30 Mayıs Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
Çiçek Çizmeci Devge: "Teknoloji insanlığın en büyük şansı olabilir"

Çiçek Çizmeci Devge: “Teknoloji insanlığın en büyük şansı olabilir”

Gülben Dikmen
10 saniye önce
5 dk okuma

Kendi merakının peşinden giderek teknoloji anlatıcılığına uzanan bir yolculuk Çiçek Çizmeci Devge’nin ki… YouTube kanalı “Çiçek ile Teknoloji”de, “anlamak ve anlatmak” odağında şekillenen içerik üretim pratiğiyle teknolojiyi karmaşık bir uzmanlık alanı olmaktan çıkarıp herkes için erişilebilir bir hikayeye dönüştürüyor. Yapay zekayı bir tehditten ziyade yaratıcılığı destekleyen bir “süper güç” olarak tanımlayan Devge; içeriklerin giderek tekdüzeleştiği bir gelecekte samimiyetin, kişiselliğin ve “insan dokunuşunun” yeniden değer kazanacağını ve doğru kullanıldığında teknolojinin insanlığın en büyük şansı olacağını söylüyor…

Sizi tanımayanlar için kendinizi ve kana­lınızı biraz anlatabilir misiniz?

Ben Çiçek Çizmeci Devge. Boğaziçi Üniversitesi Küresel ve Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Aslında kariyerim tek bir çizgide ilerlemedi, farklı alanları deneyimleyerek şekillendi. Önce aile işinde çalıştım, ardından özel sektörde e-ti­caret tarafına geçtim. Bu arada bir üniversite arkadaşımla birlikte kendi girişimimizi kurduk ve o hala bu girişim dönüştürerek başarıyla yo­luna devam ediyor.

Ama içimde hep başka bir şey vardı. Hikaye an­latmak, ekran önünde olmak, insanlara bir şey aktarmak… Bunun peşinden giderek spikerlik eğitimi aldım ve Habertürk’te bir yıl gece spiker­liği yaptım. Tam da o dönemde şunu fark ettim; ben başkalarının yazdığı metinleri okumaktan çok, kendi merak ettiğim şeyleri anlatmak istiyo­rum. 2017’de bu yüzden kendi YouTube kanalımı açtım. İlk başta teknoloji ürünleriyle başladım ama zamanla bu bir “ürün inceleme” kanalından çıkıp bir “öğrenme ve anlatma” platformuna dönüştü. Arada dünyayı gezdim, farklı projelerde yer aldım, “Cebimdeki Anahtar” gibi içerikler ürettim. Ama özünde yaptığım şey hiç değişme­di, öğrenmek ve öğrendiğimi paylaşmak.

“Çiçek ile Teknoloji” fikri nasıl ortaya çıktı, bu kanalı diğer teknoloji kanaların­dan ayıran temel yaklaşım ne?

“Çiçek ile Teknoloji” aslında çok basit bir ihti­yaçtan doğdu: Anlamak. 2017’lerde teknoloji dünyasında konuşulan şeyler çoğu insan için bi­raz uzaktı, teknikti, karmaşıktı. Ben de bu kav­ramları önce kendim anlamak, sonra da herke­sin anlayabileceği şekilde anlatmak istedim.

İlk kameramı kredi çekerek aldım, hala o kame­rayı kullanıyorum. Tripod, ışık, drone… Hep­sini deneye deneye öğrendim. O süreçte şunu fark ettim, öğrenmek bana gerçekten büyük bir keyif veriyor. Ve daha da önemlisi, öğrendiğim şeyi anlatmak. Kanalı farklı yapan şey de bu bence. Ben bir şeyi anlatırken “ben bunu yeni öğrenmiş biri olsaydım nasıl anlardım?” diye düşünüyorum.

YouTube’da teknoloji içerikleri üretmek ile klasik medya platformlarında çalış­mak arasındaki farklar neler?

Klasik medya bana hep biraz sıkışmış hissettir­di. Çünkü orada içerik çoğu zaman senin değil, markanın oluyor. Reklam verenin ne istediği, neyin gösterileceği, neyin gösterilmeyeceği… Hala teklifler alıyorum ama içime sinmiyor. Çünkü ben bir şeyi gerçekten seviyorsam anlat­mak istiyorum, sadece anlatmam istendiği için değil.

YouTube’da ise tam tersine bir özgürlük var. Evet, belki daha az izleniyorsun, belki daha az kazanıyorsun ama yaptığın iş sana ait oluyor. Bu benim için çok daha değerli. Klasik medya­nın ekip, organizasyon ve iş bölümü gibi büyük avantajları var. Ama özgürlük yoksa o avantaj­lar benim için çok anlamlı olmuyor.

