların tek taraflı mesajlarını dinlemek istemiyor. Daha küçük, daha samimi, ortak ilgi alanlarına ve gerçek deneyimlere dayalı dijital alanlara yöneliyorlar. Biz bunu “internet samimiyeti” olarak tarif ediyoruz. Gelecekte kazanan markalar, büyük kitlelere aynı anda bağıranlar değil; farklı toplulukların içine doğal biçimde girebilen, o sohbetin parçası olabilen ve orada değer yaratabilen markalar olacak.
✓ Ajans modeli de buna göre değişecek. Geleceğin ajansı; veriyi, algoritmaları ve yapay zeka ajanlarını iyi yöneten ama aynı zamanda markanın sesine doğallık, sıcaklık ve karakter kazandırabilen insanlardan oluşacak. Yapay zeka kusursuz görünen bir görsel, metin ya da ses üretebilir ama bir markayı gerçekten sevilebilir, güvenilir ve hatırlanabilir kılan şey çoğu zaman o kusursuzluk değil; arkasındaki insani sezgi, cesaret, mizah ve samimiyettir.
İyi reklam ve iyi reklamcı değerini kaybetmeyecek

RED and GREY Kurucusu ve Ajans Başkanı
✓ Yapay zekanın temel katkısı hız gibi görünüyor. Hız sayesinde prodüksiyon maliyetlerini düşürecek gibi duruyor. Halbuki bizim güncel tecrübemize göre, eğer “iyi” bir film yapmak istiyorsanız bu iş yine 4-5 hafta sürüyor. Eskiden de bir filmin yaratım sürecinde, ilk taslaktan online sunumuna kadar geçen süre aynıydı. Prodüksiyon maliyetleri düşüyor, evet; ancak ajans tarafında maliyet artıyor. Eskiden bir reklam ajansı yazım süreci bittikten sonra Pre-PPM, PPM, set gibi süreçlerde maksimum 50 adam/saat harcıyordu. Bizim son yaptığımız film 300 adam/saati geçti. Ajans için bu, yüksek gider demek. Ancak sürecin içerisinde 70 kişilik bir set yoksa marka için maliyet düşüşü olarak kabul edilebilir.
✓ Eğer “prompt to video” tekniğiyle ve vinyetlerden oluşan bir film yapıyorsanız 4-5 günde bir film yapabilirsiniz. Ancak bu, bizim bildiğimiz anlamda iyi bir reklam filmi olamıyor. Asıl fayda şurada: Eğer siz eskiden mümkün olmayan bir şeyi mümkün kılıyorsanız, eğer uzaydan düşen patatesler meteora dönüşüyorsa, bir ayakkabı yere bastığında kış mevsimi geliyorsa; yani AI ile üretimi “saklamadan”, faydalarını ve keyifli halini üretebiliyorsanız o zaman gerçek bir fayda sağlayabilirsiniz.
✓ GenAI dışında; içgörü, strateji, fikir desteği gibi yerlerde kullanıyorsanız chat’in başında ne yaptığını bilen birisi oturmak zorunda. AI size 10 içgörü sunuyorsa hangi 3’ünün çöp, hangi 5’inin sorgulanması gereken, hangi 2’sinin altın değerinde olduğunu bilecek kişi yine “iyi reklamcıdır”. AI’ın yaratıcı sektörlerde kullanılmasının altın kuralı bize göre HITL (Human in the Loop). İnsanı yaratıcılıktan ayıran en önemli 3 kavram: cesaret, inisiyatif ve sorumluluk. Bunlar olmadan reklamcılık olmaz. Bunları ise sadece insan verebilir.
✓ Yaratıcı endüstriler şüphesiz hızlanacak. Sanayi devriminde 1 günde sürülen tarlanın 1 saatte sürülmesi gibi… Ancak kapitalizm hiçbir zaman kalan 9 saati boş bırakmaz. Size 9 tarla daha sürdürtür ve 10 katı tüketimi tetikler. Daha çok üreteceğiz, daha çok tüketilecek. Hiç değişmeyecek konu ise iyi reklamın ve iyi reklamcının değerini kaybetmeyecek olmasıdır. Bununla beraber, iyi reklamcının özelliklerinden birisinin de “early adopter” olmak olduğunu unutmayalım.
Ajanslar üretim merkezi değil, karar merkezi olacak

