3 Ağustos Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
Kitleyi anlamak için Diriliş’i “okumak” lazım…
Köşe Yazıları

Kitleyi anlamak için Diriliş’i “okumak” lazım…

Ali SAYDAM
13 Ekim 2016
4 dk okuma

“Eğer iletişim işinden anladığın yolunda bir hüsnü kuruntun varsa, sadece onun gereği olarak bile, bir dizinin halka nasıl olup da bu kadar ‘geçebildiğini’ anlaman, onun için de ‘içindekinin içindekini’ okuman lazım, ‘bakman’ değil…”

Bir zamanlar Türk filmlerinde ezan sesinin duyulması bile bazı çevrelerde ciddi bir endişeye neden olabilirdi. “Eyvah şeriat taraftarlarının, mürtecilerin, gericilerin parmağı var bu işte” diye irkilenler olurdu.

Oysa Amerikan sinemasında kesinlikle eksik olmayan; şurasından burasından neredeyse her türden Hollywood filmine ille de sokuşturulan kilise sahneleri, papazlar, Hıristiyan cenaze törenleri hiç rahatsız etmezdi aynı kitleyi…

Bunlar oyuna girerken haç çıkaran sporculardan hiç mi hiç rahatsız olmazken, bir başka sporcunun sahaya girerken iki elini açıp kısa bir dua etmesinden müthiş rahatsızlık duyarlardı.

70’li yıllarda Boğaziçi Üniversitesi’nde izlediğim ve iki yıl süren sinema seminerindeki çalışmalarda Hollywood filmlerinde, ABD toplumunun ortak ruhi şekillenmesinde yer etmiş yedi ayrı kurumdan en az birkaçının mutlaka konunun bir yerlerinden filme dahil edildiğini tespit etmiştik. Sonra her ABD filmine bu açıdan bakmaya başladım… Kural hiç değişmedi. Bunlarda biri mutlaka şöyle ya da böyle, içinde bazı kötü unsurlar da olsa, sonunda mutlaka kutsanıyordu…

Yedi kurum şöyle sıralanıyordu: 1. Kilise, 2. Mahkeme (yargı sistemi), 3. Okul (lise veya üniversite, eğitim sistemi), 4. Polis – FBI (iç güvenlik sistemi), 5. Ordu – CIA – NSA (dış, gerekirse iç, güvenlik sistemi), 6. Hastane (sağlık sistemi), 7. Beyaz Ev – Yerel Yönetim Merkezleri (Devlet sistemi)…

Lafı, Türkiye’nin tüm zamanlarda en çok izlenen dizilerinden biri olan Diriliş (Ertuğrul) adlı “başyapıta” getireceğim. Evet “başyapıt”… Nedenini tartışacağız…

Önyargının daniskasıyla yine “kendi kendimize abartılı resmî tarih laf salatası yapıyoruzdur” diye düşünüp izlememiştim diziyi. Sonra öğrendim ki yıkılıyor ortalık. Ratingler her hafta açık ara önde.

Dedim ki kendime, “Eğer iletişim işinden anladığın yolunda bir hüsnü kuruntun varsa, sadece onun gereği olarak bile, bir dizinin halka nasıl olup da bu kadar ‘geçebildiğini’ anlaman, onun için de ‘içindekinin içindekini’ okuman lazım, ‘bakman’ değil…”

Bunun üzerine Haziran ortalarında birinci bölümden başlayarak diziyi kare kare okumaya verdim kendimi… TV’de izleyenlerin üzerine sadece YouTube’da 2,5 milyondan fazla insan seyretmiş Diriliş’i… Fenomen yani.

Bugünlerde sezon başını yakalamış olacağım. 60’ıncı bölümdeyim… Her bölüm yaklaşık 2 saat 15 dakika. Reklam arasız. Siz bendeki sabır ve dirayete bakın…

Pişman mısın? Kesinlikle hayır… Büyük bir kanıt oldu benim için. Hem mesleğim için… Hem de kendim için…

Dizinin başta yapımcısını, sonra danışmanlarını, senaryo yazarlarını, yönetmenini, tüm kastı canı gönülden kutluyorum. Tabii ki böyle bir yapıta geçit veren ve destekleyen TRT yönetimini de…

İçinde yaşadığımız toplumun ortak ruhi şekillenmesini “okuma” yetisi için kendisini yetiştirmek isteyen her iletişimcinin bu diziyi “okuması” şart.

