
İş gücü piyasasında yeni tablo: Yetenek açığı ve çalışan fazlası aynı anda yaşanıyor
OECD’nin 38 ülkeyi kapsayan araştırması, iş dünyasında yetenek açığı ile çalışan fazlasının aynı anda yaşandığını ortaya koyuyor. Sağlık, eğitim ve mühendislik alanlarında çalışan ihtiyacı sürerken teknoloji başta olmak üzere bazı meslek gruplarında arz-talep dengesi değişiyor.
Dünyanın birçok ülkesinde işverenler ihtiyaç duydukları çalışanları bulmakta zorlanırken bazı mesleklerde iş gücü fazlası yaşanıyor. OECD’nin 14 Ekim 2026’da yayımladığı araştırma, 38 ülkenin iş gücü piyasasını inceleyerek meslekler ve beceriler arasındaki arz-talep dengesini ortaya koyuyor.
OECD’nin güncellenen Skills for Jobs veri tabanına dayanan araştırma; ücretler, çalışma saatleri, istihdam artışı, işsizlik oranları ve çalışanların yeterlilikleri gibi göstergeleri değerlendiriyor. Türkiye’nin de yer aldığı çalışmada Türkiye için 2023, birçok ülke için 2024, Avustralya ve Yeni Zelanda için 2025 verileri kullanılıyor. Dolayısıyla sonuçlar Ekim 2026’daki açık iş ilanlarının sayısını değil, mesleklerdeki yapısal iş gücü dengesini gösteriyor.
Sağlık ve eğitimde çalışan açığı sürüyor
Sağlık uzmanları ve yardımcı sağlık mesleklerinde çalışan açığı devam ediyor. Nüfusun yaşlanması, sağlık hizmetlerine yönelik talebin artması ve ağır çalışma koşulları, sektörde çalışan bulmayı zorlaştıran etkenler arasında yer alıyor.
Öğretmenlik de çalışan açığının sürdüğü mesleklerden biri. Avustralya, Fransa, İngiltere ve ABD’de öğretmen ihtiyacının kalıcı bir sorun haline geldiği belirtiliyor.
Teknoloji uzmanlarında ülkeler ayrışıyor
Bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanları, OECD genelinde çalışan açığının görüldüğü meslekler arasında bulunuyor. Dijitalleşme ve yapay zeka yatırımları, bilgisayar ve elektronik bilgisine sahip çalışanlara yönelik talebi artırıyor. Ancak ülkelerin iş gücü piyasaları farklılaşıyor.
Avustralya’da 2021’de çalışan açığı yaşanan teknoloji uzmanlığı, 2025 verilerinde çalışan fazlası görülen alanlar arasına girdi. İngiltere’de de teknoloji uzmanları, iş gücü talebiyle arzının büyük ölçüde dengede olduğu durumdan iş gücü fazlasına geçti. Buna karşılık Fransa ve ABD’de aynı meslek grubunda çalışan açığı devam ediyor.
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de yazılım becerileriyle ilgili. Bilişim uzmanlarında çalışan açığı görülmesine rağmen programlama ve teknik sorun giderme gibi belirli yazılım becerileri, OECD’nin genel göstergesinde büyük ölçüde dengede görünüyor.
Bu çelişkinin nedeni, meslek açığıyla tek bir beceriye yönelik ihtiyacın aynı şekilde ölçülmemesi. Yazılım becerileri belirli mesleklerde çok önemli olsa da tüm meslekler üzerinden hesaplanan göstergede daha sınırlı ağırlık taşıyabiliyor. Bu nedenle sonuç, yazılım uzmanlarına ihtiyaç kalmadığı biçiminde yorumlanmamalı.
Mühendislikte ihtiyaç, bazı mesleklerde fazlalık
Bilim ve mühendislik alanındaki uzmanlar da çalışan bulmanın güç olduğu meslek grupları arasında bulunuyor. Matematik, bilgisayar ve elektronik bilgisi gibi alanlarda yaşanan beceri açığı da bu tabloyu destekliyor.
Bununla birlikte teknik mesleklerdeki ihtiyaç yalnızca üniversite mezunlarıyla sınırlı değil. Avustralya’da bina, metal, makine ve elektrik işleriyle bağlantılı bazı meslekler önceki yıllarda dengede veya iş gücü fazlası durumundayken son dönemde çalışan açığı görülen alanlara dönüştü.
Teknik bilginin yanında sosyal beceriler de önemli
OECD araştırması, geleceğin iş gücü ihtiyacının yalnızca bilgisayar kullanmayı veya yazılım geliştirmeyi bilmekten ibaret olmadığını da gösteriyor. Eleştirel düşünme, okuduğunu anlama, etkin dinleme ve akıl yürütme gibi beceriler, birçok meslekte ihtiyaç duyulan yetkinlikler arasında öne çıkıyor.
Sosyal beceriler açısından da önemli açıklar görülüyor. İletişim, ikna, müzakere, koordinasyon ve başkalarına eğitim verme gibi yeteneklere yönelik ihtiyaç sürüyor. OECD, teknolojinin yaygınlaşmasının otomasyonu zor olan insan ilişkilerine dayalı becerilerin önemini artırabileceğine dikkat çekiyor.
Kaynak: Dünya