Çiçek Çizmeci Devge: "Teknoloji insanlığın en büyük şansı olabilir"

Yapay zeka gibi teknik bir konuyu geniş kitlelere anlatırken en çok zorlandığınız nokta ne oluyor?

Aslında en zor kısım şu; önce kendime anlat­mak zorundayım. Bir şeyi gerçekten anlamadan anlatmanın mümkün olmadığını çok erken fark ettim. Bu süreç bazen yorucu oluyor çünkü bir konunun içine girince o konunun içinden onlar­ca yeni soru çıkıyor. Hepsini tek tek araştırmak, anlamak, sindirmek gerekiyor. Ama tam da bu yüzden çok geliştirici bir süreç.

Ben eskiden çok konuşan biri değildim, daha çok dinleyen taraftaydım. Ama bu işi yapabil­mek için iyi bir anlatıcı olmak gerektiğini fark ettim. Bu yüzden diksiyon, Türkçe, hikaye an­latımı üzerine dersler aldım ve hala alıyorum. Zorlanıyorum diyemem aslında, bu benim işi­min bir parçası. Hatta en sevdiğim parçası.

Teknoloji yayıncılığında erkek egemen bir medya yapısı görüyoruz. Burada bir kadın yayıncı olmak size ne hissettiri­yor?

Bu alanda kadın olmak ve her geçen gün daha fazla kadın yayıncı görmek beni gerçekten mut­lu ediyor. Neden teknoloji sadece erkeklerle anılsın ki? Bence hiç öyle değil. Hatta bana kalırsa bugün en “cool” şey, bir kadının kendi tarzıyla, kendi enerjisiyle teknolojiyi anlaması ve anlatması. Kadınların bu alanda olması sa­dece bir temsil meselesi değil, aynı zamanda bakış açısını da değiştiriyor.

Türkiye’de dijital ve yapay zeka okurya­zarlığını nasıl görüyorsunuz? İnsanla­rın yapay zekaya dair en büyük yanılgısı ne?

Yaklaşık 10 yıldır bu alandayım ve net bir şe­kilde şunu görüyorum, ilgi inanılmaz arttı. İlgi arttıkça okuryazarlık da artıyor. Etkinliklere gittiğimde en çok dikkatimi çeken şey şu; yaş fark etmiyor Ama hala çok kritik bir yanlış algı var. Yapay zekayı bir “insan” gibi görmek… Ona bir karakter, bir kişilik atfetmek… Bence bu en büyük hata. Yapay zeka bir araç. Tıpkı bir mikroskop gibi, bir teleskop gibi. Sana gör­mediğini gösterir, hız kazandırır ama senin yerine düşünmez, senin yerine var olmaz.

Markalar yapay zekayı gerçekten anlı­yor mu, yoksa trendi mi takip ediyor?

Aslında markalar bu işi yeni öğrenmiyor. Yıl­lardır veri topluyorlar, analiz ediyorlar, tah­min modelleri kuruyorlar. Yani yapay zekanın temelini zaten kullanıyorlardı. Bugün değişen şey şu, bu artık görünür hale geldi. Chatbotlar, yapay zeka uygulamaları… Bunlar vitrindeki kısmı.

Ama aynı zamanda büyük bir trend etkisi de var. Kimse bu treni kaçırmak istemiyor. Bu yüzden bazı markalar gerçekten derinleme­sine kullanırken, bazıları sadece “biz de buradayız” demek için kullanıyor.

Şirketlerin yapay zeka yol­c u l u ğ u n d a o d a k l anma s ı gereken temel öncelikler neler olmalı? Yapay zeka en­tegrasyonu iş yapma biçim­lerini sizce nasıl dönüştü­rüyor?

Bence en kritik şey şu, yapay zekayı “ekstra bir araç” gibi de­ğil, ayrı bir yapı olarak görmek gerekiyor. Bunun için de şirket içinde bu işe odaklanmış bir ekip olması şart. Veri mü­hendisleri, makine öğrenimi uzmanları, proje yöneticileri… Bu işin temelini veri oluşturu­yor. Veriyi doğru toplamazsan, doğru analiz etmezsen üzerine kur­duğun hiçbir sistem sağlıklı çalışmaz. Ama sadece teknik taraf değil, etik taraf da çok önemli. Bugün özellikle ajan sistemle­riyle birlikte iş yapma biçimi tamamen deği­şiyor. Artık insanlar tek başına değil, yapay zekayla birlikte çalışıyor. Bu da insanı daha güçlü hale getiriyor ama aynı zamanda yeni bir sorumluluk da getiriyor.