İçinde yaşadığımız toplumun ta derinlerinde yatan: kahramanlıkları, ihanetleri, güç-akıl dengesindeki yaratıcı çözümleri, fitnenin her türlüsünü, dışarıdan gelen tehlikeye karşı bir anda birbirine kenetlenme refleksinin nereden kaynaklandığını, töre-ahlak-vicdan-devlet-yasa dörtlüsünün dayandığı temel taşları, çoğunluğun arzusuna uyarak ancak vasat işler yapılabileceğini, farklı sonuçların ise yalnızlığı göze alarak doğru bildiği yoldan şaşmamaktan nasıl geçtiğini, insanın en yalnız kaldığı anda bile sığınacağı “kaderin üstündeki kader” anlayışının insana nasıl bir güç katabileceğini, neden İslamın şu anda parçalanıp bölünebildiğini, kardeşlik ve barış dini İslam’a gönül vermiş Müslümanların nasıl olup da birbirlerini yok etmeye koşullanabildiklerini, kendisinden umut kesildiği anda hangi duyarlılıklarına dayanarak tekrar dikildiğini ve Mehmet Akif Ersoy’un o İstiklal Marşı güftesini yazarken hangi ruhî şekillenmeye ruhunu yasladığını, bu başyapıtta “okumak” mümkün…

Tabii ki, okuması yazması olan için…

Bu nedenle tüm iletişimcilere tavsiyem şu: Söylenenlerin tamamına katılıp katılmadığınıza bakmaksızın, salt içinde yaşadığınız toplumun en geniş kesimlerinin gönül gözleriyle izlediği bu diziyi mutlaka “okumaya” çalışın. Biz B2B iletişimi yapıyoruz, o nedenle böyle kitle estetiğini mikroskop altına almanın alemi yok, demeyin. Çünkü emin olun, belki bir tek yabancı şirketler hariç, sizin o B2B dediğiniz işlerin başındaki arkadaşların büyük bir kısmı da Ertuğrul hastası.

Siz “hasta” olmayın. Ama “hastalığı” anlayın. Yoksa okyanusu geçer derede boğulursunuz…

Apple bunu hep yapıyor

apple11Bizim şirketin IT yöneticisine öyle demişler: “Ön sipariş verme işine hiç boşuna takılmayın. İlk gelen partiler GSM operatörleri arasında pay edilir; onlar hatırlı müşterilerine verirler. Arta kalanın büyük kısmı, onun CEO’su bunun CIO’su; dağılacaktır. Göstermelik birkaç adet piyasaya çıkacak ve hemen tükenecektir.”

Değil mi ki bu “şehir efsanesini” yaratmayı başarmışlardır, iş bitmiştir…

2016’da şu ana kadar yapılmış olanlar arasında yılın en başarılı kampanyası hiç şüphesiz Apple’in IPhone 7 lansmanıdır.

Üç aşaması da, öncesi-sırası-sonrası, bu kadar titizlik ve disiplinle hazırlanmış fazla kampanya görülmez. Çok ciddi bir rakama satılacak. Satış fiyatı üzerine başlatılan tevatür bile başarılı bir iştir. Açıklanan hayli yüksek fiyatı ürünün hak etmediği iddiasının yayılması bile öncesinde ürünün çekiciliğini artırmıştır. Ürünün hak edip etmediği tartışması bir yana en az onun kadar, hatta belki de daha fazlasını ürünün PR çalışması “her türlü fiyatı” hak etmiştir.

Öncesindeki gerilim… Tarihler falan… Şu gün açıklanacak… Şu tarihte ön sipariş kabulü… Şu gün de piyasada… Öncesindeki sızmalar sıfıra yakın. Tek tük dedikodu…

Apple’ın standart hareketlerinden. İletişim adına “artistik” bile sayılmaz. Ama yine çalıştı… Yahu, her seferinde mi çalışır?

