Ahmet Dursun: Bzn bni annm ble anlmyr!

İşler Güçler dizisinde Boomcu Onur karakteriyle tanıdık O’nu… Kendine has konuşma stili ve tavırlarıyla kısa sürede bir fenomen haline geldi. Gerçek adıyla Ahmet Dursun şimdilerde Nescafe’nin yeni reklam filminde Boomcu Onur karakteriyle yeniden seyircileriyle buluştu. Biz de hem Ahmet Dursun’u daha yakından tanıyalım hem de Boomcu Onur ile tanışalım istedik. Ve tam da düşündüğümüz gibi Ahmet Dursun’da az da olsa Boomcu Onur’u gördük. Röportaj esnasında gerçekten de Boomcu Onur konuşma stili ile konuştuğunu duyduğumuzda biraz şaşkına dönsek de Ahmet Dursun ile kariyeri ve Nescafe ile olan işbirliği üzerine keyifli
bir sohbet gerçekleştirebildik. Fakat ne yalan söyleyelim kaseti deşifre ederken aynı keyfi alamadık.

Sizi biraz yakından tanıyabilir miyiz?İlk oyunculuk deneyiminiz Boomcu Onur karakteri mi?
Adım Ahmet Dursun ancak malum Boomcu Onur olarak tanınıyorum. 1993 doğumluyum. Aslen Kastamonu’luyum. Ailemle birlikte yaşıyorum. Boomcu Onur ilk uzun metrajlı olarak rol aldığım dizi karakteriydi. Daha öncesinde ise tiyatroda birçok çocuk oyununda ve birkaç televizyon dizisinde rol aldım.

Bu teklif size nasıl geldi? Boomcu Onur karakteri nasıl oluştu?
Mayadroom Ajans’a kayıtlıydım. Teklif ajanstan geldi. Komik tipli ve konuşması altyazı gerektirecek bir tip aranıyordu ve bulundu. Bu teklif bana geldiğinde Boomcu Onur setlerde boomculuk yapan bir karakter olarak belirlenmişti zaten. Karaktere hazırlanırken ise özellikle konuşma kısmında hiçbir zorluk yaşamadım. Zaten hızlı konuşan biriyim. Fakat bazı sahnelerde ufak tefek zorluklar yaşadım. Mesela 19’uncu bölümde bir kız arkadaş sahnem vardı. Bu bölümde kız arkadaşımı Tuğçe Özbudak canlandırdı. Kendisi oldukça güzel bir hanımefendi ve bu bölümün çekimlerinde biraz fazla heyecanlandım, bayağı ter döktüm hatta kitlendim, konuşamadım… Bir de 26’ncı bölümde Matrix olduğum sahnelerin çekiminde çok zorlandım. Greenbox çekimleri esnasında rol gereği havalara uçtum. O bölümün sonlarında Şahin K. ile bir sahnemiz var, o sahne de benim için oldukça keyifli ve heyecan vericiydi.

Peki, sokaktaki ilgi nasıl? Bu ilgi sizi memnun ediyor mu yoksa sıkıldığınız oluyor mu?
Dışarıda yürürken gördüklerinde gülüyorlar. İlk zamanlarda alışamadım ama şimdi hoşuma gidiyor. “Onur” diye sesleniyorlardı ve ilk zamanlar hiç üstüme alınmıyordum şimdi ise gerçek ismimmiş gibi benimsedim, hemen dönüyorum. Ailem ise bu ilgiye uzun bir süre alışmadı. Birlikte dışarı çıktığımızda fotoğraf çektirmek isteyenler oluyor. Önce biraz yadırgıyorlar fakat sonra gülümsediklerini ve benimle gurur duyduklarını görüyorum. Hatta annem birkaç kez sevinçten gözyaşı döktü.

Hayranlarınızla yaşadığınız ilginç bir olay var mı?
Altyazı gerektirecek şekilde konuşmamı istiyorlar genelde. Bazen de konuştuğum zaman anlamıyorlar. Hatta geçenlerde annemle telefonda konuşuyordum annem bile beni anlamadı. “Bakırköy’deyim anne” diyorum. Annem bir türlü anlayamadı ve tam üç kez “Bakırköy’deyim” dedim.

Sinemayla aranız nasıl?
İlk sinema deneyimim İlker Aksum, Gökçe Özyol, Murat Akkoyunlu ve Öykü Çelik ile birlikte rol aldığım İki Kafadar filmi oldu. Sinema ile ilgili bir teklif gelirse mutlaka değerlendiririm.

Kariyer hedeflerinizden bahsedelim biraz da? Nasıl bir yol izlemeyi düşünüyorsunuz?
Oyunculuğa devam etmeyi düşünüyorum. Dizi projeleri olabilir, tiyatro veya reklam olabilir. Belki bir TV programı sunuculuğu da olabilir. Her türlü projeye açığım. Komediyi seviyorum. Bu nedenle şimdilik komedi türünde ilerlemeyi düşünüyorum. Zaten bana dram gitmez. Televizyon izleyicisi çok büyük bir kitleden oluşuyor. Ekranlarda bir dram projesiyle görünsem eminim ki birçok insan “Bu çocuğun ne işi var dramda?” der, güler geçer. Ama tekrar bir komedi projesinde görürse yadırgamaz.

“Asla oynamam” dediğiniz roller var mı?
Oyuncu hiçbir zaman rol seçmez. Kadın kılığına da girecek, Matrix de olacak. Ben bu rolü oynamam diyemezsin. Çünkü bu işi sen seçtin ve artık bu senin mesleğin.

En sevdiğiniz filmler ve oyuncular?
Ahmet Abi’nin rol aldığı Çalgı Çengi ve Çakallarla Dans’ı çok seviyorum. Erkek oyunculardan Kenan İmirzalıoğlu ve Kıvanç Tatlıtuğ’u, kadın oyunculardan ise Özgü Namal ve Cansu Dere’yi çok beğeniyorum.

Peki, sosyal medya ile aranız nasıl?
Sosyal medya kurduyum diyebilirim. Telefonumu kaybettiğimi düşünemiyorum. Sosyal medya hesaplarım üzerinden hayranlarımla da sürekli iletişim halindeyiz. Onlarla setlerden veya fragmanlardan fotoğraflar paylaşıyorum.

Oyunculuk dışında neler yapıyorsunuz? Bir gününüz nasıl geçiyor?
Tiyatro eğitimlerim devam ediyor. Onun dışında gezip, eğlenmeyi, arkadaşlarımla vakit geçirmeyi seviyorum. Şu sıralar tatildeyim ve bol bol dinleniyorum. Aslında biraz evcimen bir yanım da var. Senaryolar gelir evde onlara bakarım, çalışırım.

Biraz da Nescafe ile olan bu işbirliğinizden bahsedelim dilerseniz. Bu teklif nasıl geldi size, çekim süreçleri nasıl geçti?
Bu teklif yine ajanstan geldi. Senaryoya bakınca doğrudan kendimi gördüm. Bir senaryo geldi bana çizimlerimin yer aldığı… Birebir kendimi gördüm o çizimlerde. Çekim süreci de oldukça keyifliydi. Taktım takıştırdım… Modayı da öğrendim bu süre içinde. Ablama “Bununla bunu giyin” diyebilecek kadar öğrendim en azından. Provalardan da belliydi zaten keyifli geçeceği. Set ekibiyle aramızda bir uyum yakaladık.

İLGİLİ HABERLER