11 Temmuz Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
Kanyon artık bir alışveriş merkezi değil, bir yaşam markası!

Kanyon artık bir alışveriş merkezi değil, bir yaşam markası!

Nafizcan Önder
1 saat önce
5 dk okuma

“Kanyon bugün sadece ziyaret edilen bir adres değil, insanların buluştuğu, vakit geçirdiği, kendini iyi hissettiği ve hayatının doğal bir parçası haline gelen bir yaşam markası konumunda” diyor Kanyon Genel Müdürü İrem Yücel Kaymak. Bu sözler, 20 yılı geride bırakan Kanyon’un şehirle kurduğu ilişkiyi özetliyor. Açık hava mimarisi, gastronomi odağı, kültür-sanat etkinlikleri, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve deneyim tasarımıyla İstanbul’un yaşam ritmine dokunan Kanyon; bugün perakendenin dönüşümünü okumak için de önemli bir örnek sunuyor. Kanyon’un 20 yıllık yolculuğunu, ziyaretçileriyle kurduğu bağı ve gelecek vizyonunu İrem Yücel Kaymak’tan dinledik.

Kanyon artık bir alışveriş merkezi değil, bir yaşam markası!
İrem Yücel Kaymak
Kanyon Genel Müdürü

Kanyon bu sene 20. yılını kutluyor. Geriye dönüp baktığınızda Kanyon’u yalnızca bir alışveriş merkezi olmaktan çıkarıp İstanbullular için bir yaşam alanına dönüştüren en önemli kırılma noktaları neler oldu?

Kanyon’un en önemli farkı, daha ilk günden yalnızca alışverişe odaklanan bir yapı olarak değil, şehirle ilişki kuran bir yaşam merkezi olarak tasarlanmış olmasıydı. Açık hava mimarisi, kamusal alan kurgusu, gastronomi, kültür-sanat ve seçkin marka karmasını aynı çatı altında buluşturması, zaman içinde değişen tüketici beklentileriyle daha da anlam kazandı. Bugün “üçüncü mekan” olarak tanımlanan yaşam alanı ihtiyacını aslında 20 yıl önce öngören bir yaklaşımın ürünüydü. Pandemiyle birlikte insanların güvenli, ferah ve sosyalleşebilecekleri alanlara yönelmesi de bu yaklaşımı güçlendirdi. Kanyon bugün sadece ziyaret edilen bir adres değil, insanların buluştuğu, vakit geçirdiği, kendini iyi hissettiği ve hayatının doğal bir parçası haline gelen bir yaşam markası konumunda.

Bazı mekanlar zaman içinde yalnızca ziyaret edilen yerler olmaktan çıkıp insanların hayatlarında özel bir yere sahip oluyor. Kanyon’un yıllar içinde ziyaretçileriyle kurduğu bu ilişkinin temelinde sizce hangi unsurlar yer alıyor?

Bu ilişkinin temelinde süreklilik ve samimiyet var. Kanyon, misafirlerine her gelişlerinde tanıdık ama aynı zamanda canlı ve güncel kalan bir deneyim sunmayı başardı. Açık hava atmosferi, şehir merkezindeki konumu ve farklı yaşam tarzlarına hitap eden yapısıyla insanların günlük hayatının doğal bir parçası haline geldi.

Bizim için başarı yalnızca misafir sayısıyla değil, tekrar ziyaret ve sadakat oranlarıyla ölçülüyor. Misafirlerimizin Kanyon’u güvenli, konforlu ve “ev hissi” veren bir buluşma noktası olarak görmesi, 20 yılda kurduğumuz duygusal bağın en önemli göstergesi.

Son 20 yılda tüketicilerin alışveriş, sosyalleşme ve deneyim beklentileri önemli ölçüde değişti. Kanyon bu dönüşüme uyum sağlamak için hangi stratejik adımları attı?