Evet, her seferinde çalışıyor. Büyük iletişim mahareti…

Cem’li reklamları kaç kere izlersiniz?..

cem-yilmazBu çocuk bir iş yapmaya görsün, hemen şeamet tellalları fazla mesaiye başlıyor. Cem Yılmaz’ın her reklam çalışmasının ardından muhabbet çevrilmesi, adeta bir tür “iletişim goygoyu” haline gelmiş.

Biz de sonuca bakan takımdanız… Yani reklam hedefine ulamış mı, ulaşmamış mı? Bazı belli kriterleri yerine getiriyor mu getirmiyor mu?

Hadi diğer kriterleri bırakalım bir kenara. Şu tekrardan sıkılma sıkılmama meselesine bakalım. “İş Bankası 92 yaşında” reklam filmini kaç kere seyredebilirsiniz? Herhalde çok kere değil mi? Bunda Cem’in oyunculuk kapasitesinin yanı sıra prodüksiyonun zenginliği, her izleyişte seyirciye keşfedecek yeni şeyler sunma yaklaşımı da yatıyor.

92’nci yıl filmi ağızda, akılda çok hoş bir tat, bir nefes bırakmıyor mu? İtibar iletişiminde de esas amaç bu değil midir?

Yahu bu çocuğun İş Bankasının Maximum Kart Cinemaximum reklamlarını her Cinemaximum sinemasına gittiğimizde sıkılmadan defalarca izlemiyor muyuz? Peki, o reklamın bizde bıraktığı algı tortusu nasıl bir şey? Amaca uygun mu?

Eh, tartışma bitmiştir o zaman arkadaşlar.

Beyaz’la yıllardır yılmadan, sebat ve dirayetle çalışan Denizbank gibi, Cem Yılmaz’la uzun soluklu işbirliğine giden İş Bankası da çok akıllı bir strateji izlemektedir… Biraz da çemkireceğimize, kutlayalım iyi işleri. Ne dersiniz?

 

 

1 Odadaki fili gösteren araştırma: Çocukların beynini ekranlar değil, yoksulluk şekillendiriyor
Odadaki fili gösteren araştırma: Çocukların beynini ekranlar değil, yoksulluk şekillendiriyor
2 Ford, Google Haritalar yerine Apple Haritalar'ı kullanacak
Ford, Google Haritalar yerine Apple Haritalar’ı kullanacak
3 Özgür Özel: "Yeni partinin logosunu yarışmayla belirleyebiliriz"
Özgür Özel: “Yeni partinin logosunu yarışmayla belirleyebiliriz”
4 Dev Ülker Çikolatalı Gofret, 1 milyon beğeni bekliyor
Dev Ülker Çikolatalı Gofret, 1 milyon beğeni bekliyor
5 Pringles, ikonik cipsini mini boyutuyla piyasaya sürdü
Pringles, ikonik cipsini mini boyutuyla piyasaya sürdü
Güncel Haberler
Oreo ve KFC'den kızarmış tavuk aromalı Oreo
Oreo ve KFC’den kızarmış tavuk aromalı Oreo
Kombinler de artık yapay zekaya emanet!
Kombinler de artık yapay zekaya emanet!
Zendaya, Prada Beauty'nin global marka yüzü oldu
Zendaya, Prada Beauty’nin global marka yüzü oldu
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

Büyükşehirlerde lahmacun fiyatları ne kadar oldu?
Haberler
Büyükşehirlerde lahmacun fiyatları ne kadar oldu?
Gülben Dikmen
4 Haziran 2026
Bakanlıktan "vize garantisi" veren 6 firmaya reklam durdurma cezası!
Haberler
Bakanlıktan “vize garantisi” veren 6 firmaya reklam durdurma cezası!
Gülben Dikmen
12 Haziran 2026
Kamera tek başına yetmiyor: İçerik üreticileri aksesuar pazarını büyütüyor
Haberler
Kamera tek başına yetmiyor: İçerik üreticileri aksesuar pazarını büyütüyor
Gülben Dikmen
2 gün önce
BRITA, ilk küresel marka elçisi olarak Millie Bobby Brown'ı duyurdu
Haberler
BRITA, ilk küresel marka elçisi olarak Millie Bobby Brown’ı duyurdu
Marketing Türkiye
9 Haziran 2026
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.