
Yapay zeka artık bir araç değil, dijital ekip arkadaşı
Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te, iş dünyasının dönüşüm gündemi olan “ajantik zekanın yükselişi” ele alındı. Doğuş Teknoloji ve Pegasus yetkililerinin paylaştığı deneyimlerle, yapay zekanın klasik otomasyon sınırlarını aşarak görev başlatabilen ve aksiyon alabilen sanal çalışanlara dönüştüğü belirtildi. Panelde, bu yeni nesil dijital iş gücünün insanların işini elinden almak yerine onlarla iş birliği yaparak operasyonel yükü hafifleteceği ve kurumların gelecekteki rekabet gücünü belirleyecek yapısal bir kırılma yarattığı vurgulandı.
Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te teknoloji, pazarlama ve iş dünyasının dönüşüm gündemi sahneye taşındı. 58 oturumda 84 konuşmacıyı ağırlayan The TECH Summit’in ilk gününde Expereince Powered Future sahnesinde Ajantik Zekanın Yükselişi oturumunda Pegasus Master İş Analisti – Finansal ve Robotik Çözümler Yağmur Ercins Yıldırım ve Doğuş Teknoloji Akıllı Otomasyon Grup Yöneticisi Sabri Demir konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü ise Deloitte Teknoloji ve Dönüşüm İş Birimi Lideri & Partner Hakan Göl yaptı.

Panelde, yapay zekanın bir teknoloji aracı olmanın ötesine geçerek iş dünyasının aktif bir üyesi haline geldiği ve kurumlarda gerçek bir “dijital ekip arkadaşı” olarak konumlandığı vurgulandı. Doğuş Teknoloji, otomasyonun klasik sınırlarını aşarak süreç dijitalleştirme, model geliştirme ve mobil projelerin ötesinde sanal çalışanlardan oluşan yeni bir ekip yapısı inşa ettiklerini aktardı. RPA ile başlayan yolculuk, üretici modellerin devreye girmesiyle genişlemiş; bugün ise agentik AI ile görev başlatabilen, aksiyon alabilen ve bir takım lideri gibi davranabilen dijital çalışanlara dönüşmüş durumda. Bu teknolojinin yalnızca işlemleri otomatikleştiren bir sistem olmadığı, sektör bağımsız olarak operasyonel yükü hafifleten, rekabet hızına yetişmeyi sağlayan ve müşteri beklentilerine anında yanıt verebilen bir kapasite artırıcı güç olduğu ifade edildi. Üretimden finansa, sigortacılıktan havacılığa kadar pek çok alanda agentik yapıların artık rutin bir işten daha fazlasını üstlendiği; kredi, tahsilat, mutabakat ve hasar tahmini gibi operasyonel süreçlerde doğruluk ve verimlilik sağladığı dile getirildi.
Havacılıkta ajantik dönüşüm
Havacılık tarafında Pegasus’un deneyimi panelde önemli bir yer tuttu. Sektörün doğası gereği yüksek hassasiyet, zaman baskısı ve operasyonel karmaşıklık içerdiği; bu nedenle agentik AI’ın hem maliyet optimizasyonu hem de müşteri deneyimi açısından büyük fırsatlar sunduğu aktarıldı. Pegasus’un son yıllarda Metaverse ve blockchain gibi geçici eğilimlerin aksine, yapay zekanın kalıcı ve dönüştürücü etkisini erken fark ederek agentik yapıları sistematik şekilde devreye aldığı belirtildi. Finans, insan kaynakları ve operasyon birimlerinde agentik süreçlerin aktif kullanıldığı; aday değerlendirme görüşmelerini gerçekleştiren botlardan fatura süreçlerini uçtan uca yöneten akıllı ajanlara kadar genişleyen bir yapı olduğu ifade edildi. Uçuş ekiplerinin konaklama planlaması ve rezervasyonlarının tamamen agentik bir sistem tarafından yapılması, faturaların satır satır doğrulanması ve operasyonel karar destek mekanizmalarının agentik modeller tarafından yürütülmesi gibi örnekler, dönüşümün somut çıktıları olarak paylaşıldı. Bu sistemlerin sadece devreye alınmadığı, aynı zamanda ROI takibinin düzenli yapıldığı ve sürekli geliştirme metodolojisiyle işletildiği de vurgulandı.
İnsan–AI iş birliği ve kurumların gelecek organizasyonu
Panelde insan–AI iş birliği üzerinde özellikle duruldu. Agentik AI’ın çalışanların işlerini elinden alan değil, onların yanında konumlanan ve değersiz iş yükünü ortadan kaldırarak stratejik işlere yönelmelerini sağlayan bir ekip arkadaşı olduğu belirtildi. Organizasyonların geleceğinde dijital çalışanların tıpkı insan çalışanlar gibi kadrolarda yer almasının kaçınılmaz olduğu, bazı şirketlerde bu çalışanlara isim verilmesi ve görselleştirilmesinin bile önerildiği aktarıldı. Gartner’ın 2028 projeksiyonuna göre kurumsal yazılımların üçte birinin agentik yapılardan oluşacağı, iş hayatındaki kararların yüzde 15’inin dijital ajanlar tarafından verileceği öngörüsü paylaşıldı ve kurumların buna uyum sağlayamaması durumunda rekabet gücünü kaybedebileceği uyarısı yapıldı. Panel, agentik AI’ın yalnızca bir teknoloji değil, kurumların dönüşümünde yeni bir organizasyon katmanı yaratan ve gelecekte iş yapış biçimlerini niteliksel olarak değiştirecek yapısal bir kırılma olduğunun altını çizerek tamamlandı.
Stratejik çıkarımlar:
Panelin stratejik çıktıları, agentik AI’ın yakın gelecekte kurumların organizasyon yapısına yeni bir katman olarak ekleneceğini ve insan çalışanların yanında konumlanan bir “dijital iş gücü” oluşturacağını gösteriyor. Operasyonel yoğunluğu yüksek sektörlerde hız, doğruluk, maliyet avantajı ve ölçeklenebilirlik sağlayan agentik sistemler, rekabetin temel belirleyicilerinden biri haline gelecek. İnsan kaynaklarının niteliği “AI ile çalışabilen çalışan”a doğru evrilirken; agentik süreç yönetimi, model denetimi ve organizasyonel entegrasyon gibi yeni uzmanlık alanları ortaya çıkacak. ROI takibi ve sürekli performans optimizasyonu, agentik projelerin sürdürülebilirliğini belirleyen kritik faktörler olacak. 2030’a doğru görev verilmeden kendi iş akışını başlatabilen otonom çalışanların devreye girmesiyle kurumların iş yapış kültürü yeniden şekillenecek ve bu dönüşüme uyum sağlayamayan şirketler maliyet, hız ve müşteri deneyimi alanlarında geride kalma riskiyle karşılaşacak.