Bugünün misafiri yalnızca alışveriş yapmak istemiyor; zamanını kaliteli geçirmek, yeni deneyimler yaşamak ve sosyalleşmek istiyor. Biz de marka karmamızı bu anlayış doğrultusunda sürekli güncelliyor, yeni markaların yanı sıra mevcut mağazaların konsept dönüşümlerini de destekliyoruz. Gastronomi, etkinlikler, kültür-sanat ve açık hava deneyimlerini birbirini besleyen bir bütün olarak ele alıyoruz. Bunun yanında genç kuşakların beklentilerine cevap verecek pop-up alanları, deneyim odaklı etkinlikler ve dijital çözümler geliştiriyoruz. Amacımız her ziyaretin yeni bir keşif hissi yaratması ve Kanyon’un yaşayan, sürekli yenilenen bir ekosistem olarak kalması.

Günümüzde ziyaretçiler markalardan ve yaşam alanlarından yalnızca ürün ya da hizmet değil, anlamlı deneyimler de bekliyor. Kanyon’un deneyim tasarımına yaklaşımını nasıl tanımlarsınız?

Bugün deneyim tasarlamak, misafiri mümkün olduğunca uzun süre içeride tutmaya çalışmak değil; geçirdiği zamanı daha anlamlı hale getirmek demek. Biz de Kanyon’da deneyimi mağazaların ötesinde bütünsel bir akış olarak ele alıyor, misafiri keşfe yönlendirmeye odaklanıyoruz. Her ziyaretin yeni bir şey vaat etmesi bizim için önemli. Bu nedenle konsept mağazaları, pop-up projeleri ve sürekli yenilenen deneyim alanlarını bu yaklaşımın önemli araçları olarak görüyoruz.

Aynı zamanda misafirlerimizi pasif birer izleyici olmaktan çıkarıp deneyimin parçası haline getirmeye odaklanıyoruz. İnsanların yalnızca alışveriş yaptığı değil, sosyalleştiği, karşılaştığı, vakit geçirdiği ve kendine ait anılar oluşturduğu bir yaşam alanı kurguluyoruz. Güçlü bir deneyimin, ziyaret sona erdiğinde de hatırlanmaya devam eden ve insanı yeniden geri getiren deneyim olduğuna inanıyoruz.

Kanyon artık bir alışveriş merkezi değil, bir yaşam markası!

Kanyon, sanat, kültür ve şehir yaşamını buluşturan projeleriyle de öne çıkıyor. Bu alanlarda yürüttüğünüz çalışmaların marka algısına ve ziyaretçi sadakatine nasıl katkı sağladığını düşünüyorsunuz?

Kanyon’da kültür ve şehir yaşamını destekleyen çalışmaları iletişim faaliyetleri ve klasik etkinlikler olarak değil, yaşam merkezi kimliğimizin doğal bir uzantısı olarak görüyoruz. Bu nedenle yıl boyunca gastronomiden müziğe, sürdürülebilirlikten sağlıklı yaşama, çocuk etkinliklerinden özel gün kutlamalarına kadar farklı ilgi alanlarına dokunan bir etkinlik programı oluşturuyoruz. Böylece misafirlerimize yalnızca alışveriş için değil, farklı nedenlerle tekrar tekrar gelmelerini sağlayacak canlı bir yaşam akışı sunuyoruz.

Bu çeşitlilik, Kanyon’un farklı yaş grupları ve yaşam tarzları için ortak bir buluşma noktası olmasını sağlıyor. Aynı misafir bir gün bir gastronomi deneyimi, başka bir gün bir açık hava etkinliği ya da aile programı için yeniden Kanyon’a geliyor. Bu süreklilik ziyaret sıklığını artırmanın yanı sıra Kanyon’un günlük yaşamın doğal bir parçası olarak algılanmasını da güçlendiriyor. 20. yılımız kapsamında hayata geçireceğimiz farklı temalardaki etkinlik serileri de bu bağı daha da kuvvetlendirmeyi hedefliyor.

