Z Kuşağı bildiğiniz gibi değil

Son günlerde sosyal ve siyasal tartışmaların gündeminden hiç düşmüyor Z kuşağı… Zira kendilerinden önceki kuşaklardan keskin çizgilerle ayrılan bu yeni kuşak önümüzdeki birkaç 10 yılda bayrağı “Y”lerden devralarak ekonomiden siyasete kadar neredeyse her alanda hüküm sürmeye başlayacak. Peki, her yönüyle merak konusu olan Z kuşağı hayata ve iş dünyasına nasıl bakıyor? Kişisel ve toplumsal konulardaki hassasiyetleri neler? Nasıl bir iş, nasıl bir kariyer ve nasıl bir dünya istiyorlar? Tüm bu soruların yanıtları ve daha fazlası Marketing Türkiye için Sia Insight tarafından gerçekleştirilen Z Kuşağı Araştırması’nda…

Son dönemde sosyal ve siyasi tartışmaların en önemli gündem maddelerinden biri Z Kuşağı… 2000 yılı ve sonrası doğanları kapsayan Z kuşağı, kendisini dijital dünyanın adeta bir parçası olarak görüyor. Sahip oldukları tutum ve değerlerle kendilerinden önce gelen kuşaklardan kesin çizgilerle ayrılıyorlar. Marketing Türkiye için Sia Insight’ın gerçekleştirdiği Z Kuşağı Araştırması da bu keskin farkları çarpıcı tespitlerle ortaya koyuyor. Çalışmaya göre gençler hem günlük yaşamda hem de iş yaşamında daha fazla samimiyet ve netlik bekliyor. Çalışma hayatına adım atan Z kuşağı iş dünyasının da önemli gündem maddelerinden biri. Bu sebeple Z Kuşağı Araştırması’nın yanı sıra PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği’nin yönetim kurulunda yer alan iş yaşamının önde gelen temsilcilerine Z kuşağının iş hayatındaki rolünün neler olduğunu sorduk ve onların gözünden Z kuşağını dinledik. Görüşlere geçmeden önce gelin hep birlikte Z Kuşağı Araştırması’nın sarsıcı sonuçlarına bir göz atalım.

Geleceğe umutla bakan gençlerin oranı yalnızca yüzde 37

 

 

Sia Insight tarafından yapılan Z Kuşağı araştırması gençlerin gelecek öngörüleri ve memnuniyet durumlarını gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre gençlerin yüzde 52’si hayatlarından memnun. Geleceğe umutla bakan gençlerin oranıysa sadece yüzde 37. Araştırma sonuçlarına göre özellikle kendini “İslamcı” (yüzde 63) ve “Muhafazakar” (yüzde 50) olarak tanımlayan gençler geleceğe daha umutla bakıyorlar. Çalışmaya göre Z Kuşağının temsilcileri ortalama 3.214 TL maaş alıyor. Çalışmayanların aldığı ortalama harçlık ise 485 TL

Gençlerin yüzde 42’si hayalindeki işi yapıyor

 

Araştırmaya göre gençlerin yüzde 42’si hayalindeki işi yapıyor. Bunların içinde işinden memnun olanların oranıysa yüzde 51. Ayrıca araştırmaya göre katılımcıların yüzde 39’u işyerinde kendini güvende hissediyor. Tam zamanlı çalışmayı tercih eden gençlerin oranı yüzde 39 olurken, özellikle erkeklerin kadınlara göre tam zamanlı çalışmayı daha çok istediği görülüyor.

 

 

Gençler aldığı eğitimle ilgili bir meslekte çalışmak istiyor

Araştırmada gençlerin eğitimle ilgili görüşleri de soruldu. Buna göre gençlerin yüzde 85’i lisans eğitimiyle ilgili bir meslekte çalışmak istediğini belirtiyor. Yüzde 48’i pandemi döneminde verilen uzaktan eğitimi yeterli görmediğini söylerken özellikle “Atatürkçü” ve “sol eğilimli” gençler, pandemi döneminde uzaktan verilen eğitimi beğenmediğinin altını çiziyor.