CIAN. İstanbul Creative Group Head
✓ “Yapay zeka” ajans modelinde en büyük kırılmayı; markalar, ortalama bir reklam ajansından alabilecekleri çıktıları yapay zekadan daha tutarlı bir şekilde aldıklarında yaratacak. Ajanslar olarak yapay zekaya kendi işimizi daha kolay/hızlı kılan bir unsur olarak bakıyoruz ama aynı gerçekliğin markalar için de mümkün olabileceğini unutuyoruz.
✓ Ortalama yaratıcılık riski biraz da yapay zekayı nerede, nasıl kullandığımızla ilgili bir konu. Karnımız her acıktığında Gault&Millau listesindeki bir restorana gitmediğimiz gibi, artık her fikrimiz için de set kurup plato kapatmamıza gerek yok diye düşünüyorum. Yapay zeka bugün birçok işimizin hızlıca hayata geçmesini sağlıyor fakat bu sırada birtakım detayları da kaybetmeyi göze almamız gerekiyor.
✓ Lakin büyük bir kampanya sürecini tamamen yapay zeka üzerine kurgulamak, önemli bir akşam yemeği için buzluktan nugget çıkarmaya benziyor. Doyurabilir ama tatmin etmesi (şimdilik) mümkün değil.
✓ Reklam ajanslarının birer üretim merkezi olmaktan çok, neyin üretileceğine karar veren daha stratejik yapılara doğru evrileceğini düşünüyorum. Herkesin birkaç prompt ile ortaya bir şeyler koyabildiği noktada, ajansların asıl rolü daha fazla içerik üretmek değil; neyin üretilmeye değer olduğuna karar vermek ve üretilen şeyi rafine kılmak olacak.
Saat değil, “etki satacak ajanslar dönemi” başlıyor

Chief Creative Officer at Publicis Groupe İstanbul
✓ Bence, “yapay zeka” ile gelecek olan o kırılma prodüksiyonda değil, “değerin nerede oluştuğu”nda. Eskiden prodüksiyon bir ajansın önemli bir gücüydü; şimdi her türlü üretim çok daha ulaşılabilir ve hızlı. O yüzden ajanslar aynı tool’ları kullanıp aynı içerikleri hazırlayan fabrikalar olmaktan çıkıp, “karar mimarisi” kuran yapılara dönüşüyor, dönüşmeli. Mesela bence, brief’i yazma şekli bile artık rekabet avantajı.
✓ AI’ın getirdiği hız çoğu zaman ortalamayı yükseltiyor, çıtayı değil. “İyi ama benzer” işlerin çoğalması riski büyük. Herkesin kullandığı tool, ayrıştırma yaratmıyor; çözümü optimize ediyor ve çoğu zaman sürpriz yaratmıyor. O sürpriz hala insan sezgisi, kültürel bağlamı yakalama ve biraz da özgüvenle geliyor. AI iyi bir zanaatkar; ama güçlü bir fikir hala derinlikli bir yaratıcılık istiyor.
✓ Yakın gelecekte ajanslar AI destekli geniş üretim katmanlarını yöneten yapılara dönebilir gibi görünüyor. Ajans başarısı ise, harcanan saatle ya da ürettiği çıktıyla değil, yarattığı etki ve performans üzerinden konuşulacak gibi… Müşteriajans ilişkisi “hizmet alınan tedarikçi”den “stratejik ortak + sistem kurucu”ya kayıyor. Kısacası konu artık çok üretmek değil, neyi neden ürettiğini iyi bilmek.
Bir sonraki dönem “az insan çok iş” dönemi olacak