Sürdürülebilirlik artık gayrimenkul ve perakende dünyasının en önemli gündemlerinden biri. Kanyon’un bu alandaki öncelikleri ve hayata geçirdiği projeler hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Sürdürülebilirlik kavramını önemsiyor ve marka değerimizin bir parçası olarak benimsiyoruz. Açıldığımız günden itibaren “Sürdürülebilir Bir Yaşam Kanyon’da” mottomuz ile teknik yatırımlar yaparak sürdürülebilir alanlar yaratmaya odaklandık. Örneğin, kompost ve atık su yönetimi gibi uygulamalarla çevresel etkileri azaltmaya çalışıyoruz. Gri su sistemimizle yıllık 4.000 m3 atık suyu değerlendiriyoruz. 2016 yılından itibaren kompost makinesi ile birlikte evsel atıkları geri dönüşüme kazandırıyoruz. Açılışımızdan bu yana 96.8 ton yemek atığı geri dönüşüme kazandırarak karşılığında 35.8 ton kompost elde ettik. Bu kompostlar Kanyon kompleksindeki peyzaj alanlarında değerlendiriliyor. Yaklaşık 16 yıldır WWF iş birliği ile Dünya Saati uygulamasını hem Kanyon hem de ofislerimizde gerçekleştiriyor ve enerji tasarrufuna dikkat çekmeyi amaçlıyoruz.

Ayrıca, uzun yıllardan bu yana etkinliklerimizle de sürdürülebilirlik alanında farkındalığı artırmaya destek oluyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde de sürdürülebilirlik temasını çocuklarla buluşturduk. Çocuklara yönelik hazırlanan yaratıcı atölyeler, doğa odaklı oyunlar ve deneyim alanlarıyla eğlenirken öğrenebilecekleri, çevre bilincini erken yaşta geliştirmeyi hedefleyen bir program sunduk. 5–7 Haziran tarihlerinde Dünya Çevre Günü kapsamında düzenlediğimiz etkinliklerde ise geri dönüşüm, yeniden kullanım ve doğayla uyumlu yaşam temalarını odağımıza aldık.

Atık malzemelerin yeniden değerlendirildiği yaratıcı atölyeler, sürdürülebilir tasarım uygulamaları, kitap okuma etkinlikleri ve çocuklara yönelik çevre temalı deneyimlerle her yaştan ziyaretçimizin sürdürülebilirlik konusunda farkındalık kazanmasına katkı sağlamayı amaçladık.

Bununla birlikte, Türkiye İş Bankası desteğiyle ve Marketing Toys’un proje kurgusuyla, İş’te Minik Kaşifler Sokağı’nı hayata geçirdik. “Oyna, keşfet, koru” yaklaşımıyla kurgulanan özel deneyim alanı, çocuklara çevre bilinci ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları kazandırmayı amaçlıyor. Dijital oyun alanından deniz çayırı labirentine, tırmanma tepelerinden dalga kaydırağına kadar farklı oyun istasyonlarında çocuklar, deniz yaşamını, biyolojik çeşitliliği ve ekosistemin dengesini keşfederken fiziksel becerilerini de geliştirme imkanı yakalıyor.  

Kanyon artık bir alışveriş merkezi değil, bir yaşam markası!

Perakende sektöründe dijitalleşme, veri kullanımı ve yapay zeka uygulamaları giderek daha fazla önem kazanıyor. Kanyon’un ziyaretçi deneyimini geliştirmek için teknolojiye bakış açısı nasıl şekilleniyor?

Teknolojiyi her zaman fiziksel deneyimin tamamlayıcısı olarak hayatımıza dahil ediyoruz. Bizim için dijitalleşme, Kanyon’daki yaşam deneyimini daha akıllı, daha kişisel ve daha akışkan hale getiren bir kolaylaştırıcı. Bugünün misafiri AVM’ye gelmeden önce markaları, restoranları ve etkinlikleri keşfetmek; geldiğinde kolay yönlenmek, alternatifleri karşılaştırmak ve zamanını daha verimli kullanmak; ayrıldıktan sonra ise kendisine uygun öneriler almaya devam etmek istiyor. Bu şekilde, içerik ve arzın günümüzde yarattığı karmaşayı kendisine kürasyon mantığında sunulan yönlendirmelerle daha konforlu ve kişisel şekilde yönetebiliyor. Bu nedenle dijital yatırımlarımız, misafirin Kanyon ile kurduğu ilişkiyi yalnızca ziyaret anıyla sınırlamayan bütünsel bir deneyim olarak şekilleniyor.