İdeal işin ilk koşulu: “tatmin edici maaş”

Z kuşağına ideal iş yerinin tanımı sorulduğu araştırmada yüzde 83 ile “Maaşı tatmin edici olmalı” yanıtı ilk sırada yer alırken, onu yüzde 81 ile “Güven yaratmalı”, yüzde 73 ile “Çalışanlarını dinlemeli” yanıtları takip ediyor. Gençler, “İdeal yöneticinin özellikleri ne olmalı?” sorusuna en çok “Güven yaratmalı” ve “Çalışanlarını dinlemeli” yanıtını veriyor.

Whatsapp olmadan asla!

Araştırmada gençlere sosyal medya alışkanlıkları da sorulduğunda en çok kullandıkları sosyal medya ağı platformları yüzde 92 ile WhatsApp ve yüzde 94 ile de Instagram oldu. Kuşak temsilcilerin en çok kullandığı izleme platformu ise Netflix. Ayrıca sosyal medya yasaklanırsa eksikliğini en çok hissedecekleri platformun ne olduğu sorusuna en çok WhatsApp (yüzde 93) yanıtı veriliyor. Onu YouTube (yüzde 87) ve Instagram (yüzde 80) takip ediyor.

Z Kuşağı toplumsal cinsiyet eşitliğini önemsiyor

Z Kuşağı Araştırması’nda gençler toplumsal cinsiyet eşitliği olgusu üzerine çeşitli soruları yanıtladı. Bunlara göre gençlerin yarısı Eşcinselliği “günah” olarak görüyor. İmam nikahını “resmi nikah kadar önemli” olarak tanımlayanların oranıysa yüzde 44. Araştırma sonuçlarına bakıldığında genel olarak Z kuşağı için toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemli bir olgu olduğunu söylemek mümkün.

Gençlerin sadece yüzde 26’sı ekonomiye güveniyor

421 kişinin katıldığı Z kuşağı araştırmasında Türkiye ekonomisine güvenenlerin oranı sadece yüzde 26 olarak karşımıza çıkıyor. Önümüzdeki bir yıl içinde ekonominin daha kötü olacağına inanan gençlerin oranıysa yüzde 50…

Gençler hiçbir siyasetçiye yakın değil

Gençler arasında siyasi parti lideri popülaritesinin de sorgulandığı araştırmada Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 38 ile ilk sırada yer alırken, onu Meral Akşener yüzde 37 ile takip ediyor. Ayrıca gençlerin kendine en yakın bulduğu siyasi parti liderinin de sorulduğu araştırmada yüzde 60 ile “hiçbir siyasetçi” yanıtı dikkat çekiyor. Bu yanıtı Recep Tayyip Erdoğan, Ekrem İmamoğlu ve Muharrem İnce takip ediyor.

Gençlere göre düşünce özgürlüğü yok

Araştırmada gençlerin düşünce özgürlüğüyle ilgili fikirleri de hayli dikkat çekici. Gençlerin yalnızca yüzde 29’u insanların fikirlerini özgürce paylaşabildiğine inanıyor. “İslamcı” (yüzde 48), “Muhafazakar” (yüzde 56) ve “Ulusalcı” (yüzde 57) gençler ile “AKP’liler” (yüzde 79) insanların fikirlerini özgürce söyleyebildiğini söylüyor. Buna karşın araştırmaya göre, gençler dünyada en çok adaletsizlik, fakirlik ve açlık olgularını değiştirmek istiyor.

*Araştırmanın metadolojisi

Marketing Türkiye için Sia Insight tarafından yapılan Z Kuşağı Araştırması, 11-15 Temmuz 2020 tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde yaşayan 15-20 yaş grubu tüketicileri temsil eden 421 genç ile CAWI yöntemiyle gerçekleştirdi.