Medina Turgul DDB President & CCO
✓ Ajansların çalışma modeli artık hibrit. Yarı uzaktan yarı ofisten. Şimdi de üretim modeli hibrit oldu. Yarı insan yarı yapay zeka. Özellikle yaratım ve prodüksiyon tarafında süre ve kalite açısından yapay zekayla ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Yapay zeka çıktıları bir verimlilik yaratıyor. Tabi şunu da unutmamak lazım, bu kadar enflasyonist bir ortamda bütçelerin sürekli aşağı revize edildiği bir dönemde, insan üretiminin daha maliyetli daha uzun sürelerde oluştuğu bir iş piyasasında markaların ajanslardan yapay zekayla üretilmiş işler istemesi yeni bir ajans marka ilişkisi yaratıyor. Bir sonraki dönemin “daha az insanla, daha çok yaratıcı iş” dönemi olacağını söyleyebiliriz.
✓ “Ortalama yaratıcılık” konusunun tek sorumlusu AI diyemeyiz. AI’dan önce de vasat işler vardı, sonra da olmaya devam edecek. Vasatlığın ortaya çıkması, her şeyin birbirine bu kadar benzemesi sosyal medyayla ortaya çıkan bir durum. Yapay zeka bu vasatlığın üstüne geldi ve her şeyi büyük bir hızla daha geniş kitlelere yaydı.
✓ AI’ı yaratıcılar için bir risk olarak görmüyorum. Çünkü o komutları yazan parmakların, o komutu giren beyinlerin istediği yaratıcı çıktıyı alana kadar yapay zekanın suyunu çıkardığını ve ortaya gerçekten yaratıcı işler çıkarttığını görüyorum. Bizim yapay zekanın çıktılarını tartışmaktan çok, insan zekasını tartışmamız gerekiyor. İnsan zekasını nasıl geliştiririz onu düşünmemiz gerekiyor.
Kampanya teslim eden yapıdan stratejik iş ortaklığına…

Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi /
Hype Ajans Başkanı
✓ Yapay zekanın ajans modelindeki en büyük kırılmayı üretimden çok değer zincirinde yaratacağını düşünüyorum. İçerik üretimi, raporlama, optimizasyon ve analiz gibi alanlarda hız dramatik biçimde artacak. Bu nedenle ajansların değeri artık “işi üretmekten” çok, doğru problemi tanımlamak, doğru stratejiyi kurmak, veriyi anlamlandırmak, teknolojiyi markanın iş sonucuna bağlamak ve yaratıcı kaliteyi yönetmek üzerinden ölçülecek.
✓ AI ile içerik üretimi hızlanırken çıktı sayısı artıyor; ancak bu tek başına daha iyi yaratıcılık anlamına gelmiyor. Hatta önemli bir “ortalama yaratıcılık” riski var. Aynı araçları kullanan, benzer prompt’larla çalışan ekiplerin birbirine benzeyen işler üretmesi kaçınılmaz olabilir. Burada farkı yaratacak olan insanın yaratıcı sezgisi, marka bilgisi, kültürel okuması ve stratejik bakışı olacak. AI iyi kullanıldığında yaratıcılığı ucuzlatmaz; yaratıcı düşünceye daha fazla alan açar. Kötü kullanıldığında ise sadece daha hızlı, daha çok ve daha benzer içerik üretir.
✓ Yakın gelecekte ajans modeli daha küçük, daha yetkin, teknolojiye daha hakim ve daha danışmanlık odaklı yapılara dönüşecek. Operasyonel kalabalıkların yerini AI destekli, hızlı karar alabilen, veri ve yaratıcılığı birlikte kullanabilen ekipler alacak. Müşteri-ajans ilişkisi de kampanya teslim eden yapıdan, markanın büyümesine doğrudan katkı sağlayan stratejik iş ortağı modeline evrilecek.