Bu yaklaşımın merkezinde yeni mobil uygulamamız, yapay zeka destekli veri analitiği ve yakın dönemde devreye alacağımız Easy Mall entegrasyonu yer alıyor. Veri sayesinde misafir davranışlarını daha iyi analiz ederek içerik, etkinlik ve iletişimimizi kişiselleştiriyor; Easy Mall ile ise misafirlerimizin ihtiyaç duydukları ürün ve hizmetlere çok daha hızlı ulaşmalarını sağlayarak fiziksel deneyimi kesintisiz hale getiriyoruz.

Ancak bizim için teknoloji hiçbir zaman tek başına amaç değil. Asıl hedefimiz, dijital dünyanın sunduğu hız ve kolaylığı; fiziksel perakendenin vazgeçilmez unsurları olan keşif, sosyalleşme ve markalarla kurulan gerçek temasla bir araya getirebilmek. Önümüzdeki dönemde büyümenin de tam olarak bu hibrit deneyimden geleceğine inanıyoruz.

Kanyon’un ilk 20 yılı geride kaldı. Önümüzdeki dönemde Kanyon’u nasıl bir gelecek bekliyor? Yeni nesil ziyaretçilerin beklentileri doğrultusunda hangi alanlara yatırım yapmayı planlıyorsunuz?

Esneklik, kişiselleştirme ve yenilenen deneyimler arayan yeni nesil misafirler için, sürekli güncellenen mekanımız, marka karmamız, alanında her zaman referans gösterile gastronomi odağımız, etkinliklerimiz, dijital ile fizikseli bütünleyen yaklaşımımız ve yeni deneyim kurgularımızla, Kanyon’u yaşayan bir şehir platformu olarak geleceğe taşımayı sürdüreceğiz.

featured Kanyon
1 Haziran ayının en çok izlenen gazetecileri: Özlem Gürses zirvede, Deniz Zeyrek yükselişte!
Haziran ayının en çok izlenen gazetecileri: Özlem Gürses zirvede, Deniz Zeyrek yükselişte!
2 Kapitalizmin merkezinde devrimsel karar: ABD yapay zekayı kamulaştırmaya hazırlanıyor
Kapitalizmin merkezinde devrimsel karar: ABD yapay zekayı kamulaştırmaya hazırlanıyor
3 Markaların artık tüketiciden önce "algoritmaların" gözüne girmesi gerekiyor
Markaların artık tüketiciden önce “algoritmaların” gözüne girmesi gerekiyor
4 Miley Cyrus artık bir "Barbie"
Miley Cyrus artık bir “Barbie”
5 "Lovemark" öldü, yaşasın "Trustmark"!
“Lovemark” öldü, yaşasın “Trustmark”!
Güncel Haberler
“AI Washing” ve toplumsal Alzheimer tehlikesi!
“AI Washing” ve toplumsal Alzheimer tehlikesi!
Küresel birleşme ve satın alma pazarı 2,4 trilyon dolarla rekora koşuyor...
Küresel birleşme ve satın alma pazarı 2,4 trilyon dolarla rekora koşuyor…
TGC 2026 Basın Özgürlüğü Ödülleri sahiplerini buldu
TGC 2026 Basın Özgürlüğü Ödülleri sahiplerini buldu
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

WIRED Türkiye yayın hayatına başladı
Haberler
WIRED Türkiye yayın hayatına başladı
Sena Tufan
21 Mayıs 2026
L’Oréal Paris’ten “The Final Copy of Ilan Specht" filmi için özel gösterim
Haberler
L’Oréal Paris’ten “The Final Copy of Ilan Specht” filmi için özel gösterim
Sena Tufan
5 Haziran 2026
Reha Muhtar hayatını kaybetti
Haberler
Reha Muhtar hayatını kaybetti
Sena Tufan
3 Haziran 2026
Her 3 kişiden 1'i Kurban Bayramı’nda şehir dışına çıkmayı planlıyor
Haberler
Her 3 kişiden 1’i Kurban Bayramı’nda şehir dışına çıkmayı planlıyor
Sena Tufan
24 Mayıs 2026
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.