Yapay zeka, içerik üreticilerini güçlen­diren bir araç mı, yoksa bir tehdit mi?

Şu an için kesinlikle bir süper güç. İçerik üre­timini hızlandırıyor, planlamayı kolaylaştı­rıyor, hatta içerik fikirlerini bile senin yerine üretebiliyor. Ama tam da bu yüzden bir risk var. Çünkü herkes aynı araçları kullanmaya başladığında ortaya çıkan içerikler birbirine benzemeye başlıyor.

Benim en büyük endişem, internetin tamamen yapay zeka içerikleriyle dolması ve insanların bu içeriklerden sıkılması. O noktada bence tekrar “insan dokunuşu” değer kazanacak.

Yapay zeka çağında geride kalma­mak için bugün yapılması gereken ilk şey ne?

Bence en kritik şey, yapay zekayı kullanmayı ve onunla birlikte üretmeyi öğrenmek. Bugün artık kod yazmak bile eskisi gibi değil. Bir chat kutusuna ne yapmak istediğini anlatıyorsun ve sistem sana adım adım yol gösteriyor. Bana kalırsa herkes “vibe coding” yani yapay zeka ile yazılım yapmayı denemeli, bunun için tek yapmanız gereken sohbet kutusuna yapmak istediğinizi yazmak ve adım adım sizi yönlen­dirmesini sağlamak, bunun için 5. Sınıf öğren­cisinin anlayacağı şekilde bana adım adım an­lat demeniz yeterli. Ve olmazsa olmaz “agent” sistemlerini herkes kurmalı. Kendi kişisel ve iş ihtiyaçlarına göre farklı uzman çalışanları herkes kendi dijital akışlarına ve otomas­yonlarına dahil etmeli.

Geleceğe dair sizi en çok heyecan­landıran, korkutan, umutlandıran teknolojik trendler neler?

Teknoloji beni en çok umutlandıran şey­lerden biri. Özellikle iklim krizi gibi çok büyük sorunların çözü­münde kritik rol oynayabi­leceğine inanıyorum. Dünya şu anda zor bir yerden geçi­yor. Ama aynı zamanda eli­mizde daha önce hiç sahip olma­dığımız kadar güçlü araçlar var. Yapay zeka, kuantum teknolojileri ve diğer gelişmeler doğru kullanılır­sa eşitsizliği azaltabilir, eğitimi yaygın­laştırabilir, daha iyi bir dünya kurabilir.

featured
1 İnsan “kıymet”leri
İnsan “kıymet”leri
2 Her beş evden birindeler: Robot süpürgede en çok hangi markalar satın alınıyor?
Her beş evden birindeler: Robot süpürgede en çok hangi markalar satın alınıyor?
3 2026'nın düğün trendleri belli oldu...
2026’nın düğün trendleri belli oldu…
4 Her 3 kişiden 1'i Kurban Bayramı’nda şehir dışına çıkmayı planlıyor
Her 3 kişiden 1’i Kurban Bayramı’nda şehir dışına çıkmayı planlıyor
5 Kırılgan gerçeklik çağında "güven" yaratmak...
Kırılgan gerçeklik çağında “güven” yaratmak…
Güncel Haberler
Yorumun şampiyonu markalar
Yorumun şampiyonu markalar
Türkiye’de her yıl 1 milyon ton e-atık oluşuyor! 
Türkiye’de her yıl 1 milyon ton e-atık oluşuyor! 
Satın almaya giden yol artık "yorumlardan" geçiyor...
Satın almaya giden yol artık “yorumlardan” geçiyor…
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

"Filtresiz İnsanlık" çağı başladı: Kusursuzluk yoruyor, gerçeklik bağ kuruyor
Haberler
“Filtresiz İnsanlık” çağı başladı: Kusursuzluk yoruyor, gerçeklik bağ kuruyor
Nafizcan Önder
29 Mart 2026
“Şiddet Varsa Reklam Yok” çıkışı sosyal medyada ne kadar konuşuldu?
Haberler
“Şiddet Varsa Reklam Yok” çıkışı sosyal medyada ne kadar konuşuldu?
Nafizcan Önder
22 Nisan 2026
Watsons 185. yılında büyümeye odaklandı: 490 milyon dolarlık yatırım planlıyor!
Haberler
Watsons 185. yılında büyümeye odaklandı: 490 milyon dolarlık yatırım planlıyor!
Gülben Dikmen
25 Mart 2026
AVM sektöründe 2025 performansı: Ciro artsa da reel daralma yaşandı!
Haberler
AVM sektöründe 2025 performansı: Ciro artsa da reel daralma yaşandı!
Sena Tufan
11 Mart 2026
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.