Berna Öztınaz PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Yaptıkları işte bir anlam arıyorlar

✓ Z kuşağına baktığımızda bu kuşağın ortaya çıkışı için farklı tarihlerin verildiğini görüyoruz. Fakat sosyologlar sıklıkla 1995 yılını referans olarak alıyor. Bu neslin özelliklerine baktığımızda daha önceki nesillerden farklı olarak direkt teknolojinin içine doğduklarını söyleyebiliriz. Bu anlamda Z kuşağı kendi sınırlarını aşmaya ve bilinmeyeni keşfetmeye çok meraklı. Dolayısıyla geleceğin çalışma modellerine de kolaylıkla uyum sağlayabiliyor ve mesai saatleri arasında çalışmayı sevmiyorlar.

✓ Gerçekçi beklentiler ve hedeflerle harmanlanmış hırsları sayesinde Z Kuşağı, hayallerini gerçekleştirme konusunda adımlarını daha güvenli bir şekilde atıyor. Ayrıca üst seviyede sahip oldukları analitik ve hızlı düşünme yetenekleri sayesinde sorunların kaynağına hızlıca inerek kısa zamanda en uygun çözümü gündeme getirebiliyorlar. Ve son derece girişimciler…

✓ Teknoloji içerisine doğmuş olmalarının getirdiği enformasyon bombardımanı ve değişime olan doğal yönelimleriyle Z kuşağının maalesef biraz aceleci olduğunu ve iş hayatlarının çok başında olsalar da büyük beklentiler içerisinde bulunduğunu söyleyebiliriz. Hoşnut olmadıkları ortamlardan çok çabuk sıkılıyor ve uzaklaşmak istiyorlar. Bu da iş dünyası olarak eski alışkanlıklarımızdan sıyrılıp dijital dünyanın getirilerine alışmaya başladığımız yeni dönemde bu kuşak için olumsuz bir durum yaratabilir.

✓ Z kuşağının işe ve iş hayatına bakış açısı kendilerinden önce gelen kuşaklardan farklı. İş dünyasına bir kazanç kaynağı olarak bakmaktan da öte yaptıkları işte bir anlam arıyorlar. Yapılan bir araştırmaya göre Z kuşağının üçte biri çalıştıkları işi karakterlerinin kilit noktası olarak görüyor.

✓ Bürokrasi ve hiyerarşiden mümkün olduğunca arındırılmış; şeffaf, fırsat eşitliğinin esas alındığı ve kendilerini rahatça ifade edebildikleri kurumlarda çalışmak istiyorlar. Bu anlamda dijital dünyanın çocukları olan bu neslin yaratıcılığından faydalanmak isteyen kurum ve kuruluşların, dijital altyapılarla desteklenmiş esnek organizasyon yapıları sunması gerekiyor.

Evrim Kuran
Kuşak Araştırmacısı

Tek tip bir Z kuşağı yok

✓ Türkiye nüfusunun yüzde 30’u olan, 25 milyondan fazla 20 yaş ve altında birey var ülkemizde. Tek bir kimlikle tanımlanmayı reddeden, diyaloğa açık ve gerçekçiler. Partizan değiller. Belirgin biçimde dahil edilme yanlısı, daha az çatışma yanlısı bir jenerasyon. Ancak ben yine de Z Kuşağı ile ilgili sorulan tüm sorulara “Hangi Z Kuşağı?” diye karşı soru sormak isterim. Zira tek tip bir Z Kuşağı yok. Antropolog Claude-Levi Strauss, bütün toplumları tek bir cetvel üzerinde sıralamaya imkân tanıyacak ölçütler bulmanın mümkün olmadığını söyler.

