Online eğitim pazarı vites yükseltti

Koronavirüs salgını ile birlikte online eğitime yönelim arttı. 2019 yılında 200 milyar doları aşan küresel e-öğrenme pazar büyüklüğünün 2026 yılında yaklaşık 2 katına ulaşması beklenirken; Cambly Türkiye Ülke Müdürü Emre Şimdi, pandemi dönemi ile hız kazanan e-öğrenme pazarındaki yükselişin devam edeceğini söyledi.

Koronavirüs salgını dijitalleşme sürecini hızlandırırken, tüketici alışkanlıklarını da değiştiriyor. Pandemi sürecinde hem öğrenciler hem de çalışanlar tarafından online eğitime ilgi artarken, 2019 yılında 200 milyar doları aşan küresel e-öğrenme pazar büyüklüğünün 2026 yılında yaklaşık 2 katına çıkması bekleniyor. Türkiye’de de pazar büyüklüğünün 2023’te 200 milyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İngilizce eğitim uygulaması Cambly’nin Türkiye Ülke Müdürü Emre Şimdi “COVID-19 salgınının pandemi olarak ilan edilmesinin ardından hükümetlerin attığı ilk adımlardan biri okulların kapatılması oldu. Bu karar ile birlikte dünya genelinde pek çok çocuk uzaktan eğitime geçiş yaparken, ebeveynler de e-eğitim hizmeti veren şirketlere yöneldi. Ayrıca bu süreçte sadece ebeveynlerin ve çocukların değil; kendine yatırım yapmak, vaktini verimli şekilde değerlendirmek isteyen kişilerin/çalışanların da tercihi yine e-eğitimler oldu” dedi. Pandemi döneminde Türkiye’deki mevcut kullanıcılarının Cambly kullanımında artış oranının yüzde 21 olduğuna işaret eden Emre Şimdi, salgın sürecinde Cambly Türkiye’de yeni kullanıcılardan gelen organik trafiğin de yüzde 25 arttığını söyledi.

Türkiye’de 2023 yılı için beklenti 200 milyon dolarlık pazar büyüklüğü
Öte yandan yapılan araştırmaların koronavirüs salgınının neden olduğu e-öğrenme pazarının yükselişinin kalıcı olacağını gösterdiğine işaret eden Emre Şimdi, Türkiye’deki e-öğrenme pazarına ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Türkiye’de yapılan araştırmalara göre e-öğrenme pazar büyüklüğü 2013-2018 yılları arasında çift haneli büyürken, Türkiye’de pazar büyüklüğünün 2023 yılının sonunda 200 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Bunun en önemli nedenleri arasında online eğitimin kişiselleştirilebilir olması, kullanıcılara zaman kazandırması, global bilgi paylaşımını desteklemesi ve sürekli kendini güncellemesi gibi önemli noktaları gösterebiliriz. Ayrıca Türkiye özelinde baktığımızda genç nüfusun yoğun olması, artan internet penetrasyonu, son yıllarda okul sayılarındaki yükseliş ve evden çalışma düzenine geçen şirket sayısındaki artış ile birlikte çalışanların kendini geliştirmek için arayış içerisinde olmaları da Türkiye açısından büyük bir potansiyel olduğunu ortaya koyuyor.”

İLGİLİ HABERLER