
Bağımsız medya hem okur hem de gelir kaybediyor! Olağan şüpheliler: Google, Facebook ve X…

VALİS Danışmanlık Kurucusu
Bağımsız medya demokrasilerin önemli bileşenlerinden biri şüphesiz.
Bağımsızlığın koşulu ise finansal yeterlilik. Bağımsız yayıncıların öz gelirleri ile faaliyetini sürdürmesi hayati.
Öz gelirin temel unsurlarından biri reklam. Son yıllarda reklam pastası büyük ölçüde dijitale kaydı. Paylaşımı Google, Facebook, X gibi küresel aktörler belirliyor.
Bu olguya kökten itiraz etmenin anlamı yok (pratikte elbette), teknolojik gelişme ve girişimcilikle alakalı bir konu. Mesele sistemin işleyişinin rekabet kurallarına dayalı, adil biçimde yürütülmesinin temini.
Bağımsız medya mecralarının reklam pastasından yeterli pay elde edebilmesi için söz konusu mecralardan yeterli trafik gelmesi gerekiyor. Bu konuda rahatsızlık ve tepkilerin giderek arttığını gözlüyoruz.
Ülkemizde son yıllarda bir çok haber sitesi (örneğin gazeteduvar) trafik almakta zorluk çekmeleri nedeniyle faaliyetlerini sonlandırdı, bazı mecralar, (örneğin medyascope) protesto bildirisi yayımladı ve trafik kaybından Google algoritma değişikliklerini sorumlu tuttu.
Geçen hafta Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan, “Cumhurbaşkanının Dikkatine” başlığıyla konuyu köşesine taşıdı. Mealen, Google, Meta, X gibi mecraların reklam pastasından büyük pay aldığını, Türk medyasının hızla kan kaybettiğini iddia etti ve sorunun ancak Cumhurbaşkanı tarafından çözülebileceğini dile getirdi.
Hemen ardından Milliyet Gazetesi aynı konuda ayrıntılı bir haber yayımladı.
Konu AB’nin de gündeminde. Nitekim yaklaşık 6 ay önce Bağımsız Yayıncılar Birliği meseleyi AB Rekabet Otoritesi’ne taşıdı. İddia, dijital devlerin algoritma değişiklikleri neticesinde bağımsız medya trafiğinin ciddi ölçüde azalması.
Chartbeat-Reuters 2026 yılı raporuna göre 2023-2025 arasında küresel ölçekte Google’dan yayıncı web sitelerine trafik akışı yüzde 21 oranında azalmış. Azalış, X’de yüzde 46, Meta’da ise yüzde 43.
Meta ve X’in bu dramatik duruma karşı 2024 yılında önlem aldığı görülüyor. Zira 2024-2025 arasında Google’dan trafik akışı yüzde 33 azalırken, Meta trafik akışı yüzde 9, X akışı ise yüzde 15 oranında artmış. Lakin 2023-2025 verisi dikkate alındığında toparlanma yeterli görülmüyor.
Peki, algoritma değişiklikleri ile bağımsız yayıncılara trafik akışının azalması Rekabet Hukuku bağlamında değerlendirilebilir mi?
Söz konusu mecralar ilgili pazarda hâkim durumda ise kendini önceleme ya da dışlayıcı davranış doktrinleri kapsamında değerlendirilebilir.
Reklam verenler bakımından rekabet hukuku ya da spesifik regülasyon marifetiyle bir kamu müdahalesi söz konusu olabilir mi? Sanmıyorum…
Öyleyse Ahmet Hakan niçin Rekabet Kurumu yerine Cumhurbaşkanlığını işaret ediyor?
Konunun politik tarafını bir yana bırakırsak, kanımca sorunun rekabet hukukundan ziyade Dijital Telif Yasası ile çözüme kavuşturulabileceğini düşünüyor…
Bir sonraki yazımda Marketing Türkiye için konunun rekabet hukuku boyutunu ayrıntılı bir biçimde ele alacağım…