✓ Yıllardır benim de dahil olduğum pek çok küresel araştırma, kuşakları değerlendirirken bilinçsiz önyargı tuzağına düşmemek için bilinçlenmemiz gerektiğini işaret ediyor. Bir başka ifadeyle, “bütün Z kuşakları aynı özelliklere sahiptir” düşüncesi yanıltıcıdır. Kuşakları değerlendirirken bulundukları coğrafyanın sosyoekonomik yapısını, kültürünü ve değerlerini göz ardı edemeyiz.

✓ Önceki yıl Türkiye’nin üç büyük kentinde, Ankara, İzmir ve İstanbul’da, düşük gelir grubu ve yüksek gelir grubu Z Kuşakları ile yaptığımız araştırmalarda benzerlikler kadar farklılıklarla da karşılaştık. Ancak şunun altını çizmeliyim: Birbirine hiç benzemeyen Z kuşaklarının en temel ortak noktaları Türkiye’de yaşamayı zor olarak değerlendirmeleri ve en çok istedikleri şeyin adalet ve eşitlik olması. Böyle bir kuşağa apolitik diyenler var. Bence değiller. Sadece partizan ve tek adamcı değiller.

✓ Z kuşağı markalardan ve kurumlardan sahicilik, samimiyet ve anlam bekliyor. Örneğin her lider ya da her marka gençlere erişmek için şaka yapmak zorunda değil. Z kuşağı hepimizden kendimiz olmamızı istiyor. Çünkü o da kendisi olmak istiyor. En büyük sorgulama alanı adalet olan bir kuşaktan bahsediyoruz. Kurumların Z kuşağı öğrencilere, çalışanlara mutlaka otonomi ve hata yapma fırsatı vermeleri lazım. Bırakın Z kuşağı sorun çözsün. Bunu yapabilecek yetkinlikteler.

Gaye Özcan PERYÖN – Türkiye İnsan Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Z kuşağı; dijital, global, sosyal, mobil ve görsel olarak tanımlanıyor

McCrindle’ın Mayıs 2020 raporuna göre yetişkinlerin yüzde 86’sı, COVID-19’un bir getirisi olarak günümüz gençlerinin daha esnek çalışma koşulları bekleyeceğine inanıyor. İş / yaşam dengesine önem veren yeni nesil çalışanlar için bunu mümkün kılan çalışma koşulları giderek bir “beklenti” olacak. Ayrıca McCrindle’a göre de çalışanlarına kendilerini ait hissedecekleri, sosyalleşebilecekleri, ilgi çekici bir iş yeri kültürü ve esnek çalışma uygulamaları sunan organizasyonlar gelecekte en çok tercih edilenler olacak.

✓ Diğer kuşaklar gibi iş güvenliği ve iyi bir maaş beklentisi olsa da Z kuşağının kariyer beklentileri de farklılık gösteriyor. Mercer Global Talent Trends 2020 raporuna göre Z kuşağı iş yerinde hızlı bir kariyer yükselişi bekliyor: Yüzde 43’ü 12 ay veya daha kısa bir sürede terfi için hak kazanmak istiyor. Ayrıca bu kuşak özellikle sevdiği işi yapmak istiyor. LinkedIn Opportunity Index 2020 raporuna göre Z kuşağı sevdiği işi yapmanın ve tutkularının peşinden gitmenin çok önemli olduğunu düşünüyor. Ayrıca iş / özel hayat dengesi de bunu sağlamada önemli bir ihtiyaç.

✓ Fakat bazı konularda zorluklar da yaşayabilirler. Özellikle hızlı kariyer yükselişleri ve terfiler bekledikleri gibi olmayabilir. Simon Sinek bu konu hakkında önemli bir noktaya değiniyor. Z kuşağının kariyer beklentilerinin öncekine göre çok farklı olduğunu, genç bir arkadaşının Airbnb gibi inovatif bir şirkette bile terfi prosedürlerinin yavaşlığından şikayet ederek “bir yıl” bile dolmadan işten ayrıldığını söylüyor. Yani kariyer yükselişinde bir engele takılan gençler hemen iş değiştirerek yeni fırsatlar arayabiliyorlar.

✓ Fakat bu beklenti ve istekler çoğu uygulamanın ve prosedürün aynı olduğu bir dönemde karşılığını alamayabilir. Bu da Z kuşağı açısından negatif bir durum yaratabilir. Z kuşağının karşılaştığı diğer zorluklardan biri de deneyim eksikliği diyebiliriz. LinkedIn Opportunity Index 2020 raporuna göre tüm kuşaklar, yaşa bağlı fırsat eşitsizliğinin karşılaştıkları en büyük zorluklar arasında olduğunu belirtirken, Z kuşağının karşılaştığı en büyük zorluk ise iş deneyimi eksikliği.

✓ Z kuşağı geleceğin iş gücünün büyük bir bölümünü oluşturuyor. Bu nedenle bu kuşağın ihtiyaçları ve beklentilerine yönelik bir organizasyon kültürü oluşturmak ve eskiyen uygulamaları daha verimli ve etkili olanlarla değiştirerek dijital bir kültürü benimsemek organizasyonların geleceği için artık bir zorunluluk.

Hakan Onel Abdi İbrahim İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı

Belirgin şekilde daha hırslılar

✓ Z kuşağı çalışanlarını, Y kuşağından ayıran en önemli faktör, bu gençlerin dijital dünyanın içine doğmuş olmaları. Diğer yandan “beyaz yakalı” olmak yerine kendi işlerini kurmaya olan merakları ve girişimci ruhları da yine onları Y kuşağından ayırıyor. FutureCast’in yaptığı bir araştırmaya göre; Y kuşağı “dünyaya bir kez geliyoruz” düşüncesini benimsediğinden, hayatı en iyi şekilde yaşamaya, yeteneklerini keşfetmeye, hayallerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Z kuşağının yüzde 60’ı ve Y kuşağının yüzde 39’u dünyayı değiştirerek daha iyi bir yer haline getirmek istiyor.

✓ Bağımsız olmayı seven, özgürlüğüne düşkün olan Y kuşağı, iş yaşamına farklı bakıyor. Belirlenmiş olan mesai saatleri arasında çalışmayı sevmiyor. Eski jenerasyonların aksine, çok fazla iş değiştiriyor, mutlu olmadığı yerden gidiyor, bir an önce yönetici olmak ya da kendi işlerini kurmak istiyor. Amaç odaklı çalışmak istiyorlar. Onların işin parçası haline getirmek için anlam ve amaç sunmak gerekiyor. Z kuşağında ise Y kuşağının benimsediği tüm bu özellikler bir kaç adım daha ileri taşınıyor.

✓ Daha gerçekçi beklentileri ve hedefleri bulunuyor diyebiliriz. Belirgin şekilde daha hırslılar. Z kuşağı hayal kurmakla kalmıyor, hayallerini gerçekleştirebileceğine de inanıyor. Teknik becerileri yüksek ve her türlü bilgiye ulaşabilmeye alışkınlar. Bu nedenle, sahip olduklarından daha fazlasını hak ettiklerini düşünüyorlar. Bu kuşak, bireysel hedeflerine ulaşmasını destekleyecek bir iş ortamı arayışında. Bunun iş modeli yansımalarını şimdiden yazılım pozisyonlarında görmeye başladık. Bazı firmalar yazılımcıları istihdam ederken, kendi projelerini yapmak için zaman, mekan ve kaynaklarından faydalanmalarına imkan sağlıyor. ✓ Y ve Z kuşaklarının olduğu bir iş dünyasında, yönetim kadrolarının da öğreten konumundan rehber konumuna evrilmesinin son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Belirli planlar ve hedefler doğrultusunda, “birileri için çalışmak” yerine “birlikte değer yaratmak” kavramı gelecekte daha da öne çıkacak.

İLGİLİ HABERLER